Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4470 E. 2013/6047 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acente↗ reeskont faizi↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin ....09.2007 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, asıl davada, davalının davacının markasını işletme adında kullanmak suretiyle tecavüz ettiği, birleşen davada davalının hizmet markasını kullanımının devam ettiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının davacının marka hakkına tecavüzünün durdurulmasına ve yasaklanmasına, 1.086,71 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl dava davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı birleşen dosya davacısı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Asıl dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen dava ise davacıya ait markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış ve 1.000 TL maddi tazminat, ....000 TL manevi tazminat ve ....000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile 1.086,71 TL maddi tazminat hüküm altına alınmıştır. Buna karşın davacının maddi tazminat istemi yukarıda da değinildiği üzere 1.000 TL’den ibaret olup mahkemece maddi tazminat istemi yönünden talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
...- Öte yandan, davalı birleşen dosya davacısı tarafından, davacı birleşen dosya davalısı hakkında açılan kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davasına konu markanın “ithalat, ihracat, acente hizmetleri” yönünden de tescilli olduğu, buna karşın mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmede bu hususa yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacı ... Ltd. Şti. adına tescilli markanın değinilen hizmetler yönünden herhangi bir kullanımının olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3271 E. 2015/8426 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası yargılama · bozma sonrası karar · muvafakat · kâr kaybı · içtihadı birleştirme kararı · ıslah · hasar
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında «ıslah» edilen ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen ıslaha konu miktarın reddi gerekirken anılan «içtihadı birleştirme» kararına aykırı olarak ıslah ile artırılan miktarın da hüküm altına alınması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dolu «hasarı» poliçelerinin kalite «kaybı» zararını da kapsadığı ve bunun ürün kaybı anlamına geldiği, oluşan zarar miktarının ise 4086,39 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 4.086,39 TL'nin, 1.000 TL'sinin dava tarihinden, 3.086,39 TL'sinin ise «ıslah» tarihinden işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, 04.02.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13705 E. 2012/6234 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 258 · acentelik sözleşmesi · sigorta tazminatı · ibraname · acentelik · ek prim · denetime elverişlilik · oy yasağı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» feshedildiği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesinde davalının «sigorta tazminatı» ödemeye yetkili olmadığı belirtilmiş ise de, taraflar arasındaki uygulamanın aksi yönde olduğu, bu nedenle davalı tarafından usulüne uygun olarak yapılan «hasar» ödemelerinin «prim» borcundan «mahsup» edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 5.186,24 TL «asıl alacak», 6.086,20 TL «işlemiş faiz» yönünden iptaline, %40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
O halde, mahkemece, davalı tarafından yapılan ödemelerin hangi nedenle usulüne uygun olmadığını da gösterecek ve Yargıtay «denetimine elverişli» olacak biçimde rapor alınarak ve geçerli belgelere dayalı olarak yapılan ödemelerin «ibraname» olmasa dahi davalının borcundan «mahsup» edilmesinin gerektiği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, 19.12.2006 tarihinde davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 12.835,24 TL asıl, 5.«258» TL «işlemiş faiz» üzerinden devamına karar verilmiş olup bu kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 16.06.2008 tarihli ilamı ile karar davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4470 E. , 2013/6047 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27...2011 tarih ve 2008/36-2011/848 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkili adına tescilli “ARS” markasının davalı tarafından haksız ve izinsiz olarak kullanıldığını ileri sürerek, müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturan davalı fiillerinin tespit ve önlenmesini, 1000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, birleşen davada, davalı adına tescilli markanın markasal kullanımının bulunmadığını ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin ....09.2007 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, asıl davada, davalının davacının markasını işletme adında kullanmak suretiyle tecavüz ettiği, birleşen davada davalının hizmet markasını kullanımının devam ettiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının davacının marka hakkına tecavüzünün durdurulmasına ve yasaklanmasına, 1.086,71 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl dava davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı birleşen dosya davacısı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Asıl dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi, manevi tazminat ve itibar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen dava ise davacıya ait markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış ve 1.000 TL maddi tazminat, ....000 TL manevi tazminat ve ....000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile 1.086,71 TL maddi tazminat hüküm altına alınmıştır. Buna karşın davacının maddi tazminat istemi yukarıda da değinildiği üzere 1.000 TL’den ibaret olup mahkemece maddi tazminat istemi yönünden talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
...- Öte yandan, davalı birleşen dosya davacısı tarafından, davacı birleşen dosya davalısı hakkında açılan kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davasına konu markanın “ithalat, ihracat, acente hizmetleri” yönünden de tescilli olduğu, buna karşın mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmede bu hususa yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacı ... Ltd. Şti. adına tescilli markanın değinilen hizmetler yönünden herhangi bir kullanımının olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı birleşen dosya davacısı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) ve (...) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı birleşen dosya davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı birleşen dosya davacısı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/490386700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz