İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/501 E. 2012/21094 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
makul süre↗ illiyet bağı↗ acentelik↗ icra takibine itiraz↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıya ait emtianın davacının tahsis ettiği konteyner vasıtasıyla taşınmasının kararlaştırıldığı, bu konteynerin soğutma sistemindeki arıza nedeniyle içindeki yükün hasarlandığı, taşımayı yapacak gemi kaptanın yükü teslim almadığı, davacının konteynerin zamanında boşaltılmaması ve kendisine teslim edilmemesi nedeniyle davalıdan zararını talepte edebileceği, konteyner içindeki mallarının gümrükten çekme yükümlülüğünün davalıya ait bulunduğu, ancak davacının da elverişli konteyner tahsis etmemesi ve gümrükten çekme aşamasında bazı masrafları karşılamamakla kusurunun bulunduğu, oluşan zararın yarısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 28.006.50 USD asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve alacak likit olmadığından inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, yük taşımasında kullanılan konteynerin zamanında boşaltılmaması nedeniyle oluşan zarar ile yapılan masrafların tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının Vietnam’da mukim firmaya sattığı tavuk bacağı emtiasının taşınması işinin davacının acenteliğini yaptığı dava dışı firmaca üstlenildiği, bu emtianın davacının temin ettiği özel soğutuculu konteynere konduğu, taşınanın bozulduğu, bu nedenle yükün gemi kaptanı tarafından taşımayı yapacak gemiye alınmadığı ve gümrük sahası alanında kaldığı hususları tartışmasızdır. Ayrıca, yükün bozulma nedeninin davacının temin ettiği konteynerin soğutma sisteminin arızalanması olduğu, bu yönüyle konteynerin taşımaya uygun bulunmadığı da dosya kapsamıyla sabittir. Davacı temyize konu işbu davasında yükün bozulması nedeniyle taşınacak gemiye alınmayan konteynerin yük sahibi tarafından zamanında boşaltılmadığı, konteynerin kullanılamaması nedeniyle zararının oluştuğunu, ayrıca bir takım masraflar yapmak zorunda kaldığını ileri sürmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli bulunmamaktadır. Zira, konteynerin boşaltılarak iadesi bakımından Gümrük Mevzuatı bakımından tarafların hak ve yükümlülükleri tartışılmadığı gibi konteynerin kullanılmamasıyla ilgili davacı zararının nasıl hesaplandığı da açıklanmamıştır.
Somut uyuşmazlıkta yük, bozuk olması nedeniyle taşınacak gemiye alınmamıştır. Yapılan yargılamadan anlaşılacağı üzere, yükün bozulma nedeni de davacının temin ettiği saklama kabı niteliğindeki özel donanımlı konteynerin yetersizliğidir. Bu durum karşısında, ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle Gümrük Mevzuatı bakımından konteynerin boşaltılarak iadesi için gerekli makul süre itibariyle davacının konteynerin kullanılamaması nedeniyle oluşan zarar ile diğer masraflar bakımından bir talepte bulunması doğru değildir. Ancak, makul süreden sonraki kısım itibariyle bir talep hakkının olduğunun kabulü gerekmektedir. Kural olarak, makul sürenin aşılmasıyla konteynerin elverişsiz olması arasında bir illiyet bağı bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında, aralarında gümrük ve taşıma mevzuatında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, ihraç edilemeyen emtianın gemiye alınmaması sonrasında yükün gümrüklü sahadan alınarak konteynerin boşaltılması için gerekli makul sürenin tespit edilmesi, bu süre itibariyle davacının bir talep hakkının olmayacağının dikkate alınması, makul süreyi aşan kısım mevcut ise, davacının konteyneri kullanmaması nedeniyle oluşacak zararı ile diğer masrafların talep edebileceğinin değerlendirilmesi, konteyner kullanma ücretinin denetime uygun şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1242 E. 2019/696 K.
Ortak:eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz kararda… ner vasıtasıyla taşınmasının kararlaştırıldığı, bu konteynerin soğutma sistemindeki arıza nedeniyle içindeki yükün hasarlandığı, taşımayı yapacak gemi kaptanın yükü «teslim» almadığı, davacının konteynerin zamanında boşaltılmaması ve kendisine teslim edilmemesi nedeniyle davalıdan zararını talepte edebileceği, konteyner içindeki mallarının gümrükten çekme yükümlülüğünün davalıya ait bulunduğu, ancak davacının da elverişli konteyner tahsis etmemesi ve gümrükten çekme aşamasında bazı «masrafları» karşılamamakla kusurunun bulunduğu, oluşan zararın yarısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 28.006.50 USD asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve alacak likit olmadığından «inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
… bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, ihraç edilemeyen emtianın gemiye alınmaması sonrasında yükün gümrüklü sahadan alınarak konteynerin boşaltılması için gerekli «makul sürenin» tespit edilmesi, bu süre itibariyle davacının bir talep hakkının olmayacağının dikkate alınması, makul süreyi aşan kısım mevcut ise, davacının konteyneri kullanmaması nedeniyle oluşacak zararı ile diğer «masrafların» talep edebileceğinin değerlendirilmesi, konteyner kullanma ücretinin denetime uygun şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16/04/2012 olduğu, yükün ... gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalılara yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal «ziyaı», «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen davada ise davacı vekili tarafından esas davada davalılar vekilinin cevabı üzerine 30/04/2013 «havale» tarihli HMK 124.madde gereğince taraf değişikliği talebine ilişkin dilekçenin ibrazından sonra henüz layihalar aşaması tamamlanmadığından bu kez aynı davanın 02/05/2013 tarihinde açıldığı, asıl ve birleşen davanın taraflarının, konusunun ve «sebebinin» aynı olduğu gerekçesi ile HMK 114/1-ı bendi gereğince «olumsuz» bir dava şartı olan «derdestlik» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
… ulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:navlun bedeli · kusur oranı · navlun · ziya · derdestlik · olumsuz oy · havale · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada yükün taşınmak üzere davalıya «teslim» edildiği tarihin 16/04/2012 olduğu, yükün ... gün içerisinde ihracının gerektiği davalılara bildirilmediği, konteynerin yüke uygun olmadığı, ancak konteyner seçimini davacının yaptığı, gecikme nedeniyle davalılara yüklenebilecek bir «kusur» olmadığı, mal «ziyaı», «navlun bedeli» ve manevi tazminat bakımından davalılara yüklenebilecek bir kusurun olmadığı gerekçesi ile davanın reddine, birleşen davada ise davacı vekili tarafından esas davada davalılar vekilinin cevabı üzerine 30/04/2013 «havale» tarihli HMK 124.madde gereğince taraf değişikliği talebine ilişkin dilekçenin ibrazından sonra henüz layihalar aşaması tamamlanmadığından bu kez aynı davanın 02/05/2013 tarihinde açıldığı, asıl ve birleşen davanın taraflarının, konusunun ve «sebebinin» aynı olduğu gerekçesi ile HMK 114/1-ı bendi gereğince «olumsuz» bir dava şartı olan «derdestlik» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
… ulabileceği yönünde herhangi bir bilgilendirme yapılmamış olup, davalının müterafik kusurunun var olduğu gözetilerek, yapılacak değerlendirme sonucunda hasıl olacak «kusur oranına» göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/501 E. , 2012/21094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret (İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi) Mahkemesi’nce verilen 26/10/2010 tarih ve 2009/286-2010/406 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/12/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taşıması gerçekleştirilecek olan konteyner muhteviyatının bozuk olması nedeniyle gemiye alınmadığını, yükleme yapılmadığını, ihtara rağmen konteynerin boşaltılmadığını, demuraj alacağının doğduğunu, masrafların arttığını, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taşımada acente olarak hareket ettiğini, aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava dışı firmanın adına hareket ettiğini, yüklemenin gerçekleşmemesinin davacı eyleminden kaynaklandığını, donmuş tavuk ayağı emtiasının tekniğe uygun soğutuculu konteynerde taşınmadığını, akde aykırı davrandığını, uzun süre konteyner ısı raporunu sunmadığını, takibin kötüniyetli yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıya ait emtianın davacının tahsis ettiği konteyner vasıtasıyla taşınmasının kararlaştırıldığı, bu konteynerin soğutma sistemindeki arıza nedeniyle içindeki yükün hasarlandığı, taşımayı yapacak gemi kaptanın yükü teslim almadığı, davacının konteynerin zamanında boşaltılmaması ve kendisine teslim edilmemesi nedeniyle davalıdan zararını talepte edebileceği, konteyner içindeki mallarının gümrükten çekme yükümlülüğünün davalıya ait bulunduğu, ancak davacının da elverişli konteyner tahsis etmemesi ve gümrükten çekme aşamasında bazı masrafları karşılamamakla kusurunun bulunduğu, oluşan zararın yarısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 28.006.50 USD asıl alacağa yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına ve alacak likit olmadığından inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, yük taşımasında kullanılan konteynerin zamanında boşaltılmaması nedeniyle oluşan zarar ile yapılan masrafların tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının Vietnam’da mukim firmaya sattığı tavuk bacağı emtiasının taşınması işinin davacının acenteliğini yaptığı dava dışı firmaca üstlenildiği, bu emtianın davacının temin ettiği özel soğutuculu konteynere konduğu, taşınanın bozulduğu, bu nedenle yükün gemi kaptanı tarafından taşımayı yapacak gemiye alınmadığı ve gümrük sahası alanında kaldığı hususları tartışmasızdır. Ayrıca, yükün bozulma nedeninin davacının temin ettiği konteynerin soğutma sisteminin arızalanması olduğu, bu yönüyle konteynerin taşımaya uygun bulunmadığı da dosya kapsamıyla sabittir. Davacı temyize konu işbu davasında yükün bozulması nedeniyle taşınacak gemiye alınmayan konteynerin yük sahibi tarafından zamanında boşaltılmadığı, konteynerin kullanılamaması nedeniyle zararının oluştuğunu, ayrıca bir takım masraflar yapmak zorunda kaldığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm doğru değerlendirmeler içermediği gibi temel alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli bulunmamaktadır. Zira, konteynerin boşaltılarak iadesi bakımından Gümrük Mevzuatı bakımından tarafların hak ve yükümlülükleri tartışılmadığı gibi konteynerin kullanılmamasıyla ilgili davacı zararının nasıl hesaplandığı da açıklanmamıştır.
Somut uyuşmazlıkta yük, bozuk olması nedeniyle taşınacak gemiye alınmamıştır. Yapılan yargılamadan anlaşılacağı üzere, yükün bozulma nedeni de davacının temin ettiği saklama kabı niteliğindeki özel donanımlı konteynerin yetersizliğidir. Bu durum karşısında, ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle Gümrük Mevzuatı bakımından konteynerin boşaltılarak iadesi için gerekli makul süre itibariyle davacının konteynerin kullanılamaması nedeniyle oluşan zarar ile diğer masraflar bakımından bir talepte bulunması doğru değildir. Ancak, makul süreden sonraki kısım itibariyle bir talep hakkının olduğunun kabulü gerekmektedir. Kural olarak, makul sürenin aşılmasıyla konteynerin elverişsiz olması arasında bir illiyet bağı bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında, aralarında gümrük ve taşıma mevzuatında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, ihraç edilemeyen emtianın gemiye alınmaması sonrasında yükün gümrüklü sahadan alınarak konteynerin boşaltılması için gerekli makul sürenin tespit edilmesi, bu süre itibariyle davacının bir talep hakkının olmayacağının dikkate alınması, makul süreyi aşan kısım mevcut ise, davacının konteyneri kullanmaması nedeniyle oluşacak zararı ile diğer masrafların talep edebileceğinin değerlendirilmesi, konteyner kullanma ücretinin denetime uygun şekilde tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1067220900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz