Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5646 E. 2013/5265 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekin ibrazı↗ ödeme yasağı↗ çek hamili↗ ticari itibarın zedelenmesi↗ sahtelik↗ ticari itibar↗ gerçek zarar↗ haksız eylem↗ illiyet bağı↗ sözleşmenin feshi↗ cy/cy şerhi↗ oy yasağı↗ hamil↗ ihtiyati haciz↗ haksız fiil↗ haciz↗ çek↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece dava konusu sahte çekin icra takibine konulması nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının gerçekleştiği, varolan zararı ile haksız eylem arasında illiyet bağı bulunduğu ve bu hali ile BK. 41 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiil nedeniyle tazminat isteminin tüm koşullarının gerçekleştiği,ancak davacı 30.000 TL maddi tazminat istemiş ise de dava dışı Atılım Çorapla ilgili sözleşmenin feshi iddiasından zarar gördüğü hususunu ispat edemediği, yine bu dava için vekiline ödediğini belirttiği vekalet ücretini de talep etmesine karşın vekalet ücretinin vekalet görevinin dava sonuçlanıncaya kadar devam ettiği ve dava sonuçlanınca akdedilmiş olacağı, maddi tazminat olarak haksız fiile dayalı istemlerde ise dava açıldığı tarihte gerçekleşmiş olan gerçek zararın istenebileceği, davacının ispat etmiş olduğu gerçek zararın daha önce açılan davada alınan teminat mektuplarına ilişkin masraflar, takip dosyasına ödenen yedi emin ücretinden oluştuğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 560,28 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat istemi yönünden ise davalının haksız fiili nedeniyle davacı hakkında icra takibinde bulunularak haciz uygulaması yapıldığı, bu durumun davacının ticari itibarını zedelediği gerekçesiyle davacının kusurlu hareketinin niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, hal ve şartlar dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ....000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizler ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Çek hamilinin çeki bankaya ibrazı üzerine bankaca ... 711/... maddesine istinaden ödeme yasağı konulduğuna dair şerh çekin ibraz edildiği anlamına gelip bankanın bu şerhin altına ayrıca çekin karşılığının bulunmadığına dair şerh vermesi ... 720. madde gereğidir. Bu nedenlerle, bankanın çek arkasına verdiği şerhlerde usul ve yasaya aykırılık bulunmayıp davacının çekin sahteliği iddiasıyla kendine düşen yasal yolları kullanması mümkün iken ihtiyati haciz kararı alındığı ve bankanın sahte çeke karşılıksız şerhi verdiği iddiasıyla davalı Banka aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
...- Maddi tazminat talebi yönünden, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- 1 nolu bentte belirtilen bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15915 E. 2013/22700 K.
Ortak:ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · gerçek zarar · haksız eylem · illiyet bağı · sözleşmenin feshi · haksız fiil · haciz
İncelediğiniz kararda41 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız fiil» nedeniyle tazminat isteminin tüm koşullarının gerçekleştiği,ancak davacı 30.000 TL «maddi tazminat» istemiş ise de dava dışı Atılım Çorapla ilgili «sözleşmenin feshi» iddiasından zarar gördüğü hususunu ispat edemediği, yine bu dava için vekiline ödediğini belirttiği «vekalet ücretini» de talep etmesine karşın vekalet ücretinin vekalet görevinin dava sonuçlanıncaya kadar devam ettiği ve dava sonuçlanınca akdedilmiş olacağı, maddi tazminat olarak haksız fiile dayalı istemlerde ise dava açıldığı tarihte gerçekleşmiş olan «gerçek zararın» istenebileceği, davacının ispat etmiş olduğu gerçek zararın daha önce açılan davada alınan «teminat» mektuplarına ilişkin «masraflar», takip dosyasına ödenen yedi emin ücretinden oluştuğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 560,28 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat istemi yönünden ise davalının haksız fiili nedeniyle davacı hakkında icra takibinde bulunularak «haciz» uygulaması yapıldığı, bu durumun davacının «ticari itibarını zedelediği» gerekçesiyle davacının kusurlu hareketinin niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, hal ve şartlar dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ....000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizler» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dava konusu sahte çekin icra takibine konulması nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının gerçekleştiği, varolan zararı ile «haksız eylem» arasında «illiyet bağı» bulunduğu ve bu hali ile BK.
Bu nedenlerle, bankanın «çek» arkasına verdiği «şerhlerde» usul ve yasaya aykırılık bulunmayıp davacının çekin «sahteliği» iddiasıyla kendine düşen yasal yolları kullanması mümkün iken «ihtiyati haciz» kararı alındığı ve bankanın sahte çeke karşılıksız şerhi verdiği iddiasıyla davalı Banka aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiş …
Benzer bu kararda41 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız fiil» nedeniyle tazminat isteminin tüm koşullarının gerçekleştiği,ancak davacı 30.000 TL «maddi tazminat» istemiş ise de dava dışı Atılım Çorapla ilgili «sözleşmenin feshi» iddiasından zarar gördüğü hususunu ispat edemediği, yine bu dava için vekiline ödediğini belirttiği «vekalet ücretini» de talep etmesine karşın vekalet ücretinin vekalet görevinin dava sonuçlanıncaya kadar devam ettiği ve dava sonuçlanınca akdedilmiş olacağı, maddi tazminat olarak haksız fiile dayalı istemlerde ise dava açıldığı tarihte gerçekleşmiş olan «gerçek zararın» istenebileceği, davacının ispat etmiş olduğu gerçek zararın daha önce açılan davada alınan «teminat» mektuplarına ilişkin «masraflar», takip dosyasına ödenen «yediemin» ücretinden oluştuğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 560,28 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat istemi yönünden ise davalının haksız fiili nedeniyle davacı hakkında icra takibinde bulunularak «haciz» uygulaması yapıldığı, bu durumun davacının «ticari itibarını zedelediği» gerekçesiyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizler» ile birlikte davalıdan alınmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 18.03.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle b …
Mahkemece, dava konusu sahte çekin icra takibine konulması nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının gerçekleştiği, var olan zararı ile «haksız eylem» arasında «illiyet bağı» bulunduğu ve bu hali ile BK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yediemin
Benzer bu kararda41 vd. maddelerinde düzenlenen «haksız fiil» nedeniyle tazminat isteminin tüm koşullarının gerçekleştiği,ancak davacı 30.000 TL «maddi tazminat» istemiş ise de dava dışı Atılım Çorapla ilgili «sözleşmenin feshi» iddiasından zarar gördüğü hususunu ispat edemediği, yine bu dava için vekiline ödediğini belirttiği «vekalet ücretini» de talep etmesine karşın vekalet ücretinin vekalet görevinin dava sonuçlanıncaya kadar devam ettiği ve dava sonuçlanınca akdedilmiş olacağı, maddi tazminat olarak haksız fiile dayalı istemlerde ise dava açıldığı tarihte gerçekleşmiş olan «gerçek zararın» istenebileceği, davacının ispat etmiş olduğu gerçek zararın daha önce açılan davada alınan «teminat» mektuplarına ilişkin «masraflar», takip dosyasına ödenen «yediemin» ücretinden oluştuğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 560,28 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat istemi yönünden ise davalının haksız fiili nedeniyle davacı hakkında icra takibinde bulunularak «haciz» uygulaması yapıldığı, bu durumun davacının «ticari itibarını zedelediği» gerekçesiyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizler» ile birlikte davalıdan alınmasına dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 18.03.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4678 E. 2010/801 K.
Ortak:illiyet bağı · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece dava konusu sahte çekin icra takibine konulması nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının gerçekleştiği, varolan zararı ile «haksız eylem» arasında «illiyet bağı» bulunduğu ve bu hali ile BK.
1- Çek «hamilinin» çeki bankaya «ibrazı» üzerine bankaca ...
711/... maddesine istinaden «ödeme yasağı» konulduğuna dair «şerh» «çekin ibraz» edildiği anlamına gelip bankanın bu şerhin altına ayrıca çekin karşılığının bulunmadığına dair şerh vermesi ...
Benzer bu karardaAncak, Dairemizi sözkonusu kararına karşı mahalli mahkemenin «direnme» kararı ve kararın temyizi üzerine verilen Hukuk Genel Kurulu 12.12.2007 tarih ve 965/961 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, TTK'nun 56 ve 57.maddesi anlamında «haksız rekabetten» söz edebilmek için «kusur», zarar, «illiyet bağı» unsurları birlikte gerçekleşmelidir.
Bu bakımdan somut uyuşmazlıkta dosyaya «ibraz» edilen deliller birlikte değerlendirilerek bir çözüme ulaşılması gerekirken Dairemizin yukarıda tarih ve dosya numarası belirtilen kararı emsal olarak salt bu gerekçe ile ticari unvan terkinine yönelik istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · ticaret unvanı · ticaret sicili · terkin · tacir · ilan · kusur · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «ticaret sicili» kayıtlarının davacının üniversite adının kabulüne ve kurulmasına ilişkin yasal düzenlemeden sonraki bir tarih olan 08.12.1998 tarihini ihtiva ettiği, davalının ticaret unvanında yer alan Atılım ibaresini marka olarak kullanamayacağını, davalının “Atılım” sözcüğünü kullanmasının davacının tescilli markasına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturacağı ancak, davacının «tacir» olmadığı, bu nedenle davalının ticaret unvanın terkinini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı eyleminin davacı markasına ve unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve men’ine, takdiren 5.000 YTL maddi ve 5.000 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının ticari unvanından “Atılım” sözcüğünün «terkini» isteminin reddine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizi sözkonusu kararına karşı mahalli mahkemenin «direnme» kararı ve kararın temyizi üzerine verilen Hukuk Genel Kurulu 12.12.2007 tarih ve 965/961 sayılı içtihadında açıklandığı üzere, TTK'nun 56 ve 57.maddesi anlamında «haksız rekabetten» söz edebilmek için «kusur», zarar, «illiyet bağı» unsurları birlikte gerçekleşmelidir.
Mahkemece, Dairemizin 06.04.2006 gün ve 3737/3614 sayılı kararı gerekçe gösterilmek suretiyle davacının üniversite olup «tacir» olmaması nedeniyle davalının «ticaret unvanının» terkinini talep edemeyeceğinden dolayı bu yöne ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Her iki tarafın da «tacir» olması veya her ikisinin de ticari unvanının bulunması gibi bir koşul ise aranmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4097 E. 2010/10001 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz kararda1- Çek «hamilinin» çeki bankaya «ibrazı» üzerine bankaca ...
711/... maddesine istinaden «ödeme yasağı» konulduğuna dair «şerh» «çekin ibraz» edildiği anlamına gelip bankanın bu şerhin altına ayrıca çekin karşılığının bulunmadığına dair şerh vermesi ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “ATILIM" markasının 16 ve 35. sınıflar yönünden davalı adına tescilli olduğu ancak davalının anılan markayı 35/01 sınıfta kullandığına ilişkin delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · terkin
Benzer bu karardaDava, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK’nin 14/1.maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre ile haklı bir neden olmaksızın kullanılmaması gerekçesine dayalı hükümsüzlük ve «terkin» istemine ilişkindir.
Bu madde uyarınca, markanın, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma 5 yıllık bir süre kesintisiz «ara» verilmesi halinde, marka iptal edilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5646 E. , 2013/5265 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/.../2011 tarih ve 2009/743-2011/720 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı bankanın ... şubesinin mudisi olup, uzun yıllardır ticari ilişki içerisinde olduğunu, muhatap bankadan çek hesabına bağlı olarak çek karnesi aldığını ve tüm çekleri zamanında ödeyerek ticari faaliyetini sürdürdüğünü, 31/07/2008 tarihinde müvekkilini arayan bir kişinin elinde bir kısım müvekkiline ait çeklerin olduğunu ve ödenip, ödenmeyeceğini sorması üzerine müvekkilinin bankaya sorduğunda müvekkiline ait 8821250 seri nolu çek yaprağını sahte olarak basan kişilerin çeki, davalı banka şubesine ibraz ettiklerini, banka tarafından keşidecinin imzasının tutmadığı şerhi konulduğunu, buna rağmen davalı bankaca aynı çekin arkasına karşılıksız kaşesi vurulması suretiyle sahte çekin hukuki geçerlilik kazandığını, bu şekilde çeki yazdıran son ciranta Ezel İnşaat.
Ltd. Şti.'nin sahte çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibinde bulunduğunu, müvekkilinin ticari olarak büyük zarar gördüğünü iddia ederek 30.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın kusurlu davranışın gerçekleştiği 31/07/2008 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı firmanın çeklerinden sahte olanlarla ilgili cumhuriyet başsavcılıklarına başvuru yapıldığını, davaya konu çek ile ilgili de ... şubesi tarafından çekin arkasına "işbu çekin keşideci imzası tutmamakta olup, keşideci tarafından ... 711/... maddesine istinaden ödeme yasağı konulmuştur" ibaresi yazıldığını, bu yazıya rağmen şubede bulunan yoğunluk nedeniyle var olan karmaşadan ötürü karşılıksız kaşesi vurularak hamiline teslim edildiğini, aynı çekin aslının 29/08/2009 tarihinde Halkbankası aracılığıyla ibraz edildiğini ve ödeme yapıldıktan sonra 28.000 TL bedelli çekin sahte olduğunun anlaşıldığını, sahte çekin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, müvekkilinin karşılıksız kaşesi vurmasına rağmen davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, zira bu davayı açmadan yapması gereken ve yasaların keşideciye tanıdığı bir çok hakkı kullanmadığını, ayrıca davacının bu olay nedeniyle bir zararının bulunmadığı, manevi tazminat talebi yönünden de koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece dava konusu sahte çekin icra takibine konulması nedeniyle davacının maddi ve manevi zararının gerçekleştiği, varolan zararı ile haksız eylem arasında illiyet bağı bulunduğu ve bu hali ile BK. 41 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiil nedeniyle tazminat isteminin tüm koşullarının gerçekleştiği,ancak davacı 30.000 TL maddi tazminat istemiş ise de dava dışı Atılım Çorapla ilgili sözleşmenin feshi iddiasından zarar gördüğü hususunu ispat edemediği, yine bu dava için vekiline ödediğini belirttiği vekalet ücretini de talep etmesine karşın vekalet ücretinin vekalet görevinin dava sonuçlanıncaya kadar devam ettiği ve dava sonuçlanınca akdedilmiş olacağı, maddi tazminat olarak haksız fiile dayalı istemlerde ise dava açıldığı tarihte gerçekleşmiş olan gerçek zararın istenebileceği, davacının ispat etmiş olduğu gerçek zararın daha önce açılan davada alınan teminat mektuplarına ilişkin masraflar, takip dosyasına ödenen yedi emin ücretinden oluştuğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 560,28 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat istemi yönünden ise davalının haksız fiili nedeniyle davacı hakkında icra takibinde bulunularak haciz uygulaması yapıldığı, bu durumun davacının ticari itibarını zedelediği gerekçesiyle davacının kusurlu hareketinin niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, hal ve şartlar dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile ....000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizler ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Çek hamilinin çeki bankaya ibrazı üzerine bankaca ... 711/... maddesine istinaden ödeme yasağı konulduğuna dair şerh çekin ibraz edildiği anlamına gelip bankanın bu şerhin altına ayrıca çekin karşılığının bulunmadığına dair şerh vermesi ... 720. madde gereğidir. Bu nedenlerle, bankanın çek arkasına verdiği şerhlerde usul ve yasaya aykırılık bulunmayıp davacının çekin sahteliği iddiasıyla kendine düşen yasal yolları kullanması mümkün iken ihtiyati haciz kararı alındığı ve bankanın sahte çeke karşılıksız şerhi verdiği iddiasıyla davalı Banka aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi yerinde olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
...- Maddi tazminat talebi yönünden, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- 1 nolu bentte belirtilen bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile manevi tazminata ilişkin hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ... no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, ... nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 210,70 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/488437100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz