Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1636 E. 2019/959 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet etmeme yükümlülüğü↗ tbk 445↗ karşı edim↗ tbk 444↗ müşteri çevresi↗ fiil ehliyeti↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ sorumluluktan kurtulma↗ sınırlı sorumluluk↗ rekabet yasağı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ takas↗ sözleşmeye aykırılık↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ hizmet sözleşmesi↗ oy yasağı↗ tbk 99↗ taraf ehliyeti↗ yetki↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığı, hangi hususta, ne şekilde haksız rekabette bulunduğu yönünde somut bir delil sunulmadığı, davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davalının bu davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediği, davalının yalnızca aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmasının haksız rekabette bulunduğu anlamına gelmeyeceği, cezai şartın koşullarının oluşmadığı, sözleşmenin ilgili maddesinin ... yıl gibi uzun bir süreyi ön görmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa dayalı tazminat ve cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki rekabet yasağı hükmünü içeren iş akdi 09/02/2007 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 11/09/2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 ve devamı maddelerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmenin 6..... maddesinde “Personel sözleşmenin sona ermesi halinde, bu sona erme tarihinden itibaren ... yıl içinde işverenin işletme merkezi, fabrika ve şubelerinin bulunduğu yerlerde Hava Süspansiyon Sistemleri (Körük) konusuna giren bir işi veya işveren ile rekabet edecek bir işi şahsen yapmamayı, işverenin müşterilerinde veya işverenin rakibi durumundaki müesseselerde çalışmamayı, bu müşteri veya rakip müesseselerle sınırlı sorumlu dahi olsa ortak veya murahhas üye, müdür, denetçi, danışman gibi bir sıfatla alakadar olmamayı kabul ve taahhüt eder. Personelin, işverenin müşterileri veya rakibi firmalarla dolaylı da olsa yukarıda sayılan şekillerde alakadar olması bu maddeye aykırılık teşkil eder.” hükmüne yer verilmiş; sözleşmenin 6.4. maddesinde de “Personel, madde 6....'deki sır saklama, madde 6....'deki rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı hareketi sebebiyle işverenin uğradığı her türlü zarardan sorumlu olduğu gibi, bu tazminat yükümlülüğünden ayrı olarak, gerek sır saklama gerekse rekabet etmeme yükümlülüğü bakımından ayrı ayrı olmak üzere son alınan net ücretin 20 katı tutarında cezai şartı da işverene ödemekle yükümlüdür. Personel cezai şartı ödeyerek sır saklama ve rekabet etmeme yükümlülüğünden veya tazminat sorumluluğundan kurtulamaz. İşveren, tazminat ve cezai şart alacağını personelin yedindeki her türlü alacağı ile takas edebilir. İşverenin fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklıdır.” hükmü düzenlenmiştir. Davalı işçinin, bu rekabet yasağı kaydına rağmen iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bulunduğu yer, yapılan iş ve davalının işletmedeki durumu değerlendirilerek davacı şirket ile davalının çalışmaya başladığı şirketin faaliyet alanlarının tespiti, davalının, davacıda
çalışırken yaptığı işe bağlı olarak şirket sırlarına vakıf olabilecek pozisyonda bulunup bulunmadığının ve davalının öğrendiği bilgileri rakip bir işletmede kullanarak eski işverenine önemli ölçüde bir zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, haksız rekabete dayalı gerekçeye yer verilmesi, davalının şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığının ve davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediğinin kabulüyle eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
6098 sayılı TBK’nın 445/... fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur. Taraflar arasındaki sözleşme hükmü değerlendirildiğinde, rekabet etmeme yükümlülüğünün sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren ... yıl için ve işverenin işletme merkezi, fabrika ve şubelerinin bulunduğu yerlerle sınırlı olarak düzenlendiği, konunun da Hava Süspansiyon Sistemleri (Körük) konusu ile sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. Kanun hükmü gereği süre ve konu sınırlaması bakımından bir aykırılık bulunmamakla birlikte, mahkemece yer sınırlamasına ilişkin olarak davacı şirketin merkezinin, fabrikalarının ve şubelerinin bulunduğu yerlerin nereleri olduğu tam olarak belirlenmeden ve TBK.nın 445/... hükmü değerlendirilmeksizin sözleşmenin ilgili maddesinin ... yıl gibi uzun bir süreyi ön görmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2292 E. 2024/706 K.
Ortak:rekabet etmeme yükümlülüğü · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · şirket merkezi mahkemesi · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · Tazminat
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 09/02/2007 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 11/09/2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkin 444 ve devamı maddelerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK’nın 445/... fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Benzer bu karardaUyuşmazlık, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 09/02/2007 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 11/09/2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkin 444 ve devamı maddelerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.
Yani, «rekabet yasağı» «kaydı» karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının uğradığı zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
TBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1828 E. 2020/287 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 09/02/2007 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 11/09/2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkin 444 ve devamı maddelerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.
Yani, «rekabet yasağı» «kaydı» karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağının» ihlali nedeniyle «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının uğradığı zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2.Ayrıca, taraflar arasındaki «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 17.09.2014 tarihi itibariyle uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nin 445. maddesi tatbik edilecektir.
TBK'nin 445/1 fıkrasında «rekabet yasağı» «kaydı» içeren sözleşmelerde yer, zaman ve işin türü bakımından sınırlama öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/935 E. 2022/6867 K.
Ortak:karşı edim · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · cezai şart
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/... fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
… dosya kapsamına göre; davalının, davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığı, hangi hususta, ne şekilde «haksız rekabette» bulunduğu yönünde somut bir delil sunulmadığı, davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davalının bu davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediği, davalının yalnızca aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmasının haksız rekabette bulunduğu anlamına gelmeyeceği, «cezai şartın» koşullarının oluşmadığı, sözleşmenin ilgili maddesinin ... yıl gibi uzun bir süreyi ön görmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 04.11.2010 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede ve «rekabet yasağı sözleşmesinde» iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 21.09.2012 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1961 E. 2019/7515 K.
Ortak:karşı edim · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · cezai şart
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/... fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
… dosya kapsamına göre; davalının, davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığı, hangi hususta, ne şekilde «haksız rekabette» bulunduğu yönünde somut bir delil sunulmadığı, davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davalının bu davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediği, davalının yalnızca aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmasının haksız rekabette bulunduğu anlamına gelmeyeceği, «cezai şartın» koşullarının oluşmadığı, sözleşmenin ilgili maddesinin ... yıl gibi uzun bir süreyi ön görmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/2 fıkrasına göre de “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · şirket zararı · dava sebebi · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, davacı tarafça dosya kapsamına «ibraz» edilen «deliller değerlendirilerek» «rekabet yasağı» düzenlemesinin geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli ve şayet geçerli olduğuna kanaat getirildiği takdirde, davalının davacı «şirket zararına» yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve 6098 sayılı TBK'nun 445/2. maddesi değerlendirilerek sonuca varılması gerek …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının imzalamış olduğu «rekabet yasağına» ilişkin sözleşmenin tarihsiz olması, tanık beyanlarında bu sözleşmelerin işe girmeden evvel işverence imzalatıldığı yönündeki beyanları, düzenlenen «rekabet yasağı sözleşmesinde» mevcut olan coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahfına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması, davalının davacı iş yerinde çalışırken almış olduğu maaş ve bu iş yerinden ayrılma «sebebine» ilişkin tanık beyanları dikkate alındığında işbu «haksız rekabete» ilişkin düzenlemelerin 818 sayılı BK'nın 19.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2351 E. 2017/1598 K.
Ortak:karşı edim · müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · hizmet sözleşmesi
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 445/... fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir «geçersizliğin» öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımı …
… dosya kapsamına göre; davalının, davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığı, hangi hususta, ne şekilde «haksız rekabette» bulunduğu yönünde somut bir delil sunulmadığı, davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davalının bu davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediği, davalının yalnızca aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmasının haksız rekabette bulunduğu anlamına gelmeyeceği, «cezai şartın» koşullarının oluşmadığı, sözleşmenin ilgili maddesinin ... yıl gibi uzun bir süreyi ön görmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
Her ne kadar mahkemenin, «rekabet yasağının» tüm Ülke sınırlarını kapsaması nedeniyle aşırı nitelikte olduğu tespiti doğru ise de, TBK’nın 445/2 maddesine yanlış anlam verilerek, «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, ayrılan işçinin üstlendiği rekabet yasağı edimine karşılık, işverenin de «karşı edim» yüklenmesi gerektiğine ilişkin görüşü isabetli değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakimin takdir yetkisi · çalışma özgürlüğü · haklı nedenle fesih · acentelik · fesih · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01/09/2009 tarihli «hizmet sözleşmesinin» "Rekabet Yasağı" başlıklı 9. maddesinde, “çalışanın işbu sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece Türkiye'de iş verenin müşterisi ve/veya rakibi olan kişi ve kuruluşlar veya bunların «temsilcileri», «acenteleri», ortakları, yönetici ve danışmanları nezdinde iş kabul edemeyeceği, bu kişi ve kuruluşlara hangi sıfatla olursa olsun doğrudan ya da dolaylı hizmet veremeyeceği, bunlara ortak olamayacağı, belirtilen «rekabet yasağının» işbu sözleşmenin herhangi bir nedenle sona ermesinden itibaren 2 yıl süre ile geçerliliğini koruyacağı...” hükmünün düzenlendiği, anılan maddedeki rekabet yasağı Türkiye ve işlerin tamamı yönünden öngörüldüğünden işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu, TBK 445 maddesi uyarınca, hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını bütün durum ve şartları serbestçe değerlendirmek ve işverinin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde bulundurmak suretiyle kapsam veya süresi bakımından sınırlandırılması hususunda hakime «yetki» verildiğini, TBK 445/2 maddesi uyarınca, davalı işverenin karşı edim üstlenmemiş olması nedeniyle Sözleşmenin «geçersiz» olduğu, tanık ifadeleri ve dosya kapsamına göre davalı yedinde davacı işyerinden evrak ve eşyanın götürüldüğünün de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ka …
Rekabet «yasağı» sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin «haklı nedenle fesih» edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması …
Mahkemece, dava konusu iş sözleşmesinde öngörülen «rekabet yasağına» ilişkin 7. maddesinde rekabet yasağı sınırlarının tüm Türkiye sınırlarını öngörmesi ve tüm faaliyet alanlarını kapsaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olması ve 6098 sayılı TBK'nın 444. ve 445. maddelerindeki koşulların gerçekleşmemiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
TBK 445/2 maddesinde yer alan “Hakim, aşırı nitelikteki «rekabet yasağını», bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği «karşı edimi» de «hakkaniyete» uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” şeklindeki düzenlemede, rekabet yasağına ilişkin hüküm karşısında şayet işverenin de bir karşı edim yüklenmiş olması halinde, rekabet yasağının aşırı hükümlerinin süre ve coğrafi alan bakımından sınırlanmasında sadece «hakime takdir yetkisi» verilmiş olup, işveren tarafından böyle bir karşı edimin yüklenilmemiş olması halinde «rekabet yasağı sözleşmesinin» «geçersiz» olacağı anlamına gelmeyecek olup, mahkemece aksi düşünceyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple davacı vekilinin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7354 E. 2016/1838 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… lüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki «rekabet yasağı» hükmünü içeren iş akdi 09/02/2007 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 11/09/2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın «rekabet yasağı sözleşmesine» ilişkin 444 ve devamı maddelerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Benzer bu karardaDava, 6098 sayılı TBK'nın 444'üncü maddesi uyarınca (818 sayılı B.K'nın 348) işçi ile işveren arasında düzenlenen işçinin «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» iddiasından kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi gereğince, «fiil ehliyetine» sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları · çalışma özgürlüğü · kısıtlılık
Benzer bu kararda… enmesi gerektiği, davalının somut olarak hangi bilgiye ulaştığı ve davacının hangi ticari yararını engellediğinin ortaya konulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede «rekabet yasağına» yönelik belli bir bölgenin belirlenmemiş olması nedeni ile söz konusu sözleşme hükmünün Anayasa'nın «çalışma özgürlüğü» ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Rekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.
Ayrıca somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmede 1 yıllık «rekabet yasağı» süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik ise herhangi bir «kısıtlama» yapılmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9892 E. 2015/10660 K.
Ortak:müşteri çevresi · fiil ehliyeti · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · oy yasağı · taraf ehliyeti · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa» dayalı tazminat ve «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Yani, «rekabet yasağı» «kaydı» karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
Davalı işçinin, bu «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bulunduğu yer, yapılan iş ve davalının işletmedeki durumu değerlendirilerek davacı şirket ile davalının çalışmaya başladığı şirketin faaliyet alanlarının tespiti, davalının, davacıda çalışırken yaptığı işe bağlı olarak şirket sırlarına vakıf olabilecek pozisyonda bulunup bulunmadığının ve davalının öğrendiği bilgileri rakip bir işletmede kullanarak eski işverenine önemli ölçüde bir zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, «haksız rekabete» dayalı gerekçeye yer verilmesi, davalının şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığının ve davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediğinin kabulüyle «eksik incelemeye» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi olduğu ve sözleşmeye «rekabet yasağı» «kaydının» konulduğu, rekabet yasağı kaydının geçerli olması için TBK'nın 444/2 maddesi gereğince işverene ait bilgilerin kullanılmasında işverenin önemli ölçüde zararına seb …
Somut olayda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı işçinin, «rekabet yasağı» «kaydına» rağmen iş sözleşmesinin feshinden sonra davacı ile aynı işi yapan yakın ilçede faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmasında, davacı işletmede edindiği bilgileri kullanacağı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:üretim sırları
Benzer bu karardaRekabet «yasağı» «kaydı», ancak hizmet ilişkisi işçiye «müşteri çevresi» veya «üretim sırları» ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” Buna göre, «rekabet yasağı» kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işlet …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1636 E. , 2019/959 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07/04/2016 tarih ve 2014/694-2016/365 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen .05.02.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ile... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı şirkette 09/04/20007- 11/09/2013 tarihleri arasında üretim müdürü olarak çalıştığını, işten ayrıldıktan kısa bir süre sonra davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren VibrecoustichBlacktech şirketinde üretim direktörü olarak çalışmaya başladığını, taraflar arasındaki iş akdinde davalı tarafça sır saklama ve rakebet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranılması halinde meydana gelen zararın ve alınan son net ücretin 20 katı tutarında cezai şartın ödeneceğinin düzenlendiğini ileri sürerek, uğranılan zararlar ile ceza şartın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında eksik harcı tamamlamıştır.
Davalı vekili, Borçlar Kanununun 447/... maddesine göre sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağının sona ereceğini, taraflar arasında ikale sözleşmesi yapıldığını, davalının sözleşmenin sona ermesinde haklı bulunduğunu, davalının davacı şirketten ayrıldıktan 7 ay sonra ... firmasında çalışmaya başladığını, sözleşmedeki rekabet yasağı hükmünün işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye sokacak nitelikte bulunduğunu, geçerli olamayacağını, davalının davacı firmada edindiği bilgilerin ticari sır niteliğinde bulunmadığını, davacıyı zarara uğratmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı şirkette çalıştığı konum itibariyle şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığı, hangi hususta, ne şekilde haksız rekabette bulunduğu yönünde somut bir delil sunulmadığı, davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davalının bu davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediği, davalının yalnızca aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmasının haksız rekabette bulunduğu anlamına gelmeyeceği, cezai şartın koşullarının oluşmadığı, sözleşmenin ilgili maddesinin ... yıl gibi uzun bir süreyi ön görmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa dayalı tazminat ve cezai şartın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6101 Sayılı TBK'nın Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 4. maddesi, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce gerçekleşmiş olup da, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği sırada henüz herhangi bir hak doğurmamış fiil ve işlemlere, Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır hükmünü haiz olup, her ne kadar taraflar arasındaki rekabet yasağı hükmünü içeren iş akdi 09/02/2007 başlangıç tarihli olsa da, sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 11/09/2013 tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta 6098 Sayılı TBK'nın rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 ve devamı maddelerinin tatbik edilmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması aranmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmenin 6..... maddesinde “Personel sözleşmenin sona ermesi halinde, bu sona erme tarihinden itibaren ... yıl içinde işverenin işletme merkezi, fabrika ve şubelerinin bulunduğu yerlerde Hava Süspansiyon Sistemleri (Körük) konusuna giren bir işi veya işveren ile rekabet edecek bir işi şahsen yapmamayı, işverenin müşterilerinde veya işverenin rakibi durumundaki müesseselerde çalışmamayı, bu müşteri veya rakip müesseselerle sınırlı sorumlu dahi olsa ortak veya murahhas üye, müdür, denetçi, danışman gibi bir sıfatla alakadar olmamayı kabul ve taahhüt eder. Personelin, işverenin müşterileri veya rakibi firmalarla dolaylı da olsa yukarıda sayılan şekillerde alakadar olması bu maddeye aykırılık teşkil eder.” hükmüne yer verilmiş;
sözleşmenin 6.4. maddesinde de “Personel, madde 6....'deki sır saklama, madde 6....'deki rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı hareketi sebebiyle işverenin uğradığı her türlü zarardan sorumlu olduğu gibi, bu tazminat yükümlülüğünden ayrı olarak, gerek sır saklama gerekse rekabet etmeme yükümlülüğü bakımından ayrı ayrı olmak üzere son alınan net ücretin 20 katı tutarında cezai şartı da işverene ödemekle yükümlüdür. Personel cezai şartı ödeyerek sır saklama ve rekabet etmeme yükümlülüğünden veya tazminat sorumluluğundan kurtulamaz. İşveren, tazminat ve cezai şart alacağını personelin yedindeki her türlü alacağı ile takas edebilir. İşverenin fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklıdır.” hükmü düzenlenmiştir.
Davalı işçinin, bu rekabet yasağı kaydına rağmen iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacı ile aynı işi yapan aynı ilde faaliyet gösteren rakip bir işletmede çalışmaya başladığı gözetildiğinde, işletmenin bulunduğu yer, yapılan iş ve davalının işletmedeki durumu değerlendirilerek davacı şirket ile davalının çalışmaya başladığı şirketin faaliyet alanlarının tespiti, davalının, davacıda
çalışırken yaptığı işe bağlı olarak şirket sırlarına vakıf olabilecek pozisyonda bulunup bulunmadığının ve davalının öğrendiği bilgileri rakip bir işletmede kullanarak eski işverenine önemli ölçüde bir zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, haksız rekabete dayalı gerekçeye yer verilmesi, davalının şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgiye sahip olmadığının ve davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediğinin kabulüyle eksik incelemeye ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
6098 sayılı TBK’nın 445/... fıkrasına göre “Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” Bu hükümden ve konuya ilişkin diğer hükümlerden de anlaşılacağı üzere, 6098 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile 818 sayılı Kanundan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı ve süresi bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır.
Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur. Taraflar arasındaki sözleşme hükmü değerlendirildiğinde, rekabet etmeme yükümlülüğünün sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren ... yıl için ve işverenin işletme merkezi, fabrika ve şubelerinin bulunduğu yerlerle sınırlı olarak düzenlendiği, konunun da Hava Süspansiyon Sistemleri (Körük) konusu ile sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. Kanun hükmü gereği süre ve konu sınırlaması bakımından bir aykırılık bulunmamakla birlikte, mahkemece yer sınırlamasına ilişkin olarak davacı şirketin merkezinin, fabrikalarının ve şubelerinin bulunduğu yerlerin nereleri olduğu tam olarak belirlenmeden ve TBK.nın 445/...
hükmü değerlendirilmeksizin sözleşmenin ilgili maddesinin ... yıl gibi uzun bir süreyi ön görmesinin, yer bakımından getirilen sınırlamanın çok geniş tutulmasının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak sınırlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/496323500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz