6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/109 E. 2013/2510 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5718 sayılı möhuk çekince (ihtirazi kayıt) yabancı mahkeme ilamı usulüne uygun tebliğ möhuk 47 kamu düzeni tenfiz tebligat ibraz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacıların davalı şirketin ortağı olduğu, yabancı mahkeme kararına konu olan hususun Türk Mahkemeleri'nde de çekişme konusu edildiği, dava ve tenfize konu edilen söz konusu yabancı mahkeme kararının Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çeliştiğinden kamu düzenine aykırı olduğu, ayrıca Lahey Sözleşmesi'ne uygun tebligatın olmaması nedeniyle ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29/05/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.

Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 5718 sayılı MÖHUK’nun 50 ve 53'ncü maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine

Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de ... anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme sadece sözleşmenin .... maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, .... maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir.

Somut olayda, tenfizi istenen Nurnberg Fürt Eyalet Mahkemesi'nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 27.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleştiği yazılı olup, mahkemece kararın davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacılar vekili, gerek temyiz dilekçesinde gerekse karar düzeltme dilekçesinde davalıya yabancı mahkeme kararının ... aracılığıyla yapıldığını savunmuş ve ayrıca dilekçesi ekinde ... Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün 01.04.2009 tarihli dosya numarası 4 O 6350/07 olarak gösterilen tebliğin yapıldığına dair evrak ibraz etmiştir. Bu durumda yabancı mahkeme kararının 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi uyarınca usulünce kesinleştiği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 29.05.2012 tarih ve 2011/2803 Esas, 2012/9205 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4510 E. 2018/3241 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1243 E. 2012/8911 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13931 E. 2016/1211 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3360 E. 2015/6614 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/109 E.  ,  2013/2510 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/.../2010 gün ve 2010/232-2010/526 sayılı kararı onayan Daire’nin 29/05/2012 gün ve 2011/2803-2012/9205 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, Nurnberg Fürth Eyalet Mahkemesi'nce ....2008 tarihinde davalının, ....338,76 Euro'yu davacı ...'a, 38.346,89 Euro'yu ise davacı ...'a ödemesine karar verildiğini, kararın taraflara tebliğ edilerek 08.05.2009 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, anılan kararın MÖHUK hükümleri uyarınca tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin savunma hakkının yabancı mahkeme tarafından kısıtlandığını, ayrıca maddi hukuk bakımından da kararın kamu düzenine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacıların davalı şirketin ortağı olduğu, yabancı mahkeme kararına konu olan hususun Türk Mahkemeleri'nde de çekişme konusu edildiği, dava ve tenfize konu edilen söz konusu yabancı mahkeme kararının Türk Mahkemeleri tarafından verilen kararlarla açıkça çeliştiğinden kamu düzenine aykırı olduğu, ayrıca Lahey Sözleşmesi'ne uygun tebligatın olmaması nedeniyle ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29/05/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.

Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 5718 sayılı MÖHUK’nun 50 ve 53'ncü maddesi hükmüne göre, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilebilmesi için öncelikle ilamın kesinleşmiş olması gerekir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine

Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de ... anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme sadece sözleşmenin .... maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, .... maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir.

Somut olayda, tenfizi istenen Nurnberg Fürt Eyalet Mahkemesi'nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 27.02.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleştiği yazılı olup, mahkemece kararın davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davacılar vekili, gerek temyiz dilekçesinde gerekse karar düzeltme dilekçesinde davalıya yabancı mahkeme kararının ... aracılığıyla yapıldığını savunmuş ve ayrıca dilekçesi ekinde ... Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün 01.04.2009 tarihli dosya numarası 4 O 6350/07 olarak gösterilen tebliğin yapıldığına dair evrak ibraz etmiştir. Bu durumda yabancı mahkeme kararının 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi uyarınca usulünce kesinleştiği anlaşıldığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 29.05.2012 tarih ve 2011/2803 Esas, 2012/9205 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle, Dairemizin 29.05.2012 tarih ve 2011/2803 Esas, 2012/9205 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 14/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/483823800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.