6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai Şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4455 E. 2013/6292 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
serbest rekabet ilkesi sözleşmeyle bağlılık ilkesi ahde vefa sözleşme serbestisi sözleşmenin ihlali kısıtlılık 818 sayılı borçlar kanunu cezai şart dürüstlük kuralı ifa kamu düzeni geçersizlik taşıyan kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

dava, sözleşmenin ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Rekabet, bir tüketici grubuna aynı dönemde, aynı türdeki mal ya da hizmetleri satan teşebbüsler arasındaki ilişki olup, çağdaş piyasa ekonomisinin temelini serbest rekabet ilkesi oluşturur. Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi ile, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı bulunup yasaklanmış olup mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşme anılan bu yasaklamalar kapsamında kaldığından bahisle geçersiz sayılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa- Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Diğer bir söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Anayasa’da veya yasalarda sözleşme yapma imkanı, özel bazı istisnalar dışında herkes için kabul edilmiştir. İmzalanan bir sözleşmenin sonradan ortaya çıkan şartlara göre değiştirilebilmesi için, sözleşmede buna imkan veren bir hükmün bulunması gerekir. Sözleşme serbestliği ilkesi tarafların birbirleri karşısında eşit hak sahibi olarak bulunmalarını gerektirir. Sözleşme ilişkisinden ... uyuşmazlıklarda tarafların hak ve borçları, sözleşme ve eklerine göre belirlenir. Başka bir ifade ile uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümlerinin esas alınması gerekir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak sözleşme serbestisi sınırsız değildir. Karar tarihinde geçerli 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun .... ve 20. maddelerinde sözleşme serbestisine bir takım sınırlamalar getirilmiş, kanunun kesin olarak emrettiği kurallara veya ahlaka (adaba) veya kamu düzenine yahut şahsi hükümlere ilişkin haklara aykırı sözleşmelerin geçerli olamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu durumda, taraflar arasında imzalanmış bulunan ....2005 tarihli sözleşme hükümlerinin, sözleşme serbestliği ilkesi çerçevesinde geçerli bir sözleşme olduğu ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin dava konusu olaya uygulanırlığının bulunmadığı gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin davalı ... bakımından verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemece anılan davalı hakkında verilen kararın bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sözleşmenin Uyarlanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3178 E. 2013/20242 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5089 E. 2020/3243 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmenin Uyarlanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3663 E. 2010/10285 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Satıcının temerrüdü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3232 E. 2021/6493 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2803 E. 2014/9425 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/4455 E.  ,  2013/6292 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29...2011 tarih ve 2009/75-2011/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan ....2005 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketin, davalı iş merkezinde bulunan mağazasında her türlü halıyı, davalı ...'nın ise sadece Kaşmir ve Samur marka küçük ebatlı halı satabileceği ile alışveriş merkezinde başka bir halıcıya yer verilmeyeceği, sözleşmenin ihlali halinde tarafların 50.000,00 TL tazminat ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalılardan ...'nın anılan sözleşmeyi ihlal ederek önce Kaşmir ve Samur markalarının her ebattaki halılarını satmaya başladığını, sonrasında da Royal Halıcılığın bayii olduğunu, davalıların sözleşmeye aykırı hareket ederek müvekkilini zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 50.000.00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Yöneticiliği vekili, müvekkilinin Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre seçili bir yönetim olduğundan husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmeyi ihlal etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili, Royal firmasına ait halıların satışının, müvekkilinin Elvankent’teki mağazasında yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin sözleşmeyi ihlal etmesinin sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; iddia, savunmalar ve dosya kapsamına göre, davalılardan ... Yönetimi’nin ortak yerlere ilişkin işlemler hariç husumet ehliyetinin bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen ....2005 tarihli sözleşme hükümlerinin, niteliği itibari ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi uyarınca geçersiz olup, davacının bu sözleşmeye dayanarak tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılardan ... Yönetimi hakkındaki davada verilen hükme yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

...- Davacı vekilinin diğer davalı hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava, sözleşmenin ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Rekabet, bir tüketici grubuna aynı dönemde, aynı türdeki mal ya da hizmetleri satan teşebbüsler arasındaki ilişki olup, çağdaş piyasa ekonomisinin temelini serbest rekabet ilkesi oluşturur. Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi ile, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı bulunup yasaklanmış olup mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşme anılan bu yasaklamalar kapsamında kaldığından bahisle geçersiz sayılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa- Pacta Sund Servanda) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Diğer bir söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Anayasa’da veya yasalarda sözleşme yapma imkanı, özel bazı istisnalar dışında herkes için kabul edilmiştir. İmzalanan bir sözleşmenin sonradan ortaya çıkan şartlara göre değiştirilebilmesi için, sözleşmede buna imkan veren bir hükmün bulunması gerekir. Sözleşme serbestliği ilkesi tarafların birbirleri karşısında eşit hak sahibi olarak bulunmalarını gerektirir.

Sözleşme ilişkisinden ... uyuşmazlıklarda tarafların hak ve borçları, sözleşme ve eklerine göre belirlenir. Başka bir ifade ile uyuşmazlığın çözümünde sözleşme hükümlerinin esas alınması gerekir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak sözleşme serbestisi sınırsız değildir. Karar tarihinde geçerli 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun .... ve 20. maddelerinde sözleşme serbestisine bir takım sınırlamalar getirilmiş, kanunun kesin olarak emrettiği kurallara veya ahlaka (adaba) veya kamu düzenine yahut şahsi hükümlere ilişkin haklara aykırı sözleşmelerin geçerli olamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu durumda, taraflar arasında imzalanmış bulunan ....2005 tarihli sözleşme hükümlerinin, sözleşme serbestliği ilkesi çerçevesinde geçerli bir sözleşme olduğu ve Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin dava konusu olaya uygulanırlığının bulunmadığı gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin davalı ... bakımından verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemece anılan davalı hakkında verilen kararın bozulmasına karar vermek gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılardan ... Yönetimi hakkında verilen karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılardan ... hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile anılan davalı hakkındaki kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/490630200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.