Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1281 E. 2019/575 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağış↗ yönetim kurulu üyelerinin ibrası↗ kar dağıtımı↗ hazirun cetveli↗ pay sahipliği↗ kar payı↗ olağanüstü genel kurul↗ sözleşmeden doğan dava↗ ibra↗ denetime elverişlilik↗ üçüncü kişi↗ kâr dağıtımı↗ kâr payı↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2013 yılında gerçekleşen 1.575.941 TL tutarındaki bağış ve yardımlar hariç 160.961.774,83 TL net kârın sadece %20’si gibi cüz’i bir miktarının dağıtılması yönündeki genel kurul kararının objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığından iptal şartlarının oluştuğu, diğer kararların ise yasa, sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği gibi, iptalini gerektirecek şartların da oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 28/03/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan karın %20'sinin dağıtılmasına ilişkin .... gündem maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (...) ve (...) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
...- Dava, davalı şirketin 28.....2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan ..., 5, 6, 7, 9, ..., ... ve ... numaralı kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu genel kurul toplantısının 5 numaralı gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verilmiştir. 6102 sayılı ...'nın 436/... maddesi '' Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. '' hükmünü haizdir. Anılan yasal düzenleme uyarınca, yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamayacakları gibi, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanamazlar. Her ne kadar, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıkları fakat diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanmışlarsa da bunun sonuca etkili olmadığı belirtilmiş ise de, dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinin dosya içerisinde bulunmadığı ve bu itibarla, davalı şirketin pay sahipleri ve oranları ile, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında diğer yönetim kurulu üyelerinin oy kullanıp kullanmadığı, yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmasının sonuca etkili olup olmadığı denetlenememektedir. Bu durum karşısında, mahkemece şirketin pay sahipleri ve oranları tespit edilip, hazirun cetveli de getirtilerek, ...'nın 436/... maddesi kapsamında yönetim kurulu üyelerinin ibrasının yasaya uygun olup olmadığı denetime elverişli bir şekilde tespit edilip, sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca, dava konusu genel kurul toplantısında alınan ... numaralı gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerine ...'nın 395 ve 396. maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine karar verilmiştir.
...'nın 395/1 maddesinde ''Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz. '', 396/1 maddesinde de ''Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir. '' düzenlemesi bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin 2012 ve 2013 yıllarında çok yüksek oranda kâr elde ettiği, yönetim kurulu üyeleri başarılı bir performans sergilediklerinden, dava dışı ... Holding A.Ş.'nin davalı şirketin hisselerinin %39,59 'una sahip olduğundan yöneticilerin almış olduğu izin ve yetkiyi kötüye kullanacaklarına dair herhangi bir somut veriye rastlanmadığından anılan kararın iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığı belirtilmekle birlikte, davacı tarafça, davalı şirketin pay sahiplerinin ... Holding A.Ş.(%39,59), Emniyet Ticaret ve Sanayi A.Ş.(%18,72) , ... (% 0,11), .... (% 0,102) , .... ( % 0,376), ... (% 0,0035) ve diğer pay sahipleri olduğunun ileri sürülmesi karşısında, ...'nın 436/1 maddesinde ''Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. '' hükmü ile ...'nın şirketler topluluğu, hakim-bağlı şirket hükümleri kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu genel kurul toplantısında alınan ... numaralı, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Kar Payı Tebliği uyarınca yönetim kurulunca hazırlanan şirketin kâr dağıtımı politikasının onaylandığı gündem maddesinin iptaline karar
verilmiş ise de, anılan gündem maddesi ile şirketin kâr dağıtımı politikasının onaylanmasına karar verildiği, kâr dağıtımına ilişkin kararın gündemin 6. maddesinde görüşüldüğü ve oy çokluğu ile kabul edildiği, davalı tarafça da bilirkişi raporuna, fiilen dağıtılan kâr ile kâr dağıtım politikasının birbirine karıştırıldığı, genel kurul toplantısında gündemin 6. maddesi kapsamında 2013 yılı dağıtılabilir kârının %78,76'sının pay sahiplerine dağıtılmasının önerildiği ve bu önerinin genel kurul tarafından kabul edildiği, şirketin kâr dağıtım politikasının SPK mevzuatına uygun olup, şirketin kar dağıtımı politikasında pay sahiplerinin menfaatleri ile şirket menfaatleri arasında dengeli bir politika izlenerek, o yıl şirketin dağıtacağı kârın değil, şirketin kârlılık durumuna göre her yıl dağıtabileceği kâr payının en alt sınırının belirleneceği, kâr dağıtım politikasında belirlenmiş olan dağıtılabilir karın en az %20'si oranındaki asgari kâr dağıtım oranının ana sözleşme, kanun ve objektif iyinet kurallarına uygun olduğu savunularak itiraz edildiği de anlaşılmakla, mahkemece anılan hususlar göz önünde bulundurulmaksızın, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7190 E. 2018/1960 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin ibrası · ibra · yönetim kurulu kararı · Genel Kurul Kararının İptali
İncelediğiniz kararda6102 sayılı ...'nın 436/... maddesi '' Şirket «yönetim kurulu» üyeleriyle yönetimde «görevli» imza «yetkisini» haiz kişiler, «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. '' hükmünü haizdir.
Ancak, dava konusu genel kurul toplantısının 5 numaralı gündem maddesi ile «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına karar verilmiştir.
Anılan yasal düzenleme uyarınca, «yönetim kurulu» üyeleri kendi ibralarında oy kullanamayacakları gibi, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanamazlar.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «toplantı tutanağının» 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında, sahibi olduğu paylardan ... oy haklarını kullanmadıkları belirtilmiş ise de, üç kişiden oluşan yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları toplam oy sayısının 98.340 adet olduğu, ayrı ayrı oylama yapılmış olsa bile yönetim kurulu üyelerinin tamamının ...'nun 436/.... maddesine göre «ibrada» oydan yoksun olduğu, toplam oy sayısı olan 132.000 adetten yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu oy sayısı çıkarıldığında geriye 33.000 adet oy muhalif olduğuna göre kalan 660 oy ile «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmeleri mümkün olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da «geçersiz» olduğu ve alınan kararın iptalinin gerektiği; toplantı tutanağının 16. maddesinde; yönetim kurulu üyelerine ...'nın 395. ve 396. maddelerinde yazılı «yetki» ve izinlerin verilmesi konusunun oylanmış olduğu, 33.000 ret oyuna karşılık 99.000 kabul oyu verildiği, ancak yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan ...'nın 436/1. maddedeki oy yoksunluğu halinin uygulanmasının gerektiği, kardeş oldukları anlaşılan yönetim kurulu üyelerinin tamamının oydan yoksun olduğu, kalan 33.000 adet oyun karara muhalif olduğu, 660 adet oyun da yetki ve izin verilmesi için yeterli olmadığı, 16. maddede alınan kararın iptali gerektiği, diğer maddelerin iptalini gerektirir bir hal bulunmadığı, «tasfiye memuru» olan davalıların, bu görevinden azline gerekçe olacak herhangi bir haklı nedenin de tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....04.2013 tarihli g …
436/1. maddesinde yer alan oy yoksunluğu halleri gözetildiğinde kardeş oldukları anlaşılan «yönetim kurulu» üyelerinin tamamının oydan yoksun olduğu, kalan ortakların oylarının ise yeterli olmadığı gerekçesiyle «genel kurul kararının iptaline» karar verilmiştir. ...
… ddesinde açıkça altsoy ve üstsoy ibarelerine yer verdiği, kardeşler arasında ise TMK .... maddesinde de ifade edildiği üzere yansoy hısımlığı bulunduğu, bu durumda, «yönetim kurulu» üyelerinin kardeş olması nedeniyle söz konusu genel kurul maddesinin oylamasında oydan yoksun olacağı şeklinde yorum yapılamayacağı, yapılan oylamada 99.000 kabul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · iyiniyet kuralı · şirket merkezi mahkemesi · genel kurul kararının iptali · iyiniyet · tasfiye memuru · iptal davası · anonim şirket
Benzer bu kararda445. maddesinde «genel kurul kararlarının iptalinin» şartları ve usulü düzenlenmiş olup, ilgili yasal düzenlemeye göre, kanun veya esas mukavele hükümlerine ve bilhassa afaki «iyiniyet» esaslarına aykırı olan umumi heyet kararları aleyhine, tarihlerinden itibaren üç ay içinde «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki mahkemeye müracaatla «iptal davası» açılabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «toplantı tutanağının» 5. maddesinde görüşülen «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında, sahibi olduğu paylardan ... oy haklarını kullanmadıkları belirtilmiş ise de, üç kişiden oluşan yönetim kurulu üyelerinin sahip oldukları toplam oy sayısının 98.340 adet olduğu, ayrı ayrı oylama yapılmış olsa bile yönetim kurulu üyelerinin tamamının ...'nun 436/.... maddesine göre «ibrada» oydan yoksun olduğu, toplam oy sayısı olan 132.000 adetten yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu oy sayısı çıkarıldığında geriye 33.000 adet oy muhalif olduğuna göre kalan 660 oy ile «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmeleri mümkün olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasının da «geçersiz» olduğu ve alınan kararın iptalinin gerektiği; toplantı tutanağının 16. maddesinde; yönetim kurulu üyelerine ...'nın 395. ve 396. maddelerinde yazılı «yetki» ve izinlerin verilmesi konusunun oylanmış olduğu, 33.000 ret oyuna karşılık 99.000 kabul oyu verildiği, ancak yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkinin verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan ...'nın 436/1. maddedeki oy yoksunluğu halinin uygulanmasının gerektiği, kardeş oldukları anlaşılan yönetim kurulu üyelerinin tamamının oydan yoksun olduğu, kalan 33.000 adet oyun karara muhalif olduğu, 660 adet oyun da yetki ve izin verilmesi için yeterli olmadığı, 16. maddede alınan kararın iptali gerektiği, diğer maddelerin iptalini gerektirir bir hal bulunmadığı, «tasfiye memuru» olan davalıların, bu görevinden azline gerekçe olacak herhangi bir haklı nedenin de tespit edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ....04.2013 tarihli g …
395-396 maddelerinde yazılı «yetki» ve izinlerin verilmesi hususunun oyçokluğuyla kabul edildiğini ancak kanuna, ahlaka ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık nedeniyle kararın iptali gerektiğini ileri sürmüş, mahkemece söz konusu genel kurul maddesinin 33.000 red oyuna karşılık 99.000 kabul oyu ile kabul edildiği ancak ...
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, «anonim şirketin» ....04.2013 tarihli genel kurulunda alınan kararlarının iptali istemine ilişkindir.
-
İcracı olmayan yöneticilere kazanç payı dağıtımı örtülü kazanç değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4601 E. 2022/8760 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:örtülü kazanç dağıtımı · dürüstlük kuralı
Benzer bu karardaŞirket ana sözleşmesinin 25. maddesinde kârın «dağıtılmasının» düzenlendiği, davalı şirket genel kurulunda ilgili gündem maddesine ilişkin oy çokluğu ile karar verildiği ve bu kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olduğu, kazanç «payının» bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olması nedeni ile ilgili gündem maddesinin iptalinin gerekmediği, TTK'nın 394. madde hükmüne göre «esas sözleşmeye» konacak hükümle veya genel kurul kararı ile «yönetim kurulu» üyelerine belirli dönemlerde ücret ödemesinin kararlaştırılabileceği, ilgili kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadığı, kullanılan diğer oyların toplamının kararın alınması için yeterli bulunduğu, ücret ödenmesine ilişkin kararın TTK'nın 394. maddesine uygun olduğu, dağıtılan kârın ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr «payı dağıtımı» yapıldıktan sonra kalanda %2 oranındaki kârın icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, «örtülü kazanç dağıtımı» sayılamayacağı ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmayacağı gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve …
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı şirketin 03.04.2017 tarihinde genel kurulunda gündemin 6. maddesi ile 2016 yılı kazanç «payının» şirketin «esas sözleşmesinin» 25. maddesi uyarınca, «yönetim kurulu» üyeleri ve üst düzey yöneticilerine ilişkin ücret politikası çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ...’e 2/4, ...’e 1/4, ...’e ¼ ödenmesine karar verildiği, gündemin 11. maddesi ile yönetim kurulu üyeleri üyelerine TTK’nın 395, 396 madde hükümlerine göre izin ve «yetki» verilmesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin TTK’nın 436. maddesine göre kendileriyle ilgili işlemlerden dolayı oy kullanamayacakları, genel kurul tutanağına göre yöneticilerin gündemin 11. maddesine ilişkin olarak oy kullanmadığı, kendileri dışında ortak olan şirketleri «temsilen» kullandıkları oyun TTK’nın 436. maddesindeki yasak kapsamına girmeyeceği, TTK'nın 436. maddesinde hakim şirketin «oydan yoksunluğuna» dair bir hüküm bulunmadığı, TTK’da oydan yoksunluk haline ilişkin mevcut düzenleme, «anonim şirketin» pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434. ve 435. maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olup istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilemeyeceği, alınan kararda yeterli «nisabın» sağlandığı, kararın kanuna, anasözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu bu nedenle davacı vekilinin gündemin 11. maddesine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak şirket anasözleşmesinin 25. maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç «payı dağıtımına» ilişkin «münhasır» yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin kullanırken «dürüstlük kuralına» ve eşit işlem kuralına uygun davranılması gerektiği, kazanç payının sadece bir kısım yöneticilere dağıtılmasının dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu, bi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1281 E. , 2019/575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/.../2015 tarih ve 2014/721-2015/998 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 22.01.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ... ile davalı vekili Av. ...onra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 6.401,681 TL tutarında paya sahip bulunduğunu, şirketin 28/03/2014 tarihli 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan faaliyet raporunun okunmaması ve bunlarla ilgili hususların müzakere edilmemiş olması nedeniyle gündemin ..., yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 5, yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerine temettü dağıtılmasına ilişkin 6, yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin 7, yönetim kurulu üye seçimine ilişkin 9, yönetim kurulu üyelerine ...'nın 395 ve 396. m. belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin ..., şirketin bağış ve yardımlarına ilişkin politikasının onaylandığı ..., şirketin kâr dağıtımı politikasının onaylandığı ...
numaralı gündem maddelerinin yasaya ve objektif iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, anılan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2013 yılında gerçekleşen 1.575.941 TL tutarındaki bağış ve yardımlar hariç 160.961.774,83 TL net kârın sadece %20’si gibi cüz’i bir miktarının dağıtılması yönündeki genel kurul kararının objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığından iptal şartlarının oluştuğu, diğer kararların ise yasa, sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etmediği gibi, iptalini gerektirecek şartların da oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin 28/03/2014 tarihinde yapılan 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan karın %20'sinin dağıtılmasına ilişkin .... gündem maddesinde alınan kararın iptaline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (...) ve (...) numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
...- Dava, davalı şirketin 28.....2014 tarihli genel kurul toplantısında alınan ..., 5, 6, 7, 9, ..., ... ve ... numaralı kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu genel kurul toplantısının 5 numaralı gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verilmiştir. 6102 sayılı ...'nın 436/... maddesi '' Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz. '' hükmünü haizdir. Anılan yasal düzenleme uyarınca, yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanamayacakları gibi, diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında da oy kullanamazlar. Her ne kadar, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıkları fakat diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanmışlarsa da bunun sonuca etkili olmadığı belirtilmiş ise de, dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin hazirun cetvelinin dosya içerisinde bulunmadığı ve bu itibarla, davalı şirketin pay sahipleri ve oranları ile, yönetim kurulu üyelerinin ibrasında diğer yönetim kurulu üyelerinin oy kullanıp kullanmadığı, yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmasının sonuca etkili olup olmadığı denetlenememektedir.
Bu durum karşısında, mahkemece şirketin pay sahipleri ve oranları tespit edilip, hazirun cetveli de getirtilerek, ...'nın 436/... maddesi kapsamında yönetim kurulu üyelerinin ibrasının yasaya uygun olup olmadığı denetime elverişli bir şekilde tespit edilip, sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu nedenle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
...- Ayrıca, dava konusu genel kurul toplantısında alınan ... numaralı gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerine ...'nın 395 ve 396. maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine karar verilmiştir.
...'nın 395/1 maddesinde ''Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz. '', 396/1 maddesinde de ''Yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. Bu hükme aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden şirket tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbesttir.
'' düzenlemesi bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin 2012 ve 2013 yıllarında çok yüksek oranda kâr elde ettiği, yönetim kurulu üyeleri başarılı bir performans sergilediklerinden, dava dışı ... Holding A.Ş.'nin davalı şirketin hisselerinin %39,59 'una sahip olduğundan yöneticilerin almış olduğu izin ve yetkiyi kötüye kullanacaklarına dair herhangi bir somut veriye rastlanmadığından anılan kararın iptalini gerektirecek bir hususun bulunmadığı belirtilmekle birlikte, davacı tarafça, davalı şirketin pay sahiplerinin ... Holding A.Ş.(%39,59), Emniyet Ticaret ve Sanayi A.Ş.(%18,72) , ... (% 0,11), .... (% 0,102) , .... ( % 0,376), ... (% 0,0035) ve diğer pay sahipleri olduğunun ileri sürülmesi karşısında, ...'nın 436/1 maddesinde ''Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.
'' hükmü ile ...'nın şirketler topluluğu, hakim-bağlı şirket hükümleri kapsamında bir değerlendirme yapılması gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
4- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu genel kurul toplantısında alınan ... numaralı, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Kar Payı Tebliği uyarınca yönetim kurulunca hazırlanan şirketin kâr dağıtımı politikasının onaylandığı gündem maddesinin iptaline karar
verilmiş ise de, anılan gündem maddesi ile şirketin kâr dağıtımı politikasının onaylanmasına karar verildiği, kâr dağıtımına ilişkin kararın gündemin 6. maddesinde görüşüldüğü ve oy çokluğu ile kabul edildiği, davalı tarafça da bilirkişi raporuna, fiilen dağıtılan kâr ile kâr dağıtım politikasının birbirine karıştırıldığı, genel kurul toplantısında gündemin 6. maddesi kapsamında 2013 yılı dağıtılabilir kârının %78,76'sının pay sahiplerine dağıtılmasının önerildiği ve bu önerinin genel kurul tarafından kabul edildiği, şirketin kâr dağıtım politikasının SPK mevzuatına uygun olup, şirketin kar dağıtımı politikasında pay sahiplerinin menfaatleri ile şirket menfaatleri arasında dengeli bir politika izlenerek, o yıl şirketin dağıtacağı kârın değil, şirketin kârlılık durumuna göre her yıl dağıtabileceği kâr payının en alt sınırının belirleneceği, kâr dağıtım politikasında belirlenmiş olan dağıtılabilir karın en az %20'si oranındaki asgari kâr dağıtım oranının ana sözleşme, kanun ve objektif iyinet kurallarına uygun olduğu savunularak itiraz edildiği de anlaşılmakla, mahkemece anılan hususlar göz önünde bulundurulmaksızın, yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) ve (...) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, takdir olunan ....037,00 TL duruşma vekalet ücretinin her bir taraftan alınıp yekdiğerine verilmesine, 22/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/483698600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz