Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4416 E. 2019/635 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın geri alınması↗ tenfiz↗ feragat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/475 Esas, 2006/110 Karar sayılı dosyasının işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/475 Esas, 2006/110 Karar sayılı ilamının işbu dosyada kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anılan dosyada davacı vekili davadan vazgeçtiklerini ve bu nedenle düşürülmesini talep etmiş, mahkemece vazgeçme nedeniyle davanın reddine dair verilen karar onanarak kesinleşmiştir. Ancak, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/475 Esas, 2006/110 Karar sayılı dosyasında davacı vekilinin bu beyanı davadan ve hakkın özünden açıkça bir feragat vasfında olmayıp; davanın geri alınması, dava açma hakkının ileriye bırakılması ve saklı tutulması amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda işin esası incelenerek ve bozma ilamı doğrultusunda bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmesi doğru görülmeyip hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1950 E. 2019/5364 K.
Ortak:kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/475 Esas, 2006/110 Karar sayılı dosyasının işbu dava yönünden «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/475 Esas, 2006/110 Karar sayılı ilamının işbu dosyada «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda işin esası incelenerek ve bozma ilamı doğrultusunda bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın «kesin» hüküm sebebiyle reddine karar verilmesi doğru görülmeyip hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2005/475 Esas, 2006/110 Karar sayılı dosyasının işbu dava yönünden «kesin» hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10420 E. 2014/398 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi · reeskont faizi · olumsuz oy · işlemiş faiz · protokol · çek · cy/cy kaydı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı firmanın imzasına sahip «protokolde», davalının davaya konu iki çekin karşılığını 15.12.2010 tarihinde elden ödediği, çeklerin bankada olduğu ve iade alındığında davalı yana «teslim» edileceğinin hüküm altına alındığı ancak, davalının ödeme iddiasına karşılık sunduğu belgenin yasalara göre bankadan veya diğer kuruluşlardan yapılması gereken bir ödemeye ilişkin belge olmadığı, sunulan belgenin davaya konu çeklerin «kaydi» olarak ödendiğini ispata yetmeyeceği, davalı yanın yaptığını iddia ettiği ödemeye ilişkin sunduğu belgenin, yasal anlamda izaha ve ispata muhtaç olduğu, davalı tarafından dava dışı firmaya, dava dışı firmanın da davacı bankaya toplam 36.475,00 TL değerinde 2 adet «çek» keşide ettiği, davacı şirketin bu çek bedellerini tahsil edemediği, dolayısı ile davalının davacı bankaya 36.475,00 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 36.475,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren %15 ve değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, 36.475,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren %15 ve değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.Ancak, davacı tarafça «işlemiş faiz» talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu talebe ilişkin olumlu-«olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş,hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «kambiyo senedine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4416 E. , 2019/635 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen .../03/2018 tarih ve2016/596-2018/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... ... Yüksek Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 11.11.2008 tarih 18 U 96/07 sayılı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/475 Esas, 2006/110 Karar sayılı dosyasının işbu dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece, ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/475 Esas, 2006/110 Karar sayılı ilamının işbu dosyada kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anılan dosyada davacı vekili davadan vazgeçtiklerini ve bu nedenle düşürülmesini talep etmiş, mahkemece vazgeçme nedeniyle davanın reddine dair verilen karar onanarak kesinleşmiştir. Ancak, ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/475 Esas, 2006/110 Karar sayılı dosyasında davacı vekilinin bu beyanı davadan ve hakkın özünden açıkça bir feragat vasfında olmayıp; davanın geri alınması, dava açma hakkının ileriye bırakılması ve saklı tutulması amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda işin esası incelenerek ve bozma ilamı doğrultusunda bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın kesin hüküm sebebiyle reddine karar verilmesi doğru görülmeyip hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, .../01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/484014100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz