Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2675 E. 2019/201 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket hisse devri↗ hisse devri sözleşmesi↗ şirket müdürlüğü↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hisse devri↗ sebepsiz zenginleşme↗ ortaklık ilişkisi↗ limited şirket↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ temsil↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; limited şirketlerde hisse devrini düzenleyen 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 520/son maddesi ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 11/... maddesi gereğince taraflar arasında hisse devrine ilişkin geçerli bir sözleşmenin bulunmadığı, 818 sayılı BK. 61. maddesi gereğince, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tarafların almış olduğunu iade zorunluluğunun bulunduğunu ancak .../09/2007 tarih ve 12298 yevmiye nolu noter onaylı hisse devrine ilişkin sözleşme içeriği ve 8840 yevmiye nolu ve .../04/2008 tarihli noter onayını taşıyan şirketin karar defteri kaydına göre 09/04/2008 tarihi itibariyle davacının 5 paya karşılık 500,00 TL bedelli hissesinin bulunduğunun açıkça anlaşıldığı ve söz konusu kararlar altında davacının da imzası bulunması nedeniyle davacının en geç o tarih itibariyle, karşı tarafın, aleyhine sebepsiz zenginleştiğini öğrendiği ve dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkinidir. Mahkemece, mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 61. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tarafların almış olduğunu iade zorunluluğunun bulunduğu ancak 818 sayılı BK. 66. maddesine istinaden dava tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 126/4. maddesi gereğince "ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir şirketin müdürleri, temsilcileri, murakıplariyle şirket veya ortaklar arasındaki davalar," beş senelik zamanaşımına tabidir. Mahkemece, davanın ortaklar arasındaki ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlık olarak değerlendirilip 818 sayılı Borçlar Kanununun 126/4. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımına göre değerlendirilmesi gerekirken, yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13151 E. 2013/10428 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; «limited şirketlerde hisse devrini» düzenleyen 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 520/«son» maddesi ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 11/... maddesi gereğince taraflar arasında hisse devrine ilişkin geçerli bir sözleşmenin bulunmadığı, 818 sayılı BK.
61. maddesi gereğince, «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre tarafların almış olduğunu iade zorunluluğunun bulunduğunu ancak .../09/2007 tarih ve 12298 yevmiye nolu noter onaylı «hisse devrine» ilişkin sözleşme içeriği ve 8840 yevmiye nolu ve .../04/2008 tarihli noter onayını «taşıyan» şirketin karar «defteri» «kaydına» göre 09/04/2008 tarihi itibariyle davacının 5 paya karşılık 500,00 TL bedelli hissesinin bulunduğunun açıkça anlaşıldığı ve söz konusu kararlar altında davacının da imzası bulunması nedeniyle davacının en geç o tarih itibariyle, karşı tarafın, aleyhine sebepsiz zenginleştiğini öğrendiği ve dava tarihi itibariyle 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
66. maddesine istinaden dava tarihi itibariyle bir yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, «sigorta ettirenler» ile davalı arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, BK.'nın 126/«son» maddesi gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihin 18.12.2001 olay tarihi olduğu, davalı aleyhine açılan birleşen davanın 28.09.2007 tarihinde açıldı …
2-Ancak, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddedilmesi rağmen davalı lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · sigorta ettiren · maktu vekalet ücreti · eser sözleşmesi · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Ancak, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddedilmesi rağmen davalı lehine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, «sigorta ettirenler» ile davalı arasında «eser sözleşmesi» bulunduğu, BK.'nın 126/«son» maddesi gereğince eser sözleşmesinden kaynaklanan davalarda kural olarak 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, zamanaşımı süresinin başlayacağı tarihin 18.12.2001 olay tarihi olduğu, davalı aleyhine açılan birleşen davanın 28.09.2007 tarihinde açıldı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7437 E. 2013/6423 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · zamanaşımı · temsil · zamanaşımı 1 yıllık
İncelediğiniz kararda818 sayılı Borçlar Kanununun 126/4. maddesi gereğince "ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir «şirketin müdürleri», «temsilcileri», murakıplariyle şirket veya ortaklar arasındaki davalar," beş senelik «zamanaşımına» tabidir.
61. maddesi gereğince, «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre tarafların almış olduğunu iade zorunluluğunun bulunduğunu ancak .../09/2007 tarih ve 12298 yevmiye nolu noter onaylı «hisse devrine» ilişkin sözleşme içeriği ve 8840 yevmiye nolu ve .../04/2008 tarihli noter onayını «taşıyan» şirketin karar «defteri» «kaydına» göre 09/04/2008 tarihi itibariyle davacının 5 paya karşılık 500,00 TL bedelli hissesinin bulunduğunun açıkça anlaşıldığı ve söz konusu kararlar altında davacının da imzası bulunması nedeniyle davacının en geç o tarih itibariyle, karşı tarafın, aleyhine sebepsiz zenginleştiğini öğrendiği ve dava tarihi itibariyle 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
66. maddesine istinaden dava tarihi itibariyle bir yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesine göre, ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir «şirketin müdürleri», «temsilcileri», murakıplariyle şirket veya ortaklar arasındaki davalar 5 yıllık «zamanaşımına» tabidir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar 29/09/2011 tarihli duruşmada davalı vekilinin süresinde olmayan «zamanaşımı» itirazının reddine karar verilmiş ise de, davalı vekilinin 27/10/2011 «havale» tarihli dilekçesinde cevap dilekçesini «ıslah» ettiğini, zamanaşımı defini tekrar ettiği beyan etmesi karşısında davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inde haklı olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığı nedeniyle 06/10/1978 tarihinden itibaren doğmuş kâr paylarının talebi üzerine üç taksit halinde ödendiğini, fakat faizlerinin ödenmediğini bildirerek faizlerin tahsilini talep etmiş, mahkemece davalının «zamanaşımı defi» kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · zamanaşımı def'i · def'i · kâr payı · havale · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar 29/09/2011 tarihli duruşmada davalı vekilinin süresinde olmayan «zamanaşımı» itirazının reddine karar verilmiş ise de, davalı vekilinin 27/10/2011 «havale» tarihli dilekçesinde cevap dilekçesini «ıslah» ettiğini, zamanaşımı defini tekrar ettiği beyan etmesi karşısında davalı vekilinin «zamanaşımı def»'inde haklı olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacının davalıdan kâr «payı» faizine ilişkin talebi bakımından, talep tarihinden geriye doğru 5 yıllık kâr payı için davalının «zamanaşımı definin» kabulü doğru değildir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığı nedeniyle 06/10/1978 tarihinden itibaren doğmuş kâr paylarının talebi üzerine üç taksit halinde ödendiğini, fakat faizlerinin ödenmediğini bildirerek faizlerin tahsilini talep etmiş, mahkemece davalının «zamanaşımı defi» kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece davalının «zamanaşımı definin» talep edilen faizlerin hangi yıllara ait kâr payına ilişkin olduğu hususu incelenmeksizin dava konusu alacağın tümü yönünden kabul edilmesi doğru bulunmamış hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2675 E. , 2019/201 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../.../2016 tarih ve 2014/1113-2016/800 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının tasfiye halinde bulunan ... Özel Dersahanecilik Yayıncılık Turizm Aracılık Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ortağı olduğunu, davacının şirket ortağı olmak için o zaman şirket kuruluşunda ortak bulunan davalı ...'na 22.05.2007 tarihinde posta havalesi ile ....000 TL gönderildiğini, bu meblağın ... Dersanesi ortaklık bedeli olarak davalıya gönderildiğinin dekontta açıkça yazdığını, ancak şirketin toplam nakdi sermayesinin ....000 TL olup....'ün sadece 500 TL'lik sermaye payı olduğunu, bu pay durumunun düzeltileceğinin ... tarafından defalarca beyan ve taahhüt edilmesine rağmen bu durumun düzeltilmediği ve sermaya payı olarak davalı uhdesinde kalan 9.500 TL'nin davalı lehine sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu, şirketin tasfiye sürecine girmesi ile birlikte davalının taahhüdünü yerine getirme imkan ve ihtimali kalmadığını ileri sürerek 9.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 22.05.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davadaki istemlerin 818 sayılı kanunun 66. ve 6098 sayılı kanunun 82. maddelerinde yer alan sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince zamanaşımına uyradığını, davanın ortaklık payının ödenmesine ilişkin ikame olunduğunu, husumetin ... Özel Dershanecilik Yayınları Tur....Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne yöneltilmesi gerektiğini, havalenin borç ödenmesine karine olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; limited şirketlerde hisse devrini düzenleyen 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 520/son maddesi ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 11/... maddesi gereğince taraflar arasında hisse devrine ilişkin geçerli bir sözleşmenin bulunmadığı, 818 sayılı BK.
61. maddesi gereğince, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tarafların almış olduğunu iade zorunluluğunun bulunduğunu ancak .../09/2007 tarih ve 12298 yevmiye nolu noter onaylı hisse devrine ilişkin sözleşme içeriği ve 8840 yevmiye nolu ve .../04/2008 tarihli noter onayını taşıyan şirketin karar defteri kaydına göre 09/04/2008 tarihi itibariyle davacının 5 paya karşılık 500,00 TL bedelli hissesinin bulunduğunun açıkça anlaşıldığı ve söz konusu kararlar altında davacının da imzası bulunması nedeniyle davacının en geç o tarih itibariyle, karşı tarafın, aleyhine sebepsiz zenginleştiğini öğrendiği ve dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkinidir. Mahkemece, mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 61. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tarafların almış olduğunu iade zorunluluğunun bulunduğu ancak 818 sayılı BK.
66. maddesine istinaden dava tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 126/4. maddesi gereğince "ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir şirketin müdürleri, temsilcileri, murakıplariyle şirket veya ortaklar arasındaki davalar," beş senelik zamanaşımına tabidir. Mahkemece, davanın ortaklar arasındaki ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlık olarak değerlendirilip 818 sayılı Borçlar Kanununun 126/4. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımına göre değerlendirilmesi gerekirken, yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/484157700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz