6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kar Payı Alacağı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7437 E. 2013/6423 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket müdürlüğü zamanaşımı defi 818 sayılı borçlar kanunu zamanaşımı def'i def'i kâr payı havale ıslah zamanaşımı temsil

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar 29/09/2011 tarihli duruşmada davalı vekilinin süresinde olmayan zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş ise de, davalı vekilinin 27/10/2011 havale tarihli dilekçesinde cevap dilekçesini ıslah ettiğini, zamanaşımı defini tekrar ettiği beyan etmesi karşısında davalı vekilinin zamanaşımı def'inde haklı olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığı nedeniyle 06/10/1978 tarihinden itibaren doğmuş kâr paylarının talebi üzerine üç taksit halinde ödendiğini, fakat faizlerinin ödenmediğini bildirerek faizlerin tahsilini talep etmiş, mahkemece davalının zamanaşımı defi kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesine göre, ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir şirketin müdürleri, temsilcileri, murakıplariyle şirket veya ortaklar arasındaki davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu itibarla, davacının davalıdan kâr payı faizine ilişkin talebi bakımından, talep tarihinden geriye doğru 5 yıllık kâr payı için davalının zamanaşımı definin kabulü doğru değildir. Bu nedenle mahkemece davalının zamanaşımı definin talep edilen faizlerin hangi yıllara ait kâr payına ilişkin olduğu hususu incelenmeksizin dava konusu alacağın tümü yönünden kabul edilmesi doğru bulunmamış hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2675 E. 2019/201 K.

    Ortak: · zamanaşımı var

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/7437 E.  ,  2013/6423 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.03.2012 tarih ve 2011/177-2012/65 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... rafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili idarenin 06/10/1978 tarih ve 1234 sayılı encümen kararı ile davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye %1,89 hisse oranı ile ortak olduğunu, ancak davalının ortak olunduğu günden bu yana müvekkili idareye kar payı ödemediğini, bu alacağın faizleri ile birlikte tahsilinin davalıdan talep edildiğini, davalı şirketin 305.298.80 TL kâr payı borcunu üç taksit halinde ödediğini, ancak gecikme faizine ödemediklerini, faizin de ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 192.232,67 TL yasal gecikme faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, talep edilen tüm alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar 29/09/2011 tarihli duruşmada davalı vekilinin süresinde olmayan zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiş ise de, davalı vekilinin 27/10/2011 havale tarihli dilekçesinde cevap dilekçesini ıslah ettiğini, zamanaşımı defini tekrar ettiği beyan etmesi karşısında davalı vekilinin zamanaşımı def'inde haklı olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığı nedeniyle 06/10/1978 tarihinden itibaren doğmuş kâr paylarının talebi üzerine üç taksit halinde ödendiğini, fakat faizlerinin ödenmediğini bildirerek faizlerin tahsilini talep etmiş, mahkemece davalının zamanaşımı defi kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesine göre, ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir şirketin müdürleri, temsilcileri, murakıplariyle şirket veya ortaklar arasındaki davalar 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu itibarla, davacının davalıdan kâr payı faizine ilişkin talebi bakımından, talep tarihinden geriye doğru 5 yıllık kâr payı için davalının zamanaşımı definin kabulü doğru değildir. Bu nedenle mahkemece davalının zamanaşımı definin talep edilen faizlerin hangi yıllara ait kâr payına ilişkin olduğu hususu incelenmeksizin dava konusu alacağın tümü yönünden kabul edilmesi doğru bulunmamış hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448558100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.