Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2938 E. 2019/2156 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
atıfet mehli↗ usulüne uygun tebliğ↗ kesin süre↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ havale↗ ihtarname↗ avans faizi↗ temerrüt↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.278,68 TL’nın dava tarihi olan 07/11/2008 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
1- 27.03.2017 tarihli gerekçeli kararın davalı ...'e 10.05.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, kararın yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 30.05.2017 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından davalı ...'in süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalıya ihtarname göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, kesin süre içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ise de davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 23.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin atıfet mehli niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 15.000 DM'nin (talep gibi TL karşılığının) davacıdan tahsil edildiği 28.01.1998 ve 15.000 DM'nin de (talep gibi TL karşılığının) tahsil edildiği 28.12.1999 tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2934 E. 2019/2029 K.
Ortak:atıfet mehli · usulüne uygun tebliğ · kesin süre · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · havale · ihtarname · temerrüt · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen 23.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 15.000 DM'nin (talep gibi TL karşılığının) davacıdan tahsil edildiği 28.01.1998 ve 15.000 DM'nin de (talep gibi TL karşıl …
1- 27.03.2017 tarihli gerekçeli kararın davalı ...'e 10.05.2017 tarihinde «usulüne uygun tebliğ» edildiği, kararın yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 30.05.2017 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından davalı ...'in süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.278,68 TL’nın dava tarihi olan 07/11/2008 tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de, davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen 21.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 30.000 DM'nin davacıdan tahsil edildiği 29.7.1999 ve 18.700 DM'nin de tahsil edildiği 01.01.2000 tarihlerinden itibaren f …
1- 27.03.2017 günlü gerekçeli kararın davalı ... vekiline 10.05.2017 tarihinde «usulüne uygun tebliğine» rağmen, kararın yasal temyiz süresi geçtikten sonra 30.05.2017 «havale» tarihli dilekçesi ile temyiz edildiği anlaşıldığından davalı ...'in temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «anonim şirket» «ortaklığı ilişkisi» olmadığı açık olduğundan ve davalı şirketin kendisinin SPK 'na verdiği 18/03/2003 tarihli dilekçesi ve 23/01/2003 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu CD 'lerden anlaşıldığı üzere davacı, davalı şirkete 48.700,00 DEM (...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında «anonim şirket» «ortaklığı ilişkisi» olmadığı açık olduğundan ve davalı şirketin kendisinin SPK 'na verdiği 18/03/2003 tarihli dilekçesi ve 23/01/2003 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu CD 'lerden anlaşıldığı üzere davacı, davalı şirkete 48.700,00 DEM (...
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2933 E. 2019/2148 K.
Ortak:atıfet mehli · usulüne uygun tebliğ · kesin süre · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · havale · ihtarname · avans faizi · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen 23.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 15.000 DM'nin (talep gibi TL karşılığının) davacıdan tahsil edildiği 28.01.1998 ve 15.000 DM'nin de (talep gibi TL karşıl …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» kurulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.278,68 TL’nın dava tarihi olan 07/11/2008 tarihinden itibaren hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
1- 27.03.2017 tarihli gerekçeli kararın davalı ...'e 10.05.2017 tarihinde «usulüne uygun tebliğ» edildiği, kararın yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 30.05.2017 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından davalı ...'in süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de, davacının 23.05.2008 tarihli noter ihtarında fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak «işlemiş faizi» ile birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalıların eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği, Dairemiz uygulamasına göre haksız fiilin paranın tahsil edildiği tarihte vuku bulduğu nazara alınarak toplam 15.000,00 DM (7.669,38 Euro) karşılığı …
1-Davalı asil ...'in 30.05.2017 «havale» tarihli dilekçesi, içeriği itibariyle, mahkemece verilen kararın yerinde bulunmadığına yönelik bir temyiz dilekçesi kabul olunarak yapılan incelemede, gerekçeli kararın davalı ... vekiline 10.05.2017 tarihinde «usulüne uygun tebliğ» edildiği, anılan davalının 30.05.2017 havale tarihli dilekçesinin ise yasal temyiz süresi dolduktan sonra sunulduğu anlaşılmakla davalı ...'in vaki temyiz istemini …
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, 15.139,35 TL’nin dava tarihi olan 07/11/2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda hesaplanacak «avans faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de, davacının 23.05.2008 tarihli noter ihtarında fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak «işlemiş faizi» ile birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalıların eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği, Dairemiz uygulamasına göre haksız fiilin paranın tahsil edildiği tarihte vuku bulduğu nazara alınarak toplam 15.000,00 DM (7.669,38 Euro) karşılığı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17532 E. 2015/12130 K.
Ortak:atıfet mehli · ihtarname · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının davalıya «ihtarname» göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, «kesin süre» içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilmiş ise de davacı tarafından dosyaya «ibraz» edilen 23.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin «atıfet mehli» niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 15.000 DM'nin (talep gibi TL karşılığının) davacıdan tahsil edildiği 28.01.1998 ve 15.000 DM'nin de (talep gibi TL karşıl …
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı tarafından tanzim edilen 23.05.2008 tarihli «ihtarname» ile davalıya 24 saat «atıfet mehli» verilmiş olup bu durumda mahkemece verilen atıfet mehline göre davalının «temerrütünün» 30.05.2008 tarihinde gerçekleştiği nazara alınarak «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde paranın hesaptan çekildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi def'i · bedelsizlik · ciro · def'i · temlik · temerrüt faizi · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «şahsi def»'ilerin poliçeyi «ciro» ve «teslim» yoluyla devir alana karşı ileri sürülemeyeceği, «temlik» yoluyla devirlerde ise TTK'nın 599/2. maddesi uyarınca borçlunun şahsi def'ilerini devir alan kişilere karşı ileri sürmesinin mümkün bulunduğu, somut olayda poliçenin davalı şubesine temlik yoluyla devir edildiği, davacının, şahsi def'ilerini akidi .... dışında davalıya karşı ileri sürebileceği, davacının iplik alımı nedeniyle düzenlenen poliçenin bir kısmının «bedelsiz» kaldığının kesinleşmiş mahkeme kararıyla sübut bulduğu, yapılan bildirime ve mahkemenin tedbir kararına rağmen davalının bedelsiz kalan poliçenin tamamını ödemesin …
2-Ancak, davacı tarafından tanzim edilen 23.05.2008 tarihli «ihtarname» ile davalıya 24 saat «atıfet mehli» verilmiş olup bu durumda mahkemece verilen atıfet mehline göre davalının «temerrütünün» 30.05.2008 tarihinde gerçekleştiği nazara alınarak «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken yazılı şekilde paranın hesaptan çekildiği tarihten itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de y …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2938 E. , 2019/2156 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27/03/2017 tarih ve 2014/367-2017/231 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 12.03.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, istenildiği an geri verileceği ve yüksek faiz vaadi ile davalıların müvekkilinden 30.000 DM tahsil edildiğini, müvekkilinin parasını geri almak istediğinde davalılar tarafından ödeme yapılmadığını, davalı şirketin mevduat toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu, TTK, SPK ve BK maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkiline geçerli bir hisse senedi devrinin olmadığının tespiti ile 30.000,00 DM karşılığı TL’nın tahsil tarihinden itibaren davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.278,68 TL’nın dava tarihi olan 07/11/2008 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... temyiz etmiştir.
1- 27.03.2017 tarihli gerekçeli kararın davalı ...'e 10.05.2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, kararın yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 30.05.2017 havale tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşıldığından davalı ...'in süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalıya ihtarname göndererek lütuf süresi tanıdığı ancak, kesin süre içerisinde ihtarnamenin tebliğine ilişkin belgeyi sunmadığından davalının dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ise de davacı tarafından dosyaya ibraz edilen 23.5.2008 tarihli noter ihtarında, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak işlemiş faiziyle birlikte ödeme talebinde bulunulduğunun ve bu itibarla anılan ihtarnamenin atıfet mehli niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, mahkemece davalı eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiği nazara alınarak dava konusu 15.000 DM'nin (talep gibi TL karşılığının) davacıdan tahsil edildiği 28.01.1998 ve 15.000 DM'nin de (talep gibi TL karşılığının) tahsil edildiği 28.12.1999 tarihlerinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7.
maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...'in temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ''...dava tarihi olan 07.11.2008 tarihinden itibaren... '' ibaresinin çıkarılarak yerine '' 28.12.1999 tahsil tarihinden itibaren...'' ibaresi yazılmak sureti ile kararın davacı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492194200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz