Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2934 E. 2019/2029 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
atıfet mehli↗ usulüne uygun tebliğ↗ kesin süre↗ anonim şirket↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ havale↗ ihtarname↗ temerrüt↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında anonim şirket ortaklığı ilişkisi olmadığı açık olduğundan ve davalı şirketin kendisinin SPK 'na verdiği 18/03/2003 tarihli dilekçesi ve 23/01/2003 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu CD 'lerden anlaşıldığı üzere davacı, davalı şirkete 48.700,00 DEM (... Markı) ... olup SPK listesindeki parasal miktar, makbuz tarih ve numarası ile davacının sunduğu makbuzun parasal miktarı, tarih ve numarası uyumlu olduğundan taraflar arasında şirket ortaklığı ilişkisi hukuken mevcut olmadığından davacının verdiği parayı geri almaya hakkı olduğundan davalı taraf aldığı parayı davacıya iade etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 48.231,12 TL 'nin dava tarihi olan 13/11/2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
1- 27.03.2017 günlü gerekçeli kararın davalı ... vekiline 10.05.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğine rağmen, kararın yasal temyiz süresi geçtikten sonra 30.05.2017 havale tarihli dilekçesi ile temyiz edildiği anlaşıldığından davalı ...'in temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalıya ihtarname göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, kesin süre içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 21.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin atıfet mehli niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 30.000 DM'nin davacıdan tahsil edildiği 29.7.1999 ve 18.700 DM'nin de tahsil edildiği 01.01.2000 tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2938 E. 2019/2156 K.
Ortak:atıfet mehli · usulüne uygun tebliğ · kesin süre · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · havale · ihtarname · temerrüt · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen 21.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 30.000 DM'nin davacıdan tahsil edildiği 29.7.1999 ve 18.700 DM'nin de tahsil edildiği 01.01.2000 tarihlerinden itibaren f …
1- 27.03.2017 günlü gerekçeli kararın davalı ... vekiline 10.05.2017 tarihinde «usulüne uygun tebliğine» rağmen, kararın yasal temyiz süresi geçtikten sonra 30.05.2017 «havale» tarihli dilekçesi ile temyiz edildiği anlaşıldığından davalı ...'in temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «anonim şirket» «ortaklığı ilişkisi» olmadığı açık olduğundan ve davalı şirketin kendisinin SPK 'na verdiği 18/03/2003 tarihli dilekçesi ve 23/01/2003 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu CD 'lerden anlaşıldığı üzere davacı, davalı şirkete 48.700,00 DEM (...
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen 23.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 15.000 DM'nin (talep gibi TL karşılığının) davacıdan tahsil edildiği 28.01.1998 ve 15.000 DM'nin de (talep gibi TL karşıl …
1- 27.03.2017 tarihli gerekçeli kararın davalı ...'e 10.05.2017 tarihinde «usulüne uygun tebliğ» edildiği, kararın yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 30.05.2017 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından davalı ...'in süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.278,68 TL’nın dava tarihi olan 07/11/2008 tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.278,68 TL’nın dava tarihi olan 07/11/2008 tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3269 E. 2019/574 K.
Ortak:anonim şirket · ortaklık ilişkisi · ihtarname · temerrüt · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen 21.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 30.000 DM'nin davacıdan tahsil edildiği 29.7.1999 ve 18.700 DM'nin de tahsil edildiği 01.01.2000 tarihlerinden itibaren f …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «anonim şirket» «ortaklığı ilişkisi» olmadığı açık olduğundan ve davalı şirketin kendisinin SPK 'na verdiği 18/03/2003 tarihli dilekçesi ve 23/01/2003 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu CD 'lerden anlaşıldığı üzere davacı, davalı şirkete 48.700,00 DEM (...
… K listesindeki parasal miktar, makbuz tarih ve numarası ile davacının sunduğu makbuzun parasal miktarı, tarih ve numarası uyumlu olduğundan taraflar arasında şirket «ortaklığı ilişkisi» hukuken mevcut olmadığından davacının verdiği parayı geri almaya hakkı olduğundan davalı taraf aldığı parayı davacıya iade etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın k …
Benzer bu kararda… bozma ilamındaki gerekçeler, SPK kayıt ve belgeleri, Meclis Araştırma Komisyonu raporu, sunulan ve celp edilen diğer delil ve belgeler kapsamı ile taraflar arasında «anonim şirket» «ortaklığı ilişkisi» olmadığı, davalı şirketin SPK'ya sunulan 18/03/2003 tarihli dilekçe ve .../01/2003 tarihli dilekçe ekinde sunduğu CD'lerden anlaşıldığı üzere davacının, davalı şir …
Ancak, davacı dava tarihinden önce 04.09.2008 tarihinde davalılara «ihtarname» göndererek alacağının, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 hafta içerisinde ödenmesini talep etmiş ve buna dair ihtarname suretini dosyaya «ibraz» etmiş ise de, «ihtarın» davalılara tebliğ «şerhi» bulunmamaktadır.
… SPK listesindeki parasal miktar, makbuz tarih ve numarası ile davacının sunduğu makbuzun parasal miktarı, tarih ve numarası uyumlu olduğu, taraflar arasında şirket «ortaklık ilişkisi» olmadığından ve aralarındaki ilişki yok hükmünde olduğundan davacının verdiği parayı geri alma hakkı olduğu, davalı şirketin eski yöneticisi olan davalı ...'in de 6762 sayılı ... 'nın 336/5, ... 'nın 321/«son» ve TMK 'nın 50. maddeleri uyarınca davacı tarafa verilen zarardan şirket ile birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 22.317,89 TL nin dava tarihi olan .../11/2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · temerrüt tarihi · cy/cy şerhi · temerrüt faizi · ihtar · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece ilgili noterden bu hususun sorulması veya davacıya bu yönde «mehil» verilmek suretiyle «temerrüt tarihi» belirlenmek ve bu tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmetmek gerekirken, dava tarihi itibariyle faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… SPK listesindeki parasal miktar, makbuz tarih ve numarası ile davacının sunduğu makbuzun parasal miktarı, tarih ve numarası uyumlu olduğu, taraflar arasında şirket «ortaklık ilişkisi» olmadığından ve aralarındaki ilişki yok hükmünde olduğundan davacının verdiği parayı geri alma hakkı olduğu, davalı şirketin eski yöneticisi olan davalı ...'in de 6762 sayılı ... 'nın 336/5, ... 'nın 321/«son» ve TMK 'nın 50. maddeleri uyarınca davacı tarafa verilen zarardan şirket ile birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 22.317,89 TL nin dava tarihi olan .../11/2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı dava tarihinden önce 04.09.2008 tarihinde davalılara «ihtarname» göndererek alacağının, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 1 hafta içerisinde ödenmesini talep etmiş ve buna dair ihtarname suretini dosyaya «ibraz» etmiş ise de, «ihtarın» davalılara tebliğ «şerhi» bulunmamaktadır.
Mahkemece, bozma kararına uyularak 22.317,89 TL nin dava tarihi olan ....11.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2933 E. 2019/2148 K.
Ortak:atıfet mehli · usulüne uygun tebliğ · kesin süre · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · havale · ihtarname · temerrüt · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen 21.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 30.000 DM'nin davacıdan tahsil edildiği 29.7.1999 ve 18.700 DM'nin de tahsil edildiği 01.01.2000 tarihlerinden itibaren f …
1- 27.03.2017 günlü gerekçeli kararın davalı ... vekiline 10.05.2017 tarihinde «usulüne uygun tebliğine» rağmen, kararın yasal temyiz süresi geçtikten sonra 30.05.2017 «havale» tarihli dilekçesi ile temyiz edildiği anlaşıldığından davalı ...'in temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «anonim şirket» «ortaklığı ilişkisi» olmadığı açık olduğundan ve davalı şirketin kendisinin SPK 'na verdiği 18/03/2003 tarihli dilekçesi ve 23/01/2003 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu CD 'lerden anlaşıldığı üzere davacı, davalı şirkete 48.700,00 DEM (...
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de, davacının 23.05.2008 tarihli noter ihtarında fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak «işlemiş faizi» ile birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalıların eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği, Dairemiz uygulamasına göre haksız fiilin paranın tahsil edildiği tarihte vuku bulduğu nazara alınarak toplam 15.000,00 DM (7.669,38 Euro) karşılığı …
1-Davalı asil ...'in 30.05.2017 «havale» tarihli dilekçesi, içeriği itibariyle, mahkemece verilen kararın yerinde bulunmadığına yönelik bir temyiz dilekçesi kabul olunarak yapılan incelemede, gerekçeli kararın davalı ... vekiline 10.05.2017 tarihinde «usulüne uygun tebliğ» edildiği, anılan davalının 30.05.2017 havale tarihli dilekçesinin ise yasal temyiz süresi dolduktan sonra sunulduğu anlaşılmakla davalı ...'in vaki temyiz istemini …
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, 15.139,35 TL’nin dava tarihi olan 07/11/2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de, davacının 23.05.2008 tarihli noter ihtarında fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak «işlemiş faizi» ile birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalıların eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği, Dairemiz uygulamasına göre haksız fiilin paranın tahsil edildiği tarihte vuku bulduğu nazara alınarak toplam 15.000,00 DM (7.669,38 Euro) karşılığı …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12939 E. 2018/6972 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 14.700 TL'nin 20.09.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı ve fer'i müdahil ... vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce faiz yönünden bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10994 E. 2018/5846 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 700.000 TL «cezai şartın» davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2934 E. , 2019/2029 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27/03/2017 tarih ve 2014/369-2017/228 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı ... tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 12.03.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, istenildiği an geri verileceği ve yüksek faiz vaadi ile davalıların müvekkilinden 48.700 DM tahsil edildiğini, müvekkilinin parasını geri almak istediğinde davalılar tarafından ödeme yapılmadığını, davalı şirketin mevduat toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu, TTK, SPK. ve BK. maddelerine aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkiline geçerli bir hisse senedi devrinin olmadığının tesbiti ile 51.054,78 TL’nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında anonim şirket ortaklığı ilişkisi olmadığı açık olduğundan ve davalı şirketin kendisinin SPK 'na verdiği 18/03/2003 tarihli dilekçesi ve 23/01/2003 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu CD 'lerden anlaşıldığı üzere davacı, davalı şirkete 48.700,00 DEM (... Markı) ... olup SPK listesindeki parasal miktar, makbuz tarih ve numarası ile davacının sunduğu makbuzun parasal miktarı, tarih ve numarası uyumlu olduğundan taraflar arasında şirket ortaklığı ilişkisi hukuken mevcut olmadığından davacının verdiği parayı geri almaya hakkı olduğundan davalı taraf aldığı parayı davacıya iade etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 48.231,12 TL 'nin dava tarihi olan 13/11/2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... temyiz etmiştir.
1- 27.03.2017 günlü gerekçeli kararın davalı ... vekiline 10.05.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğine rağmen, kararın yasal temyiz süresi geçtikten sonra 30.05.2017 havale tarihli dilekçesi ile temyiz edildiği anlaşıldığından davalı ...'in temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalıya ihtarname göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, kesin süre içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 21.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin atıfet mehli niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 30.000 DM'nin davacıdan tahsil edildiği 29.7.1999 ve 18.700 DM'nin de tahsil edildiği 01.01.2000 tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7.
maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...'in temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ''...dava tarihi olan 13.11.2008 tarihinden itibaren...'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''....30.000 DM'sinin 29.7.1999, 18.700 DM'sinin 01.01.2000 olan tahsil tarihlerinden itibaren...'' ibareleri yazılmak sureti ile kararın davacı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/497096800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz