Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1242 E. 2019/696 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun bedeli↗ kusur oranı↗ navlun↗ ziya↗ derdestlik↗ olumsuz oy↗ havale↗ kusur↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davada yükün taşınmak üzere davalıya teslim edildiği tarihin 16/04/2012 olduğu, yükün ... gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalılara yüklenebilecek bir kusur olmadığı, mal ziyaı, navlun bedeli ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen davada ise davacı vekili tarafından esas davada davalılar vekilinin cevabı üzerine 30/04/2013 havale tarihli HMK 124.madde gereğince taraf değişikliği talebine ilişkin dilekçenin ibrazından sonra henüz layihalar aşaması tamamlanmadığından bu kez aynı davanın 02/05/2013 tarihinde açıldığı, asıl ve birleşen davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olduğu gerekçesi ile HMK 114/1-ı bendi gereğince olumsuz bir dava şartı olan derdestlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleştirme kararından sonra yapılan celsede davalı vekili tarafından davaya yanıt verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin birleşen davada verilen hükme yönelik tüm, asıl davada verilen hükme yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(...) Dava, deniz yolu taşımasında meydana gelen gecikmeden dolayı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı tarafından soğutmalı olmayan konteyner tercih edilmiş ise de, taraflar arasında yapılan mail yazışmalarından ...'dan ...'ya taşınması kararlaştırılan yükün kuru soğan olduğunun davalı tarafça bilindiği, her ne kadar davacı tarafından soğutmalı olmayan konteyner tercih edilmiş ise de, davalı tarafça davacının bu seçimi üzerine soğutmalı konteynerin seçilmesi gerektiği, aksi takdirde ürünün bozulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1033 E. 2015/5226 K.
Ortak:navlun · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl davada yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16/04/2012 olduğu, yükün ... gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalılara yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal «ziyaı», «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen davada ise davacı vekili tarafından esas davada davalılar vekilinin cevabı üzerine 30/04/2013 «havale» tarihli HMK 124.madde gereğince taraf değişikliği talebine ilişkin dilekçenin ibrazından sonra henüz layihalar aşaması tamamlanmadığından bu kez aynı davanın 02/05/2013 tarihinde açıldığı, asıl ve birleşen davanın taraflarının, konusunun ve «sebebinin» aynı olduğu gerekçesi ile HMK 114/1-ı bendi gereğince «olumsuz» bir dava şartı olan «derdestlik» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «deniz taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının «navlun» ücretinin bir kısmının davalı tarafça ödendiğine ve «demuraj» ücretinin ödeneceği hususunda «taahhüt» verildiğine ilişkin delilleri değerlendirilmediği gibi, faturalarda yer alan farklı alacak kalemlerine ilişkin de herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz taşıma sözleşmesi · demuraj · pasif husumet yokluğu · taşıma sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · bilirkişi incelemesi · taahhütname
Benzer bu karardaDava, «deniz taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının «navlun» ücretinin bir kısmının davalı tarafça ödendiğine ve «demuraj» ücretinin ödeneceği hususunda «taahhüt» verildiğine ilişkin delilleri değerlendirilmediği gibi, faturalarda yer alan farklı alacak kalemlerine ilişkin de herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece, davalının taşınan yükün alıcısı olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığı, davalının sadece konteynır temini ve yüklenmesi konusunda talimatının bulunduğu, bu halde de ancak gerçek sorumlu olan alıcı veya gönderilene ... olmak kaydıyla kendisine «husumet» yöneltilebileceği gerekçesi ile davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacının iddia ettiği hususlarla ilgili tarafların tüm delilleri değerlendirilmek suretiyle «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7660 E. 2023/6768 K.
Ortak:navlun bedeli · kusur oranı · navlun · ziya · olumsuz oy · kusur · dava sebebi · teslim · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl davada yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16/04/2012 olduğu, yükün ... gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalılara yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal «ziyaı», «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen davada ise davacı vekili tarafından esas davada davalılar vekilinin cevabı üzerine 30/04/2013 «havale» tarihli HMK 124.madde gereğince taraf değişikliği talebine ilişkin dilekçenin ibrazından sonra henüz layihalar aşaması tamamlanmadığından bu kez aynı davanın 02/05/2013 tarihinde açıldığı, asıl ve birleşen davanın taraflarının, konusunun ve «sebebinin» aynı olduğu gerekçesi ile HMK 114/1-ı bendi gereğince «olumsuz» bir dava şartı olan «derdestlik» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
… ulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda2014/348 K. sayılı kararı ile «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı gemi «donatanı» ... şirketinin iddiaya göre yükte meydana gelen «ziya» «sebebi» ile doğan zarardan şahsen sorumluluğu olmadığı, davalı ... şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16.04.2012 olduğu, yükün 10 gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalı «taşıyana» yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal ziyaı, «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… ki ayrı konteyner tipine ilişkin fiyat önerisi yaptığı, davacının da bu iki öneriden ilkini tercih ettiği, ancak deniz taşımaları alanında uzman olan tarafın davalı «taşıyan» olduğu, ayrıca Libya limanlarının durumunun ne olduğunu, ulaşmada ve limanları kullanmada bir sorunun bulunup bulunmadığı; bu nitelikte bir yükün uzun süre uygun olmayan konteyner içerisinde muhafaza edilmesinin yol açabileceği «olumsuz» sonuçlarını davalının davacıya bildirmesi gerekirken davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hem sözleşmenin kurulması aşamasında hem de uygulanması aşamasında üzerine düşen «bilgilendirme yükümlülüklerini» «dürüstlük kuralına» aykırı olarak yerine getirmeyerek zararın artmasına sebep olduğundan davalının mütefarik kusurunun bulunduğu, tarafların eylemleri hak ve nefaset ilkesi gereğince davalıya %20 «kusur» atfedildiği gerekçesiyle mal bedeli ve «navlun bedeli» yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2019/696 K. sayılı kararıyla davacının konteyner seçimi üzerine soğutmalı konteynerin seçilmesi gerektiği, aksi takdirde ürünün bozulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgilendirme yükümlülüğü · talep aşımı · navlun sözleşmesi · müterafik kusur · ticari itibar · donatan · zayi · dürüstlük kuralı
Benzer bu kararda2014/348 K. sayılı kararı ile «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı gemi «donatanı» ... şirketinin iddiaya göre yükte meydana gelen «ziya» «sebebi» ile doğan zarardan şahsen sorumluluğu olmadığı, davalı ... şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16.04.2012 olduğu, yükün 10 gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalı «taşıyana» yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal ziyaı, «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… ki ayrı konteyner tipine ilişkin fiyat önerisi yaptığı, davacının da bu iki öneriden ilkini tercih ettiği, ancak deniz taşımaları alanında uzman olan tarafın davalı «taşıyan» olduğu, ayrıca Libya limanlarının durumunun ne olduğunu, ulaşmada ve limanları kullanmada bir sorunun bulunup bulunmadığı; bu nitelikte bir yükün uzun süre uygun olmayan konteyner içerisinde muhafaza edilmesinin yol açabileceği «olumsuz» sonuçlarını davalının davacıya bildirmesi gerekirken davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hem sözleşmenin kurulması aşamasında hem de uygulanması aşamasında üzerine düşen «bilgilendirme yükümlülüklerini» «dürüstlük kuralına» aykırı olarak yerine getirmeyerek zararın artmasına sebep olduğundan davalının mütefarik kusurunun bulunduğu, tarafların eylemleri hak ve nefaset ilkesi gereğince davalıya %20 «kusur» atfedildiği gerekçesiyle mal bedeli ve «navlun bedeli» yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; davacı dava dilekçesi ile davalıların bilerek ve isteyerek ürünlerin «zayi» olmasına sebep olacak şekilde taşımacılık yaptığını ve bu sebeple büyük zarara uğradıklarını belirterek ürün bedeli olarak 9.240 USD karşılığı 16.615,37 TL, «navlun bedeli» olarak 1.735 USD karşılığı 3.172,45 TL ve «ticari itibarında» meydana gelen manevi zararın tazmini için 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 24.787,82 TL bedelin faizi ile birlikte davalılardan tazmin edilmesine karar verilmesini …
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «navlun» ücretinin hukuken zarar olarak nitelendirilemeyeceğini, taşımanın tam ve eksiksiz yapıldığını, mahkemece davacının navlun talebinin üzerinde bir miktara karar verildiğini, «talep aşımı» yapıldığını, bozma öncesi yapılan taraf değişikliğinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/501 E. 2012/21094 K.
Ortak:eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl davada yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16/04/2012 olduğu, yükün ... gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalılara yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal «ziyaı», «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen davada ise davacı vekili tarafından esas davada davalılar vekilinin cevabı üzerine 30/04/2013 «havale» tarihli HMK 124.madde gereğince taraf değişikliği talebine ilişkin dilekçenin ibrazından sonra henüz layihalar aşaması tamamlanmadığından bu kez aynı davanın 02/05/2013 tarihinde açıldığı, asıl ve birleşen davanın taraflarının, konusunun ve «sebebinin» aynı olduğu gerekçesi ile HMK 114/1-ı bendi gereğince «olumsuz» bir dava şartı olan «derdestlik» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
… ulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ner vasıtasıyla taşınmasının kararlaştırıldığı, bu konteynerin soğutma sistemindeki arıza nedeniyle içindeki yükün hasarlandığı, taşımayı yapacak gemi kaptanın yükü «teslim» almadığı, davacının konteynerin zamanında boşaltılmaması ve kendisine teslim edilmemesi nedeniyle davalıdan zararını talepte edebileceği, konteyner içindeki mallarının gümrükten çekme yükümlülüğünün davalıya ait bulunduğu, ancak davacının da elverişli konteyner tahsis etmemesi ve gümrükten çekme aşamasında bazı «masrafları» karşılamamakla kusurunun bulunduğu, oluşan zararın yarısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 28.006.50 USD asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve alacak likit olmadığından «inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
… bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, ihraç edilemeyen emtianın gemiye alınmaması sonrasında yükün gümrüklü sahadan alınarak konteynerin boşaltılması için gerekli «makul sürenin» tespit edilmesi, bu süre itibariyle davacının bir talep hakkının olmayacağının dikkate alınması, makul süreyi aşan kısım mevcut ise, davacının konteyneri kullanmaması nedeniyle oluşacak zararı ile diğer «masrafların» talep edebileceğinin değerlendirilmesi, konteyner kullanma ücretinin denetime uygun şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:makul süre · illiyet bağı · acentelik · icra takibine itiraz · inkar tazminatı · dosya masrafı
Benzer bu kararda… ner vasıtasıyla taşınmasının kararlaştırıldığı, bu konteynerin soğutma sistemindeki arıza nedeniyle içindeki yükün hasarlandığı, taşımayı yapacak gemi kaptanın yükü «teslim» almadığı, davacının konteynerin zamanında boşaltılmaması ve kendisine teslim edilmemesi nedeniyle davalıdan zararını talepte edebileceği, konteyner içindeki mallarının gümrükten çekme yükümlülüğünün davalıya ait bulunduğu, ancak davacının da elverişli konteyner tahsis etmemesi ve gümrükten çekme aşamasında bazı «masrafları» karşılamamakla kusurunun bulunduğu, oluşan zararın yarısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 28.006.50 USD asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve alacak likit olmadığından «inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, yük taşımasında kullanılan konteynerin zamanında boşaltılmaması nedeniyle oluşan zarar ile yapılan «masrafların» tahsiline yönelik başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle Gümrük Mevzuatı bakımından konteynerin boşaltılarak iadesi için gerekli «makul süre» itibariyle davacının konteynerin kullanılamaması nedeniyle oluşan zarar ile diğer «masraflar» bakımından bir talepte bulunması doğru değildir.
Kural olarak, «makul sürenin» aşılmasıyla konteynerin elverişsiz olması arasında bir «illiyet bağı» bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1242 E. , 2019/696 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../11/2014 tarih ve 2014/1140-2014/348 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 22.01.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl birleşen davada davalı ... asıl davada davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin...’da bulunan dava dışı firma ile soğan alım satımı konusunda anlaştığını, ilk parti soğanın ihracatı için Tarım Bakanlığı’ndan gerekli izinlerin ve ... gün içinde ihraç edilmesi gerektiğine dair onayın alındığını, davalılardan ... firması ile ürünlerin gemi yoluyla ...’ya taşınması konusunda anlaşmaya varıldığını, malın kararlaştırılan 4 günlük süre içerisinde ...’ya ulaşmaması sebebiyle ürünlerin bozulduğunu ve alıcının hem bu malı hem de diğer parti ihraç ürünlerini almaktan vazgeçtiğini, davalıların bilerek ve isteyerek ürünlerin zayi olmasına sebep olacak şekilde taşımacılık yaptıklarını ileri sürerek, ürün bedeli olarak 9.240 USD karşılığı 16.615,37 TL, navlun bedeli olarak 1.735 USD karşılığı ....172,45 TL ve ticari itibarında meydana gelen manevi zararın tazmini için 5.000 TL olmak üzere toplamda ....787,82 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ...nin taşımayı yapan geminin maliki olduğunu, geminin ... Konteyner Taşımacılık A.Ş tarafından işletildiğini, meydana gelen gecikmenin tek nedeninin ... limanlarındaki genel gemi yoğunluğu ve liman operasyonlarının yavaş olması olduğunu, geminin tahmin edilen tarihten sonra geldiğini ve kalkışının geciktiğini, davacıya hiçbir zaman kesin süre verilmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, aynı taşıma işleminden ötürü davalı firmanın geminin işleteni olması sebebiyle taleplerini yinelemiş ve birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davada yükün taşınmak üzere davalıya teslim edildiği tarihin 16/04/2012 olduğu, yükün ... gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalılara yüklenebilecek bir kusur olmadığı, mal ziyaı, navlun bedeli ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen davada ise davacı vekili tarafından esas davada davalılar vekilinin cevabı üzerine 30/04/2013 havale tarihli HMK 124.madde gereğince taraf değişikliği talebine ilişkin dilekçenin ibrazından sonra henüz layihalar aşaması tamamlanmadığından bu kez aynı davanın 02/05/2013 tarihinde açıldığı, asıl ve birleşen davanın taraflarının, konusunun ve sebebinin aynı olduğu gerekçesi ile HMK 114/1-ı bendi gereğince olumsuz bir dava şartı olan derdestlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve birleştirme kararından sonra yapılan celsede davalı vekili tarafından davaya yanıt verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin birleşen davada verilen hükme yönelik tüm, asıl davada verilen hükme yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(...) Dava, deniz yolu taşımasında meydana gelen gecikmeden dolayı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, her ne kadar davacı tarafından soğutmalı olmayan konteyner tercih edilmiş ise de, taraflar arasında yapılan mail yazışmalarından ...'dan ...'ya taşınması kararlaştırılan yükün kuru soğan olduğunun davalı tarafça bilindiği, her ne kadar davacı tarafından soğutmalı olmayan konteyner tercih edilmiş ise de, davalı tarafça davacının bu seçimi üzerine soğutmalı konteynerin seçilmesi gerektiği, aksi takdirde ürünün bozulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin birleşen davada verilen hükme yönelik tüm, asıl davada verilen hükme yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, birleşen dava yönünden aşağıda yazılı bakiye ...,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, .../01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/483287200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz