İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2224 E. 2013/3143 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu tazmini↗ teminat mektubu↗ mevduat hesabı↗ rehin↗ taahhütname↗ kusur↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı şirketin bilgisi olmadan dava konusu ihaleye girdiği ve bankanın teminat istemesi üzerine şahsi hesabından bunu karşıladığı, ancak davalı şirketin geçici teminat mektubu geçerlilik süresince vermesi gereken kati teminat mektubunu 07.02.2007 tarihli uyarı yazısına rağmen vermediği, ayrıca ihale konusu işin proje detaylarının ve firmanın yapısına ilişkin ticari bilgilerin istenilmesine rağmen verilmediği, siparişin bu nedenle iptal edildiği, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesinden dolayı teminat mektubunun tazmininin talep edildiği ve bunun üzerine rehin blokaj ve fon kullanım taahhütnamesine dayanılarak, teminat mektubu tutarının davacının hesabından çekilip İsdemir AŞ.’ne ödendiği, davacının şirket ortağı ve yönetici sıfatıyla bu tür işlere kalkışmaması ve risklere girmemesi gerektiği, kendi eylem ve davranışlarıyla zarara neden olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK.’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı şirket lehine teminat mektubu alınabilmesini teminen, müvekkilinin şahsi banka hesabında bulunan parayı rehin ettiğini, şirket lehine verilen teminat mektubunun yine şirketin kusuru sonucunda tazmin edildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece uyuşmazlığın bu kapsamda incelenip değerlendirilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta da dosya içeriğinden, davacının şahsi mevduat hesabının belirtilen nedenle rehin edildiği ve şirketin teminat mektubu verilmesine neden olan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının şahsi hesabındaki paraya el atıldığı anlaşıldığına göre, mahkemece davacının bu parayı şirketten isteyebileceği kabul edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkeme ise teminat mektubunun tazmininin, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesinden dolayı talep edildiğini kabul etmiş, ancak davacının kendi eylemi nedeniyle bu zarara neden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Oysa böyle bir inceleme ve değerlendirme ancak davalı şirketin, eski yöneticisi davacı ...’ya karşı, ...'nın kusurlu eylemi nedeniyle teminat mektubunun tazmin edildiğini ileri sürerek açacağı bir sorumluluk davasında yapılabilir. Bu durum karşısında mahkemece, davalı şirketin anılan savunmasının ancak açılacak bir sorumluluk davasında nazara alınabileceği düşünülmeden, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4615 E. 2015/12860 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek zarar
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamına uyulması ve davaya konu 45.000,00 TL bedelli çekin davacıya iade edildiğinin davalı tarafça ispatlanamaması halinde davacının 19.000,00 TL «gerçek zararının» hüküm altına alınabilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4182 E. 2010/520 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · infaz · protokol · avans faizi
Benzer bu kararda4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dilekçesinde alacağın «ticari faizi» ile tahsili talep edildiğine ve dava konusu olayın niteliğine göre bu talebin «avans faizi» anlamına geleceği dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen 23.08.2005 tarihli «protokole» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlık «protokolün» (ö) maddesi kapsamında değerlendirilmek suretiyle, davacının davadan sonra ödediği miktarlar da hüküm altına alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre davanın açıldığı tarihte, davacının yaptığı ödeme tutarları dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yargılama sırasında oluşan ve «infazda» dikkate alınabilecek olan ödemelerin de hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7297 E. 2013/6672 K.
Ortak:teminat mektubu · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı şirketin bilgisi olmadan dava konusu ihaleye girdiği ve bankanın «teminat» istemesi üzerine şahsi hesabından bunu karşıladığı, ancak davalı şirketin geçici «teminat mektubu» geçerlilik süresince vermesi gereken kati teminat mektubunu 07.02.2007 tarihli uyarı yazısına rağmen vermediği, ayrıca ihale konusu işin proje detaylarının ve firmanın yapısına ilişkin ticari bilgilerin istenilmesine rağmen verilmediği, siparişin bu nedenle iptal edildiği, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesinden dolayı teminat mektubunun tazmininin talep edildiği ve bunun üzerine «rehin» blokaj ve fon kullanım «taahhütnamesine» dayanılarak, teminat mektubu tutarının davacının hesabından çekilip İsdemir AŞ.’ne ödendiği, davacının şirket ortağı ve yönetici sıfatıyla bu tür işlere kalkışmama …
Davacı vekili, davalı şirket lehine «teminat mektubu» alınabilmesini teminen, müvekkilinin şahsi banka hesabında bulunan parayı «rehin» ettiğini, şirket lehine verilen teminat mektubunun yine şirketin «kusuru» sonucunda tazmin edildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece uyuşmazlığın bu kapsamda incelenip değerlendirilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta da dosya içeriğinden, davacının şahsi «mevduat hesabının» belirtilen nedenle «rehin» edildiği ve şirketin «teminat mektubu» verilmesine neden olan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının şahsi hesabındaki paraya el atıldığı anlaşıldığına göre, mahkemece davacının bu parayı şirketten isteyebileceği kabul edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Benzer bu karardaDava, haksız tazmin edildiği ileri sürülen «teminat mektubu» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Ancak,dava konusu «teminat mektubu» dava dışı firmanın ihaleye katılmasını teminen verilmiş olup, teminat mektubunun davacı tarafından düzenlenmiş olması davacıyı ihalenin tarafı haline getirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · istirdat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davanın ihale öncesi nedenlere dayandığı, bu sebeple idari yargının «görevli» olduğu gerekçesiyle, «yargı yolu» nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Dava, haksız tazmin edildiği ileri sürülen «teminat mektubu» bedelinin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, işin esasına girilip neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle dava dilekçesinin «yargı yolu» nedeniyle reddi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2224 E. , 2013/3143 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../05/2010 tarih ve 2007/551-2010/258 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....02.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin, İsdemir A.Ş. tarafından açılan ihaleye girmek için teminat mektubu talep edilmesi ve Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş tarafından güvence istenmesi üzerine, müvekkilinin şahsi hesabından teminat tutarı kadar miktarın rehin blokaj altına alındığını, ancak ihalenin gerçekleşmemesi nedeniyle İsdemir A.Ş.’nin talebi üzerine teminat mektubunun paraya çevrildiğini, bankanın da müvekkilin hesabından bedelini aldığını, müvekkilinin şirketin menfaatini gözeterek bu işi yaptığını ve paranın kendisine ödenmesi gerektiğini, ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektubu alınmasının müvekkilinin bilgisi dışında gerçekleştiğini, davacının müdürlük yetkisinin ve görevinin ....03.2007 tarihli ortaklar kurulu kararı ile kaldırıldığını, teminat mektubunun bu tarihten sonra ....03.2007 tarihinde alındığını, davacının kötü niyetli davrandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı şirketin bilgisi olmadan dava konusu ihaleye girdiği ve bankanın teminat istemesi üzerine şahsi hesabından bunu karşıladığı, ancak davalı şirketin geçici teminat mektubu geçerlilik süresince vermesi gereken kati teminat mektubunu 07.02.2007 tarihli uyarı yazısına rağmen vermediği, ayrıca ihale konusu işin proje detaylarının ve firmanın yapısına ilişkin ticari bilgilerin istenilmesine rağmen verilmediği, siparişin bu nedenle iptal edildiği, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesinden dolayı teminat mektubunun tazmininin talep edildiği ve bunun üzerine rehin blokaj ve fon kullanım taahhütnamesine dayanılarak, teminat mektubu tutarının davacının hesabından çekilip İsdemir AŞ.’ne ödendiği, davacının şirket ortağı ve yönetici sıfatıyla bu tür işlere kalkışmaması ve risklere girmemesi gerektiği, kendi eylem ve davranışlarıyla zarara neden olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK.’nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı şirket lehine teminat mektubu alınabilmesini teminen, müvekkilinin şahsi banka hesabında bulunan parayı rehin ettiğini, şirket lehine verilen teminat mektubunun yine şirketin kusuru sonucunda tazmin edildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece uyuşmazlığın bu kapsamda incelenip değerlendirilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta da dosya içeriğinden, davacının şahsi mevduat hesabının belirtilen nedenle rehin edildiği ve şirketin teminat mektubu verilmesine neden olan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle davacının şahsi hesabındaki paraya el atıldığı anlaşıldığına göre, mahkemece davacının bu parayı şirketten isteyebileceği kabul edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkeme ise teminat mektubunun tazmininin, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesinden dolayı talep edildiğini kabul etmiş, ancak davacının kendi eylemi nedeniyle bu zarara neden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Oysa böyle bir inceleme ve değerlendirme ancak davalı şirketin, eski yöneticisi davacı ...’ya karşı, ...'nın kusurlu eylemi nedeniyle teminat mektubunun tazmin edildiğini ileri sürerek açacağı bir sorumluluk davasında yapılabilir. Bu durum karşısında mahkemece, davalı şirketin anılan savunmasının ancak açılacak bir sorumluluk davasında nazara alınabileceği düşünülmeden, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/487129300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz