İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13705 E. 2012/6234 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 258↗ acentelik sözleşmesi↗ sigorta tazminatı↗ ibraname↗ acentelik↗ ek prim↗ denetime elverişlilik↗ oy yasağı↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshedildiği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesinde davalının sigorta tazminatı ödemeye yetkili olmadığı belirtilmiş ise de, taraflar arasındaki uygulamanın aksi yönde olduğu, bu nedenle davalı tarafından usulüne uygun olarak yapılan hasar ödemelerinin prim borcundan mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 5.186,24 TL asıl alacak, 6.086,20 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 19.12.2006 tarihinde davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 12.835,24 TL asıl, 5.258 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiş olup bu kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 16.06.2008 tarihli
ilamı ile karar davalı yararına bozulmuştur. Kararın, yalnızca taraflardan biri tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay'ın da temyiz eden taraf lehine kararı bozmasından sonra artık bozma kararına uyan mahkemece, temyiz eden tarafın bozulan karara oranla aleyhine olan bir karar verilemez. Somut olayda da, mahkemece Dairemizin 16.06.2008 tarihli bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, aleyhe hüküm verme yasağını ihlal edecek biçimde 6.086,20 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, mahkemece, hükme esas alınan 09.02.2010 tarihli bilirkişi raporunda, tüm belgeleri mevcut olan bazı hasar dosyalarında davalı tarafından yapılan ödemelerin, usulüne uygun olmadıkları ve bu nedenle de acentelik borcundan mahsup edilemeyeceği kabul edilmiş ise de, hangi nedenle bu ödemelerin usulüne uygun olmadıkları açıklanmamış olup bu hali ile raporun denetlenmesi mümkün değildir. O halde, mahkemece, davalı tarafından yapılan ödemelerin hangi nedenle usulüne uygun olmadığını da gösterecek ve Yargıtay denetimine elverişli olacak biçimde rapor alınarak ve geçerli belgelere dayalı olarak yapılan ödemelerin ibraname olmasa dahi davalının borcundan mahsup edilmesinin gerektiği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4470 E. 2013/6047 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acente · reeskont faizi · marka hakkına tecavüz · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · eksik inceleme
Benzer bu kararda… anmak suretiyle tecavüz ettiği, birleşen davada davalının hizmet markasını kullanımının devam ettiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalının davacının «marka hakkına tecavüzünün» durdurulmasına ve yasaklanmasına, 1.086,71 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
… kırı bir yön bulunmamasına göre, davalı birleşen dosya davacısı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Asıl dava, «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, «maddi, manevi tazminat» ve itibar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen dava ise davacıya ait markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmış ve 1.000 TL «maddi tazminat», ....000 TL manevi tazminat ve ....000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile 1.086,71 TL maddi tazminat hüküm altına alınmıştır.
Buna karşın davacının «maddi tazminat» istemi yukarıda da değinildiği üzere 1.000 TL’den ibaret olup mahkemece maddi tazminat istemi yönünden talep aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. ...- Öte yandan, davalı birleşen dosya davacısı tarafından, davacı birleşen dosya davalısı hakkında açılan kullanmama nedenine dayalı hükümsüzlük davasına konu markanın “ithalat, ihracat, «acente» hizmetleri” yönünden de tescilli olduğu, buna karşın mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmede bu hususa yer verilmediği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3271 E. 2015/8426 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» feshedildiği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesinde davalının «sigorta tazminatı» ödemeye yetkili olmadığı belirtilmiş ise de, taraflar arasındaki uygulamanın aksi yönde olduğu, bu nedenle davalı tarafından usulüne uygun olarak yapılan «hasar» ödemelerinin «prim» borcundan «mahsup» edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 5.186,24 TL «asıl alacak», 6.086,20 TL «işlemiş faiz» yönünden iptaline, %40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
3-Ayrıca, mahkemece, hükme esas alınan 09.02.2010 tarihli bilirkişi raporunda, tüm belgeleri mevcut olan bazı «hasar» dosyalarında davalı tarafından yapılan ödemelerin, usulüne uygun olmadıkları ve bu nedenle de «acentelik» borcundan «mahsup» edilemeyeceği kabul edilmiş ise de, hangi nedenle bu ödemelerin usulüne uygun olmadıkları açıklanmamış olup bu hali ile raporun denetlenmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dolu «hasarı» poliçelerinin kalite «kaybı» zararını da kapsadığı ve bunun ürün kaybı anlamına geldiği, oluşan zarar miktarının ise 4086,39 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 4.086,39 TL'nin, 1.000 TL'sinin dava tarihinden, 3.086,39 TL'sinin ise «ıslah» tarihinden işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası yargılama · bozma sonrası karar · muvafakat · kâr kaybı · içtihadı birleştirme kararı · ıslah
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası yargılama» aşamasında «ıslah» edilen ve davalı tarafça da «muvafakat» edilmeyen ıslaha konu miktarın reddi gerekirken anılan «içtihadı birleştirme» kararına aykırı olarak ıslah ile artırılan miktarın da hüküm altına alınması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dolu «hasarı» poliçelerinin kalite «kaybı» zararını da kapsadığı ve bunun ürün kaybı anlamına geldiği, oluşan zarar miktarının ise 4086,39 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 4.086,39 TL'nin, 1.000 TL'sinin dava tarihinden, 3.086,39 TL'sinin ise «ıslah» tarihinden işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, 04.02.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılması mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13705 E. , 2012/6234 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2008/565-2010/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki acentelik sözleşmesinin, primlerin ödenmemesi nedeniyle müvekkilince feshedildiğini, alacaklarının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bir kısım sigortalılara hasar ödemelerinin müvekkili tarafından yapıldığını ancak bu miktarların davacı tarafından mahsup edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin feshedildiği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 16. maddesinde davalının sigorta tazminatı ödemeye yetkili olmadığı belirtilmiş ise de, taraflar arasındaki uygulamanın aksi yönde olduğu, bu nedenle davalı tarafından usulüne uygun olarak yapılan hasar ödemelerinin prim borcundan mahsup edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 5.186,24 TL asıl alacak, 6.086,20 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 19.12.2006 tarihinde davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 12.835,24 TL asıl, 5.258 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiş olup bu kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 16.06.2008 tarihli
ilamı ile karar davalı yararına bozulmuştur. Kararın, yalnızca taraflardan biri tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay'ın da temyiz eden taraf lehine kararı bozmasından sonra artık bozma kararına uyan mahkemece, temyiz eden tarafın bozulan karara oranla aleyhine olan bir karar verilemez. Somut olayda da, mahkemece Dairemizin 16.06.2008 tarihli bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen, aleyhe hüküm verme yasağını ihlal edecek biçimde 6.086,20 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, mahkemece, hükme esas alınan 09.02.2010 tarihli bilirkişi raporunda, tüm belgeleri mevcut olan bazı hasar dosyalarında davalı tarafından yapılan ödemelerin, usulüne uygun olmadıkları ve bu nedenle de acentelik borcundan mahsup edilemeyeceği kabul edilmiş ise de, hangi nedenle bu ödemelerin usulüne uygun olmadıkları açıklanmamış olup bu hali ile raporun denetlenmesi mümkün değildir. O halde, mahkemece, davalı tarafından yapılan ödemelerin hangi nedenle usulüne uygun olmadığını da gösterecek ve Yargıtay denetimine elverişli olacak biçimde rapor alınarak ve geçerli belgelere dayalı olarak yapılan ödemelerin ibraname olmasa dahi davalının borcundan mahsup edilmesinin gerektiği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1056249500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz