İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/15061 E. 2018/4097 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi↗ ön inceleme aşaması↗ sigorta sözleşmesi↗ yargılama giderleri↗ icra takibine itiraz↗ görevsizlik kararı↗ asıl alacak↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı nezdinde emeklilik poliçesi yaptırdığı, 08/05/2015 tarihinde davalı şirkete başvurup poliçe çıkış işlemlerinin yapılarak ödemiş olduğu tutarların kendisine iadesini talep ettiği, ancak başvuru tarihinden dava tarihine kadar davalı tarafça ödeme yapılmadığı, alacağının tahsili için davalıya karşı başlatılan icra takibine itiraz edildiği ve takibinin durduğu, davacının ilk başvurusundan sonra geçen 3 aylık süre içerisinde tüm işlemlerin tamamlanmamış olmasından davalının sorumlu olduğu, davalının icra takibine sebep olduğu, davacının talep ettiği yargılama ve harç giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafından davacı tarafa ödenmesi gerektiği, borcun tamamı süresi içerisinden ödenmediğinden tam vekalet ücreti hesaplanması gerektiği, icra takibinin başlamasından itibaren asıl alacağın 14 gün içerisinde ödenmiş olduğu ve 14 günlük faiz hesaplanması gerektiği, davacının toplam 37.712,04 TL alacağının olduğunu, 25/08/2015 tarihinde icra dosyası üzerinden 33.136,61 TL ödendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile dava asıl alacak yönünden konusuz kaldığından takibin icra vekalet ve yargılama giderleri açısından 4.575,43 TL üzerinden devamına, asıl alacağın % 20'si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bireysel emeklilik sözleşmesine istinaden ödenen primlerin iadesi için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava tarihi olan 20.08.2015 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanan işlemlerin de tüketici işlemi ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1514 E. 2017/2925 K.
Ortak:tüketici işlemi · sigorta sözleşmesi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak, işin esasına girilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın «sigorta sözleşmesinden» kaynaklandığı, ticaret mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın «sigorta sözleşmesinden» kaynaklandığı, ticaret mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10938 E. 2018/3130 K.
Ortak:tüketici işlemi · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… in Korunması Hakkında Kanun'un .../1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, .../1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş mahkemesi görev alanı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu olayda davacının gelirini sigorta ettirdiği, geliri için yaptığı sigorta nedeni ile tüketici sayılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin değil, 6102 sayılı ...'nun 4/.... maddesi gereğince ticaret mahkemesinin «görev alanına» girdiğinden davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davaya konu uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin «görev alanına» girdiğinden bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada Tüketici Mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınarak işin esasına girilerek esastan karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15793 E. 2016/9616 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu karardaSomut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · aktif husumet yokluğu · alacağın temliki · aktif husumet · kamu düzeni · temlik · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «temliknamelere» göre davacının temlik aldığı alacağının aslında temlik eden tarafından davadan önce bankaya temlik edildiği anlaşıldığından davacının davada aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11160 E. 2016/5902 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu kararda… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · kamu düzeni · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12816 E. 2016/6671 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu kararda… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · feri müdahil · kamu düzeni · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5023 E. 2017/6684 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu kararda… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… le tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma simsarlık, sigorta, vekâlet bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · kamu düzeni · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6387 E. 2018/338 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu kararda… icinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · istirdat · ihbar · e-defter · görevli mahkeme
Benzer bu kararda1- İhbar olunan ... vekilinin 18.04.2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından «ihbar olunan» ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili, «ihbar olunan» ... vekili, katılma yoluyla ihbar olunan ... vekili temyiz etmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı ve «ihbar olunan» vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
2- Dava, ...hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7487 E. 2018/1259 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBuna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan işlemlerin de «tüketici işlemi» ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… cinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Benzer bu kararda… icinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden ger …
Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · e-defter · görevli mahkeme
Benzer bu kararda1- Fer'i müdahil .... vekilinin 18.05.2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ..... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, off-shore hesaba yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu nazara alınarak «görevsizlik» kararı vermesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/15061 E. , 2018/4097 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/06/2016 tarih ve 2015/748-2016/585 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket nezdinde emeklilik poliçesi yaptırdığını, en son ay ödediği tutarın aylık 247,00 TL olduğunu, 08/05/2015 tarihinde davalı şirkete başvuruda bulunarak poliçe çıkış işlemlerinin yapılarak ödemiş olduğu tutarların kendisine iadesini talep ettiğini, davalı şirketin müvekilden istemiş olduğu belgelerin gönderildiğini, ancak başvuru tarihi olan 08/05/2015 tarihinden bu güne kadar müvekkilinin oyalandığını, davalı şirketten olan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafça kötüniyetle itiraz edilip icra takibinin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamını ve alacağın % 20 inden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında fon satış işlemleri belli bir süre aldığından, icra müdürlüğü dosyasına yasal sürede, mevzuat ve sözleşme kapsamında yapılacak kesintiler düşüldükten sonra, sözleşme tutarının ödeneceği belirtilerek borca işleyecek faize, vekalet ücretine ve tüm ferilerine itiraz edilmiş olduğunu, davacının talep ettiği sözleşme tutarının ödendiğini, davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı nezdinde emeklilik poliçesi yaptırdığı, 08/05/2015 tarihinde davalı şirkete başvurup poliçe çıkış işlemlerinin yapılarak ödemiş olduğu tutarların kendisine iadesini talep ettiği, ancak başvuru tarihinden dava tarihine kadar davalı tarafça ödeme yapılmadığı, alacağının tahsili için davalıya karşı başlatılan icra takibine itiraz edildiği ve takibinin durduğu, davacının ilk başvurusundan sonra geçen 3 aylık süre içerisinde tüm işlemlerin tamamlanmamış olmasından davalının sorumlu olduğu, davalının icra takibine sebep olduğu, davacının talep ettiği yargılama ve harç giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafından davacı tarafa ödenmesi gerektiği, borcun tamamı süresi içerisinden ödenmediğinden tam vekalet ücreti hesaplanması gerektiği, icra takibinin başlamasından itibaren asıl alacağın 14 gün içerisinde ödenmiş olduğu ve 14 günlük faiz hesaplanması gerektiği, davacının toplam 37.712,04 TL alacağının olduğunu, 25/08/2015 tarihinde icra dosyası üzerinden 33.136,61 TL ödendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile dava asıl alacak yönünden konusuz kaldığından takibin icra vekalet ve yargılama giderleri açısından 4.575,43 TL üzerinden devamına, asıl alacağın % 20'si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bireysel emeklilik sözleşmesine istinaden ödenen primlerin iadesi için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava tarihi olan 20.08.2015 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise, tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 73/1 madde ve fıkrasında da, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanan işlemlerin de tüketici işlemi ve anılan sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıkların çözüm yerinin tüketici mahkemeleri olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde işin esasına girilerek kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425474300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz