Ordino
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3709 E. 2019/2518 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ordino↗ ciro silsilesi↗ ihbar yükümlülüğü↗ konşimento↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ davanın açılmamış sayılması↗ ciro↗ açılmamış sayılma↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ feragat↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının sorumluluğunun konşimentonun düzgün ciro silsilesi ile düzenlenip düzenlenmediğini denetlemekle sınırlı olduğu, ordinoyu ibraz edenin gerçek hak sahipliğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı ancak 6762 sayılı TTK'nın 1052. maddesi gereğince, mal varma limanına ulaştığında taşıyıcının gönderilene ihbar yükümlülüğünün bulunduğu, davalı taşıyıcı ihbarda bulunduğunu ileri sürmüş ise de bunu ispatlayamadığı, davalının davacı şirketin tahsil edemediği mal bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı taşıyıcı yönünden davanın kabulü ile 369.783 USD'nin dava tarihinden itibaren faiziyle bu davalıdan tahsiline, davalı bankalar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise feragat nedeniyle reddine dair verilen kararın davalı ... Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1648 E. 2017/890 K.
Ortak:ordino · ciro silsilesi · ihbar yükümlülüğü · konşimento · taşıyıcının sorumluluğu · davanın açılmamış sayılması · ciro · açılmamış sayılma
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» «konşimentonun» düzgün «ciro silsilesi» ile düzenlenip düzenlenmediğini denetlemekle sınırlı olduğu, «ordinoyu» «ibraz» edenin gerçek hak sahipliğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı ancak 6762 sayılı TTK'nın 1052. maddesi gereğince, mal varma limanına ulaştığında taşıyıcının gönderilene «ihbar yükümlülüğünün» bulunduğu, davalı taşıyıcı ihbarda bulunduğunu ileri sürmüş ise de bunu ispatlayamadığı, davalının davacı şirketin tahsil edemediği mal bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı taşıyıcı yönünden davanın kabulü ile 369.783 USD'nin dava tarihinden itibaren faiziyle bu davalıdan tahsiline, davalı bankalar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise «feragat» nedeniyle reddine dair verilen kararın davalı ...
Benzer bu karardaMahkemece, davalı «taşıyıcının sorumluluğunun» «konşimentonun» düzgün «ciro silsilesi» ile düzenlenip düzenlenmediğini denetlemekle sınırlı olduğu, «ordinoyu» «ibraz» edenin gerçek hak sahipliğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı ancak 6762 sayılı TTK'nın 1052. maddesi gereğince, mal varma limanına ulaştığında taşıyıcının gönderilene «ihbar yükümlülüğünün» bulunduğu, davalı taşıyıcı ihbarda bulunduğunu ileri sürmüş ise de bunu ispatlayamadığı, davalının davacı şirketin tahsil edemediği mal bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesi ile davalı taşıyıcı yönünden davanın kabulü ile 369.783 USD' nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/A maddesi gereğince işleyecek dolar faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline, davalı bankalar yönünden «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «taşıyıcının sorumluluğunun» «konşimentonun» düzgün «ciro silsilesi» ile düzenlenip düzenlenmediğini denetlemekle sınırlı olduğu, bunun ötesinde «teslim» belgesi yani «ordinonun» «sahteliğini» bir başka deyişle ordinoyu «ibraz» edenin gerçek hak sahipliğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, ancak 6762 sayılı TTK nın 1052. maddesi gereğince mal varma limanına ulaştığında taşıyıcının gönderilene «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirmediği gerekçesi ile davalı ...
Davacı, malların sahte «ordino» ile malı gönderilene ya da alıcıya değil, üçüncü bir şahsa «teslim» ettiğini, davalı ise orijinal «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı teslim ettiğini, mallar üzerindeki hak sahipliği bakımından yalnızca konşimentonun esas alınabileceğini savunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:meşru hamil · taşıtan · sahtelik · yetkili hamil · hamil · ilan · teslim
Benzer bu karardaDavacı, malların sahte «ordino» ile malı gönderilene ya da alıcıya değil, üçüncü bir şahsa «teslim» ettiğini, davalı ise orijinal «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı teslim ettiğini, mallar üzerindeki hak sahipliği bakımından yalnızca konşimentonun esas alınabileceğini savunmuştur.
Mahkemece, «taşıyıcının sorumluluğunun» «konşimentonun» düzgün «ciro silsilesi» ile düzenlenip düzenlenmediğini denetlemekle sınırlı olduğu, bunun ötesinde «teslim» belgesi yani «ordinonun» «sahteliğini» bir başka deyişle ordinoyu «ibraz» edenin gerçek hak sahipliğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, ancak 6762 sayılı TTK nın 1052. maddesi gereğince mal varma limanına ulaştığında taşıyıcının gönderilene «ihbar yükümlülüğünü» yerine getirmediği gerekçesi ile davalı ...
Bu durum, «konşimentonun» emre yazılı olup bir «ihbar» adresini ihtiva etmemesi veya «meşru hamilin» de kendiliğinden ortaya çıkmaması halinde söz konusu olabilir.
Dava, gemi ile taşınan malların alıcısına «teslim» edilmemesi iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11866 E. 2013/17461 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6734 E. 2022/195 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · ıslah · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 30.783,23-TL tazminatın davalıdan talep edebileceğinin belirlendiği, «bozma sonrası» «ıslah» yapılması mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.000.-TL'nin 30.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3709 E. , 2019/2518 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02/12/2015 gün ve 2014/1016 - 2015/462 sayılı kararı bozan Dairenin 16/02/2017 gün ve 2016/1648 - 2017/890 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalılardan Richview Engineering Ltd. Firması arasında mal alım satım sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereğince müvekkilinin malları dört sevkiyat halinde davalıya göndermeyi taahhüt ettiğini ve ödemenin akreditif aracılığı ile yapılmasının kararlaştırıldığını, malların taşınması için davalı ... Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaşma sağlandığını, davalı taşıyıcı ile gönderilen malların dava dışı Markus Firması tarafından sahte teslimat emri sunulmak suretiyle çekildiğini, malın alıcı olmayan ilgisiz 3. bir firmaya teslim edildiğini ve müvekkilinin malların bedelini alamadığını ileri sürerek, 369.783 ...'nin faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş, yargılama aşamasında bir kısmın davalılar hakkındaki davayı takip edilmemiş bir kısım davalılar yönünden ise davadan feragat edilmiştir.
Davalı ... Nakliyat ve Ticaret Ltd. Şti. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının sorumluluğunun konşimentonun düzgün ciro silsilesi ile düzenlenip düzenlenmediğini denetlemekle sınırlı olduğu, ordinoyu ibraz edenin gerçek hak sahipliğini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı ancak 6762 sayılı TTK'nın 1052. maddesi gereğince, mal varma limanına ulaştığında taşıyıcının gönderilene ihbar yükümlülüğünün bulunduğu, davalı taşıyıcı ihbarda bulunduğunu ileri sürmüş ise de bunu ispatlayamadığı, davalının davacı şirketin tahsil edemediği mal bedelinden davacıya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı taşıyıcı yönünden davanın kabulü ile 369.783 USD'nin dava tarihinden itibaren faiziyle bu davalıdan tahsiline, davalı bankalar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise feragat nedeniyle reddine dair verilen kararın davalı ...
Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 02/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/493931300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz