Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7241 E. 2013/6985 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet↗ denetime elverişlilik↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, haksız rekabetinin tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi ve maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça maddi tazminat istemi 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesine dayandırılmış, ancak davacı tarafça örnek bir lisans anlaşması sunulmamıştır. Bu bağlamda, marka lisanslarının bir piyasası olmadığından, lisans değerinin objektif olarak her bir somut durum ve şart dikkate alınarak hesaplanacağı kuşkusuzdur. Somut olayda temel uyuşmazlık noktalarından bir tanesi de, varsayımsal lisans bedelinin nasıl hesaplanması ve ne miktar olması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının 2009 yılındaki cirosunun % ...'si üzerinden tazminatı tespit eden bilirkişi kurulu raporu benimsenip hükme dayanak yapılmışsa da temel alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
556 sayılı KHK’nın 66/c bendi uyarınca lisans bedeli tespit edilirken, sadece davacı şirketin değil davalı şirketin de cirosunun dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca aynı maddenin son fıkrasının da değerlendirilmesi zorunludur. Başka bir anlatımla, kullanılan davacı markasının ekonomik önemi, davalının cirosu üzerindeki etkisi gibi unsurlar da değerlendirilmek suretiyle dava konusu dönem için, taraflar arasında serbest koşullarda bir lisans anlaşması yapılması halinde kararlaştırılabilecek hakkaniyete uygun bir miktarda lisans bedeline hükmedilmelidir. Bunun yanında markanın ekonomik değeri ve tecavüz edildiği andaki geçerlilik süresi, tecavüz süresi sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı, çeşidi gibi etkenler de gözönünde bulundurulacağı gibi mütecaviz işletmenin kapasitesi, ekonomik değerleri, iştigal alanı ve ihlal eğiliminin boyutları da dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir lisans bedelinin belirlenmesi gerekir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mahkemece, hükme esas ek raporunu değerlendiren, tartışan, davalı vekilinin itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve denetime elverişli başka uzman bilirkişi kurulundan, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre davacının talep edebileceği lisans bedeline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüz nedeniyle tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/917 E. 2014/8693 K.
Ortak:hakkaniyet · denetime elverişlilik · maddi tazminat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDava, «haksız rekabetinin» tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi ve «maddi tazminatın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça maddi tazminat istemi 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesine dayandırılmış, ancak davacı tarafça örnek bir lisans anlaşması sunulmamıştır.
Ayrıca aynı maddenin «son» fıkrasının da değerlendirilmesi zorunludur.
Başka bir anlatımla, kullanılan davacı markasının ekonomik önemi, davalının cirosu üzerindeki etkisi gibi unsurlar da değerlendirilmek suretiyle dava konusu dönem için, taraflar arasında serbest koşullarda bir lisans anlaşması yapılması halinde kararlaştırılabilecek «hakkaniyete» uygun bir miktarda lisans bedeline hükmedilmelidir.
Benzer bu karardaÖte yandan, 556 sayılı KHK’nin 66/c ve «son» fıkrası uyarınca lisans bedeli belirlenir iken markanın ekonomik değeri ve tecavüz edildiği andaki geçerlilik süresi, tecavüz süresi sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı, çeşidi gibi etkenler göz önünde bulundurulacağı gibi bunun yanında mütecaviz işletmenin kapasitesi, ekonomik değerleri, iştigal alanı gibi etkenler de dikkate alınarak «hakkaniyete» uygun bir lisans bedelinin belirlenmesi gerekir.
Bu sözleşme esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporu hükme dayanak yapılmış ise de, söz konusu rapor «denetime elverişli» ve hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde belirlenecek bir «maddi tazminata» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · gerçek zarar · marka hakkına tecavüz · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaU.. tarafından emlak işleri alanında kullanıldığı, ancak bu konuda kendisine verilen bir «yetkinin» bulunmadığı, diğer davalı E..
U.. söz konusu markayı kullanma hususunda önceki malik ile sözleşme imzalamış ise de bu hakkı devir «yetkisinin» sözleşmede öngörülmediği, dolayısıyla markanın ancak davalı E..
… dığı halde diğer davalıya devreden davalı E.. davacılara karşı tazminat sorumluluklarının bulunduğu, emsal lisans sözleşmeleri dikkate alınarak bilirkişi tarafından «yoksun kalınan» kazancın tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların tecavüzlerinin önlenmesine, 9.186 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahs …
… yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 556 sayılı KHK'nın 61/d maddesi uyarınca, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakların üçüncü kişilere devrinin de «marka hakkına tecavüz» oluşturmasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4542 E. 2013/5905 K.
Ortak:denetime elverişlilik · maddi tazminat · haksız rekabet · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaDava, «haksız rekabetinin» tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi ve «maddi tazminatın» tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça maddi tazminat istemi 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesine dayandırılmış, ancak davacı tarafça örnek bir lisans anlaşması sunulmamıştır.
… yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mahkemece, hükme esas ek raporunu değerlendiren, tartışan, davalı vekilinin itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» başka uzman bilirkişi kurulundan, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre davacının talep edebileceği lisans bedeline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer bu kararda… sinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...-Dava, «haksız rekabetinin» tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi, «ticaret unvanının» «sicilden terkini», maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf «maddi tazminat» istemini 556 sayılı KHK.nın 66/c maddesine dayandırmış, ancak davacı tarafça örnek bir lisans anlaşması sunulamamıştır.Bu bağlamada, marka lisanslarının bir piyasa …
… rıda yapılan açıklamalar doğrultusunda,mahkemece, hükme esas alınan ek raporu değerlendiren, tartışan, davalı vekilinin itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» olan başka uzman bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınması, sonucuna göre daha makul bir lisans bedeline karar verilmesi gerekirken, yanlış ilkeden hareketle varsayımsal lisans bedeli hesaplayan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. ...-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · ticaret unvanı · terkin · iltibas
Benzer bu kararda… sinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...-Dava, «haksız rekabetinin» tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi, «ticaret unvanının» «sicilden terkini», maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı taraf «maddi tazminat» istemini 556 sayılı KHK.nın 66/c maddesine dayandırmış, ancak davacı tarafça örnek bir lisans anlaşması sunulamamıştır.Bu bağlamada, marka lisanslarının bir piyasa …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, oluşturulan «iltibas» nedeniyle davacının marka haklarına tecavüzün gerçekleştiği, ancak sessiz kalma ile hak düşümü söz konusu olduğundan davalının ticari unvanının terkinine ilişkin i …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6616 E. 2014/9325 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik cirosu · lehdar · rehin · ciro · hamil · ihtiyati haciz · keşideci · temlik
Benzer bu karardaMahkemece, çekin «rehin» cirosuyla devrinin mümkün olmadığı, çekin rehin cirosuyla devri yasak olduğundan «hamilin» bir hak iddiasında bulunamayacağı, bankaların müşterilerin kullandırdıkları krediler nedeniyle edindikleri çeklerdeki «cironun» tahsil ya da «temlik cirosu» olamayacağı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, ihtiyati haciz isteyen banka, «lehdar» tarafından kendisine «ciro» edilen iki adet çeke dayalı olarak, lehdar ve «keşideci» aleyhine talepte bulunmuştur.
Bu nedenle mahkemece çeklerin "olsa olsa «rehin» cirosuyla" devredildiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1104 E. 2013/746 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz kararda… yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mahkemece, hükme esas ek raporunu değerlendiren, tartışan, davalı vekilinin itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» başka uzman bilirkişi kurulundan, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre davacının talep edebileceği lisans bedeline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer bu kararda… nusunda uzman başka bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırtılması, hükme esas alınan ek raporu değerlendiren, tartışan, itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve «denetime elverişli» olan yeni bir rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, itiraz noktalarını uzmanlık alanı itibariyle yeterince aydınlatmayan, denetime elverişli bu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsızlık · şirketin tasfiyesi · fesih · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «şirketin tasfiyesine» ilişkin «organsızlık» nedeni ile sona erdirme isteminin şirkete yöneltilmesinin gerekli olduğu, dolaylı sorumluluk bakımından zarara yol açan maddi olgular ile hukuki olgular arasındaki bağlantının saptanamadığı, TTK'nun 336'ncı maddesi uyarınca zarar unsurunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, dava dışı şirketin «yönetim kurulu» başkan ve üyesi olan davalıların dava dışı şirkete vermiş olduğu zararın tahsili, dava dışı şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7241 E. , 2013/6985 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../02/2012 tarih ve 2009/826-2012/101 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına 06...1985 tarihinden itibaren tescilli "Kent MEYBON" markasının piyasadaki rağbet ve şöhretinden yararlanmak isteyen davalı şirketin "tosun MEYBON" markası ile şeker imal edip piyasaya sürdüğünü, ürünün ambalaj ve etiket şeklinin müvekkilinin ürünlerine benzetilerek iltibas ve haksız rekabet oluşturulduğunu ileri sürerek, davalının fiil ve hareketlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, açıklanan fiillerin durdurulmasını ve tecavüzün giderilmesini, "tosun MEYBON" isimli ürünün imalatının durdurulmasını, satışı ve ihracının önlenmesini, bu şekerlemelere ait ambalaj, etiket ve kolilerin toplatılmasını ve imhasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000,00 TL yoksun kalınan kazanç ile müvekkili şirketin markasının itibarının zedelenmesi nedeniyle 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiş, 02...2011 tarihinde maddi tazminat talebini 215.689,...
TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu ürünlerin müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının davacının tescilli markası ile iltibas yaratacak şekilde "MEYBON" markasını kullanarak haksız rekabete ve davacının kar kaybına neden olduğu, davacı vekilince müvekkilin markasının itibarının zedelendiğini kanıtlayacak herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının davacının markasına tecavüz etmiş olduğunun tespiti ile tecavüzün önlenmesine, davalıya ait "tosun Meybon" markalı ürünlerin, üretim ve tanıtım malzemelerinin, ambalajlarının, etiket ve kolilerinin üretiminin durdurulmasına, satış ve ihraç edilmesinin önlenmesine, üretimde kullanılan malzemeler ve tanıtımda kullanılan etiket koli kutu ve ambalajlara el konularak toplatılmasına, 204.679,09 TL kar kaybı tazminatının 60.000.00 TL'sinin dava tarihinden itibaren ıslah edilen 144.679,09 TL sinin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve manevi tazminat isteminin reddine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
...- Dava, haksız rekabetinin tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi ve maddi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup, davacı tarafça maddi tazminat istemi 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesine dayandırılmış, ancak davacı tarafça örnek bir lisans anlaşması sunulmamıştır. Bu bağlamda, marka lisanslarının bir piyasası olmadığından, lisans değerinin objektif olarak her bir somut durum ve şart dikkate alınarak hesaplanacağı kuşkusuzdur. Somut olayda temel uyuşmazlık noktalarından bir tanesi de, varsayımsal lisans bedelinin nasıl hesaplanması ve ne miktar olması gerektiği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının 2009 yılındaki cirosunun % ...'si üzerinden tazminatı tespit eden bilirkişi kurulu raporu benimsenip hükme dayanak yapılmışsa da temel alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
556 sayılı KHK’nın 66/c bendi uyarınca lisans bedeli tespit edilirken, sadece davacı şirketin değil davalı şirketin de cirosunun dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca aynı maddenin son fıkrasının da değerlendirilmesi zorunludur. Başka bir anlatımla, kullanılan davacı markasının ekonomik önemi, davalının cirosu üzerindeki etkisi gibi unsurlar da değerlendirilmek suretiyle dava konusu dönem için, taraflar arasında serbest koşullarda bir lisans anlaşması yapılması halinde kararlaştırılabilecek hakkaniyete uygun bir miktarda lisans bedeline hükmedilmelidir. Bunun yanında markanın ekonomik değeri ve tecavüz edildiği andaki geçerlilik süresi, tecavüz süresi sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı, çeşidi gibi etkenler de gözönünde bulundurulacağı gibi mütecaviz işletmenin kapasitesi, ekonomik değerleri, iştigal alanı ve ihlal eğiliminin boyutları da dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir lisans bedelinin belirlenmesi gerekir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mahkemece, hükme esas ek raporunu değerlendiren, tartışan, davalı vekilinin itiraz noktaları üzerinde yeterince duran ve denetime elverişli başka uzman bilirkişi kurulundan, yeni bir rapor alınarak sonucuna göre davacının talep edebileceği lisans bedeline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/496459600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz