Marka Tescil Başvurusunun Kabulü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/266 E. 2019/2228 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrerlik↗ ayırt edicilik↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, taraf markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun “Hacı Usta” ibaresinden oluştuğu, “Öz Urfa” ibaresi herkesin kullanımına açık olduğundan ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ibareler arasında iltibasa sebebiyet verecek şekilde görsel seçsil ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan ve reddedilen 29, 30 ve 43. sınıf ürün ve hizmetlerin davalı markasının kapsamındaki ürün ve hizmetler ile aynı türden olduğu, başvuru markasının davacının önceki markasına değil davalının tescilli markasına yanaşma olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan redddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının TPMK nezdinde tescilli 2005/33443 sayılı “UHU URFALI HACI USTA” ibareli markası olduğu sabittir. Davacının dava konusu başvuru markası ise “ÖZ URFALI HACI USTA” olup, bu işaretin 2005 tarihli davacı tescilli markasından tek farkı “UHU” ibaresi yerine “ÖZ” ibaresidir. Dairemizin 19.09.2008 tarih 7547/10251 sayılı ve yine 14.11.2008 tarih 11505/12839 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere mükerrer markaların varlığı halinde, seri marka istisnasından yararlanılabilmesi için, seri markanın; kök markanın asli unsurlarını içeriyor ve ona büyük ölçüde benzerlik gösteriyor olması gerekir. Ayrıca, tescil edilmek istenen seri markanın itiraza dayanak markaya yakınlaşma (benzeşme) suretiyle iltibas ve haksız yararlanmaya da yol açmaması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta, davacının daha önceki 2005/33443 sayı ile tescilli markası dikkate alındığında "HACI USTA" asıl unsurlu başvuru konusu marka açısından kazanılmış hakkı olduğunun kabulü gerekirken dava konusu markanın davalının 2009/11797 sayılı “HU HACI USTA” markasına yanaşma oluşturacağı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4964 E. 2020/2655 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, taraf markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun “Hacı Usta” ibaresinden oluştuğu, “Öz Urfa” ibaresi herkesin kullanımına açık olduğundan «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, ibareler arasında «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde görsel seçsil ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan ve reddedilen 29, 30 ve 43. sınıf ürün ve hizmetlerin d …
Ayrıca, tescil edilmek istenen seri markanın itiraza dayanak markaya yakınlaşma (benzeşme) suretiyle «iltibas» ve haksız yararlanmaya da yol açmaması zorunludur.
Benzer bu karardaBu durum kazanılmış haklar ilkesinin bir gereği olmakla birlikte, seri marka yaratılırken 3. kişilerin önceden tescilli markalarına yanaşarak yakınlaştırma veya benzeştirme yoluyla «iltibas» tehlikesine ve haksız yarar sağlamaya yol açmamak gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · yenileme
Benzer bu kararda… rkalar arasındaki tek farkın sonraki tarihli markada “UHU” ibaresi yerine “ÖZ” ibaresi yazması olduğu, önceki tarihli markanın bu haliyle başvuru markası bakımından «kazanılmış hak» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında, başvuruya konu markanın “ÖZ URFALI HACI USTA” ibareli olduğu, davacı yanın «kazanılmış hak» iddiasına mesnet tuttuğu markanın ise “UHU URFALI HACI USTA” ibareli olup, başvuru markasıyla önceki tarihli marka arasındaki tek farkın başvuru markasında “UHU” i …
… markanın bu işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle, önceki markanın kapsadığı ürünlerin veya bir ürün çeşidinin tüketiciye «yenilenmiş» bir marka imajı ile sunulması ve bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin de işletmesel köken olarak öncekilerle bağlantılı olduğu mesajını …
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, «kazanılmış hak» iddiasına dayanak yapılan 2005/33443 sayılı “UHU Urfalı Hacı Usta” ibareli markanın 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetler bakımından tescil edilmiş olduğu, buna karşılık başvuru markası kapsamında 43. sınıfta yer alan mal ve hizmetler yanında 29. ve 30. sınıfta yer alan malların da bulunduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1636 E. 2013/18553 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, taraf markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun “Hacı Usta” ibaresinden oluştuğu, “Öz Urfa” ibaresi herkesin kullanımına açık olduğundan «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, ibareler arasında «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde görsel seçsil ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan ve reddedilen 29, 30 ve 43. sınıf ürün ve hizmetlerin d …
Ayrıca, tescil edilmek istenen seri markanın itiraza dayanak markaya yakınlaşma (benzeşme) suretiyle «iltibas» ve haksız yararlanmaya da yol açmaması zorunludur.
Benzer bu kararda… kkilinin namı müstear halini almış “Halil Usta” marka ve unvanının kullanıldığının tespit edildiğini, davalı tarafça kullanılan bu ibarenin müvekkilinin markası ile «iltibas» yarattığını, davalının «haksız rekabet» teşkil eden eylemi nedeniyle müvekkilinin kazancında eksilme olduğunu ve markasının itibarının da zedelendiğini ileri sürerek, müvekkilinin anılan markasına davalının tecavüzünün tespiti ile önlenmesini, hükmün «ilanını», fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile TTK’nın 58/e veya 556 sayılı KHK’ya göre hesaplanacak tazminat miktarından hangisi fazla ise 10.000.00 TL maddi ve 10.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · yasal faiz · ilan · cy/cy kaydı · haksız rekabet · dahili dava
Benzer bu kararda… kkilinin namı müstear halini almış “Halil Usta” marka ve unvanının kullanıldığının tespit edildiğini, davalı tarafça kullanılan bu ibarenin müvekkilinin markası ile «iltibas» yarattığını, davalının «haksız rekabet» teşkil eden eylemi nedeniyle müvekkilinin kazancında eksilme olduğunu ve markasının itibarının da zedelendiğini ileri sürerek, müvekkilinin anılan markasına davalının tecavüzünün tespiti ile önlenmesini, hükmün «ilanını», fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak «kaydı» ile TTK’nın 58/e veya 556 sayılı KHK’ya göre hesaplanacak tazminat miktarından hangisi fazla ise 10.000.00 TL maddi ve 10.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Dava açıldıktan sonra oluşan yeni durumlar ve olaylar «ıslah» yolu ile dahi mevcut davaya «dahil» edilemez, ancak yeni bir davanın konusunu oluşturabilir.
Dava, markaya tecavüz, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. ./. -2- Kural olarak her dava açıldığı tarihte mevcut koşullara göre görülerek karara bağlanır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/266 E. , 2019/2228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2017 tarih ve 2016/475 E. - 2017/281 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince verilen 19/10/2017 tarih ve 2017/1110-2017/917 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 21.11.2014 tarih ve 2014/95489 sayılı ve 29, 30, 31, 32 ve 43. sınıf mal ve hizmetleri içeren "ÖZ URFALI HACI USTA" ibareli marka tescil başvurusunun, davalının “HU HACI USTA + Şekil” markasını mesnet göstererek yaptığı itiraz sonucu kısmen reddedildiğini, dava konusu markanın davacının 2005/33443 sayılı "UHU URFALI HACI USTA" ibareli tescilli markasının devamı niteliğinde olduğunu, davacının müktesep hakkının bulununduğunu, davacı başvuru markasının redde mesnet marka ile iltibasa sebep olacak kadar benzer olmadığını ileri sürerek TPMK ...'nın 2016/M-10436 sayılı kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini istemiştir
Davalı ... ve Marka Kurumu vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, anlamsal, görsel ve seçsil olarak başvuru konusu "ÖZ URFALI HACI USTA" ibareli işaret ile davalının "HU HACI USTA" ibareli markaların bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, farklılıkların yeterince ayrıt edicilik sağlamadığını, mal ve hizmet sınıflarının aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, taraf markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun “Hacı Usta” ibaresinden oluştuğu, “Öz Urfa” ibaresi herkesin kullanımına açık olduğundan ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ibareler arasında iltibasa sebebiyet verecek şekilde görsel seçsil ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan ve reddedilen 29, 30 ve 43. sınıf ürün ve hizmetlerin davalı markasının kapsamındaki ürün ve hizmetler ile aynı türden olduğu, başvuru markasının davacının önceki markasına değil davalının tescilli markasına yanaşma olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan redddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının TPMK nezdinde tescilli 2005/33443 sayılı “UHU URFALI HACI USTA” ibareli markası olduğu sabittir. Davacının dava konusu başvuru markası ise “ÖZ URFALI HACI USTA” olup, bu işaretin 2005 tarihli davacı tescilli markasından tek farkı “UHU” ibaresi yerine “ÖZ” ibaresidir. Dairemizin 19.09.2008 tarih 7547/10251 sayılı ve yine 14.11.2008 tarih 11505/12839 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere mükerrer markaların varlığı halinde, seri marka istisnasından yararlanılabilmesi için, seri markanın; kök markanın asli unsurlarını içeriyor ve ona büyük ölçüde benzerlik gösteriyor olması gerekir. Ayrıca, tescil edilmek istenen seri markanın itiraza dayanak markaya yakınlaşma (benzeşme) suretiyle iltibas ve haksız yararlanmaya da yol açmaması zorunludur.
Somut uyuşmazlıkta, davacının daha önceki 2005/33443 sayı ile tescilli markası dikkate alındığında "HACI USTA" asıl unsurlu başvuru konusu marka açısından kazanılmış hakkı olduğunun kabulü gerekirken dava konusu markanın davalının 2009/11797 sayılı “HU HACI USTA” markasına yanaşma oluşturacağı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/492114000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz