Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7777 E. 2013/7341 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tek taraflı fesih↗ haciz ihbarnamesi↗ hakediş↗ ek prim↗ fesih↗ haciz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı şirketin ... prim ve vergi borçlarından dolayı ilgili kurumca takibe alındığı, bu borçlar sebebiyle davalı şirkete haciz ihbarnameleri gönderildiği, bu sözleşmelerin devam ettirilmesinin davalı şirket yönünden çekilmez hale geldiği, bu fahiş borçlardan dolayı davalı şirketin sözleşmelerinin tek taraflı olarak fesih etmesinin haklı olduğu, ancak ödenmemiş hakediş veya herhangi bir alacağının mevcut olduğunu ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, sözleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi kurulu raporunda “davacı tarafın iddia ettiği eksik ödenen veya ödenmediği ileri sürülen hak edişlerin ne miktarda olduğu ve hangi dönemi kapsadığı hususlarına açıklık getirilmemiş olup, bu hususlar muğlak bırakılmıştır” denilmiş, davacı vekili rapora karşı vermiş olduğu dilekçesinde müteahhitlik hizmetinden kaynaklanan 2000 yılı Mart ayından Haziran ayına kadar sigorta prim artışları, Temmuz ayından Aralık 2000 sonuna kadar da ücret artışından ... farkların davalı tarafından ödenmediğini savunmuş, aynı tarihleri temyiz dilekçesinde de belirtmiştir. Bu doğrultuda, mahkemece davacının temyizinde ve rapora karşı itirazında ileri sürmüş olduğu hususlar değerlendirilerek, ek rapor ya da yeni bilirkişi kurulundan rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tenfiz | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10829 E. 2014/17760 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz · tebligat · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenilen kararın 04.10.2011 tarihinde A.
Dava «tenfiz» istemine ilişkindir.
Mahkemece, bir başka dosyada alınan SGK ve Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısına dayalı olarak «tebligat» yapılan tarihte tebligatı alan A.
A.. isimli şahsın şirketin yetkili «temsilcisi» ve çalışanı olmadığı gerekçesiyle dava red edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5399 E. 2010/5228 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer takip · mükerrerlik · derdestlik · mahsup · işlemiş faiz · hukuki yarar · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, aynı alacağa ilişkin «mükerrer takip» yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “her iki icra takibinde istenilen aidat borçlarının dönemlerinin farklı olduğu, ikinci icra takibinde yeni doğan aidat borçlarının da istenildiği, ikinci icra takibinden önce aidat borçlarına mahsuben yapılan ödemelerin, ödenmeyen ilk aidatlara mahsuben yapılmış olduğu kabul edilerek ilk icra takibi ile çakışmayan aidatların tespiti ile bunlara yönelik işin esasının incelenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 736 YTL «asıl alacak» ve 6.895 YTL «işlemiş faiz» yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına ve asıl alacak üzerinden %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece bozma öncesi, «derdest» bir icra takibi varken aynı alacağın yeni bir icra takibi ile istenilmesinde «hukuki yararın» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü aracılığıyla 4.12.2003 tarihinde 2001 yılı Ocak ayından 2003 yılı Ekim ayına kadar ödenmeyen 12.170 YTL aidat borcunun tahsili için takip başlatılmış ve bu takibe her hangi bir itiraz olmadığı için dosya halen «derdest» iken, bu kez davacı kooperatif tarafından Ankara 3.
Zira, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk icra takibine konu alacaktan davalı tarafından yapılan ödemeler «mahsup» edildikten sonra kalan bakiye alacak ikinci icra takibine konu alacağa «dahil» edilerek hesaplama yapılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5229 E. 2019/6092 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:huzur hakkı · işçilik alacakları · yönetim kurulu üyeliği · istifa · hizmet sözleşmesi · ispat yükü · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, isabetle saptandığı üzere taraflar arasında bir iş sözleşmesi söz konusu olmadığından «işçilik alacakları» taleplerinin reddi yerinde ise de davacı taraf, davalı şirkette «yönetim kurulu üyeliği» nedeniyle kendisine aylık 5.000 TL ödeme yapıldığını ve Haziran 2013 ayı «dahil» olmak üzere yönetim kurulundan «istifa» ettiği tarihe kadar ödenmesi gereken ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek alacak isteminde bulunmuştur.
Ancak, iddia ve savunmanın açıklanan niteliği ve davacının dava konusu yapılan dönem bakımından «yönetim kurulu» üyesi olduğu uyuşmazlık dışı olduğundan davacıya emekli olduğu 15.10.2012 tarihinden ücretinin ödenmediğini ileri sürdüğü 2013 yılı Haziran ayına kadar yapılan ödemelerin toplantı başına mı yoksa aylık olarak mı ödendiği «anonim şirket» genel kurulunda yönetim kurulu üyelerine ne şekilde ödeme yapılması hususunda karar alındığı, şayet toplantı başına ödeme yapılmış ise davacının «istifa» tarihi olan 10.01.2014 tarihine kadar toplantılara katılıp katılmadığını «ispat yükü» 4721sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi uyarınca davalı tarafta olduğu halde mahkemece ispat yükünün …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında bir «hizmet sözleşmesi» bulunmadığı, davacı tarafın 15/10/2012 tarihinde emekli olduğu, emeklilikten sonra davacıya yalnızca «huzur hakkı» ödendiği, davacının sadece «yönetim kurulu» üyesi sıfatının bulunduğu da dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağından söz edilemeyeceği, davacının yönetim kurulu üyesi sıfatı nede …
Mahkemece, davacının bu yöndeki talebi «huzur hakkı» istemi olarak nitelendirilerek davacıya en «son» Temmuz ayında ödeme yapıldığından, davacının Ağustos 2013 tarihinden yönetim kurulundan «istifa» ettiği tarihe değin toplantılara katıldığını ispatlamayadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7777 E. , 2013/7341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.02.2012 tarih ve 2004/311-2012/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı şirket arasında taşaron müteahhitlik ve fabrika yemekhanesi işletme sözleşmeleri yapıldığını, davalı şirketin sözleşmeleri tek taraflı olarak ve haksız yere feshettiğini, fesih sebebi olarak müvekkilin vergi, ... ve banka borçlarının olduğunu belirtildiğini, oysa davalı şirket tarafından, müvekkillerin hakedişleri ve artışlar yansıtılarak ödenmediğinden, ... vergi daireleri ve piyasaya borçlanmalarına sebebiyet verilmiş olduğunu, bu şekilde oluşan munzam zararlarının tazmini gerektiğini ileri sürerek, şimdilik ....000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıların sözleşme şartlarına uymadıkları için sözleşmelerini iptal ettiğini, davacıların ... borçlarını ödememelerinden dolayı müvekkilinin bu borçları ödemek zorunda kaldığını, davacıların sözleşmeden ve yasadan ... edinimlerini yerine getirmediklerinden ötürü davalı müvekkili maddi zarara uğradığını ve uğramaya devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacı şirketin ... prim ve vergi borçlarından dolayı ilgili kurumca takibe alındığı, bu borçlar sebebiyle davalı şirkete haciz ihbarnameleri gönderildiği, bu sözleşmelerin devam ettirilmesinin davalı şirket yönünden çekilmez hale geldiği, bu fahiş borçlardan dolayı davalı şirketin sözleşmelerinin tek taraflı olarak fesih etmesinin haklı olduğu, ancak ödenmemiş hakediş veya herhangi bir alacağının mevcut olduğunu ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, sözleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi kurulu raporunda “davacı tarafın iddia ettiği eksik ödenen veya ödenmediği ileri sürülen hak edişlerin ne miktarda olduğu ve hangi dönemi kapsadığı hususlarına açıklık getirilmemiş olup, bu hususlar muğlak bırakılmıştır” denilmiş, davacı vekili rapora karşı vermiş olduğu dilekçesinde müteahhitlik hizmetinden kaynaklanan 2000 yılı Mart ayından Haziran ayına kadar sigorta prim artışları, Temmuz ayından Aralık 2000 sonuna kadar da ücret artışından ... farkların davalı tarafından ödenmediğini savunmuş, aynı tarihleri temyiz dilekçesinde de belirtmiştir. Bu doğrultuda, mahkemece davacının temyizinde ve rapora karşı itirazında ileri sürmüş olduğu hususlar değerlendirilerek, ek rapor ya da yeni bilirkişi kurulundan rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı verilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerde davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/498115000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz