İpotek
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7182 E. 2013/6699 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipotek akit tablosu↗ ipotek limiti↗ kefalet sözleşmesi↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ kefalet↗ üçüncü kişi↗ kefil↗ taahhütname↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ipotek akit tablosunun 5. maddesinin ipotek verme iradesini aşan BK’nın 484. maddesine aykırı ve genel uygulamaya ters düşen bir şekilde yorumu ile aynı zamanda bir kefalet sözleşmesi olarak kabul edilerek, davalının 500.000 TL ipotek bedelinin ... katı oranında 1.000.000 TL borçtan sorumlu olduğuna ilişkin davacı iddiasının hukuken korunmaya değer bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı Karkas İletişim Sistemleri Ltd. Şti’nin davacı bankaya olan kredi borcunun temini için davacı banka lehine davalı tarafa ait taşınmaz üzerinde tesis edilen ipotek kapsamında, davalının kefil sıfatıyla da sorumlu olduğu iddiası ile açılan alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ipotek senedindeki “ipotek limiti miktarınca borcun tamamından müştereken ve müteselsilen kefil sıfatıyla da sorumlu olduğumu kabul ve taahhüt ederim” hükmü nedeni ile davalının aynı zamanda kefil olarak sorumlu tutulup tutulamayacağı ve kefalet sözleşmesinin geçerli olup, olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davalı borçlu tarafından davacı banka lehine verilen ipotekler ile borcun tamamı kadar ve ipotek limiti ile sınırlı olarak, kefil sıfatı ile de sorumluluk altına girdiği dosya kapsamı itibari ile sabittir.
Karar gerekçesinde de vurgulandığı üzere, 818 sayılı BK'nın 484. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, yazılı olması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın belirli olması zorunludur. Kefilin sorumluluğu, kefalet limitindeki miktar ile temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlıdır. Somut uyuşmazlıkta yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, İpotek resmi senedinde yer alan bu kefalet akdi de BK'nın 484. maddesindeki koşulları taşıdığından geçerlidir. Bu nedenle borçlunun hem ipotek veren üçüncü kişi, hem de müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiği kabul edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14898 E. 2011/464 K.
Ortak:ipotek limiti · kefalet sözleşmesi · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · üçüncü kişi · kefil
İncelediğiniz karardaŞti’nin davacı bankaya olan kredi borcunun temini için davacı banka lehine davalı tarafa ait taşınmaz üzerinde tesis edilen «ipotek» kapsamında, davalının «kefil» sıfatıyla da sorumlu olduğu iddiası ile açılan alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ipotek senedindeki “«ipotek limiti» miktarınca borcun tamamından müştereken ve «müteselsilen kefil» sıfatıyla da sorumlu olduğumu kabul ve «taahhüt» ederim” hükmü nedeni ile davalının aynı zamanda kefil olarak sorumlu tutulup tutulamayacağı ve «kefalet sözleşmesinin» geçerli olup, olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Bu nedenle borçlunun hem «ipotek» veren «üçüncü kişi», hem de «müteselsil kefil» sıfatıyla sorumluluk altına girdiği kabul edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ipotek akit tablosunun» 5. maddesinin ipotek verme iradesini aşan BK’nın 484. maddesine aykırı ve genel uygulamaya ters düşen bir şekilde yorumu ile aynı zamanda bir «kefalet sözleşmesi» olarak kabul edilerek, davalının 500.000 TL ipotek bedelinin ... katı oranında 1.000.000 TL borçtan sorumlu olduğuna ilişkin davacı iddiasının hukuken korunmaya de …
Benzer bu karardaUyuşmazlık, «ipotek» senedindeki “«ipotek limiti» miktarınca borçtan müşterek müteselsil borçlu ve «müteselsil kefil» olarak sorumlu olduğumu” hükmü nedeni ile davacının aynı zamanda kefil olarak sorumlu tutulup tutulamıyacağı ve «kefalet sözleşmesinin» geçerli olup, olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bu nedenle borçlu ..., hem «ipotek» veren «üçüncü kişi», hem de «müteselsil kefil» sıfatıyla sorumluluk altına girdiği kabul edilmek suretiyle «ihtiyati haciz» isteminin bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi ve sonucuna karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
BK'nun 484. maddesine göre, «kefalet sözleşmesinin» yazılı şekilde yapılması ve «kefilin» sorumlu olacağı miktarın gösterilmesi yeterlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu nedenle borçlu ..., hem «ipotek» veren «üçüncü kişi», hem de «müteselsil kefil» sıfatıyla sorumluluk altına girdiği kabul edilmek suretiyle «ihtiyati haciz» isteminin bu açıklamalar ışığında değerlendirilmesi ve sonucuna karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, ...'nın «kefil» olduğu miktarın «ipotekle» temin edildiği, «kredi sözleşmesinde» imzası bulunmayan ipotek veren hakkında BK'nun 487. maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7304 E. 2013/10851 K.
Ortak:ipotek limiti · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · kefil
İncelediğiniz karardaŞti’nin davacı bankaya olan kredi borcunun temini için davacı banka lehine davalı tarafa ait taşınmaz üzerinde tesis edilen «ipotek» kapsamında, davalının «kefil» sıfatıyla da sorumlu olduğu iddiası ile açılan alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ipotek senedindeki “«ipotek limiti» miktarınca borcun tamamından müştereken ve «müteselsilen kefil» sıfatıyla da sorumlu olduğumu kabul ve «taahhüt» ederim” hükmü nedeni ile davalının aynı zamanda kefil olarak sorumlu tutulup tutulamayacağı ve «kefalet sözleşmesinin» geçerli olup, olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davalı borçlu tarafından davacı banka lehine verilen «ipotekler» ile borcun tamamı kadar ve «ipotek limiti» ile sınırlı olarak, «kefil» sıfatı ile de sorumluluk altına girdiği dosya kapsamı itibari ile sabittir.
Bu nedenle borçlunun hem «ipotek» veren «üçüncü kişi», hem de «müteselsil kefil» sıfatıyla sorumluluk altına girdiği kabul edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaİhtiyati «haciz» talep eden banka ile ... arasında düzenlenen resmi senedin 2. maddesinde, «ipotek» verenin, «ipotek limiti» miktarınca borçtan müşterek müteselsil borçlu ve «müteselsil kefil» olarak sorumlu olduğunu kabul ettiği yazılı bulunmaktadır.
Bu nedenle karşı taraf konumunda bulunan ..., hem «ipotek» veren hem de «müteselsil kefil» sıfatıyla sorumludur.
İpotek resmi senedindeki «kefalet» akdi BK'nın 484. maddesindeki koşulları taşıdığından geçerlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · haciz · teminat
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Bu itibarla mahkemece «ihtiyati haciz» talebinin ... yönünden de kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, borcun rehinle «teminat» altına alınmış olması nedeniyle borçlu ... yönünden reddine karar verilmiştir.
İhtiyati «haciz» talep eden banka ile ... arasında düzenlenen resmi senedin 2. maddesinde, «ipotek» verenin, «ipotek limiti» miktarınca borçtan müşterek müteselsil borçlu ve «müteselsil kefil» olarak sorumlu olduğunu kabul ettiği yazılı bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7304 E. 2013/10851 K.
Ortak:ipotek limiti · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · kefil
İncelediğiniz karardaŞti’nin davacı bankaya olan kredi borcunun temini için davacı banka lehine davalı tarafa ait taşınmaz üzerinde tesis edilen «ipotek» kapsamında, davalının «kefil» sıfatıyla da sorumlu olduğu iddiası ile açılan alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ipotek senedindeki “«ipotek limiti» miktarınca borcun tamamından müştereken ve «müteselsilen kefil» sıfatıyla da sorumlu olduğumu kabul ve «taahhüt» ederim” hükmü nedeni ile davalının aynı zamanda kefil olarak sorumlu tutulup tutulamayacağı ve «kefalet sözleşmesinin» geçerli olup, olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davalı borçlu tarafından davacı banka lehine verilen «ipotekler» ile borcun tamamı kadar ve «ipotek limiti» ile sınırlı olarak, «kefil» sıfatı ile de sorumluluk altına girdiği dosya kapsamı itibari ile sabittir.
Bu nedenle borçlunun hem «ipotek» veren «üçüncü kişi», hem de «müteselsil kefil» sıfatıyla sorumluluk altına girdiği kabul edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaİhtiyati «haciz» talep eden banka ile ... arasında düzenlenen resmi senedin 2. maddesinde, «ipotek» verenin, «ipotek limiti» miktarınca borçtan müşterek müteselsil borçlu ve «müteselsil kefil» olarak sorumlu olduğunu kabul ettiği yazılı bulunmaktadır.
Bu nedenle karşı taraf konumunda bulunan ..., hem «ipotek» veren hem de «müteselsil kefil» sıfatıyla sorumludur.
İpotek resmi senedindeki «kefalet» akdi BK'nın 484. maddesindeki koşulları taşıdığından geçerlidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · haciz · teminat
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Bu itibarla mahkemece «ihtiyati haciz» talebinin ... yönünden de kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, borcun rehinle «teminat» altına alınmış olması nedeniyle borçlu ... yönünden reddine karar verilmiştir.
İhtiyati «haciz» talep eden banka ile ... arasında düzenlenen resmi senedin 2. maddesinde, «ipotek» verenin, «ipotek limiti» miktarınca borçtan müşterek müteselsil borçlu ve «müteselsil kefil» olarak sorumlu olduğunu kabul ettiği yazılı bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7182 E. , 2013/6699 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2010/402-2011/483 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili davalı ile dava dışı Karkas İletişim Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, davalının bu sözleşmelerin teminatı olmak üzere iki ayrı taşınmazında davacı lehine ipotek tesis ettiğini, ipotek resmi senetlerinde ayrıca davalının ipotek limiti ile sınırlı olmak üzere borcun tamamı için kefil sıfatıyla sorumlu olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, 500.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında, davaya konu müddeabih Girişim Varlık Yönetimi A.Ş. tarafından temlik alınmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun ipotek limiti ile sınırlı olduğunu, ipoteğin üst sınır ipoteği olarak tesis edilmesi nedeniyle herhangi bir kefaletin söz konusu olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ipotek akit tablosunun 5. maddesinin ipotek verme iradesini aşan BK’nın 484. maddesine aykırı ve genel uygulamaya ters düşen bir şekilde yorumu ile aynı zamanda bir kefalet sözleşmesi olarak kabul edilerek, davalının 500.000 TL ipotek bedelinin ... katı oranında 1.000.000 TL borçtan sorumlu olduğuna ilişkin davacı iddiasının hukuken korunmaya değer bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı Karkas İletişim Sistemleri Ltd. Şti’nin davacı bankaya olan kredi borcunun temini için davacı banka lehine davalı tarafa ait taşınmaz üzerinde tesis edilen ipotek kapsamında, davalının kefil sıfatıyla da sorumlu olduğu iddiası ile açılan alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, ipotek senedindeki “ipotek limiti miktarınca borcun tamamından müştereken ve müteselsilen kefil sıfatıyla da sorumlu olduğumu kabul ve taahhüt ederim” hükmü nedeni ile davalının aynı zamanda kefil olarak sorumlu tutulup tutulamayacağı ve kefalet sözleşmesinin geçerli olup, olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davalı borçlu tarafından davacı banka lehine verilen ipotekler ile borcun tamamı kadar ve ipotek limiti ile sınırlı olarak, kefil sıfatı ile de sorumluluk altına girdiği dosya kapsamı itibari ile sabittir.
Karar gerekçesinde de vurgulandığı üzere, 818 sayılı BK'nın 484. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, yazılı olması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın belirli olması zorunludur. Kefilin sorumluluğu, kefalet limitindeki miktar ile temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlıdır. Somut uyuşmazlıkta yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, İpotek resmi senedinde yer alan bu kefalet akdi de BK'nın 484. maddesindeki koşulları taşıdığından geçerlidir. Bu nedenle borçlunun hem ipotek veren üçüncü kişi, hem de müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiği kabul edilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495328200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz