İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5399 E. 2010/5228 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdest icra takibi↗ mükerrer takip↗ mükerrerlik↗ derdestlik↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ hukuki yarar↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, aynı alacağa ilişkin mükerrer takip yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “her iki icra takibinde istenilen aidat borçlarının dönemlerinin farklı olduğu, ikinci icra takibinde yeni doğan aidat borçlarının da istenildiği, ikinci icra takibinden önce aidat borçlarına mahsuben yapılan ödemelerin, ödenmeyen ilk aidatlara mahsuben yapılmış olduğu kabul edilerek ilk icra takibi ile çakışmayan aidatların tespiti ile bunlara yönelik işin esasının incelenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 736 YTL asıl alacak ve 6.895 YTL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına ve asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, aidat alacağı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı kooperatif tarafından davalı hakkında Ankara 13. İcra Müdürlüğü aracılığıyla 4.12.2003 tarihinde 2001 yılı Ocak ayından 2003 yılı Ekim ayına kadar ödenmeyen 12.170 YTL aidat borcunun tahsili için takip başlatılmış ve bu takibe her hangi bir itiraz olmadığı için dosya halen derdest iken, bu kez davacı kooperatif tarafından Ankara 3. İcra Müdürlüğü aracılığıyla 18.8.2004 tarihinde 2001 yılı Ocak ayından 2004 yılı Temmuz ayına kadar ödenmeyen 11.743 YTL aidatın tahsili için takip başlatılmış ve davalı tarafından bu takibe itiraz edilmiştir. Dava ise, davacının başlattığı bu ikinci icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir.
Mahkemece Dairemizin 30.4.2007 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bilirkişi raporu alınmış ve bu rapora göre karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilen hususlar yanlış değerlendirilerek hesaplama yapılmıştır. Zira, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk icra takibine konu alacaktan davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra kalan bakiye alacak ikinci icra takibine konu alacağa dahil edilerek hesaplama yapılmıştır.
Oysa, Dairemizin bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere davacı tarafından başlatılan her iki icra takibinde istenilen aidat borçlarından bir kısmı aynı aylara ait ise de, ikinci icra takibinde ilk takipten sonra ödenmeyen aylara ilişkin aidatlar da istenilmiştir. Mahkemece bozma öncesi, derdest bir icra takibi varken aynı alacağın yeni bir icra takibi ile istenilmesinde hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de davacı tarafından yukarıda yazıldığı gibi 2001 yılı Ocak ayından 2003 yılı Ekim ayına kadar ödenmeyen aidatlar her iki icra takibinde de istenilmiş olup, bu aidatlar için mahkemenin verdiği red kararı yerinde ise de, ikinci icra takibinde ilk takipten sonraki 2003 yılı Kasım ayından 2004 yılı Temmuz ayına kadar ödenmeyen aidatlar da istenildiğinden, bozma ilamına uygun olarak bu döneme ilişkin davalının borcunun belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında belirtilen şekilde hesaplama yapmak ve varsa davalının borcunun belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm vermek gerekirken, her iki icra takibine konu alacağın birlikte değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kooperatif ihraç kararının iptali | İhraç kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5375 E. 2010/6362 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz karardaZira, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk icra takibine konu alacaktan davalı tarafından yapılan ödemeler «mahsup» edildikten sonra kalan bakiye alacak ikinci icra takibine konu alacağa «dahil» edilerek hesaplama yapılmıştır.
Benzer bu karardaO halde mahkemece, bilirkişinin hesaba «dahil» etmediği aylara yönelik aidat borcundan da davacının sorumlu olduğu kabul edilmek suretiyle inceleme yapılarak ihraç kararının usulüne uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · ihtarname
Benzer bu karardaDavalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen «ihtarnameler» ile ihraç kararında şekil bakımından bir usulsüzlüğünün bulunmadığı ancak yapılan «bilirkişi incelemesi» ile davacıdan istenilen miktar ile kooperatif kayıtlarının incelenmesi ile bulunan miktarın farklı olması nedeniyle ihtarların geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5399 E. , 2010/5228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/07/2008 tarih ve 2007/310-2008/259 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifİn ortağı olduğunu, aidat alacağı için başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aynı borç ile ilgili olarak mükerrer icra takibinde bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, aynı alacağa ilişkin mükerrer takip yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “her iki icra takibinde istenilen aidat borçlarının dönemlerinin farklı olduğu, ikinci icra takibinde yeni doğan aidat borçlarının da istenildiği, ikinci icra takibinden önce aidat borçlarına mahsuben yapılan ödemelerin, ödenmeyen ilk aidatlara mahsuben yapılmış olduğu kabul edilerek ilk icra takibi ile çakışmayan aidatların tespiti ile bunlara yönelik işin esasının incelenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 736 YTL asıl alacak ve 6.895 YTL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına ve asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, aidat alacağı için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı kooperatif tarafından davalı hakkında Ankara 13. İcra Müdürlüğü aracılığıyla 4.12.2003 tarihinde 2001 yılı Ocak ayından 2003 yılı Ekim ayına kadar ödenmeyen 12.170 YTL aidat borcunun tahsili için takip başlatılmış ve bu takibe her hangi bir itiraz olmadığı için dosya halen derdest iken, bu kez davacı kooperatif tarafından Ankara 3. İcra Müdürlüğü aracılığıyla 18.8.2004 tarihinde 2001 yılı Ocak ayından 2004 yılı Temmuz ayına kadar ödenmeyen 11.743 YTL aidatın tahsili için takip başlatılmış ve davalı tarafından bu takibe itiraz edilmiştir. Dava ise, davacının başlattığı bu ikinci icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir.
Mahkemece Dairemizin 30.4.2007 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bilirkişi raporu alınmış ve bu rapora göre karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda bozma ilamında belirtilen hususlar yanlış değerlendirilerek hesaplama yapılmıştır. Zira, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk icra takibine konu alacaktan davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra kalan bakiye alacak ikinci icra takibine konu alacağa dahil edilerek hesaplama yapılmıştır.
Oysa, Dairemizin bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere davacı tarafından başlatılan her iki icra takibinde istenilen aidat borçlarından bir kısmı aynı aylara ait ise de, ikinci icra takibinde ilk takipten sonra ödenmeyen aylara ilişkin aidatlar da istenilmiştir. Mahkemece bozma öncesi, derdest bir icra takibi varken aynı alacağın yeni bir icra takibi ile istenilmesinde hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de davacı tarafından yukarıda yazıldığı gibi 2001 yılı Ocak ayından 2003 yılı Ekim ayına kadar ödenmeyen aidatlar her iki icra takibinde de istenilmiş olup, bu aidatlar için mahkemenin verdiği red kararı yerinde ise de, ikinci icra takibinde ilk takipten sonraki 2003 yılı Kasım ayından 2004 yılı Temmuz ayına kadar ödenmeyen aidatlar da istenildiğinden, bozma ilamına uygun olarak bu döneme ilişkin davalının borcunun belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında belirtilen şekilde hesaplama yapmak ve varsa davalının borcunun belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm vermek gerekirken, her iki icra takibine konu alacağın birlikte değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temiyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1020639300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz