Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13602 E. 2018/2271 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinleşme şartı↗ yabancı mahkeme ilamı↗ vekile tebliğ↗ adli yardım↗ emredici hüküm↗ ara karar↗ kesin süre↗ tenfiz↗ tebligat↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının yabancı mahkemenin kesinleşme şerhli karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, son olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, kararın kesinleşmesi için adli yardımlaşma yolu ile tebliğinin şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararın davalılara adli yardımlaşma yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük kesin süre içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla, geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler için gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı ve tarafları uyarmalıdır. Somut olayda, mahkemece, davacı vekiline, yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin belgeleri ibraz etmesi için 30 günlük kesin süre verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen 30 günlük kesin süre makul değildir.
Ayrıca, yabancı mahkeme ilamının tenfizi için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar tebligat bilgilerini sunmak üzere makul bir kesin süre verilmesi, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4695 E. 2018/3240 K.
Ortak:adli yardım · emredici hüküm · ara karar · kesin süre · tenfiz · tebligat · eksik inceleme · ibraz · dava şartı · Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
İncelediğiniz karardaAyrıca, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere makul bir «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n kesinleşme şerhli karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere makul bir «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının yabancı mahkemenin kısa kararını sunduğu, gerekçeli karar aslının ve kesinleşme «şerhi» bulunan tercümenin, yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, «tenfiz» kararı verilmesi için kesinleşme şerhi bulunan tercümenin sunulması gerektiği ve ayrıca kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin de şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararının ve kesinleşme «şerhi» bulunan tercümesi ile yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, davacı vekiline, kesinleşme «şerhi» bulunan yabancı mahkeme kararının tercümesi ile kararın ve dava «dilekçesinin tebliğine» ilişkin belgeleri «ibraz» etmesi için 30 günlük «kesin süre» verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen 30 günlük kesin süre makul değildir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının yabancı mahkemenin kısa kararını sunduğu, gerekçeli karar aslının ve kesinleşme «şerhi» bulunan tercümenin, yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, «tenfiz» kararı verilmesi için kesinleşme şerhi bulunan tercümenin sunulması gerektiği ve ayrıca kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin de şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararının ve kesinleşme «şerhi» bulunan tercümesi ile yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12408 E. 2018/2272 K.
Ortak:adli yardım · emredici hüküm · ara karar · kesin süre · tenfiz · tebligat · eksik inceleme · ibraz · dava şartı · Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
İncelediğiniz karardaAyrıca, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere makul bir «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n kesinleşme şerhli karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere makul bir «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının yabancı mahkeme karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak tercümede kesinleşme «şerhinin» bulunmaması üzerine kesinleşme şerhi bulunan tercümenin, yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, «tenfiz» kararı verilmesi için kesinleşme şerhi bulunan tercümenin sunulması gerektiği ve ayrıca kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin de şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararının kesinleşme «şerhi» bulunan tercümesi ile yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, davacı vekiline, kesinleşme «şerhi» bulunan yabancı mahkeme kararının tercümesi ile kararın ve dava «dilekçesinin tebliğine» ilişkin belgeleri «ibraz» etmesi için 30 günlük «kesin süre» verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen 30 günlük kesin süre makul değildir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının yabancı mahkeme karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak tercümede kesinleşme «şerhinin» bulunmaması üzerine kesinleşme şerhi bulunan tercümenin, yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, «tenfiz» kararı verilmesi için kesinleşme şerhi bulunan tercümenin sunulması gerektiği ve ayrıca kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin de şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararının kesinleşme «şerhi» bulunan tercümesi ile yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13600 E. 2018/2273 K.
Ortak:adli yardım · emredici hüküm · ara karar · kesin süre · tenfiz · tebligat · eksik inceleme · ibraz · dava şartı · Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
İncelediğiniz karardaAyrıca, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere makul bir «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n kesinleşme şerhli karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAyrıca, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere makul bir «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının yabancı mahkeme karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak tercümede kesinleşme «şerhinin» bulunmaması üzerine kesinleşme şerhi bulunan tercümenin, yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, «tenfiz» kararı verilmesi için kesinleşme şerhi bulunan tercümenin sunulması gerektiği ve ayrıca kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin de şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararının kesinleşme «şerhi» bulunan tercümesi ile yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, davacı vekiline, kesinleşme «şerhi» bulunan yabancı mahkeme kararının tercümesi ile kararın ve dava «dilekçesinin tebliğine» ilişkin belgeleri «ibraz» etmesi için 30 günlük «kesin süre» verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen 30 günlük kesin süre makul değildir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının yabancı mahkeme karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak tercümede kesinleşme «şerhinin» bulunmaması üzerine kesinleşme şerhi bulunan tercümenin, yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, «tenfiz» kararı verilmesi için kesinleşme şerhi bulunan tercümenin sunulması gerektiği ve ayrıca kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin de şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararının kesinleşme «şerhi» bulunan tercümesi ile yabancı mahkemedeki dava dilekçesi ve kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4241 E. 2019/634 K.
Ortak:emredici hüküm · ara karar · kesin süre · tenfiz · eksik inceleme · kesin hüküm · dava şartı · Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
İncelediğiniz karardaAyrıca, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere makul bir «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle, «kesin süreye» ilişkin «ara» karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
Benzer bu karardaBu durumda, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerektiğinden, davacı vekiline yabancı mahkeme ilamının kesinleştiğini gösteren usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesini sunması için makul bir «kesin süre» verilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin verilen «kesin sürede» «tanıma» ve «tenfize» konu yabancı mahkeme kararının kesinleşme şerhli suretini sunmadığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle, «kesin süreye» ilişkin «ara» karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin verilen «kesin sürede» «tanıma» ve «tenfize» konu yabancı mahkeme kararının kesinleşme şerhli suretini sunmadığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, davacı vekiline, kesinleşme «şerhi» bulunan yabancı mahkeme karar suretini sunması için iki haftalık «kesin süre» verilmiş ve sonraki celselerde de süre verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen kesin süre makul değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4820 E. 2014/10803 K.
Ortak:emredici hüküm · ara karar · kesin süre · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaÖncelikle, «kesin süreye» ilişkin «ara» karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
Somut olayda, mahkemece, davacı vekiline, yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin belgeleri «ibraz» etmesi için 30 günlük «kesin süre» verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen 30 günlük kesin süre makul değildir.
… n kesinleşme şerhli karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖncelikle, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
Somut olayda, davacı tarafa yukarıda anlatıldığı şekilde belge asıllarını sunması için «kesin süre» verilmediği gibi, davacı asilin yurtdışında olması, belge asıllarını «ibraz» etmesinin belirli bir süre alacak olması karşısında, davacıya makul bir süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun «kesin süre» içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · istirdat · ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece belge asıllarının sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına «usulü kazanılmış hak» doğacağı da kuşkusuzdur.
Hakim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre «tanıma» yoluna da gidebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14400 E. 2014/4983 K.
Ortak:emredici hüküm · ara karar · kesin süre · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaÖncelikle, «kesin süreye» ilişkin «ara» karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
Somut olayda, mahkemece, davacı vekiline, yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin belgeleri «ibraz» etmesi için 30 günlük «kesin süre» verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen 30 günlük kesin süre makul değildir.
… n kesinleşme şerhli karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa 27.01.2010 tarihinde tüm delillerini sunması hususunda «kesin süre» verildiği, sunulan deliller kapsamında «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, davacıların öncelikle kime ne miktarda para yatırdıklarına ilişkin delillerini dosyaya «ibraz» etmelerinin gerektiğinin, sadece davacıların imzası bulunan talep formunun alacağın tespiti için yeterli olmadığının bilirkişi raporunda açıklandığı, davalı tarafı …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece davacının verilen «kesin süre» içerisinde alacağını kanıtlayacak belgeleri dosyaya «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · tanıma · usuli kazanılmış hak · ba formu · kazanılmış hak · istirdat · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece davacının verilen «kesin süre» içerisinde alacağını kanıtlayacak belgeleri dosyaya «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına «usulü kazanılmış hak» doğacağı da kuşkusuzdur.
Somut olayda, davacı vekiline delillerini sunması için «kesin süre» verilmiş, davacı vekilince de dosyaya «kar payı» ortaklık sertifikası talep «formu» sunulmuş olup bu haliyle inceleme yapan bilirkişi heyetince, sunulan belgenin alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığı, davacı tarafın kime ne kadar para ödediğini gösterir belgeleri dosyaya sunması gerektiği yönünde rapor düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafa 27.01.2010 tarihinde tüm delillerini sunması hususunda «kesin süre» verildiği, sunulan deliller kapsamında «bilirkişi incelemesi» yaptırıldığı, davacıların öncelikle kime ne miktarda para yatırdıklarına ilişkin delillerini dosyaya «ibraz» etmelerinin gerektiğinin, sadece davacıların imzası bulunan talep formunun alacağın tespiti için yeterli olmadığının bilirkişi raporunda açıklandığı, davalı tarafı …
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14594 E. 2015/7249 K.
Ortak:emredici hüküm · ara karar · kesin süre · tenfiz · tebligat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAyrıca, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar «tebligat» bilgilerini sunmak üzere makul bir «kesin süre» verilmesi, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararın davalılara «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük «kesin süre» içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle, «kesin süreye» ilişkin «ara» karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
Benzer bu karardaSomut olayda, uyulan Dairemizin bozma ilamı gereğince mahkemece, 30.01.2011 tarihli celsede davacı vekiline "Tenfize konu kararın karar ve dava «dilekçesinin tebliğine» ilişkin belgelerin istenebilmesi için gerekli tercüme ve tebliğ için toplam 190 TL'nin (40 TL yurt dışı «tebligat» harcı ve 150 TL «bilirkişi ücreti») ve ayrıca istenilen «taahhütü» vermek üzere davacı tarafa bir aylık «kesin süre» verilmesine, bu süre içerisinde «masrafın» yatırılmaması, taahüdün verilmemesi halinde bu talepten vazgeçilmiş sayılacağının tarafına «ihtarına»," şeklinde kesin süre «ihtaratı» yapılmış ise de, davacı tarafın ne şekilde ve hangi konuda taahhütü vereceği hususu açıklanmayıp belirsiz bir şekilde ihtarat yapıldığı gibi, kesin süreden sonra olsa da takip eden duruşma tarihinden önce kesin süreye konu «gider avansı» yatırılmakla celsenin ertelenmesine ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmediği de gözden kaçırılarak davacınının «tenfiz» şartlarının oluştuğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın tebliğine ilişkin belgeleri sunması için «kesin süre» verildiği ancak davacı tarafça buna ilişkin delil sunulmadığı, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemce, tenfizi istenen kararın tebliğine ilişkin belgelerin verilen «kesin sürede» sunulmadığı, tenfiz şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · gerekçeli kararın tebliği · ihtarat · bilirkişi ücreti · dava dilekçesinin tebliği · tanıma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak
Benzer bu karardaSomut olayda, uyulan Dairemizin bozma ilamı gereğince mahkemece, 30.01.2011 tarihli celsede davacı vekiline "Tenfize konu kararın karar ve dava «dilekçesinin tebliğine» ilişkin belgelerin istenebilmesi için gerekli tercüme ve tebliğ için toplam 190 TL'nin (40 TL yurt dışı «tebligat» harcı ve 150 TL «bilirkişi ücreti») ve ayrıca istenilen «taahhütü» vermek üzere davacı tarafa bir aylık «kesin süre» verilmesine, bu süre içerisinde «masrafın» yatırılmaması, taahüdün verilmemesi halinde bu talepten vazgeçilmiş sayılacağının tarafına «ihtarına»," şeklinde kesin süre «ihtaratı» yapılmış ise de, davacı tarafın ne şekilde ve hangi konuda taahhütü vereceği hususu açıklanmayıp belirsiz bir şekilde ihtarat yapıldığı gibi, kesin süreden sonra olsa da takip eden duruşma tarihinden önce kesin süreye konu «gider avansı» yatırılmakla celsenin ertelenmesine ve yargılamanın uzamasına sebebiyet verilmediği de gözden kaçırılarak davacınının «tenfiz» şartlarının oluştuğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına «usulü kazanılmış hak» doğacağı da kuşkusuzdur.
Yine, karar «gerekçesinde kararın tebliğine» dair belgelerin «kesin sürede» sunulmadığı belirtilmiş ise de verilen kesin sürede davacı vekiline ilgili belgelerin sunulması konusunda da bir «ihtarat» yapılmadığından gerekçe ile dosyadaki fiili durum da örtüşmemektedir.
Hakim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre «tanıma» yoluna da gidebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12971 E. 2014/5002 K.
Ortak:emredici hüküm · ara karar · kesin süre · ibraz · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaÖncelikle, «kesin süreye» ilişkin «ara» karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
Somut olayda, mahkemece, davacı vekiline, yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin belgeleri «ibraz» etmesi için 30 günlük «kesin süre» verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen 30 günlük kesin süre makul değildir.
… n kesinleşme şerhli karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, «son» olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük «kesin süre» verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, kararın kesinleşmesi için «adli yardımlaşma» yolu ile tebliğinin şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaÖncelikle, «kesin süreye» ilişkin «ara» kararı her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir.
Somut olayda, mahkemece «kesin süre» içinde belge asılları «ibraz» edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı asilin yurtdışında olması, belge asıllarını ibraz etmesinin belli bir süre alacağı nazara al …
Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun «kesin süre» içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · istirdat · ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece tahsilat makbusu aslının sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına «usulü kazanılmış hak» doğacağı da kuşkusuzdur.
Hakim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre «tanıma» yoluna da gidebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13602 E. , 2018/2271 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2009/673-2011/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Alman Stutgart Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 12 O 142/07 sayılı ve 26/10/2007 tarihli kararının kesinleştiğini ve tenfiz şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yabancı mahkeme tarafından müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini, bu nedenle kararın tenfiz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının yabancı mahkemenin kesinleşme şerhli karar aslı ile tercümesini sunduğu, ancak yabancı mahkeme kararının davalılara tebliğine ilişkin belgeleri sunması için davacıya süre verildiği, son olarak bu belgeleri sunması için 30 günlük kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde ilgili belgelerin dosyaya sunulmadığı, kararın kesinleşmesi için adli yardımlaşma yolu ile tebliğinin şart olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, yabancı mahkeme kararın davalılara adli yardımlaşma yoluyla tebliğine dair belgelerin verilen 30 günlük kesin süre içerisinde sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun, isterse hakim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla, geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır.
Öncelikle, kesin süreye ilişkin ara karar, her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler için gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı, ayrıca hakim süreye uyulmamanın sonuçlarını açıkça anlatmalı ve tarafları uyarmalıdır. Somut olayda, mahkemece, davacı vekiline, yabancı mahkeme kararının tebliğine ilişkin belgeleri ibraz etmesi için 30 günlük kesin süre verilmişse de, davacı vekilinden talep edilen belgelerin sunulması zaman alacağı için verilen 30 günlük kesin süre makul değildir.
Ayrıca, yabancı mahkeme ilamının tenfizi için kesinleşme dava şartı olduğundan öncelikle kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, davacı vekiline karar tebliğine dair belgeleri veya karar tebligat bilgilerini sunmak üzere makul bir kesin süre verilmesi, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/419430800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz