Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6615 E. 2013/5728 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat↗ cy/cy kaydı↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı şirkette mesul müdür olarak görev yaptığı sırada şirketin borçlarını ödediğini ispat edemediği, davalı şirkette hiçbir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
...- Dava, şirkete borç verildiği iddia edilen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, davacı diğer delillerin yanı sıra davalının defterlerine de delil olarak dayanmıştır. Mahkemece, davalının defterlerindeki kayıtlarda davacının alacaklı olup olmadığı anlaşılamadığı gerekçesiyle dava tamamen reddedilmiş ise de, alınan her iki bilirkişi raporunda da davacıdan davalı şirket kasasına para girişi bulunduğu, yine bu ödemelerin bir
kısmının iade edildiğine dair kayıt bulunduğu anlaşılmaktadır. Her iki bilirkişi raporunda da tahsil edilen ile yapılan ödeme arasında davacı yararına fark bulunduğu ve halen 9.879,... TL alacaklı olduğu belirtildiğine göre, davalı defterlerindeki aleyhe kaydın davalıyı bağlayacağı gözetilerek bu miktar için davanın kabulüne karar vermek gerekirken davanın reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3750 E. 2010/10043 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · iltibas · husumet
Benzer bu kararda… TPE tarafından davacı marka başvurusunun reddine karar verildiği, davalı şirketin itirazı olmadığı, mutlak redde dayalı kararın iptalinin istendiği, davalı şirkete «husumet» yöneltilemeyeceği, ayrıca başvurunun 556 7/1-b maddesi gereğince aynı ve benzer olduğu, «iltibasa» neden olabileceği gerekçesiyle davanın davalı Sanofi-Avensis yönünden husumetten, davalı TPE yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, davacı taraf diğer taleplerinin yanı sıra davada, davalı markasının hükümsüzlüğü talebinde de bulunduğu halde, mahkemece davacının bu talebi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5622 E. 2017/3448 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · şirket yöneticisinin sorumluluğu · dolaylı zarar · yönetici sorumluluğu · limited şirket · husumet
Benzer bu karardaDava, «limited şirket yöneticisinin sorumluluğuna» ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de «limited şirket ortağının» «dolaylı zararına» ilişkin olarak şirket yöneticisine karşı açtığı sorumluluk davasında dolaylı zararın şirkete verilmesi talep edilebilir.
… ı görüldüğü takdirde davanın tarafı olmayan şirket lehine karar verilemeyeceği, iade için şirketin taraf olması gerektiği, davacının kendi adına açmış olduğu davada «husumet» eksikliği bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9694 E. 2011/10880 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · anonim şirket yönetim kurulu · yemin teklifi · kusur sorumluluğu · yemin · ispat yükü · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda2- Dava, «anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı taraf, dava dışı ...’den karşılığında bir şey alınmadığı halde, 29.000 TL «çek» verildiğini ve çek bedellerinin şirket kasasından ödendiğini ileri sürmüş ve mahkemece de benimsendiği üzere 29.000 TL çek karşılığında şirket tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Fakat mahkemece, bu açıklamalar nazara alınmadan, «ispat yükü» ters çevrilmek suretiyle, davacı tarafa «yemin teklif» edilmesi ve bu yemine dayalı olarak da davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, dava konusu 29.000 TL ile ilgili olarak davalılar tarafından tutulan şirket kayıtlarında dahi bir bilgi olmadığı gibi bu miktar paranın şirket kasasına girdiğine ilişkin bir delil de mevcut değildir.Bu durumda «kusur sorumlusu» durumunda bulunan davalıların «çek» karşılığında şirket kasasına para girişini kanıtlamış olmaları gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6615 E. , 2013/5728 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2012 tarih ve 2007/202-2012/84 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket yetkilisi ...'nın vekaletiyle şirket müdürü olarak çalıştığını, bu süre zarfında şirket ödemelerinin şirket kasasında para olmadığından müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, şirkete borç olarak verilen 49.640,00 TL'nin geri ödenmediğini ileri sürerek iade edilmeyen bu paranın şirkete ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket ortaklarından ...'nın davacıya 2001 yılında şirket adına vekaletname verdiğini ve fakat 2002 yılında davacının azledildiğini, davacının davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı şirkette mesul müdür olarak görev yaptığı sırada şirketin borçlarını ödediğini ispat edemediği, davalı şirkette hiçbir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
...- Dava, şirkete borç verildiği iddia edilen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, davacı diğer delillerin yanı sıra davalının defterlerine de delil olarak dayanmıştır. Mahkemece, davalının defterlerindeki kayıtlarda davacının alacaklı olup olmadığı anlaşılamadığı gerekçesiyle dava tamamen reddedilmiş ise de, alınan her iki bilirkişi raporunda da davacıdan davalı şirket kasasına para girişi bulunduğu, yine bu ödemelerin bir
kısmının iade edildiğine dair kayıt bulunduğu anlaşılmaktadır. Her iki bilirkişi raporunda da tahsil edilen ile yapılan ödeme arasında davacı yararına fark bulunduğu ve halen 9.879,... TL alacaklı olduğu belirtildiğine göre, davalı defterlerindeki aleyhe kaydın davalıyı bağlayacağı gözetilerek bu miktar için davanın kabulüne karar vermek gerekirken davanın reddi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/489404100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz