6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/130 E. 2023/348 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hasar bildirimi yansıtma faturası deniz ihtisas mahkemesi faturaya itiraz dosyanın işlemden kaldırılması dosyanın gönderilmesi işlemden kaldırma istifa ihtisas mahkemesi uyap kira sözleşmesi davanın açılmamış sayılması muacceliyet istinaf incelemesi açılmamış sayılma kazanılmış hak kötü niyet tazminatı yenileme sulh hukuk mahkemesi vade kötü niyet ihtar fatura sulh asıl alacak dosya masrafı menfi tespit cy/cy kaydı hasar yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 299 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile kira sözleşmesi yapılarak konteyner kiralandığını, davalı şirketin icra takibi başlattığını, icra takibine esas faturaların gerçeği yansıtmadığını, bu faturalardan kaynaklanan borçlarının bulunmadığını, takip tarihinden sonra ihtar çekilip vade verildiğini, muaccel olmayan borç için takip yapılamayacağını ileri sürerek takibe konu borcun bulunmadığına yönelik menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakma görevinin Deniz İhtisas Mahkemesine ait olduğunu, kendileri tarafından kiralanan konteynerlere davacı kiracının zarar vermesi nedeniyle fatura düzenlendiğini, sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2017 tarihli ve 2015/909 E., 2017/619 K. sayılı kararıyla; dosyanın işlemden kaldırılması üzerine yasal sürede dava yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/3549 E., 2017/71857 K. sayılı kararıyla; Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 01.04.2019 tarih ve 2018/901 E., 2019/2511 K. sayılı kararıyla davacı vekili Av. ...’in 08.03.2017 tarihinde Mahkemeye vekillikten istifa dilekçesi sunup, Mahkemece 13.03.2017 tarihinde UYAP’tan kaydının silindiği, davacı vekilinin vekillikten istifası asile tebliğ edilmemişse de davacı 20.03.2017 tarihinde yeni bir avukata vekalet vermiş olup bu vekaletnamenin 03.04.2017 tarihinde dosyaya gönderildiği; ancak Mahkemece masrafı gider avansından karşılanmak suretiyle yeni vekile usulüne uygun duruşma günü tebliği gerekirken bu husus yerine getirilmeyerek 25.04.2017 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılması ve daha sonra da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporuna itibar edilerek takip tarihi itibariyle takip konusu faturalardan dolayı davacı şirketin borcunun bulunmadığı, davalının haksız olarak icra takibi yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının dava konusu icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle kararın gerekçesiz olduğunu, dava konusu alacağın müvekkili tarafından davacı firmaya kiralanan ve deniz taşımasında kullanılan konteynerlerin hasar görmesi nedeniyle oluşan zarar olduğunu, bu nedenle dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, fatura konusu hasarlara ilişkin belgelerin incelenmediğini, bilirkişilerce davacının kesilen faturaları kabul etmeyip iade etmesi ve defterine işlememesi sonucu borçlu olmadığı çıkarımının doğru olmadığını, akdi ilişkinin davacı tarafça kabul edilmesine rağmen bilirkişilerce yok sayılmasının hatalı olduğunu, zamanında hasar bildiriminde bulunduklarını, davacının faturaya itiraz etmesinin onun borçlu olmadığı anlamına gelmeyeceğini, bilirkişinin uluslararası deniz taşımacılığı kuralları konusunda uzman olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

VII. […] Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, konteyner kirası sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturalardaki bedelin tahsili için yapılan icra takibine konu alacaktan dolayı borçlu bulunup bulunmadığına ilişkindir.

B. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve 299 uncu maddeleri

C. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/901 E. 2019/2511 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/130 E.  ,  2023/348 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM

Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile kira sözleşmesi yapılarak konteyner kiralandığını, davalı şirketin icra takibi başlattığını, icra takibine esas faturaların gerçeği yansıtmadığını, bu faturalardan kaynaklanan borçlarının bulunmadığını, takip tarihinden sonra ihtar çekilip vade verildiğini, muaccel olmayan borç için takip yapılamayacağını ileri sürerek takibe konu borcun bulunmadığına yönelik menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakma görevinin Deniz İhtisas Mahkemesine ait olduğunu, kendileri tarafından kiralanan konteynerlere davacı kiracının zarar vermesi nedeniyle fatura düzenlendiğini, sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2017 tarihli ve 2015/909 E., 2017/619 K. sayılı kararıyla; dosyanın işlemden kaldırılması üzerine yasal sürede dava yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/3549 E., 2017/71857 K. sayılı kararıyla; Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 01.04.2019 tarih ve 2018/901 E., 2019/2511 K. sayılı kararıyla davacı vekili Av. ...’in 08.03.2017 tarihinde Mahkemeye vekillikten istifa dilekçesi sunup, Mahkemece 13.03.2017 tarihinde UYAP’tan kaydının silindiği, davacı vekilinin vekillikten istifası asile tebliğ edilmemişse de davacı 20.03.2017 tarihinde yeni bir avukata vekalet vermiş olup bu vekaletnamenin 03.04.2017 tarihinde dosyaya gönderildiği; ancak Mahkemece masrafı gider avansından karşılanmak suretiyle yeni vekile usulüne uygun duruşma günü tebliği gerekirken bu husus yerine getirilmeyerek 25.04.2017 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılması ve daha sonra da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporuna itibar edilerek takip tarihi itibariyle takip konusu faturalardan dolayı davacı şirketin borcunun bulunmadığı, davalının haksız olarak icra takibi yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının dava konusu icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle kararın gerekçesiz olduğunu, dava konusu alacağın müvekkili tarafından davacı firmaya kiralanan ve deniz taşımasında kullanılan konteynerlerin hasar görmesi nedeniyle oluşan zarar olduğunu, bu nedenle dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, fatura konusu hasarlara ilişkin belgelerin incelenmediğini, bilirkişilerce davacının kesilen faturaları kabul etmeyip iade etmesi ve defterine işlememesi sonucu borçlu olmadığı çıkarımının doğru olmadığını, akdi ilişkinin davacı tarafça kabul edilmesine rağmen bilirkişilerce yok sayılmasının hatalı olduğunu, zamanında hasar bildiriminde bulunduklarını, davacının faturaya itiraz etmesinin onun borçlu olmadığı anlamına gelmeyeceğini, bilirkişinin uluslararası deniz taşımacılığı kuralları konusunda uzman olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

VII. […] Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, konteyner kirası sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturalardaki bedelin tahsili için yapılan icra takibine konu alacaktan dolayı borçlu bulunup bulunmadığına ilişkindir.

B. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu ve 299 uncu maddeleri

C. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine

gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/894658000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.