6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17277 E. 2013/15288 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun bedeli takas-mahsup takas navlun depo kararı muacceliyet taşıma sözleşmesi infaz mahsup havale fatura terkin inkar tazminatı yasal faiz hasar

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 118

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi nedeni ile davacının 43.362,40 TL navlun bedeli alacağı bulunduğu halde davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, davacının taşıma sırasında taşıdığı yükü başka bir araca naklederek hasarlanmasına neden olduğu, davalının 19.200 Euro karşılığı 40.536,96 TL hasar bedeli ve 9.978,00 TL depo ve müşteri fabrikası arasındaki mesafe farkı nedeni ile zarar bedeli olmak üzere toplam 50.514,96 TL zarara uğradığı, takas mahsup talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 43.362,40 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte devamına, davacının belirlenen alacağı likit olduğundan %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının takas mahsup talebi yerinde görülmekle davalının 50.514,96 TL alacağının infazda dikkate alınmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, katılma yoluyla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın takas mahsup talebi yönünden, talep yerinde görülmekle birlikte, infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir. Ancak, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 118. maddesinde takas ve şartları düzenlenmiş olup ''İki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı veya yekdiğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Alacaklardan biri, münazaalı olsa bile takas dermeyan olunabilir.'' denilmiştir. Buna göre, takas için muaccel bir alacağın varlığı yeterli olup, davacının alacaklı olduğunun tespiti halinde davalının takas mahsup talebinin dikkat alınması, davalının alacaklı olduğu tutarın belirlenerek davacı alacağından mahsubu ile belirlenecek sonuç tutar üzerinden hüküm kurulması gerekir. Bu kapsamda, davalının takas mahsup talebinin bizzat mahkemece değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, takas mahsup talebinin infaz aşamasında dikkate alınması yönünde karar verilmesi doğru olmamıştır.

3-Yine, davalı vekili 02.06.2011 havale tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçesinde, takas mahsup talebine konu alacaklardan depo mesafelerinin uzak olması sebebiyle taşıma maliyetinden kaynaklanan zarara yönelik talebini şimdilik atiye terk ettiğini belirtmiş olmasına rağmen, mahkemece davalının bu yöndeki beyanı üzerinde durulmaksızın, davalının müşteri fabrikası ve depo arasındaki mesafe farkı nedeniyle uğradığı zarar bedeli olarak tespit edilen 9.978,00 TL'nin takas mahsup talebinde dikkate alınması gerektiği yönündeki kabulü isabetli görülmemiştir. Ayrıca, davalı vekili yargılama aşamasında davacının hasara ilişkin hizmet ve onarım fatura bedelini kendi sigortasından tahsil edeceğini iddia ederek fatura aslını müvekkilinden aldığını bu durumun araştırılması gerektiğini savunmuş ise de, davacının kendi sigorta şirketinden hasar tazminatı alıp almadığı hususu araştırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12054 E. 2012/18025 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Takas defi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6786 E. 2018/2437 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/878 E. 2013/3571 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/17277 E.  ,  2013/15288 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

(KADIKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret (Kadıköy 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 28/05/2012 tarih ve 2008/1051-2012/675 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 27/06/2008 tarihli sözleşme kapsamında müvekkili tarafından üstlenilen 2 adet kara taşıma işinin yerine getirilmesine rağmen davalı şirketin toplam 23.000 Euro tutarındaki taşıma bedelini ödemediğini, bu kapsamda icra takibi başlatılmış ise de itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafça gerçekleştirilen taşıma kapsamında standart dışı yük kategorisinde bulunan 2 adet yükleme vincinin göndericinin deposunda taşımaya uygun araca yüklenerek ambalajlanmasına rağmen taşıma esnasında standart dorseye aktarılarak yükün yaklaşık 2 metrelik kısmının dorsenin dışına taştığını, yükün ambalajının bozulduğunu ve bu kapsamda yükte hasar meydana geldiğini, davacının ağır kusuru ile neden olduğu hasar tutarının 19.200 Euro olduğunu, ayrıca müvekkilinin hasar nedeni ile iş planında değişiklik yapmak zorunda kaldığını, lojistik hizmeti amacıyla inşa ettiği deponun faaliyete alınmasının gecikmesi sebebiyle kiralık depolara 15.08.2008-31.11.2008 tarihleri arasında fazladan toplam 265,500 TL kira parası ödediğini, yine kiralanan depoların müşteri fabrikalarına uzaklığı sebebiyle maliyetin çok altında gelir elde edildiğini ve bu yönden de zarara uğradığını belirterek davanın reddini, aksi durumda müvekkilinin uğradığı zarar tutarının davacı alacağından takas ve mahsubu ile davanın reddini, haksız ve kötüniyetli icra takibi sebebiyle %40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözleşmesi nedeni ile davacının 43.362,40 TL navlun bedeli alacağı bulunduğu halde davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, davacının taşıma sırasında taşıdığı yükü başka bir araca naklederek hasarlanmasına neden olduğu, davalının 19.200 Euro karşılığı 40.536,96 TL hasar bedeli ve 9.978,00 TL depo ve müşteri fabrikası arasındaki mesafe farkı nedeni ile zarar bedeli olmak üzere toplam 50.514,96 TL zarara uğradığı, takas mahsup talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 43.362,40 TL üzerinden takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte devamına, davacının belirlenen alacağı likit olduğundan %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının takas mahsup talebi yerinde görülmekle davalının 50.514,96 TL alacağının infazda dikkate alınmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, katılma yoluyla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın takas mahsup talebi yönünden, talep yerinde görülmekle birlikte, infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir. Ancak, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 118. maddesinde takas ve şartları düzenlenmiş olup ''İki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı veya yekdiğerine mümasil başka malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Alacaklardan biri, münazaalı olsa bile takas dermeyan olunabilir.'' denilmiştir. Buna göre, takas için muaccel bir alacağın varlığı yeterli olup, davacının alacaklı olduğunun tespiti halinde davalının takas mahsup talebinin dikkat alınması, davalının alacaklı olduğu tutarın belirlenerek davacı alacağından mahsubu ile belirlenecek sonuç tutar üzerinden hüküm kurulması gerekir.

Bu kapsamda, davalının takas mahsup talebinin bizzat mahkemece değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, takas mahsup talebinin infaz aşamasında dikkate alınması yönünde karar verilmesi doğru olmamıştır.

3-Yine, davalı vekili 02.06.2011 havale tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçesinde, takas mahsup talebine konu alacaklardan depo mesafelerinin uzak olması sebebiyle taşıma maliyetinden kaynaklanan zarara yönelik talebini şimdilik atiye terk ettiğini belirtmiş olmasına rağmen, mahkemece davalının bu yöndeki beyanı üzerinde durulmaksızın, davalının müşteri fabrikası ve depo arasındaki mesafe farkı nedeniyle uğradığı zarar bedeli olarak tespit edilen 9.978,00 TL'nin takas mahsup talebinde dikkate alınması gerektiği yönündeki kabulü isabetli görülmemiştir. Ayrıca, davalı vekili yargılama aşamasında davacının hasara ilişkin hizmet ve onarım fatura bedelini kendi sigortasından tahsil edeceğini iddia ederek fatura aslını müvekkilinden aldığını bu durumun araştırılması gerektiğini savunmuş ise de, davacının kendi sigorta şirketinden hasar tazminatı alıp almadığı hususu araştırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028450100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.