Patent Hakkına Tecavüz Tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4122 E. 2019/1383 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin 2011/245 sayılı dosyasından verilen davanın reddi kararın kesinleştiği, 2011/244 sayılı dosyadan verilen davanın reddi kararının ise bozulduğu, 2014/126 esas numarasını aldığı, 2014/126 sayılı dosyadan verilen davanın reddine dair kararın henüz kesinleşmediği, davacıya ait usul patentinin ihlal edilip edilmediği hususunda ihlal sonucu elde edilen ürünün yeni bir ürün olmadığı ( farklı yöntemlerle de eskiden beri elde edilebilir olduğu ), davalı tarafından sunulan video görüntülerinde yer alan yöntemin patent koruması kapsamında olmadığı, bu görüntüler uyarınca ihlalden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13151 E. 2013/10428 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · sigorta ettiren · maktu vekalet ücreti · eser sözleşmesi · vekalet ücreti · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, «sigorta ettirenler» ile davalı arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, BK.'nın 126/«son» maddesi gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihin 18.12.2001 olay tarihi olduğu, davalı aleyhine açılan birleşen davanın 28.09.2007 tarihinde açıldı …
2-Ancak, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddedilmesi rağmen davalı lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6514 E. 2010/12814 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı · fatura · cy/cy kaydı · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, dosyaya «ibraz» edilen delillerden “video görüntüsü” «kaydının» çözümünün yapılarak içeriğinin belirlenmesi ve dava konusu faydalı modelin yenilik unsuru «taşıyıp» taşımadığının usulünce belirlenmesi gerekirken «eksik incelemeyle» ve denetime imkan vermeyen bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece hükme gerekçe yapılan bilirkişi raporunda “dosyadaki mevcut deliler, «fatura» ve video görüntüsünden mevcut istemlerdeki unsurların değerlendirilmesi mümkün olmamıştır” şeklindeki cümleyle görüş bildirilmiş ancak bahsi geçen bu delillerin içeriğinin ne olduğu konusunda hiçbir açıklama yapılmadığından raporun temyiz aşamasında denetlenmesi mümkün olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4122 E. , 2019/1383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2016 tarih ve 2010/590-2016/416 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin muhtelif makine parçaları üretim ve satışını yaptığını, triger kasnağa saç germe teknolojisini geliştirdiğini, 18.03.2007 den itibaren 20 yıl süre ile TR 2007 01428B numaralı incelemeli patent aldığını, teknik müracaatından sonra .... şahıslar tarafından taklit edildiğini, özellikle ...’de bu teknik kullanılarak üretime geçildiğini, davacı şirketin bu şekilde haksız kullanım sonucunda iktisadi bakımdan zora girdiğini ve ... .... Asliye Ticaret Mahkemesine iflasın ertelenmesi talebinde bulunmak zorunda kaldığını, mahkemesince iflasın ertelenmesine karar verildiğini, davalının gerek ... içinde gerekse...'de bu teknikle ürettirip ithal ettiği triger kasnaklarının ticari olarak büyük çapta satışa sunduğunun öğrenildiğini, bu durumun davacının patent hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek öncelikle ihtiyati tedbire karar verilmesini, davalı tecavüzünün menine, patent konusuna giren ürünün her türlü imal, ithal ve satışının durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ....000,00 TL maddi tazminat ile ....000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 20.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, ürünün yeni ve ayırt edici bir buluş olmadığını, patent belge tarihinden çok öncesinde de bu ürünü ithal ederek kullandığını, davacının tespit talebinde bulunduğunu, tespit dosyalarında mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davalının iş yerinde herhangi bir takım tezgahı bulunmadığının, imalat yapılmadığının tespit edildiğini, bunun akabinde davalı tarafından ... ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2010/310 ve 2010/311 sayılı dosyaları ile davacıya ait patent belgesi ve faydalı modele ilişkin hükümsüzlük davası açıklarını, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün hükümsüzlük davası neticesine bağlı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin 2011/245 sayılı dosyasından verilen davanın reddi kararın kesinleştiği, 2011/244 sayılı dosyadan verilen davanın reddi kararının ise bozulduğu, 2014/126 esas numarasını aldığı, 2014/126 sayılı dosyadan verilen davanın reddine dair kararın henüz kesinleşmediği, davacıya ait usul patentinin ihlal edilip edilmediği hususunda ihlal sonucu elde edilen ürünün yeni bir ürün olmadığı ( farklı yöntemlerle de eskiden beri elde edilebilir olduğu ), davalı tarafından sunulan video görüntülerinde yer alan yöntemin patent koruması kapsamında olmadığı, bu görüntüler uyarınca ihlalden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye ...,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/485695000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz