İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2041 E. 2013/2221 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutabakat↗ olumsuz oy↗ ispat yükü↗ ticari defter↗ fatura↗ ihtarname↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı tarafın ticari defter sunmayacağını bildirdiği, alınan bilirkişi raporunda tarafların ....03.2002 tarihli sözleşmenin uygulanması esnasında lisans ücretinin ve ürün bedellerinin 9. maddede kararlaştırılandan farklı bir şekilde ödenmesi hususunda zimnen ve şifaen mutabakat sağladıkları, ancak taraflarca ticari ilişkinin seyrini tespite yarar delil sunulmadığı, davacının ihtarnameyle takip ettiği alacağın dayanağını belgelendiremediği, davacı şirketin davalı şirkete çektiği ihtarnamedeki iddiaları kanıtlayamadığı, davalı tarafından davacıya gönderilen 16 Nisan 2003 tarihli ihtarnamede fatura edilmiş ürün bedellerinin iddia edildiği gibi piyasa rayiç değerleri üzerinde olmadığını belirterek ihtarname ekinde faturaları da gönderdiği, dolayısıyla ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını kanıtlayan delil sunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(...) Ancak, davacı taraf davanın açılmasından sonra taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini belirterek, müvvekili tarafından davalıya sağlanmış olan demirbaş ve yatırım bedeline ilişkin alacağın da tahsilini istemiş ve davalı da bu taleple ilgili olarak, iddianın genişletilmesi savunmasında bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının bu talebi hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, herhangi bir gerekçeye yer verilmemiş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5916 E. 2018/115 K.
Ortak:ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı tarafın «ticari defter» sunmayacağını bildirdiği, alınan bilirkişi raporunda tarafların ....03.2002 tarihli sözleşmenin uygulanması esnasında lisans ücretinin ve ürün bedellerinin 9. maddede kararlaştırılandan farklı bir şekilde ödenmesi hususunda zimnen ve şifaen «mutabakat» sağladıkları, ancak taraflarca ticari ilişkinin seyrini tespite yarar delil sunulmadığı, davacının «ihtarnameyle» takip ettiği alacağın dayanağını belgelendiremediği, davacı şirketin davalı şirkete çektiği ihtarnamedeki iddiaları kanıtlayamadığı, davalı tarafından davacıya gönderilen 16 Nisan 2003 tarihli ihtarnamede «fatura» edilmiş ürün bedellerinin iddia edildiği gibi piyasa rayiç değerleri üzerinde olmadığını belirterek ihtarname ekinde faturaları da gönderdiği, dolayısıyla «ispat yükü» kendisine düşen davacının iddiasını kanıtlayan delil sunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı şirket «ticari defterlerinin» 2004 yılına ait kayıtlarında davacı adına kayıtlı borcun kaynağı araştırılarak gerçek bir borcun olup olmadığının tespiti yapılmaksızın davacının alacağından «mahsup» edilmesi doğru olmadığı gibi, demirbaşların değerlerinin belirlenmesine yapılan somut itirazlar da ek raporda «denetime elverişli» bir şekilde değerlendirilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıkma payı · kâr payı alacağı · rayiç değer · rayiç bedel · sermaye artırımı · ortaklar kurulu kararı · denetime elverişlilik · mahsup
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete ait demirbaşların «rayiç değeri», «sermaye artırımına» ilişkin «ortaklar kurulu» kararları, yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay uygulamaları gözetilmek suretiyle davacının davalı şirketten «çıkma payı alacağının» tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Davalı şirket «ticari defterlerinin» 2004 yılına ait kayıtlarında davacı adına kayıtlı borcun kaynağı araştırılarak gerçek bir borcun olup olmadığının tespiti yapılmaksızın davacının alacağından «mahsup» edilmesi doğru olmadığı gibi, demirbaşların değerlerinin belirlenmesine yapılan somut itirazlar da ek raporda «denetime elverişli» bir şekilde değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece yeniden oluşturulacak alanında uzman bilirkişi kurulundan davacının 2004 yılından gelen borcun gerçek bir borç olup olmadığı, demirbaşların «rayiç bedellerinin» ve çıkma payına esas alınan bilanço değerlerinin bilanço tarihi itibariyle gerçek değerlerinin belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11279 E. 2010/608 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · acentelik · istirdat · tacir · eksik inceleme · teminat · teslim
Benzer bu karardaDairemizin 01.06.2009 gün ve 2008/2753 E, 2009/6688 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, davacı tarafından feshedilen «acentelik sözleşmesinin» gerek 10. gerekse 11. madde hükümlerinde, davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 5.000 YTL'nın «teminat» için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup, davacı acentenin «teslim» ettiği davacıya ait demirbaşları feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde teslimle beraber feshe kadar kullandığının sabit olması karşısında, mahkemenin kabulünün aksine «tacir» olan davalının demirbaşlarını davacıya kira bedeli olarak kullandırdığının, bu bağlamda dava konusu bu bedelin kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir.
1-Dava, «acentelik sözleşmesinin» feshinden kaynaklanan depozito ve isim hakkı bedeli olarak ödendiği iddia edilen bedellerinin «istirdadı» isteminedir.
Mahkemece, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» uygulandığı ve davalının isim hakkının davacı tarafından kullanıldığı dönemde, bu kullanım bedelinin ne olduğunun piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi raporu ile belirlenmesi ve 4.000 USD’dan tespit edilen bedelin mahsubu ile davacıya iade edilecek bir bedel olup olmadığının araştırılması gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesi» gereği demirbaşlar için 5.000 YTL, isim hakkı karşılığı olarak da 4.000 USD’nın davacı tarafından davalıya ödendiği tartışmasızdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2041 E. , 2013/2221 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/07/2011 tarih ve 2008/43-2011/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ''7 Eleven'' markasının Türkiye lisans haklarına sahip olan müvekkilinin, sözkonusu marka kullanımı için davalı ile mağaza lisans ve işletmecilik anlaşması yaptığını, davalının teslim edilen ürün ve lisans bedelini uyarılara rağmen ödememesi nedeniyle vade farkı ile birlikte tahsili için yaptığı takibe, davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takibe vaki itirazın iptalini ve müvekkili lehine %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının marka haklarını dava dışı Öztürk Gıda San ve Tic A.Ş adında bir firmaya devrettiğini, dava tarihi itibariyle dava açma hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın ticari defter sunmayacağını bildirdiği, alınan bilirkişi raporunda tarafların ....03.2002 tarihli sözleşmenin uygulanması esnasında lisans ücretinin ve ürün bedellerinin 9. maddede kararlaştırılandan farklı bir şekilde ödenmesi hususunda zimnen ve şifaen mutabakat sağladıkları, ancak taraflarca ticari ilişkinin seyrini tespite yarar delil sunulmadığı, davacının ihtarnameyle takip ettiği alacağın dayanağını belgelendiremediği, davacı şirketin davalı şirkete çektiği ihtarnamedeki iddiaları kanıtlayamadığı, davalı tarafından davacıya gönderilen 16 Nisan 2003 tarihli ihtarnamede fatura edilmiş ürün bedellerinin iddia edildiği gibi piyasa rayiç değerleri üzerinde olmadığını belirterek ihtarname ekinde faturaları da gönderdiği, dolayısıyla ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını kanıtlayan delil sunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
(...) Ancak, davacı taraf davanın açılmasından sonra taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini belirterek, müvvekili tarafından davalıya sağlanmış olan demirbaş ve yatırım bedeline ilişkin alacağın da tahsilini istemiş ve davalı da bu taleple ilgili olarak, iddianın genişletilmesi savunmasında bulunmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının bu talebi hakkında da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, herhangi bir gerekçeye yer verilmemiş olması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) numaralı bentte gösterilen nedenle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/483196800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz