Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10642 E. 2016/4180 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, şirket aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davaya ve takibe konu 212.000 TL bedelli senetten dolayı davacının davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce anılan yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7742 E. 2016/1377 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, 20.212,50 TL'nin 08/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5486 E. 2022/476 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · borçlu olunmadığının tespiti · derdestlik · kötü niyet tazminatı · protokol · kötü niyet · feragat · teslim
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamanın sonucunda, davacının «protokolü» serbest iradesiyle imzaladığı, ancak protokol gereği davalıya «teslim» edilen senet bedellerinin davacı tarafından ödenmediği, bu nedenle davalı tarafından senetlere dayalı olarak, ortaklığın giderilmesi davasından tahsil edilen bedelin mahsubu ile kalan tutar bakımından davacıya yönelik takibe girişildiği, davacının iddialarının borcu ortadan kaldırır nitelikte olmadığı, «kötü niyet tazminat» şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
Davacı ve davalı ile takip alacaklıları arasında 03.02.2014 tarihli adi yazılı şekilde düzenlenen anlaşma «protokolü» tanzim edilmiş olup, buna göre, dava konusu 3 adet senedin davalıya «teslim» edilmesinin karşılığında, davacının yeğenine karşı girişilen takip dosyalarının alacaklıları, takip dosyalarından herhangi bir hak ve alacak talep etmeyecekler, takip dosyalarına herhangi bir paranın yatırılması halinde bu parayı senet borçlularına teslim edecekler ve halen «derdest» olan ortaklığın giderilmesi davasından da «feragat» edeceklerdir.
Bu nedenle davacı tarafından «protokol» gereği 3 adet senedin davalıya «teslim» edilmesine rağmen, ortaklığın giderilmesi davasından «feragat» edilmemesi, takip dosyalarından tahsilat yapılmaya devam edilmesi, sonuç olarak protokol gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamanın sonucunda, mahkemece davanın reddine ve «kötü niyet tazminatının» reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10642 E. , 2016/4180 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20/03/2014 gün ve 2013/785 - 2014/89 sayılı kararı bozan Daire'nin 15/06/2015 gün ve 2015/3106 - 2015/8279 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'in davalı şirkette yarı oranında ortak olduğunu, müvekkilinin şirketten çıkma iradesini ortaya koymasından sonra tarafların biraraya geldiğini, şirketin çıkabilecek vergi borçlarına teminat olmak üzere 212.000 TL tutarındaki bononun müvekkilince imzalandığını, davalı ...'in teminat amaçlı ve şirket için verilen bonoyu kendi adına verilmiş gibi doldurup kötüniyetle takip başlattığını, düzenlenen protokolde müvekkilinin tasarım tescil belgelerini ibraz etmesi durumunda anılan bononun geri ödeneceğinin kararlaştırıldığını, aslında şirket adına düzenlenen bononun ciro silsilesinin bozulması suretiyle takibe konulduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının ve takibe konu bononun bedelsiz kaldığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, şirket aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davaya ve takibe konu 212.000 TL bedelli senetten dolayı davacının davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce anılan yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak ....'ye gelir kaydedilmesine, 14/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/220408200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz