Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7660 E. 2023/6768 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilgilendirme yükümlülüğü↗ talep aşımı↗ navlun sözleşmesi↗ navlun bedeli↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ müterafik kusur↗ ticari itibar↗ donatan↗ kusur oranı↗ ihtisas mahkemesi↗ 3095 sayılı kanun↗ navlun↗ ziya↗ zayi↗ kesin süre↗ dürüstlük kuralı↗ olumsuz oy↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ kusur↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 13.11.2014 tarih ve 2014/1140 E. 2014/348 K. sayılı kararı ile navlun sözleşmesinin tarafı olmayan davalı gemi donatanı ... şirketinin iddiaya göre yükte meydana gelen ziya sebebi ile doğan zarardan şahsen sorumluluğu olmadığı, davalı ... şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yükün taşınmak üzere davalıya teslim edildiği tarihin 16.04.2012 olduğu, yükün 10 gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalı taşıyana yüklenebilecek bir kusur olmadığı, mal ziyaı, navlun bedeli ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.01.2019 tarih ve 2017/1242 E. 2019/696 K. sayılı kararıyla davacının konteyner seçimi üzerine soğutmalı konteynerin seçilmesi gerektiği, aksi takdirde ürünün bozulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tercihini 20'lik konteyner için kullandığı, davacının Libya'ya taşıtmak istediği emtianın kuru soğan olduğu hususunu muhatabına bildirdiği, bilirkişi raporunda, soğan emtiasının bozulmadan 6-9 ay saklanabildiği ancak dava konusu ürünün 2011 hasat yılı ürünü olduğu, hasattan sonra uzun bir süre depolandığı ve Nisan ayında ihracına karar verildiği ve tercih edilen konteynerde taşınması halinde 15-20 gün içinde bozulmaya başlayacağı belirtildiği, davalının iki ayrı konteyner tipine ilişkin fiyat önerisi yaptığı, davacının da bu iki öneriden ilkini tercih ettiği, ancak deniz taşımaları alanında uzman olan tarafın davalı taşıyan olduğu, ayrıca Libya limanlarının durumunun ne olduğunu, ulaşmada ve limanları kullanmada bir sorunun bulunup bulunmadığı; bu nitelikte bir yükün uzun süre uygun olmayan konteyner içerisinde muhafaza edilmesinin yol açabileceği olumsuz sonuçlarını davalının davacıya bildirmesi gerekirken davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hem sözleşmenin kurulması aşamasında hem de uygulanması aşamasında üzerine düşen bilgilendirme yükümlülüklerini dürüstlük kuralına aykırı olarak yerine getirmeyerek zararın artmasına sebep olduğundan davalının mütefarik kusurunun bulunduğu, tarafların eylemleri hak ve nefaset ilkesi gereğince davalıya %20 kusur atfedildiği gerekçesiyle mal bedeli ve navlun bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tam kabul edilmesi gerektiğini, davalıların tam kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunda bilirkişilerin kusur değerlendirmesini farklı yaptıklarını, mahkemece %20 kusur oranın dikkate alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca gerekçesinin açıklanmadığını, bilirkişinin belirttiği şekilde %50 kusur oranının kabul edilmesinin maddi olaya daha uygun olacağını, manevi tazminat talebinin de kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; navlun ücretinin hukuken zarar olarak nitelendirilemeyeceğini, taşımanın tam ve eksiksiz yapıldığını, mahkemece davacının navlun talebinin üzerinde bir miktara karar verildiğini, talep aşımı yapıldığını, bozma öncesi yapılan taraf değişikliğinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... Liman ve Gemi İşletmeleri A.Ş. hakkında bozma öncesinde davanın reddine karar verildiğini ve bozma ile bu kısmın kesinleşmesine karşın davalı ... A.Ş. hakkında da kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin taşıma ile ilişkinin bulunmadığını, taşıma konusu emtianın bozulmasında davalıların kusuru bulunmadığını, gecikmenin kendilerinden kaynaklanmadığını, kesin bir varış tarihi kararlaştırılmadığını, davacının emtianın özelliklerine göre konteyner seçmesi gerektiğini, davalıların ürünün hangi yıl hasat edildiği, ne kadar sürede bozulacağı konusunda bilgi sahibi olmadığını, davacının tazminat taleplerini TL olarak talep etmesine karşın mahkemece USD üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,deniz yolu taşımasında meydana gelen gecikmeden dolayı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1178 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; davacı dava dilekçesi ile davalıların bilerek ve isteyerek ürünlerin zayi olmasına sebep olacak şekilde taşımacılık yaptığını ve bu sebeple büyük zarara uğradıklarını belirterek ürün bedeli olarak 9.240 USD karşılığı 16.615,37 TL, navlun bedeli olarak 1.735 USD karşılığı 3.172,45 TL ve ticari itibarında meydana gelen manevi zararın tazmini için 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 24.787,82 TL bedelin faizi ile birlikte davalılardan tazmin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporları ile mal değeri 9.240 USD olarak tespit edilmiş, %20 sorumluluk oranı üzerinden davalının 1.848 USD ürün bedelinden sorumlu olduğu, navlun ücretinin de Mahkemece zarar olarak nitelendirilmesi ihtimali bakımından da ürün bedeli ile navlun bedeli toplamının 10.975 USD olduğu, %20 sorumluluk oranı üzerinden davalının 2.195 USD'den sorumlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece mal bedeli olarak 1.848 USD'nin, navlun bedeli olarak da 2.195 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Navlun bedeli davacı tarafından 1.735 USD karşılığı TL olarak talep edilmiş olmasına karşın Mahkemece talep aşımı yapılarak 2.195 USD'ye karar verilmiştir. Ayrıca davacı dava dilekçesinde TL üzerinden talepte bulunmuş olup Mahkemece USD üzerinden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Dairemizin 24.01.2019 tarihli bozma ilamı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, taşıyıcı olan ... Konteyner Taşımacılık A.Ş. yönünden müterafik kusura ilişkin kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak davalıların ikisi için de kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1242 E. 2019/696 K.
Ortak:navlun bedeli · kusur oranı · navlun · ziya · olumsuz oy · kusur · dava sebebi · teslim · Tazminat
İncelediğiniz kararda2014/348 K. sayılı kararı ile «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı gemi «donatanı» ... şirketinin iddiaya göre yükte meydana gelen «ziya» «sebebi» ile doğan zarardan şahsen sorumluluğu olmadığı, davalı ... şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16.04.2012 olduğu, yükün 10 gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalı «taşıyana» yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal ziyaı, «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… ki ayrı konteyner tipine ilişkin fiyat önerisi yaptığı, davacının da bu iki öneriden ilkini tercih ettiği, ancak deniz taşımaları alanında uzman olan tarafın davalı «taşıyan» olduğu, ayrıca Libya limanlarının durumunun ne olduğunu, ulaşmada ve limanları kullanmada bir sorunun bulunup bulunmadığı; bu nitelikte bir yükün uzun süre uygun olmayan konteyner içerisinde muhafaza edilmesinin yol açabileceği «olumsuz» sonuçlarını davalının davacıya bildirmesi gerekirken davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hem sözleşmenin kurulması aşamasında hem de uygulanması aşamasında üzerine düşen «bilgilendirme yükümlülüklerini» «dürüstlük kuralına» aykırı olarak yerine getirmeyerek zararın artmasına sebep olduğundan davalının mütefarik kusurunun bulunduğu, tarafların eylemleri hak ve nefaset ilkesi gereğince davalıya %20 «kusur» atfedildiği gerekçesiyle mal bedeli ve «navlun bedeli» yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2019/696 K. sayılı kararıyla davacının konteyner seçimi üzerine soğutmalı konteynerin seçilmesi gerektiği, aksi takdirde ürünün bozulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16/04/2012 olduğu, yükün ... gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalılara yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal «ziyaı», «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen davada ise davacı vekili tarafından esas davada davalılar vekilinin cevabı üzerine 30/04/2013 «havale» tarihli HMK 124.madde gereğince taraf değişikliği talebine ilişkin dilekçenin ibrazından sonra henüz layihalar aşaması tamamlanmadığından bu kez aynı davanın 02/05/2013 tarihinde açıldığı, asıl ve birleşen davanın taraflarının, konusunun ve «sebebinin» aynı olduğu gerekçesi ile HMK 114/1-ı bendi gereğince «olumsuz» bir dava şartı olan «derdestlik» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
… ulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · havale · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16/04/2012 olduğu, yükün ... gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalılara yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal «ziyaı», «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen davada ise davacı vekili tarafından esas davada davalılar vekilinin cevabı üzerine 30/04/2013 «havale» tarihli HMK 124.madde gereğince taraf değişikliği talebine ilişkin dilekçenin ibrazından sonra henüz layihalar aşaması tamamlanmadığından bu kez aynı davanın 02/05/2013 tarihinde açıldığı, asıl ve birleşen davanın taraflarının, konusunun ve «sebebinin» aynı olduğu gerekçesi ile HMK 114/1-ı bendi gereğince «olumsuz» bir dava şartı olan «derdestlik» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
… ulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1033 E. 2015/5226 K.
Ortak:navlun
İncelediğiniz kararda2014/348 K. sayılı kararı ile «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı gemi «donatanı» ... şirketinin iddiaya göre yükte meydana gelen «ziya» «sebebi» ile doğan zarardan şahsen sorumluluğu olmadığı, davalı ... şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16.04.2012 olduğu, yükün 10 gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalı «taşıyana» yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal ziyaı, «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… ki ayrı konteyner tipine ilişkin fiyat önerisi yaptığı, davacının da bu iki öneriden ilkini tercih ettiği, ancak deniz taşımaları alanında uzman olan tarafın davalı «taşıyan» olduğu, ayrıca Libya limanlarının durumunun ne olduğunu, ulaşmada ve limanları kullanmada bir sorunun bulunup bulunmadığı; bu nitelikte bir yükün uzun süre uygun olmayan konteyner içerisinde muhafaza edilmesinin yol açabileceği «olumsuz» sonuçlarını davalının davacıya bildirmesi gerekirken davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hem sözleşmenin kurulması aşamasında hem de uygulanması aşamasında üzerine düşen «bilgilendirme yükümlülüklerini» «dürüstlük kuralına» aykırı olarak yerine getirmeyerek zararın artmasına sebep olduğundan davalının mütefarik kusurunun bulunduğu, tarafların eylemleri hak ve nefaset ilkesi gereğince davalıya %20 «kusur» atfedildiği gerekçesiyle mal bedeli ve «navlun bedeli» yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; «navlun» ücretinin hukuken zarar olarak nitelendirilemeyeceğini, taşımanın tam ve eksiksiz yapıldığını, mahkemece davacının navlun talebinin üzerinde bir miktara karar verildiğini, «talep aşımı» yapıldığını, bozma öncesi yapılan taraf değişikliğinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...
Benzer bu karardaDava, «deniz taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının «navlun» ücretinin bir kısmının davalı tarafça ödendiğine ve «demuraj» ücretinin ödeneceği hususunda «taahhüt» verildiğine ilişkin delilleri değerlendirilmediği gibi, faturalarda yer alan farklı alacak kalemlerine ilişkin de herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:deniz taşıma sözleşmesi · demuraj · pasif husumet yokluğu · taşıma sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · bilirkişi incelemesi · taahhütname
Benzer bu karardaDava, «deniz taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının «navlun» ücretinin bir kısmının davalı tarafça ödendiğine ve «demuraj» ücretinin ödeneceği hususunda «taahhüt» verildiğine ilişkin delilleri değerlendirilmediği gibi, faturalarda yer alan farklı alacak kalemlerine ilişkin de herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Mahkemece, davalının taşınan yükün alıcısı olduğuna dair hiçbir delil bulunmadığı, davalının sadece konteynır temini ve yüklenmesi konusunda talimatının bulunduğu, bu halde de ancak gerçek sorumlu olan alıcı veya gönderilene ... olmak kaydıyla kendisine «husumet» yöneltilebileceği gerekçesi ile davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacının iddia ettiği hususlarla ilgili tarafların tüm delilleri değerlendirilmek suretiyle «bilirkişi incelemesi» yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9813 E. 2012/16789 K.
Ortak:navlun bedeli · navlun
İncelediğiniz kararda2014/348 K. sayılı kararı ile «navlun sözleşmesinin» tarafı olmayan davalı gemi «donatanı» ... şirketinin iddiaya göre yükte meydana gelen «ziya» «sebebi» ile doğan zarardan şahsen sorumluluğu olmadığı, davalı ... şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16.04.2012 olduğu, yükün 10 gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalı «taşıyana» yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal ziyaı, «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… ki ayrı konteyner tipine ilişkin fiyat önerisi yaptığı, davacının da bu iki öneriden ilkini tercih ettiği, ancak deniz taşımaları alanında uzman olan tarafın davalı «taşıyan» olduğu, ayrıca Libya limanlarının durumunun ne olduğunu, ulaşmada ve limanları kullanmada bir sorunun bulunup bulunmadığı; bu nitelikte bir yükün uzun süre uygun olmayan konteyner içerisinde muhafaza edilmesinin yol açabileceği «olumsuz» sonuçlarını davalının davacıya bildirmesi gerekirken davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hem sözleşmenin kurulması aşamasında hem de uygulanması aşamasında üzerine düşen «bilgilendirme yükümlülüklerini» «dürüstlük kuralına» aykırı olarak yerine getirmeyerek zararın artmasına sebep olduğundan davalının mütefarik kusurunun bulunduğu, tarafların eylemleri hak ve nefaset ilkesi gereğince davalıya %20 «kusur» atfedildiği gerekçesiyle mal bedeli ve «navlun bedeli» yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; davacı dava dilekçesi ile davalıların bilerek ve isteyerek ürünlerin «zayi» olmasına sebep olacak şekilde taşımacılık yaptığını ve bu sebeple büyük zarara uğradıklarını belirterek ürün bedeli olarak 9.240 USD karşılığı 16.615,37 TL, «navlun bedeli» olarak 1.735 USD karşılığı 3.172,45 TL ve «ticari itibarında» meydana gelen manevi zararın tazmini için 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 24.787,82 TL bedelin faizi ile birlikte davalılardan tazmin edilmesine karar verilmesini …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından taraflar arasında «taşıma sözleşmesinin» bulunduğu, davacı tarafından sunulan «konşimentoların» hangi konteynırlara yüklendiğinin ve bu kapsamda konteynırların kira bedeli de gözetilerek demoraj ve «navlun bedeli» alacağının hesaplanabildiği, liman «masrafları» ile ilgili davacı bir delil getiremediğinden bunların hesaplanamadığı, 28.02.2007 tarihine kadar 51 adet konteynırın davacı tarafından yüklendiği, bu konteynırlar …
Dava, deniz taşımasından kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsiline ilişkin olarak açılmış ve davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle açtığı iş bu kısmi davada «navlun», «demuraj» ve liman «masrafı» olarak şimdilik 50.000,00 TL'nın tahsilini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:demuraj · i̇i̇k 266 · konşimento · taşıma sözleşmesi · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından taraflar arasında «taşıma sözleşmesinin» bulunduğu, davacı tarafından sunulan «konşimentoların» hangi konteynırlara yüklendiğinin ve bu kapsamda konteynırların kira bedeli de gözetilerek demoraj ve «navlun bedeli» alacağının hesaplanabildiği, liman «masrafları» ile ilgili davacı bir delil getiremediğinden bunların hesaplanamadığı, 28.02.2007 tarihine kadar 51 adet konteynırın davacı tarafından yüklendiği, bu konteynırlar …
Dava, deniz taşımasından kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsiline ilişkin olarak açılmış ve davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle açtığı iş bu kısmi davada «navlun», «demuraj» ve liman «masrafı» olarak şimdilik 50.000,00 TL'nın tahsilini talep etmiştir.
… ar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 75. ve halen yürürlükte bulunan HMK'nın 31. maddeleri uyarınca davacıdan her bir alacak kaleminin miktarının açıklanması ve «demuraj» alacağı adı altında istenen tutarın neye ilişkin olduğu, konteynırlara ilişkin ise hangi konteynırlarla ilgisi bulunduğu, konteynırların kime ait olduğu ve kimin tarafından kiralandığı, liman «masrafı» adı altında istenen alacağın ne olduğu açıklattırılmak ve bu açıklama doğrultusunda her bir kalem alacak için inceleme yapılarak hüküm vermek gerekirken liman masr …
Ayrıca, karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 275 vd. maddeleri ile halen yürürlükte bulunan HMK'nın «266». maddeleri uyarınca özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlarda bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve hükmü izlemeye imkan verir şekilde olması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7660 E. , 2023/6768 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/85 Esas, 2022/561 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Libya’da bulunan dava dışı firma ile soğan alım satımı konusunda anlaştığını, ilk parti soğanın ihracatı için Tarım Bakanlığı’ndan gerekli izinlerin ve 10 gün içinde ihraç edilmesi gerektiğine dair onayın alındığını, davalılardan ... firması ile ürünlerin gemi yoluyla Libya’ya taşınması konusunda anlaşmaya varıldığını, malın kararlaştırılan 4 günlük süre içerisinde Libya’ya ulaşmaması sebebiyle ürünlerin bozulduğunu ve alıcının hem bu malı hem de diğer parti ihraç ürünlerini almaktan vazgeçtiğini, davalıların bilerek ve isteyerek ürünlerin zayi olmasına sebep olacak şekilde taşımacılık yaptıklarını ileri sürerek ürün bedeli olarak 9.240 USD karşılığı 16.615,37 TL, navlun bedeli olarak 1.735 USD karşılığı 3.172,45 TL ve ticari itibarında meydana gelen manevi zararın tazmini için 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 24.787,82 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ;müvekkili ... Liman ve Gemi İşletmeleri A.Ş'nin taşımayı yapan geminin maliki olduğunu, geminin ... Konteyner Taşımacılık A.Ş tarafından işletildiğini, meydana gelen gecikmenin tek nedeninin Libya limanlarındaki genel gemi yoğunluğu ve liman operasyonlarının yavaş olması olduğunu, geminin tahmin edilen tarihten sonra geldiğini ve kalkışının geciktiğini, davacıya hiçbir zaman kesin süre verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 13.11.2014 tarih ve 2014/1140 E. 2014/348 K. sayılı kararı ile navlun sözleşmesinin tarafı olmayan davalı gemi donatanı ... şirketinin iddiaya göre yükte meydana gelen ziya sebebi ile doğan zarardan şahsen sorumluluğu olmadığı, davalı ... şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerektiği, yükün taşınmak üzere davalıya teslim edildiği tarihin 16.04.2012 olduğu, yükün 10 gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalı taşıyana yüklenebilecek bir kusur olmadığı, mal ziyaı, navlun bedeli ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.01.2019 tarih ve 2017/1242 E. 2019/696 K. sayılı kararıyla davacının konteyner seçimi üzerine soğutmalı konteynerin seçilmesi gerektiği, aksi takdirde ürünün bozulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak kusur oranına göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tercihini 20'lik konteyner için kullandığı, davacının Libya'ya taşıtmak istediği emtianın kuru soğan olduğu hususunu muhatabına bildirdiği, bilirkişi raporunda, soğan emtiasının bozulmadan 6-9 ay saklanabildiği ancak dava konusu ürünün 2011 hasat yılı ürünü olduğu, hasattan sonra uzun bir süre depolandığı ve Nisan ayında ihracına karar verildiği ve tercih edilen konteynerde taşınması halinde 15-20 gün içinde bozulmaya başlayacağı belirtildiği, davalının iki ayrı konteyner tipine ilişkin fiyat önerisi yaptığı, davacının da bu iki öneriden ilkini tercih ettiği, ancak deniz taşımaları alanında uzman olan tarafın davalı taşıyan olduğu, ayrıca Libya limanlarının durumunun ne olduğunu, ulaşmada ve limanları kullanmada bir sorunun bulunup bulunmadığı;
bu nitelikte bir yükün uzun süre uygun olmayan konteyner içerisinde muhafaza edilmesinin yol açabileceği olumsuz sonuçlarını davalının davacıya bildirmesi gerekirken davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hem sözleşmenin kurulması aşamasında hem de uygulanması aşamasında üzerine düşen bilgilendirme yükümlülüklerini dürüstlük kuralına aykırı olarak yerine getirmeyerek zararın artmasına sebep olduğundan davalının mütefarik kusurunun bulunduğu, tarafların eylemleri hak ve nefaset ilkesi gereğince davalıya %20 kusur atfedildiği gerekçesiyle mal bedeli ve navlun bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tam kabul edilmesi gerektiğini, davalıların tam kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunda bilirkişilerin kusur değerlendirmesini farklı yaptıklarını, mahkemece %20 kusur oranın dikkate alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca gerekçesinin açıklanmadığını, bilirkişinin belirttiği şekilde %50 kusur oranının kabul edilmesinin maddi olaya daha uygun olacağını, manevi tazminat talebinin de kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; navlun ücretinin hukuken zarar olarak nitelendirilemeyeceğini, taşımanın tam ve eksiksiz yapıldığını, mahkemece davacının navlun talebinin üzerinde bir miktara karar verildiğini, talep aşımı yapıldığını, bozma öncesi yapılan taraf değişikliğinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ... Liman ve Gemi İşletmeleri A.Ş. hakkında bozma öncesinde davanın reddine karar verildiğini ve bozma ile bu kısmın kesinleşmesine karşın davalı ... A.Ş. hakkında da kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davalı ... A.Ş.'nin taşıma ile ilişkinin bulunmadığını, taşıma konusu emtianın bozulmasında davalıların kusuru bulunmadığını, gecikmenin kendilerinden kaynaklanmadığını, kesin bir varış tarihi kararlaştırılmadığını, davacının emtianın özelliklerine göre konteyner seçmesi gerektiğini, davalıların ürünün hangi yıl hasat edildiği, ne kadar sürede bozulacağı konusunda bilgi sahibi olmadığını, davacının tazminat taleplerini TL olarak talep etmesine karşın mahkemece USD üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,deniz yolu taşımasında meydana gelen gecikmeden dolayı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1178 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; davacı dava dilekçesi ile davalıların bilerek ve isteyerek ürünlerin zayi olmasına sebep olacak şekilde taşımacılık yaptığını ve bu sebeple büyük zarara uğradıklarını belirterek ürün bedeli olarak 9.240 USD karşılığı 16.615,37 TL, navlun bedeli olarak 1.735 USD karşılığı 3.172,45 TL ve ticari itibarında meydana gelen manevi zararın tazmini için 5.000,00 TL olmak üzere toplamda 24.787,82 TL bedelin faizi ile birlikte davalılardan tazmin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporları ile mal değeri 9.240 USD olarak tespit edilmiş, %20 sorumluluk oranı üzerinden davalının 1.848 USD ürün bedelinden sorumlu olduğu, navlun ücretinin de Mahkemece zarar olarak nitelendirilmesi ihtimali bakımından da ürün bedeli ile navlun bedeli toplamının 10.975 USD olduğu, %20 sorumluluk oranı üzerinden davalının 2.195 USD'den sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece mal bedeli olarak 1.848 USD'nin, navlun bedeli olarak da 2.195 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi uyarınca işleyecek USD faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Navlun bedeli davacı tarafından 1.735 USD karşılığı TL olarak talep edilmiş olmasına karşın Mahkemece talep aşımı yapılarak 2.195 USD'ye karar verilmiştir. Ayrıca davacı dava dilekçesinde TL üzerinden talepte bulunmuş olup Mahkemece USD üzerinden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Dairemizin 24.01.2019 tarihli bozma ilamı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, taşıyıcı olan ... Konteyner Taşımacılık A.Ş. yönünden müterafik kusura ilişkin kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak davalıların ikisi için de kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003963400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz