6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4241 E. 2019/634 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinleşme şartı tanıma ve tenfiz yabancı mahkeme ilamı tanıma emredici hüküm ara karar cy/cy şerhi kesin süre tenfiz eksik inceleme kesin hüküm

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin verilen kesin sürede tanıma ve tenfize konu yabancı mahkeme kararının kesinleşme şerhli suretini sunmadığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarda özetlendiği gibi, davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla, geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.

Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler için gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı ve tarafları uyarmalıdır. Somut olayda, mahkemece, davacı vekiline, kesinleşme şerhi bulunan yabancı mahkeme karar suretini sunması için iki haftalık kesin süre verilmiş ve sonraki celselerde de süre verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen kesin süre makul değildir.

Bu durumda, yabancı mahkeme ilamının tenfizi için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerektiğinden, davacı vekiline yabancı mahkeme ilamının kesinleştiğini gösteren usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunması için makul bir kesin süre verilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13602 E. 2018/2271 K.

    Ortak: · dava şartı · Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4695 E. 2018/3240 K.

    Ortak: · dava şartı · Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12408 E. 2018/2272 K.

    Ortak: · dava şartı · Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13600 E. 2018/2273 K.

    Ortak: · dava şartı · Yabancı mahkeme ilamının tenfizi

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14594 E. 2015/7249 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Makul süre

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4820 E. 2014/10803 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14400 E. 2014/4983 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Makul süre

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12971 E. 2014/5002 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/4241 E.  ,  2019/634 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10/09/2015 tarih ve 2014/847-2015/648 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı tarafından davalı aleyhine açılan ve kabulüne karar verilen ... ... Asliye 22. Hukuk Mahkemesinin 22 O 374/10 karar sayılı kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin verilen kesin sürede tanıma ve tenfize konu yabancı mahkeme kararının kesinleşme şerhli suretini sunmadığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarda özetlendiği gibi, davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla, geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.

Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.

Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler için gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı ve tarafları uyarmalıdır. Somut olayda, mahkemece, davacı vekiline, kesinleşme şerhi bulunan yabancı mahkeme karar suretini sunması için iki haftalık kesin süre verilmiş ve sonraki celselerde de süre verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen kesin süre makul değildir.

Bu durumda, yabancı mahkeme ilamının tenfizi için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerektiğinden, davacı vekiline yabancı mahkeme ilamının kesinleştiğini gösteren usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunması için makul bir kesin süre verilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/485422000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.