Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4615 E. 2015/12860 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek zarar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamına uyulması ve davaya konu 45.000,00 TL bedelli çekin davacıya iade edildiğinin davalı tarafça ispatlanamaması halinde davacının 19.000,00 TL gerçek zararının hüküm altına alınabilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4182 E. 2010/520 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · infaz · protokol · avans faizi
Benzer bu kararda4- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dilekçesinde alacağın «ticari faizi» ile tahsili talep edildiğine ve dava konusu olayın niteliğine göre bu talebin «avans faizi» anlamına geleceği dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen 23.08.2005 tarihli «protokole» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlık «protokolün» (ö) maddesi kapsamında değerlendirilmek suretiyle, davacının davadan sonra ödediği miktarlar da hüküm altına alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Buna göre davanın açıldığı tarihte, davacının yaptığı ödeme tutarları dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yargılama sırasında oluşan ve «infazda» dikkate alınabilecek olan ödemelerin de hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2064 E. 2016/4240 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit davası · ihtiyati hacze itiraz · itirazın iptali davası · tespit davası · derdestlik · ihtiyati haciz · iptal davası · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/566 esas sayılı dosyasında devam eden itirazın iptali ve «menfi tespit davalarının» «derdest» olduğu, aynı sözleşmeden kaynaklanan «ihtiyati haciz» taleplerinde ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin «görevli» olduğu, mahkemenin «derdest» dava ile aynı sözleşmeden kaynaklanan «ihtiyati haciz» taleplerinde «görevsiz» olduğu, görev hususunun dava şartı (HMK m.
114,115) olduğu ve yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya resen nazara alınabileceği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliği» nedeni ile «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Ancak, karşı taraf (alacaklı) tarafından asıl borçlu ....’ye karşı açılmış alacak veya «itirazın iptali davası» bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4615 E. , 2015/12860 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ..... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/06/2013
NUMARASI 2009/540-2013/424
Taraflar arasında görülen davada ..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/06/2013 gün ve 2009/540-2013/424 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/11/2014 gün ve 2013/15916-2014/16819 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davalı bankadan kullanılan kredinin teminatı olarak davalıya dava dışı şirketin keşidecisi, müvekkilinin ise hamili olduğu 45.000,00 TL bedelli çek verildiğini, davalı tarafından anılan çekin davacı şirketten habersiz olarak keşideciye verildiğini ve 26.000,00 TL’lik çek alındığını, 26.000,00 TL’lik çek bedelinin davalı tarafından tahsil edilerek müvekkilinin kredi borcundan mahsup edildiğini, kredi borcu kapatıldığı halde müvekkiline aradaki 19.000,00 TL’lik farkın ödenmediğini ileri sürerek, anılan bedelin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamına uyulması ve davaya konu 45.000,00 TL bedelli çekin davacıya iade edildiğinin davalı tarafça ispatlanamaması halinde davacının 19.000,00 TL gerçek zararının hüküm altına alınabilecek olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146337500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz