Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/878 E. 2013/3571 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 167↗ istirdat davası↗ acentelik sözleşmesi↗ takas↗ acentelik↗ muacceliyet↗ temlik↗ istirdat↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı alacağının davanın devamı sırasında ödendiği, takasa konu alacağın sona erdiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf dava dışı Mert Sig. Ar. Hiz. Ltd. firmasının kendilerine acentelik sözleşmesinden kaynaklanan borcu bulunduğunu, anılan firmanın da kendilerinden icra inkar tazminatından dolayı alacağı olduğunu, bu alacağın davalıya temlik edildiğini, temlik alan davalının ise haklarında icra takibi yaptığını ileri sürerek, takas beyanları uyarınca borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Mahkemece, yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının, acentesi Mert Sig. Ar. Hiz. Ltd. firmasından ... alacağına ilişkin olarak lehine verilen hüküm Dairemizin ilamı ile onanmış, davalı ise temlik aldığı alacakla ilgili olarak icra takibinde bulunmuş, yargılama devam ederken davacı icra takibi tehdidiyle ödeme yapmak zorunda kalmış olup, bu durumda menfi tespit istemi kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür. Nitekim, davacı tarafta dilekçesinde icra takip dosyasına paranın ödenmesi nedeniyle istirdat isteminde bulunduklarını beyan etmiştir. 818 Sayılı BK’nun BK'nın 118. maddesi iki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı ve yek diğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise, iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebileceği gibi, alacaklardan biri münazaalı olsa bile takas dermayan olunabilir ve 167.maddesi ise borçlu, temlike vakıf olduğu zaman; temlik edene karşı haiz olduğu defileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir hükümlerine haiz olup, anılan maddeler uyarınca davacının temlik alan davalıya karşı takas defini ileri sürmesi mümkündür.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca yargılamaya istirdat davası olarak devam edilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle takasa konu alacağın ödenmekle sona erdiğinden bahisle, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12054 E. 2012/18025 K.
Ortak:takas · muacceliyet
İncelediğiniz kararda… 18 Sayılı BK’nun BK'nın 118. maddesi iki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı ve yek diğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç «muaccel» ise, iki taraftan her biri borcunu alacağı ile «takas» edebileceği gibi, alacaklardan biri münazaalı olsa bile takas dermayan olunabilir ve «167».maddesi ise borçlu, «temlike» vakıf olduğu zaman; temlik edene karşı haiz olduğu defileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir hükümlerine haiz olup, anılan maddeler uyarınca davacının …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı alacağının davanın devamı sırasında ödendiği, «takasa» konu alacağın sona erdiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ltd. firmasının kendilerine «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan borcu bulunduğunu, anılan firmanın da kendilerinden «icra inkar tazminatından» dolayı alacağı olduğunu, bu alacağın davalıya «temlik» edildiğini, temlik alan davalının ise haklarında icra takibi yaptığını ileri sürerek, «takas» beyanları uyarınca borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
Benzer bu karardaBK'nun 118. maddesinde «takas» ve şartları düzenlenmiş olup ''İki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı veya yekdiğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç «muaccel» ise iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebilir.
Buna göre, «takas» için «muaccel» bir alacağın varlığı yeterli olup, davacının alacaklı olduğunun tespiti halinde davalının «takas mahsup» talebinin dikkat alınması gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin keşide ve «ibraz» edildiği tarihlerin 5941 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonraki tarihler olup, her bir çekin bedelinin 600,00 TL'nin üzerinde bulunduğu, 5941 sayılı yasa kapsamında «takas» odaları aracılığı ile ibraz edilmiş çekler nedeni ile muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödemekle yükümlü olduğu, davalı «takas mahsup» talebinde bulunmuş ise de eldeki davada verilen kararın henüz kesinleşmediği, takas mahsup talebinin kararın kesinleşmesi üzerine ilamın icrası sırasında ileri sür …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup · mahsup · çek · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin keşide ve «ibraz» edildiği tarihlerin 5941 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonraki tarihler olup, her bir çekin bedelinin 600,00 TL'nin üzerinde bulunduğu, 5941 sayılı yasa kapsamında «takas» odaları aracılığı ile ibraz edilmiş çekler nedeni ile muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödemekle yükümlü olduğu, davalı «takas mahsup» talebinde bulunmuş ise de eldeki davada verilen kararın henüz kesinleşmediği, takas mahsup talebinin kararın kesinleşmesi üzerine ilamın icrası sırasında ileri sür …
Dava, 5941 sayılı Yasa kapsamında bankanın her bir «çek» yaprağı için yasal ödeme yükümlülüğüne dayalı alacak istemine ilişkin olup, davalı tarafça «takas mahsup» talebinde bulunulmuş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davalının talebi reddedilmiştir.
Buna göre, «takas» için «muaccel» bir alacağın varlığı yeterli olup, davacının alacaklı olduğunun tespiti halinde davalının «takas mahsup» talebinin dikkat alınması gerekmektedir.
Bu kapsamda, davalının savunmasında belirtilen icra takip dosyası getirtilerek, davalının «takas mahsup» talebinin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takas mahsup talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17277 E. 2013/15288 K.
Ortak:takas · muacceliyet · inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaLtd. firmasının kendilerine «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan borcu bulunduğunu, anılan firmanın da kendilerinden «icra inkar tazminatından» dolayı alacağı olduğunu, bu alacağın davalıya «temlik» edildiğini, temlik alan davalının ise haklarında icra takibi yaptığını ileri sürerek, «takas» beyanları uyarınca borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
… 18 Sayılı BK’nun BK'nın 118. maddesi iki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı ve yek diğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç «muaccel» ise, iki taraftan her biri borcunu alacağı ile «takas» edebileceği gibi, alacaklardan biri münazaalı olsa bile takas dermayan olunabilir ve «167».maddesi ise borçlu, «temlike» vakıf olduğu zaman; temlik edene karşı haiz olduğu defileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir hükümlerine haiz olup, anılan maddeler uyarınca davacının …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı alacağının davanın devamı sırasında ödendiği, «takasa» konu alacağın sona erdiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» nedeni ile davacının 43.362,40 TL «navlun bedeli» alacağı bulunduğu halde davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, davacının taşıma sırasında taşıdığı yükü başka bir araca naklederek hasarlanmasına neden olduğu, davalının 19.200 Euro karşılığı 40.536,96 TL «hasar» bedeli ve 9.978,00 TL «depo» ve müşteri fabrikası arasındaki mesafe farkı nedeni ile zarar bedeli olmak üzere toplam 50.514,96 TL zarara uğradığı, «takas mahsup» talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 43.362,40 TL üzerinden takip tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte devamına, davacının belirlenen alacağı likit olduğundan %40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, davalının takas mahsup talebi yerinde görülmekle davalının 50.514,96 TL alacağının «infazda» dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Ancak, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 118. maddesinde «takas» ve şartları düzenlenmiş olup ''İki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı veya yekdiğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç «muaccel» ise iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebilir.
Buna göre, «takas» için «muaccel» bir alacağın varlığı yeterli olup, davacının alacaklı olduğunun tespiti halinde davalının «takas mahsup» talebinin dikkat alınması, davalının alacaklı olduğu tutarın belirlenerek davacı alacağından mahsubu ile belirlenecek sonuç tutar üzerinden hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · takas-mahsup · navlun · depo kararı · taşıma sözleşmesi · infaz · mahsup · havale
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesi» nedeni ile davacının 43.362,40 TL «navlun bedeli» alacağı bulunduğu halde davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, davacının taşıma sırasında taşıdığı yükü başka bir araca naklederek hasarlanmasına neden olduğu, davalının 19.200 Euro karşılığı 40.536,96 TL «hasar» bedeli ve 9.978,00 TL «depo» ve müşteri fabrikası arasındaki mesafe farkı nedeni ile zarar bedeli olmak üzere toplam 50.514,96 TL zarara uğradığı, «takas mahsup» talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 43.362,40 TL üzerinden takip tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte devamına, davacının belirlenen alacağı likit olduğundan %40 «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline, davalının takas mahsup talebi yerinde görülmekle davalının 50.514,96 TL alacağının «infazda» dikkate alınmasına karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesi» kapsamında itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın «takas mahsup» talebi yönünden, talep yerinde görülmekle birlikte, «infaz» aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3-Yine, davalı vekili 02.06.2011 «havale» tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçesinde, «takas mahsup» talebine konu alacaklardan «depo» mesafelerinin uzak olması sebebiyle taşıma maliyetinden kaynaklanan zarara yönelik talebini şimdilik atiye «terk» ettiğini belirtmiş olmasına rağmen, mahkemece davalının bu yöndeki beyanı üzerinde durulmaksızın, davalının müşteri fabrikası ve depo arasındaki mesafe farkı neden …
Bu kapsamda, davalının «takas mahsup» talebinin bizzat mahkemece değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, takas mahsup talebinin «infaz» aşamasında dikkate alınması yönünde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6786 E. 2018/2437 K.
Ortak:takas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı alacağının davanın devamı sırasında ödendiği, «takasa» konu alacağın sona erdiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ltd. firmasının kendilerine «acentelik sözleşmesinden» kaynaklanan borcu bulunduğunu, anılan firmanın da kendilerinden «icra inkar tazminatından» dolayı alacağı olduğunu, bu alacağın davalıya «temlik» edildiğini, temlik alan davalının ise haklarında icra takibi yaptığını ileri sürerek, «takas» beyanları uyarınca borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir.
… 18 Sayılı BK’nun BK'nın 118. maddesi iki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı ve yek diğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç «muaccel» ise, iki taraftan her biri borcunu alacağı ile «takas» edebileceği gibi, alacaklardan biri münazaalı olsa bile takas dermayan olunabilir ve «167».maddesi ise borçlu, «temlike» vakıf olduğu zaman; temlik edene karşı haiz olduğu defileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir hükümlerine haiz olup, anılan maddeler uyarınca davacının …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas defi · yargılama giderleri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın «takas definin» kabulü ile takas nedeniyle davanın reddine, karar ve ilam harcı ile «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu olduğuna dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/878 E. , 2013/3571 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../11/2011 tarih ve 2006/212-2011/452 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Mert Sig. Ar. Hiz. Ltd. firmasının acenteleri olduğunu, sözleşmenin feshi sonrası kendilerine 67.393,... TL borçları bulunduğunu, aynı firmanın ...
1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde haklarında açmış olduğu takibe itiraz davasında ....680 TL kazandığını, bu alacağı davalıya temlik ettiğini, davalının Mahmudiye İcra Müdürlüğü'nde haklarında ilamlı takipte bulunduğunu, icra dosyasında yukarıda belirttikleri alacakları yönünden BK'nun 167. maddesi uyarınca takas talebinde bulunduklarını ileri sürerek, davalının Mahmudiye İcra Müdürlüğü'nde yaptığı takibe ilişkin olarak takas beyanları uyarınca borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının muaccel ve kesinleşmiş alacağı bulunmadığını, takas definin menfi tespit yoluyla ileri sürülemeyeceğini, icra dosyasına davacının ödemede bulunduğunu, davanın konusuz kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı alacağının davanın devamı sırasında ödendiği, takasa konu alacağın sona erdiği, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı taraf dava dışı Mert Sig. Ar. Hiz. Ltd. firmasının kendilerine acentelik sözleşmesinden kaynaklanan borcu bulunduğunu, anılan firmanın da kendilerinden icra inkar tazminatından dolayı alacağı olduğunu, bu alacağın davalıya temlik edildiğini, temlik alan davalının ise haklarında icra takibi yaptığını ileri sürerek, takas beyanları uyarınca borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Mahkemece, yukarıda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının, acentesi Mert Sig. Ar. Hiz. Ltd. firmasından ... alacağına ilişkin olarak lehine verilen hüküm Dairemizin ilamı ile onanmış, davalı ise temlik aldığı alacakla ilgili olarak icra takibinde bulunmuş, yargılama devam ederken davacı icra takibi tehdidiyle ödeme yapmak zorunda kalmış olup, bu durumda menfi tespit istemi kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüştür. Nitekim, davacı tarafta dilekçesinde icra takip dosyasına paranın ödenmesi nedeniyle istirdat isteminde bulunduklarını beyan etmiştir. 818 Sayılı BK’nun BK'nın 118. maddesi iki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı ve yek diğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise, iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebileceği gibi, alacaklardan biri münazaalı olsa bile takas dermayan olunabilir ve 167.maddesi ise borçlu, temlike vakıf olduğu zaman;
temlik edene karşı haiz olduğu defileri, temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir hükümlerine haiz olup, anılan maddeler uyarınca davacının temlik alan davalıya karşı takas defini ileri sürmesi mümkündür.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca yargılamaya istirdat davası olarak devam edilerek, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle takasa konu alacağın ödenmekle sona erdiğinden bahisle, karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487905200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz