Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3763 E. 2019/1424 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi↗ ba formu↗ şikayet↗ sigorta sözleşmesi↗ komisyon↗ ortaklık ilişkisi↗ kâr payı↗ görevsizlik kararı↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasındaki nizanın bireysel sigortalılık hizmetinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olduğu, davacı ile aracı ... ... arasında bireysel emeklilik sistemine aykırı bir çıkar ilişkisinin kurulduğu, sisteme aykırı şekilde davacının dava dışı aracı ... ...'in kişisel hesabına yüklü miktarda paralar yatırdığı, oysa sistemin genel işleyişine göre katılımcıların küçük meblağlar ödeyerek sisteme dahil oldukları, bu durumda anlaşan taraflar arasında karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı davalı şirketin haberi olmayan bir ilişkinin kurulduğu, bu eylemlerde davacının ağır kusurunun olduğu, katkı payı ödeme tarihi ile teklif formu düzenleme tarihinin aynı veya ondan sonraki bir tarih olması gerekirken katılımcı davacı tarafından önce ödemelerin yapıldığı, daha sonra emeklilik sözleşmesi teklif formunun tanzim edildiği, davacı ile ... ...'in kurdukları kâr ortaklığı ilişkisi kapsamında bireysel emeklilik sistemini ve şirketi aracı olarak kullandıkları, bireysel emeklilik sistemine para sokulması amacını gütmedikleri, davacının asıl amacının aracının hesabına ödeme yaparak komisyon kazanma olduğu, aracı ... ... hakkında gelen şikayetler üzerine davalı firmanın derhal hukuki ve cezai yollara başvurarak üzerine düşen görevi yerine getirdiği, sonuç olarak davacının ... olduğu katkı payının nakden şirket hesaplarına intikal etmediği ve şirketin uhdesinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, bireysel emeklilik sözleşmesine istinaden yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 27...2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un .../1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, .../1-l maddesinde ise, tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre ilk derece mahkemesi tarafından, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanan işlemlerin de tüketici işlemi ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmadığından, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(...) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1514 E. 2017/2925 K.
Ortak:tüketici işlemi · sigorta sözleşmesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre ilk derece mahkemesi tarafından, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmadığından, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine iliş …
… n Korunması Hakkında Kanun'un .../1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, .../1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak, işin esasına girilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın «sigorta sözleşmesinden» kaynaklandığı, ticaret mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın «sigorta sözleşmesinden» kaynaklandığı, ticaret mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15061 E. 2018/4097 K.
Ortak:tüketici işlemi · sigorta sözleşmesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre ilk derece mahkemesi tarafından, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmadığından, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine iliş …
… n Korunması Hakkında Kanun'un .../1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, .../1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · icra takibine itiraz · asıl alacak · harç · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… ın kendisine iadesini talep ettiği, ancak başvuru tarihinden dava tarihine kadar davalı tarafça ödeme yapılmadığı, alacağının tahsili için davalıya karşı başlatılan «icra takibine itiraz» edildiği ve takibinin durduğu, davacının ilk başvurusundan sonra geçen 3 aylık süre içerisinde tüm işlemlerin tamamlanmamış olmasından davalının sorumlu olduğu, davalının icra takibine sebep olduğu, davacının talep ettiği yargılama ve «harç» giderleri ile «vekalet ücretinin» davalı tarafından davacı tarafa ödenmesi gerektiği, borcun tamamı süresi içerisinden ödenmediğinden tam vekalet ücreti hesaplanması gerektiği, icra takibinin başlamasından itibaren asıl alacağın 14 gün içerisinde ödenmiş olduğu ve 14 günlük faiz hesaplanması gerektiği, davacının toplam 37.712,04 TL alacağının olduğunu, 25/08/2015 tarihinde icra dosyası üzerinden 33.136,61 TL ödendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile dava «asıl alacak» yönünden konusuz kaldığından takibin icra vekalet ve «yargılama giderleri» açısından 4.575,43 TL üzerinden devamına, asıl alacağın % 20'si «icra inkar tazminatının» davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15082 E. 2018/3733 K.
Ortak:tüketici işlemi · sigorta sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaBuna göre ilk derece mahkemesi tarafından, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmadığından, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine iliş …
… n Korunması Hakkında Kanun'un .../1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, .../1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Kanun kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak 6100 sayılı HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
1- Dava, bireysel emeklilik «sigorta sözleşmesine» istinaden yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · hukuki yarar · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda… ddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6327 sayılı Kanunla 29/08/2012 tarihinden itibaren emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından bireysel emeklilik ve şahıs «sigorta poliçeleriyle» ilgili yapılan ödemelerden sadece irat (nema/faiz/getiri) tutarları üzerinden kesinti yapılması uygulamasına geçildiği, aynı Kanunun geçici 1. maddesi gereğince 07/10/2001 ile 29/08/2012 tarihleri arasında sistemden çıkmış olanlar için kendilerinden yapılmış olan ve faiz kısmını aşan kısımların iade edilmesine karar verildiği, dolayısıyla davacının Büyük Mükellefler Vergi Dairesine yapacağı başvuru ile kendisinden kesilen fazla vergiyi iade alması imkanı var iken dava açmasında «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Kanun kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak 6100 sayılı HMK’nın 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3763 E. , 2019/1424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen .../.../2016 tarih ve 2014/604 E. - 2016/502 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen .../02/2017 tarih ve 2017/38-2017/85 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen ....02.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı sigorta şirketinin ... Şubesi ... -... Aracılık Hizmetleri Acenteliği aracılığı ile bireysel emeklilik sistemine kayıt olduğunu, kayıt işlemi için acente hesabına 02/01/2013 tarihinde 50.000,00 TL, 04/01/2013 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 100.000,00 TL ödemeyi banka havalesiyle yaparak açıklamalı dekontu aldığını, davalı şirket genel müdürü aracılığıyla müvekkilinin bireysel emeklilik sistemine kaydının başladığının bildirildiğini, daha sonra sisteme girildiğinde 674679 nolu sözleşmedeki 4.490,00 TL değerindeki bireysel emeklilik kaydının devam ettiğini, ancak 694030 no'lu sözleşme ile 100.000,00 TL değerindeki bireysel emeklilik kaydının olmadığını gördüğünü, bunun üzerine davalı firmaya ihtarname gönderdiğini, davalı firmanın ihtara verdiği cevapta acentenin yetkisini aşarak parayı kendi hesabına aktardığını, bu nedenle acente hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, şirketin bir kusuru bulunmadığından para ödemesi yapamayacaklarını bildirdiklerini, davalının kendi acentesinin kusurundan sorumlu olması gerektiğini ileri sürerek, 100.000,00 TL'nın davalının temerrüde düşürüldüğü 03/08/2014 tarihinden hesaplanacak reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın özünde davacı ile ... ... arasındaki gelir paylaşım modeline dayalı ve bireysel emeklilik sisteminin özüne tamamen aykırı çıkar ilişkisinden kaynaklandığını, müvekkilinin bu ilişkinin tamamen dışında olduğunu, aracı ... ...'in bireysel emeklilik mevzuatına aykırı şekilde davacıdan para tahsil ettiğini, müvekilli şirketin bu tahsilattan bilgisi olmadığı gibi rıza ve onayının da bulunmadığını, ... ...'e parayı tahsil yetkisi verilmediğini, bu nedenle müvekkilinin husumet ehliyetinin bulunmadığını, ... ...'in bireysel emeklilik mevzuatı gereği sigorta şirketi şubesi olmayıp, aracısı olduğunu, bu nedenle sistemin kendine özgü bir mevzuatının bulunduğunu, buna göre katılımcının katkı payı ./..
olarak yapılan ilk ödemenin şirket hesaplarına intikal etmesi ile bireysel emeklilik sözleşmesinin yürürlüğe gireceğini, yatırılan paranın şirket hesaplarına girmemesi sonucu bireysel emeklilik sözleşmesinin yürürlüğe girmediğini, yine sisteme özgü mevzuat hükümleri gereği aracının katılımcıdan para tahsil etmesinin yasaklanmış olduğunu, bu hususunun teklif formunda da belirtildiğini, sonuç olarak davacı ile ... ... arasında bireysel emeklilik sistemi ile ilgi olmayan, karşılıklı çıkar ilişkisine dayanan şifai bir anlaşma yapıldığını, davacının muhtelif tarihlerde ... ...'in şahsi hesabına toplam 500.000,00 TL ödediği, karşılığında ise toplam 273.000,00 TL almış olduğu, davacının şikayeti sonucu taraflar arasında ...
6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2015/27 esas sayılı dava bulunduğunu savunarak, gerek usul gerekse esas yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki nizanın bireysel sigortalılık hizmetinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olduğu, davacı ile aracı ... ... arasında bireysel emeklilik sistemine aykırı bir çıkar ilişkisinin kurulduğu, sisteme aykırı şekilde davacının dava dışı aracı ... ...'in kişisel hesabına yüklü miktarda paralar yatırdığı, oysa sistemin genel işleyişine göre katılımcıların küçük meblağlar ödeyerek sisteme dahil oldukları, bu durumda anlaşan taraflar arasında karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı davalı şirketin haberi olmayan bir ilişkinin kurulduğu, bu eylemlerde davacının ağır kusurunun olduğu, katkı payı ödeme tarihi ile teklif formu düzenleme tarihinin aynı veya ondan sonraki bir tarih olması gerekirken katılımcı davacı tarafından önce ödemelerin yapıldığı, daha sonra emeklilik sözleşmesi teklif formunun tanzim edildiği, davacı ile ...
...'in kurdukları kâr ortaklığı ilişkisi kapsamında bireysel emeklilik sistemini ve şirketi aracı olarak kullandıkları, bireysel emeklilik sistemine para sokulması amacını gütmedikleri, davacının asıl amacının aracının hesabına ödeme yaparak komisyon kazanma olduğu, aracı ... ... hakkında gelen şikayetler üzerine davalı firmanın derhal hukuki ve cezai yollara başvurarak üzerine düşen görevi yerine getirdiği, sonuç olarak davacının ... olduğu katkı payının nakden şirket hesaplarına intikal etmediği ve şirketin uhdesinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava, bireysel emeklilik sözleşmesine istinaden yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 27...2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un .../1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, .../1-l maddesinde ise, tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre ilk derece mahkemesi tarafından, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanan işlemlerin de tüketici işlemi ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmadığından, ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
(...) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahekemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (...) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, .../02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/497360400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz