6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/237 E. 2019/2040 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı nedenle fesih yönetici sorumluluğu hmk 307 davadan feragat fesih feragat limited şirket kâr payı yargılama gideri ek tasfiye sulh haksız rekabet karar verilmesine yer olmadığına kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 307HMK 310

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

11. Hukuk Dairesi         2019/237 E.  ,  2019/2040 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Asıl dava, yöneticinin sorumluluğuna ve haksız rekabetine dayalı tazminat ve alacak istemlerine, karşı dava ise limited şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesi ile tasfiye payının ödenmesi istemlerine ilişkin olup mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak verilen 27.9.2018 tarih ve 2018/517-969 sayılı karar ile, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının ayrılma akçesinin mahsubu ile bakiye 83.508,29 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karşı davaya ilişkin verilen hüküm kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, bu karara karşı davalı ... vekilince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup taraf vekillerinin ayrı ayrı verdikleri dilekçeler ile taraflar arasında sulh olduğundan bahisle dava ve karşı davadan feragat ettiklerini ve yine karşılıklı olarak yargılama gideri talep etmediklerini beyan ettikleri gözlenmekle dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü:

Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup HMK’nın 310 ve 314. maddeleri uyarınca davada sulh ve davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir. Bu hükümler dairesinde somut dava dosyası incelendiğinde, karşı davaya ilişkin hükmün, katılma yoluyla karşı davacı tarafından süresinde temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, karşı davacının karşı davadan feragatinin yahut karşı davada sulhe varıldığına ilişkin taraf vekillerinin beyanlarının hukuki sonuç doğurması mümkün değildir. Ancak, asıl davada verilen hüküm henüz kesinleşmediğinden, asıl davada davacı vekilinin davadan feragate yönelik beyanı usulen tevsik olunmakla HMK’nın 307. ve 311. maddeleri uyarınca kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur nitelikte olduğundan, asıl davada vaki feragat çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına, karşı dava bakımından hukuki sonuç doğurmayan beyan ve talepler bakımından bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Lar, genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2189 E. 2019/8347 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haklı Sebeple Ortaklıktan Çıkma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/878 E. 2018/6140 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/237 E.  ,  2019/2040 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Asıl dava, yöneticinin sorumluluğuna ve haksız rekabetine dayalı tazminat ve alacak istemlerine, karşı dava ise limited şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesi ile tasfiye payının ödenmesi istemlerine ilişkin olup mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyularak verilen 27.9.2018 tarih ve 2018/517-969 sayılı karar ile, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının ayrılma akçesinin mahsubu ile bakiye 83.508,29 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karşı davaya ilişkin verilen hüküm kesinleşmiş olmakla yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, bu karara karşı davalı ... vekilince temyiz başvurusunda bulunulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup taraf vekillerinin ayrı ayrı verdikleri dilekçeler ile taraflar arasında sulh olduğundan bahisle dava ve karşı davadan feragat ettiklerini ve yine karşılıklı olarak yargılama gideri talep etmediklerini beyan ettikleri gözlenmekle dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü:

Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup HMK’nın 310 ve 314. maddeleri uyarınca davada sulh ve davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir. Bu hükümler dairesinde somut dava dosyası incelendiğinde, karşı davaya ilişkin hükmün, katılma yoluyla karşı davacı tarafından süresinde temyiz edilmemek suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla, karşı davacının karşı davadan feragatinin yahut karşı davada sulhe varıldığına ilişkin taraf vekillerinin beyanlarının hukuki sonuç doğurması mümkün değildir. Ancak, asıl davada verilen hüküm henüz kesinleşmediğinden, asıl davada davacı vekilinin davadan feragate yönelik beyanı usulen tevsik olunmakla HMK’nın 307. ve 311.

maddeleri uyarınca kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur nitelikte olduğundan, asıl davada vaki feragat çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına, karşı dava bakımından hukuki sonuç doğurmayan beyan ve talepler bakımından bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davada vaki feragat çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkemece asıl davaya yönelik verilen kararın BOZULMASINA, karşı dava bakımından vaki feragatle ilgili olarak bir karar verilmesine yer olmadığına, asıl davadaki bozma sebep ve şekline göre davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487178200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.