İhtiyati haciz itirazı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4046 E. 2013/6306 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin paraya çevrilmesi↗ ihtiyati hacze itiraz↗ i̇i̇k 265↗ müteselsil kefil↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ ipotek↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ haciz↗ iflas↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ teminat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle teminat altına alınmamış olmasının gerektiği, dava konusu alacakla ilgili bulunan gayrimenkul rehni nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi şeklinde icra takibinin yapıldığı BK 487. maddesinde icra takibi yapılabileceğinin belirtildiği, bunun ihtiyati haciz istenebileceği anlamına gelmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, karşı taraf/alacaklı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati hacze itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 265 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, borçlu ihtiyati haciz kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir. İhtiyati haciz kararını veren mahkeme yetkisiz bile olsa, itiraz yine o mahkemeye yapılır ve itiraza ilişkin usulü işlemler, ihtiyati haciz dosyası üzerinden devam eder. Ayrıca ihtiyati hacze itiraz, esasa ilişkin bir dava olarak da görülemeyeceğinden bir dava gibi kabul edilerek mahkemenin esas defterine kaydı yapılamaz. İhtiyati haciz kararının verildiği şekilde, mahkemenin "Değişik İş" esasından kaydı devam eder.
Somut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, ihtiyati hacze itiraz isteminin, ihtiyati haciz kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas defterine kaydı yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
...- Kabule göre de, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi hükmünde, alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden önce kefil aleyhinde icra takibi yapabileceğinden bahsedildiği ancak ihtiyati haciz kararı alınabileceğinden bahsedilmediği gerekçesiyle "davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiş ise de, anılan madde uyarınca asıl alacağın ipotekle temin edilmesi halinde, ipotek nakde çevrilmeden müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı alınmasının mümkün olduğunun nazara alınmaması ve yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2465 E. 2017/4383 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaSomut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, «ihtiyati hacze itiraz» isteminin, «ihtiyati haciz» kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas «defterine» «kaydı» yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...- Kabule göre de, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi hükmünde, alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden önce «kefil» aleyhinde icra takibi yapabileceğinden bahsedildiği ancak ihtiyati haciz kararı alınabileceğinden bahsedilmediği gerekçesiyle "davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiş ise de, anılan madde uyarınca asıl alacağın «ipotekle» temin edilmesi halinde, ipotek nakde çevrilmeden «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz kararı alınmasının mümkün olduğunun nazara alınmaması ve yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için alacağın rehinle «teminat» altına alınmamış olmasının gerektiği, dava konusu alacakla ilgili bulunan gayrimenkul rehni nedeniyle «ipoteğin paraya çevrilmesi» şeklinde icra takibinin yapıldığı BK 487. maddesinde icra takibi yapılabileceğinin belirtildiği, bunun ihtiyati haciz istenebileceği anlamına gelmediği gerekçesiyl …
Buna göre, borçlu «ihtiyati haciz» kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir.
Benzer bu karardaSomut olayda da asıl borç için «ipotek» «teminatı» verildiği halde karşı taraf ...’in «kefalet» borcu için herhangi bir teminat verilmediğine göre mahkemece, asıl borç için ipotek teminatı verilmesinin «müteselsil kefil» olan karşı taraf için «ihtiyati haciz» talebinde bulunulmasına engel olmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyerek bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, kredi «teminatı» olarak «ihtiyati haciz» isteyen banka lehine birinci derecede 450.000,00 TL tutarında «ipotek» tesis edildiği anlaşıldığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, BK’nın 487. maddesi uyarınca, «rehinle temin edilmiş alacak» için ayrıca «müteselsil kefil» varsa, «rehin» alacaklısı müteselsil kefile karşı «haciz» yoluyla takip yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilmiş alacak · rehin · kefalet
Benzer bu karardaAncak, BK’nın 487. maddesi uyarınca, «rehinle temin edilmiş alacak» için ayrıca «müteselsil kefil» varsa, «rehin» alacaklısı müteselsil kefile karşı «haciz» yoluyla takip yapabilir.
Somut olayda da asıl borç için «ipotek» «teminatı» verildiği halde karşı taraf ...’in «kefalet» borcu için herhangi bir teminat verilmediğine göre mahkemece, asıl borç için ipotek teminatı verilmesinin «müteselsil kefil» olan karşı taraf için «ihtiyati haciz» talebinde bulunulmasına engel olmayacağı kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyerek bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17326 E. 2013/1134 K.
Ortak:ihtiyati hacze itiraz · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaSomut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, «ihtiyati hacze itiraz» isteminin, «ihtiyati haciz» kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas «defterine» «kaydı» yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...- Kabule göre de, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi hükmünde, alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden önce «kefil» aleyhinde icra takibi yapabileceğinden bahsedildiği ancak ihtiyati haciz kararı alınabileceğinden bahsedilmediği gerekçesiyle "davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiş ise de, anılan madde uyarınca asıl alacağın «ipotekle» temin edilmesi halinde, ipotek nakde çevrilmeden «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz kararı alınmasının mümkün olduğunun nazara alınmaması ve yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için alacağın rehinle «teminat» altına alınmamış olmasının gerektiği, dava konusu alacakla ilgili bulunan gayrimenkul rehni nedeniyle «ipoteğin paraya çevrilmesi» şeklinde icra takibinin yapıldığı BK 487. maddesinde icra takibi yapılabileceğinin belirtildiği, bunun ihtiyati haciz istenebileceği anlamına gelmediği gerekçesiyl …
Buna göre, borçlu «ihtiyati haciz» kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/48 D.İş sayılı «ihtiyati haciz» kararına dayanak olan «genel kredi sözleşmesinde» alacağının rehinle temin edildiğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, davacı tarafça «ibraz» olunan 18.03.2010 tarihli «ipotek» sözleşmesinin, ihtiyati hacze konu olan alacağa bağlı «kefaletin» «teminatı» olmadığı, ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK 487. ve İİK 45. maddeleri gereğince «ihtiyati hacze itiraz» edenin «kefaleti» nedeniyle verilen ipoteğe el atmadan «ihtiyati haciz» talep edilemeyeceği gözetilmeksizin, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz kararına itiraz eden yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · dava sebebi · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/48 D.İş sayılı «ihtiyati haciz» kararına dayanak olan «genel kredi sözleşmesinde» alacağının rehinle temin edildiğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, davacı tarafça «ibraz» olunan 18.03.2010 tarihli «ipotek» sözleşmesinin, ihtiyati hacze konu olan alacağa bağlı «kefaletin» «teminatı» olmadığı, ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
2- Bozma «sebebine» ve şekline göre, «ihtiyati haciz» kararına itiraz eden vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
1- Dava, «ihtiyati hacze itiraza» ilişkin olup, mahkemece asıl borçlunun ... olduğu, 18.06.2008 tarihli ipoteğin asıl borçlunun borcunu temin ettiği ancak, «kefilin» «kefaletini» temin etmediği, ... tarafından verilen 18.03.2010 tarihli ipoteğin ise ...'in kendi kredi borcunu temin edip kefaletini temin etmediği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «ihtiyati hacze itiraz» eden ... tarafından verilen 18.03.2010 tarihli «ipotek» senedinin 1. maddesine göre, ...'in vermiş olduğu ipotek dava dışı 3. kişilerine «kefalet» borcunu da temin etmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5432 E. 2012/7682 K.
Ortak:ipoteğin paraya çevrilmesi · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, «ihtiyati hacze itiraz» isteminin, «ihtiyati haciz» kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas «defterine» «kaydı» yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...- Kabule göre de, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi hükmünde, alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden önce «kefil» aleyhinde icra takibi yapabileceğinden bahsedildiği ancak ihtiyati haciz kararı alınabileceğinden bahsedilmediği gerekçesiyle "davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiş ise de, anılan madde uyarınca asıl alacağın «ipotekle» temin edilmesi halinde, ipotek nakde çevrilmeden «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz kararı alınmasının mümkün olduğunun nazara alınmaması ve yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için alacağın rehinle «teminat» altına alınmamış olmasının gerektiği, dava konusu alacakla ilgili bulunan gayrimenkul rehni nedeniyle «ipoteğin paraya çevrilmesi» şeklinde icra takibinin yapıldığı BK 487. maddesinde icra takibi yapılabileceğinin belirtildiği, bunun ihtiyati haciz istenebileceği anlamına gelmediği gerekçesiyl …
Buna göre, borçlu «ihtiyati haciz» kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir.
Benzer bu kararda2-Aleyhine «ihtiyati haciz» istenilenlerden ..., «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak yer aldığı gibi, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle ...'un bankaya olan borcuna karşılık kendi taşınmazına «ipotek» de tesis ettirmiştir.
Mahkemece, borçlu aleyhine alacağın rehinle temin edilmesi nedeniyle takip yapılamayacağı, diğer «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği düşünülebilirse de BK'nın 487/1. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere kefillere karşı ihtiyati haciz talebinde bulunabilmek için asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebileceği, somut olayda ise borçlu ve kefiller aleyhine, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip talebinde bulunulduğu, bu itibarla ihtiyati haciz verilebilmesinin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
1-Talep, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen tarafın müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «genel kredi sözleşmesine» dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilmiş alacak · borçlunun temerrüdü · kat ihtarnamesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · kefalet · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaŞti'ne «kat ihtarnamesi» tebliğ edilerek anılan «borçlular temerrüde» düşürüldüğüne ve bu nedenle İİK'nun «257» nci maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, bu borçlular yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak, BK'nun 487. maddesi uyarınca, «rehinle temin edilmiş alacak» için ayrıca «müteselsil kefil» varsa, «rehin» alacaklısı müteselsil kefile karşı «haciz» yoluyla takip yapabilir.
1-Talep, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen tarafın müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «genel kredi sözleşmesine» dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
2-Aleyhine «ihtiyati haciz» istenilenlerden ..., «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak yer aldığı gibi, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle ...'un bankaya olan borcuna karşılık kendi taşınmazına «ipotek» de tesis ettirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5432 E. 2012/7682 K.
Ortak:ipoteğin paraya çevrilmesi · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, «ihtiyati hacze itiraz» isteminin, «ihtiyati haciz» kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas «defterine» «kaydı» yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. ...- Kabule göre de, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi hükmünde, alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden önce «kefil» aleyhinde icra takibi yapabileceğinden bahsedildiği ancak ihtiyati haciz kararı alınabileceğinden bahsedilmediği gerekçesiyle "davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiş ise de, anılan madde uyarınca asıl alacağın «ipotekle» temin edilmesi halinde, ipotek nakde çevrilmeden «müteselsil kefiller» hakkında ihtiyati haciz kararı alınmasının mümkün olduğunun nazara alınmaması ve yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için alacağın rehinle «teminat» altına alınmamış olmasının gerektiği, dava konusu alacakla ilgili bulunan gayrimenkul rehni nedeniyle «ipoteğin paraya çevrilmesi» şeklinde icra takibinin yapıldığı BK 487. maddesinde icra takibi yapılabileceğinin belirtildiği, bunun ihtiyati haciz istenebileceği anlamına gelmediği gerekçesiyl …
Buna göre, borçlu «ihtiyati haciz» kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir.
Benzer bu kararda2-Aleyhine «ihtiyati haciz» istenilenlerden ..., «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak yer aldığı gibi, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle ...'un bankaya olan borcuna karşılık kendi taşınmazına «ipotek» de tesis ettirmiştir.
Mahkemece, borçlu aleyhine alacağın rehinle temin edilmesi nedeniyle takip yapılamayacağı, diğer «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilebileceği düşünülebilirse de BK'nın 487/1. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere kefillere karşı ihtiyati haciz talebinde bulunabilmek için asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhine ihtiyati haciz kararı verilebileceği, somut olayda ise borçlu ve kefiller aleyhine, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla takip talebinde bulunulduğu, bu itibarla ihtiyati haciz verilebilmesinin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
1-Talep, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen tarafın müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «genel kredi sözleşmesine» dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilmiş alacak · borçlunun temerrüdü · kat ihtarnamesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · kefalet · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaŞti'ne «kat ihtarnamesi» tebliğ edilerek anılan «borçlular temerrüde» düşürüldüğüne ve bu nedenle İİK'nun «257» nci maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, bu borçlular yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak, BK'nun 487. maddesi uyarınca, «rehinle temin edilmiş alacak» için ayrıca «müteselsil kefil» varsa, «rehin» alacaklısı müteselsil kefile karşı «haciz» yoluyla takip yapabilir.
1-Talep, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen tarafın müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «genel kredi sözleşmesine» dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
2-Aleyhine «ihtiyati haciz» istenilenlerden ..., «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak yer aldığı gibi, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle ...'un bankaya olan borcuna karşılık kendi taşınmazına «ipotek» de tesis ettirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4046 E. , 2013/6306 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28...2012 tarih ve 2012/277-2012/408 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karşı taraf/alacaklı vekilinin talebi üzerine, ihtiyati hacze itiraz eden/borçluların murisi ... tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalanan 31.03.2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’ne konu borcun ödenmediği ve hesabın kat edildiği gerekçesiyle, borçlular adına kayıtlı menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmiş, ancak ihtiyati hacze itiraz eden/borçlular vekilince, kredi borcunun teminatı olan ipoteklerin paraya çevrilmesine ilişkin takip ile yine aynı borcun teminatı olarak verilen araç rehnine ilişkin ayrı bir icra takibinin bulunduğu ileri sürülerek, ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir.
Karşı taraf/alacaklı vekili, itirazın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle teminat altına alınmamış olmasının gerektiği, dava konusu alacakla ilgili bulunan gayrimenkul rehni nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi şeklinde icra takibinin yapıldığı BK 487. maddesinde icra takibi yapılabileceğinin belirtildiği, bunun ihtiyati haciz istenebileceği anlamına gelmediği gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, karşı taraf/alacaklı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkindir. İhtiyati hacze itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 265 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, borçlu ihtiyati haciz kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir. İhtiyati haciz kararını veren mahkeme yetkisiz bile olsa, itiraz yine o mahkemeye yapılır ve itiraza ilişkin usulü işlemler, ihtiyati haciz dosyası üzerinden devam eder. Ayrıca ihtiyati hacze itiraz, esasa ilişkin bir dava olarak da görülemeyeceğinden bir dava gibi kabul edilerek mahkemenin esas defterine kaydı yapılamaz. İhtiyati haciz kararının verildiği şekilde, mahkemenin "Değişik İş" esasından kaydı devam eder.
Somut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, ihtiyati hacze itiraz isteminin, ihtiyati haciz kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas defterine kaydı yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
...- Kabule göre de, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi hükmünde, alacaklının asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden önce kefil aleyhinde icra takibi yapabileceğinden bahsedildiği ancak ihtiyati haciz kararı alınabileceğinden bahsedilmediği gerekçesiyle "davanın kabulüne" şeklinde karar verilmiş ise de, anılan madde uyarınca asıl alacağın ipotekle temin edilmesi halinde, ipotek nakde çevrilmeden müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı alınmasının mümkün olduğunun nazara alınmaması ve yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karşı taraf/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın karşı taraf/alacaklı yararına BOZULMASINA, 29.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/495154500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz