Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3360 E. 2015/6614 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekince (ihtirazi kayıt)↗ yabancı mahkeme ilamı↗ kesinleşen ilam↗ tebliğ tarihi↗ möhuk 47↗ tenfiz↗ tebligat↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür. Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olaya gelince, davacı vekilinin yabancı mahkeme kararının davalı şirkete tebliğine dair sunmuş olduğu belgelerindeki üst yazıda tenfizi istenen karara ilişkin dosya numarası(8 O 30/10) yazılı ise de ekindeki tebliğ tebellüğ tutanağında dava dışı "Duisburg Eyalet Mahkemesi'nin 3 0 7/09 sayılı yazıları" açıklaması bulunduğu gibi bu belgedeki tebliğ tarihi de tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamındaki davalı şirkete yapılan tebliğ tarihi ile örtüşmemektedir. Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalı şirkete yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulünce tebliğ edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4510 E. 2018/3241 K.
Ortak:kesinleşen ilam · tenfiz · tebligat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yazılı şekilde davaya konu ilamın tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının tenfiz davasının açıldığı tarih itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · adli yardım · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bozma kararına uyulmakla bozmada belirtilen ve bozma dışında tutulan hususlar lehine bozma yapılan taraf için usulü «müktesep hak» oluşturduğu, bu nedenle davaya konu ilamın «tenfiz» koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
O halde, yabancı bir mahkeme ilamının «kesinleşmesi, ilamın» yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde «adli yardımlaşma» yoluyla tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Ayrıca, mahkemece, yabancı mahkeme kararının tebliğ evraklarını sunması için davacı vekiline süre verildiği, davacı vekilinin ise 08.04.2013 tarihli dilekçe ile yabancı mahkeme kararının posta yoluyla tebliğ edildiğini, «adli yardımlaşma» aracılığıyla tebliğ edilmediğini belirterek kararın bu haliyle «tenfizini» talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, işbu dava tarihi itibariyle usulüne uygun olarak kesinleşmiş yabancı mahkeme kararı bulunmadığı, kesinleşmenin «tenfiz» davası için dava şartı olduğu gözetilerek davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13931 E. 2016/1211 K.
Ortak:kesinleşen ilam · tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme ilamının tenfizi, Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının «tenfizine» karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
… Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak «tebligatların» hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır.1965 tari …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkı · kesin süre · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… tebliğ edildiği belirtilmiş, davacı vekilince de dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı kanalıyla davalılar vekili Av. ...a 10.01.2008 tarihinde tebliğ edildiğine dair «tebligat» belgeleri dosyaya «ibraz» edilmiş olmasına rağmen mahkemece, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı vasıtasıyla tebliğ edilmediği, davalının «savunma hakkının» ihlal edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
… eşmediği yönündeki itirazı gözetilerek yukarıda yapılan açıklamalar ışığında kararın tebliğine dair tebliğ belgelerinin sunulması için davacı vekiline usulüne uygun «kesin süre» verilerek ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulmasına karar veril …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yabancı mahkeme kararına dayanak dava dilekçesinin Adalet Bakanlığı vasıtasıyla tebliğ edilmediği, davalıya «savunma hakkı» tanınmadan hüküm kurulmarak adil yargılama ilkesinin ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5882 E. 2015/9324 K.
Ortak:kesinleşen ilam · tebliğ tarihi · tenfiz · tebligat · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaSomut olaya gelince, davacı vekilinin yabancı mahkeme kararının davalı şirkete tebliğine dair sunmuş olduğu belgelerindeki üst yazıda «tenfizi» istenen karara ilişkin dosya numarası(8 O 30/10) yazılı ise de ekindeki tebliğ tebellüğ tutanağında dava dışı "Duisburg Eyalet Mahkemesi'nin 3 0 7/09 sayılı yazıları" açıklaması bulunduğu gibi bu belgedeki «tebliğ tarihi» de tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamındaki davalı şirkete yapılan tebliğ tarihi ile örtüşmemektedir.
Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının davalı şirkete yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulünce tebliğ edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkindir.Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir.
1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak «tebligatların» hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır.
1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai «tebligat» yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava dilekçesinin tebliği
Benzer bu karardaAncak mahkemece, bu hususta bir araştırma yapılmaksızın, sadece dava «dilekçesinin tebliğine» dair 27.02.2009 tarihli tebliğ belgelerindeki dosya numarasındaki farklılığın neden kaynaklandığının araştırılması için Adalet Bakanlığına yazı yazılmasıyla yetinilmiş, Adalet Bakanlığı'nca da yanlışlığın kendilerinden kaynaklanmadığı bildirilmesi üzerine genel bir ifadeyle tebliğ belgelerindeki dosya numarasının farklı olduğu, kesinleşmiş bir karardan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle «tenfiz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3360 E. , 2015/6614 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 25/12/2014
NUMARASI 2014/616-2014/771
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2014 tarih ve 2014/616-2014/771 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Bochum Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 22.09.2010 tarih ve 8 O 30/10 sayılı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının tenfizine karar verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının usulüne uygun olarak kesinleşmiş olması gerekmektedir. 1965 tarihli Hukuki ve Ticari Konularda Adli ve Gayri Adli Belgelerin Yabancı Memleketlerde Tebliğine Dair Lahey Sözleşmesi'nde sözleşmeye taraf olan ülkeler arasında yapılacak tebligatların hangi makam tarafından ve hangi usul çerçevesinde yerine getirileceği belirlenmiş olup, hem Türkiye Cumhuriyeti hem de Almanya anılan sözleşmeye taraftır. 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi ile kabul edilen istisnai tebligat yöntemlerinden biri de doğrudan posta yolu ile tebligattır. Bu yönteme, sadece sözleşmenin 10. maddesine çekince koymayan ülkeler açısından başvurmak mümkündür.
Türkiye, 10. maddedeki tebligat yöntemini kabul etmeyeceğini bu maddeye koyduğu çekince ile belirtmiştir. O halde, yabancı bir mahkeme ilamının kesinleşmesi, ilamın yukarıda anılan Sözleşme hükümlerine uygun biçimde tebliğ edilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olaya gelince, davacı vekilinin yabancı mahkeme kararının davalı şirkete tebliğine dair sunmuş olduğu belgelerindeki üst yazıda tenfizi istenen karara ilişkin dosya numarası(8 O 30/10) yazılı ise de ekindeki tebliğ tebellüğ tutanağında dava dışı "Duisburg Eyalet Mahkemesi'nin 3 0 7/09 sayılı yazıları" açıklaması bulunduğu gibi bu belgedeki tebliğ tarihi de tenfizi istenen yabancı mahkeme ilamındaki davalı şirkete yapılan tebliğ tarihi ile örtüşmemektedir. Bu durumda, mahkemece, bu husus üzerinde durularak tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalı şirkete yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulünce tebliğ edilip edilmediği, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135970100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz