Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2999 E. 2013/2489 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın yenilenmesi↗ usulüne uygun tebligat↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ tefrik↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ tebligat↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden mahkemenin 2004/839 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek yeni esasa kaydedilen eldeki davada, takip edilmemesi sebebiyle 16.03.2010 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı ve yasal süresi içinde yenilenmediği gerekçesiyle; davanın HUMK'un 409/5. maddesi hükmü gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin 2004/839 Esas sayılı dosyasında verilen tefrik kararı ardından yeni esasa alınan eldeki dosyada tensip zaptı düzenlenmiş, duruşma günü belirlenerek taraflara tebliğine karar verilmiştir. Dosyaya davacı tarafça masraf yatırılmadığından duruşma gününün taraflara tebliğe gönderilemediği belirtilmiş, mahkemenin 16.03.2010 tarihli celsesinde davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi, bir kısım davalı vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine taraflarca takip edilmeyen davanın yenileninceye kadar mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, ardından 30.06.2010 tarihli kararla davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmiştir. Dava açılmasıyla birlikte ya da eldeki dosyada olduğu gibi tefrik kararı üzerine yeni esas ile yargılamaya devam edildiği hallerde, oturum günü belirlenip taraflar hemen bu oturuma davet edildiklerinden 1086 Sayılı HUMK'un 409/II maddesi hükmü duruşma gününün belirlenmesinde uygulama alanı bulamamaktadır. Bu itibarla, bir davanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi için öncelikle davanın taraflarına usulüne uygun olarak tebligat yapılması, bundan sonra duruşma tarihinden haberdar olan tarafların mazeretsiz olarak oturuma katılmamaları veya katıldıkları halde davayı takip etmeyeceklerini beyan etmeleri gerekir. Mahkemece davacı tarafa oturum günü tebliğ edilmeden önce dosyanın işlemden kaldırılmasına daha sonra da üç aylık yasal süre geçtiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409/5. maddesine aykırı olduğundan aksine kabulle verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9523 E. 2012/1628 K.
Ortak:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaDosyaya davacı tarafça «masraf» yatırılmadığından duruşma gününün taraflara tebliğe gönderilemediği belirtilmiş, mahkemenin 16.03.2010 tarihli celsesinde davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi, bir kısım davalı vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine taraflarca takip edilmeyen «davanın yenileninceye» kadar mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409. maddesi gereğince «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, ardından 30.06.2010 tarihli kararla «davanın açılmamış sayılmasına» hükmedilmiştir.
Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden mahkemenin 2004/839 Esas sayılı dosyasından «tefrik» edilerek yeni esasa kaydedilen eldeki davada, takip edilmemesi sebebiyle 16.03.2010 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırıldığı» ve yasal süresi içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle; davanın HUMK'un 409/5. maddesi hükmü gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece davacı tarafa oturum günü tebliğ edilmeden önce «dosyanın işlemden kaldırılmasına» daha sonra da üç aylık yasal süre geçtiği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409/5. maddesine aykırı olduğundan aksine kabulle verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 23.02.2010 tarihli oturuma davacının gelmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırıldığı», 3 ay içinde «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle HUMK'nun 409/5.maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece davacının 23.02.2010 tarihli oturuma gelmediği, bu nedenle «dosyanın işlemden kaldırıldığı» ve davanın 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, HUMK’nun 409/5. maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak oturumun 23.02.2010 tarihine bırakıldığı 21.01.2010 tarihli celsede, davacı vekilince «mazeret dilekçesi» gönderilmiş, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabulüne ve duruşma gününü Uyap sisteminden öğrenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · çek iptali · çek
Benzer bu karardaDava, TTK’nun 730. maddesinin 20. bendi yollaması ile aynı Yasa’nın 669 vd. maddelerine dayalı «çek iptali» istemine ilişkindir.
Ancak oturumun 23.02.2010 tarihine bırakıldığı 21.01.2010 tarihli celsede, davacı vekilince «mazeret dilekçesi» gönderilmiş, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabulüne ve duruşma gününü Uyap sisteminden öğrenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9523 E. 2012/1628 K.
Ortak:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaDosyaya davacı tarafça «masraf» yatırılmadığından duruşma gününün taraflara tebliğe gönderilemediği belirtilmiş, mahkemenin 16.03.2010 tarihli celsesinde davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi, bir kısım davalı vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine taraflarca takip edilmeyen «davanın yenileninceye» kadar mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409. maddesi gereğince «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, ardından 30.06.2010 tarihli kararla «davanın açılmamış sayılmasına» hükmedilmiştir.
Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden mahkemenin 2004/839 Esas sayılı dosyasından «tefrik» edilerek yeni esasa kaydedilen eldeki davada, takip edilmemesi sebebiyle 16.03.2010 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırıldığı» ve yasal süresi içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle; davanın HUMK'un 409/5. maddesi hükmü gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece davacı tarafa oturum günü tebliğ edilmeden önce «dosyanın işlemden kaldırılmasına» daha sonra da üç aylık yasal süre geçtiği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409/5. maddesine aykırı olduğundan aksine kabulle verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 23.02.2010 tarihli oturuma davacının gelmemesi nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırıldığı», 3 ay içinde «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle HUMK'nun 409/5.maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece davacının 23.02.2010 tarihli oturuma gelmediği, bu nedenle «dosyanın işlemden kaldırıldığı» ve davanın 3 ay içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle, HUMK’nun 409/5. maddesi uyarınca, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak oturumun 23.02.2010 tarihine bırakıldığı 21.01.2010 tarihli celsede, davacı vekilince «mazeret dilekçesi» gönderilmiş, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabulüne ve duruşma gününü Uyap sisteminden öğrenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · çek iptali · çek
Benzer bu karardaDava, TTK’nun 730. maddesinin 20. bendi yollaması ile aynı Yasa’nın 669 vd. maddelerine dayalı «çek iptali» istemine ilişkindir.
Ancak oturumun 23.02.2010 tarihine bırakıldığı 21.01.2010 tarihli celsede, davacı vekilince «mazeret dilekçesi» gönderilmiş, mahkemece davacı vekilinin mazeretinin kabulüne ve duruşma gününü Uyap sisteminden öğrenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7442 E. 2011/17607 K.
Ortak:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaDosyaya davacı tarafça «masraf» yatırılmadığından duruşma gününün taraflara tebliğe gönderilemediği belirtilmiş, mahkemenin 16.03.2010 tarihli celsesinde davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi, bir kısım davalı vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine taraflarca takip edilmeyen «davanın yenileninceye» kadar mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409. maddesi gereğince «işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, ardından 30.06.2010 tarihli kararla «davanın açılmamış sayılmasına» hükmedilmiştir.
Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden mahkemenin 2004/839 Esas sayılı dosyasından «tefrik» edilerek yeni esasa kaydedilen eldeki davada, takip edilmemesi sebebiyle 16.03.2010 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırıldığı» ve yasal süresi içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle; davanın HUMK'un 409/5. maddesi hükmü gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece davacı tarafa oturum günü tebliğ edilmeden önce «dosyanın işlemden kaldırılmasına» daha sonra da üç aylık yasal süre geçtiği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409/5. maddesine aykırı olduğundan aksine kabulle verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının 09.09.2009 tarihli duruşmaya gelmemesi nedeniyle HUMK'un 409. maddesi gereğince «davanın yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davacı tarafça süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davacının davasının HUMK'un 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ancak verilen bu «yenileme dilekçesinin» yanlışlıkla Ankara'ya gönderilmiş olması ve sonrasında da kaybolmuş olması sonucunda dilekçe asıl mahkemesine ulaşmamış ise de, süresinde verilen dilekçe ile «davanın yenilenmiş» olmasına rağmen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece davacının davasını «takipsiz» bırakması sonucunda 09.09.2009 tarihli oturumda «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilince İstanbul 5.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · takipsizlik kararı · havale
Benzer bu karardaMahkemece davacının davasını «takipsiz» bırakması sonucunda 09.09.2009 tarihli oturumda «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, davacı vekilince İstanbul 5.
Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verilen 09.10.2009 «havale» tarihli dilekçe ile dava süresi içinde «yenilenmiştir».
Ancak verilen bu «yenileme dilekçesinin» yanlışlıkla Ankara'ya gönderilmiş olması ve sonrasında da kaybolmuş olması sonucunda dilekçe asıl mahkemesine ulaşmamış ise de, süresinde verilen dilekçe ile «davanın yenilenmiş» olmasına rağmen «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2999 E. , 2013/2489 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/06/2010 tarih ve 2010/60-2010/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, EGS Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin ...'ye devredilen EGS Bank A.Ş. ile bağlantlı olduğunu, 1997-2002 yılları arasında EGS Gayrimenkul Yatırım Ortakları A.Ş.'nin yönetim kurulu veya denetim kurulu üyesi olarak görev yapan davalıların şirkete verdikleri zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek;
5. 100,00 TL nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 91.640.074,00 TL ve 22.539.578,00 USD ye çıkartmıştır.
Mahkemece, bir kısım davalılar yönünden mahkemenin 2004/839 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek yeni esasa kaydedilen eldeki davada, takip edilmemesi sebebiyle 16.03.2010 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı ve yasal süresi içinde yenilenmediği gerekçesiyle; davanın HUMK'un 409/5. maddesi hükmü gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin 2004/839 Esas sayılı dosyasında verilen tefrik kararı ardından yeni esasa alınan eldeki dosyada tensip zaptı düzenlenmiş, duruşma günü belirlenerek taraflara tebliğine karar verilmiştir. Dosyaya davacı tarafça masraf yatırılmadığından duruşma gününün taraflara tebliğe gönderilemediği belirtilmiş, mahkemenin 16.03.2010 tarihli celsesinde davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi, bir kısım davalı vekillerinin davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri üzerine taraflarca takip edilmeyen davanın yenileninceye kadar mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, ardından 30.06.2010 tarihli kararla davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmiştir.
Dava açılmasıyla birlikte ya da eldeki dosyada olduğu gibi tefrik kararı üzerine yeni esas ile yargılamaya devam edildiği hallerde, oturum günü belirlenip taraflar hemen bu oturuma davet edildiklerinden 1086 Sayılı HUMK'un 409/II maddesi hükmü duruşma gününün belirlenmesinde uygulama alanı bulamamaktadır. Bu itibarla, bir davanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi için öncelikle davanın taraflarına usulüne uygun olarak tebligat yapılması, bundan sonra duruşma tarihinden haberdar olan tarafların mazeretsiz olarak oturuma katılmamaları veya katıldıkları halde davayı takip etmeyeceklerini beyan etmeleri gerekir. Mahkemece davacı tarafa oturum günü tebliğ edilmeden önce dosyanın işlemden kaldırılmasına daha sonra da üç aylık yasal süre geçtiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409/5.
maddesine aykırı olduğundan aksine kabulle verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/484778200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz