Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5622 E. 2017/3448 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortağı↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ dolaylı zarar↗ yönetici sorumluluğu↗ limited şirket↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalı tarafından şirkete verilen zararın şirket kasasına iadesi talebinde bulunduğu, fakat davacının davayı şirket adına açtığına dair bir ibarenin bulunmadığı, davacı olarak bizzat gerçek şahsın gösterildiği, dava neticesinde talep haklı görüldüğü takdirde davanın tarafı olmayan şirket lehine karar verilemeyeceği, iade için şirketin taraf olması gerektiği, davacının kendi adına açmış olduğu davada husumet eksikliği bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de limited şirket ortağının dolaylı zararına ilişkin olarak şirket yöneticisine karşı açtığı sorumluluk davasında dolaylı zararın şirkete verilmesi talep edilebilir. Davacı da şirkete verilmesini talep etmiştir. Bu durumda tazminatın şirkete verilmesini talep eden ortağın davacı olması ve sorumlu olduğu ileri sürülen yöneticinin davalı olması yeterli olup ayrıca şirketin taraf olmasına gerek yoktur. Bu nedenle yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10357 E. 2014/15733 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta ... tarafından «borcun üstlenilmesi» söz konusu olmadığı gibi «ihbar olunan» ... aleyhine mahkemece veya Dairemizce bir hüküm de kurulmamıştır.
Bu kez «ihbar olunan» ... vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuşsa da ihbar edilen vekilinin Dairemizce verilen karar hakkında karar düzeltme isteminde bulunabilme hakkı yoktur.
Bu durum karşısında «ihbar olunan» ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13499 E. 2014/19004 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta TMSF tarafından «borcun üstlenilmesi» söz konusu olmadığı gibi fer'i müdahil TMSF aleyhine mahkemece veya Dairemizce bir hüküm kurulmamış, yine Dairemiz kararı aleyhine davalı banka vekilince karar düzeltme isteminde de bulunulmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5622 E. , 2017/3448 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/09/2015 tarih ve 2014/92-2015/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ... Ltd. Şti'nin hissedarı olduğunu, davalı ...'un şirket gelirlerini kendi hesabına aktardığını, şirketi ve kendisini zarara uğrattığını, davalının müvekkili ile ortak oldukları şirketin müşterilerini kendi çocukları ile kurduğu ... Ltd. Şti. ile ticaret yapmaya sevk ederek haksız rekabete konu eylemlerle şirkete zarar verdiğini, şirkete ait 3 adet pres, 10 adet kalıp, kompresör ve tırtıl makinesini şirketten alarak kendi şirketinde kullandığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak şirketi zarara uğratan eylem ve işlemleri nedeni ile oluşan şirket zararının, davalı tarafından şirket kasasına, zararlandırıcı işlemlerin yapıldığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalı tarafından şirkete verilen zararın şirket kasasına iadesi talebinde bulunduğu, fakat davacının davayı şirket adına açtığına dair bir ibarenin bulunmadığı, davacı olarak bizzat gerçek şahsın gösterildiği, dava neticesinde talep haklı görüldüğü takdirde davanın tarafı olmayan şirket lehine karar verilemeyeceği, iade için şirketin taraf olması gerektiği, davacının kendi adına açmış olduğu davada husumet eksikliği bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de limited şirket ortağının dolaylı zararına ilişkin olarak şirket yöneticisine karşı açtığı sorumluluk davasında dolaylı zararın şirkete verilmesi talep edilebilir. Davacı da şirkete verilmesini talep etmiştir. Bu durumda tazminatın şirkete verilmesini talep eden ortağın davacı olması ve sorumlu olduğu ileri sürülen yöneticinin davalı olması yeterli olup ayrıca şirketin taraf olmasına gerek yoktur. Bu nedenle yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/352167100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz