İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11279 E. 2010/608 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
acentelik sözleşmesi↗ acentelik↗ istirdat↗ tacir↗ eksik inceleme↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 01.06.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan depozito ve isim hakkı bedeli olarak ödendiği iddia edilen bedellerinin istirdadı isteminedir.
Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi gereği demirbaşlar için 5.000 YTL, isim hakkı karşılığı olarak da 4.000 USD’nın davacı tarafından davalıya ödendiği tartışmasızdır. Dairemizin 01.06.2009 gün ve 2008/2753 E, 2009/6688 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, davacı tarafından feshedilen acentelik sözleşmesinin gerek 10. gerekse 11. madde hükümlerinde, davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 5.000 YTL'nın teminat için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup, davacı acentenin teslim ettiği davacıya ait demirbaşları feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde teslimle beraber feshe kadar kullandığının sabit olması karşısında, mahkemenin kabulünün aksine tacir olan davalının demirbaşlarını davacıya kira bedeli olarak kullandırdığının, bu bağlamda dava konusu bu bedelin kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, davalı tarafa ait demirbaşların davacı tarafından kullanıldığı süreye ilişkin kullanma bedelinin, BK’nun 42.maddesi hükmüne göre değil, piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin ne kadar süre yürürlükte kaldığı, bu süre içerisinde davacı tarafından kullanılan demirbaşların kullanım bedelinin piyasa rayiçlerine göre ne miktar olduğu araştırılarak, davacıya iade edilecek bedelin belirlenmesi gerekmektedir.
2-Davacı tarafından davalıya verilen 4.000 USD isim hakkı kullanım bedeli konusunda da yukarıda belirtilen şekilde bir araştırılma yapılması gerekmektedir. Mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin uygulandığı ve davalının isim hakkının davacı tarafından kullanıldığı dönemde, bu kullanım bedelinin ne olduğunun piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi raporu ile belirlenmesi ve 4.000 USD’dan tespit edilen bedelin mahsubu ile davacıya iade edilecek bir bedel olup olmadığının araştırılması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulması gerekeceğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 01.06.2009 gün ve 2008/2753 E, 2009/6688 K sayılı ilamının kaldırılarak, kararın yukarıdaki gerekçelerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5916 E. 2018/115 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» uygulandığı ve davalının isim hakkının davacı tarafından kullanıldığı dönemde, bu kullanım bedelinin ne olduğunun piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi raporu ile belirlenmesi ve 4.000 USD’dan tespit edilen bedelin mahsubu ile davacıya iade edilecek bir bedel olup olmadığının araştırılması gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece yeniden oluşturulacak alanında uzman bilirkişi kurulundan davacının 2004 yılından gelen borcun gerçek bir borç olup olmadığı, demirbaşların «rayiç bedellerinin» ve çıkma payına esas alınan bilanço değerlerinin bilanço tarihi itibariyle gerçek değerlerinin belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çıkma payı · kâr payı alacağı · rayiç değer · rayiç bedel · sermaye artırımı · ortaklar kurulu kararı · denetime elverişlilik · mahsup
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalı şirkete ait demirbaşların «rayiç değeri», «sermaye artırımına» ilişkin «ortaklar kurulu» kararları, yasal mevzuat ve yerleşik Yargıtay uygulamaları gözetilmek suretiyle davacının davalı şirketten «çıkma payı alacağının» tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Davalı şirket «ticari defterlerinin» 2004 yılına ait kayıtlarında davacı adına kayıtlı borcun kaynağı araştırılarak gerçek bir borcun olup olmadığının tespiti yapılmaksızın davacının alacağından «mahsup» edilmesi doğru olmadığı gibi, demirbaşların değerlerinin belirlenmesine yapılan somut itirazlar da ek raporda «denetime elverişli» bir şekilde değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece yeniden oluşturulacak alanında uzman bilirkişi kurulundan davacının 2004 yılından gelen borcun gerçek bir borç olup olmadığı, demirbaşların «rayiç bedellerinin» ve çıkma payına esas alınan bilanço değerlerinin bilanço tarihi itibariyle gerçek değerlerinin belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken «eksik incelemeyle» hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3626 E. 2017/5599 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin» uygulandığı ve davalının isim hakkının davacı tarafından kullanıldığı dönemde, bu kullanım bedelinin ne olduğunun piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi raporu ile belirlenmesi ve 4.000 USD’dan tespit edilen bedelin mahsubu ile davacıya iade edilecek bir bedel olup olmadığının araştırılması gerekirken, «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… rca karşılık devralındığı yönündeki savunması karşısında bunu ispatlaması için süre verilip, devredilen demirbaşların rayiç bedelleri tespit edilerek tarafların tüm «delilleri toplandıktan» sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · imza incelemesi · ticari işletme · satış sözleşmesi · kesin süre · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sunulan sözleşmedeki imzanın davalı tarafından inkar edildiği, «imza incelemesinin» yapılabilmesi için sözleşmenin aslının gerektiği, davacı tarafa davaya konu «satış sözleşmesinin» aslını sunması için «kesin süre» verildiği, ancak davacı vekilinin belge aslının müvekkiline hiç verilmediğini bu nedenle belge aslının ellerinde bulunmadığı ileri sürdüğü, davalının sözleşmedeki …
Dava, «ticari işletmedeki» demirbaş «satış sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının sözleşmedeki imzayı kabul etmediği, belge aslının da «ibraz» edilmediği, fotokopi üzerinden de «imza incelemesi» yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… rca karşılık devralındığı yönündeki savunması karşısında bunu ispatlaması için süre verilip, devredilen demirbaşların rayiç bedelleri tespit edilerek tarafların tüm «delilleri toplandıktan» sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11279 E. , 2010/608 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2007 gün ve 2006/574-2007/788 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.06.2009 gün ve 2008/2753 - 2009/6688 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin Gölcük acentesi olan müvekkilince acentelik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini, davalıya ait demirbaşların bir tutanak ile teslim edildiğini, demirbaşların kullanımına (depozito) istinaden 5.000 YTL, isim hakkına istinaden de 4.000 USD ödenmesine rağmen davacıya iade edilmediğini ileri sürerek, şimdilik isim hakkı, depozito bedeli ve zamanında ödenmeyen hak edişlerin birikmiş faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 01.06.2009 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan depozito ve isim hakkı bedeli olarak ödendiği iddia edilen bedellerinin istirdadı isteminedir.
Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi gereği demirbaşlar için 5.000 YTL, isim hakkı karşılığı olarak da 4.000 USD’nın davacı tarafından davalıya ödendiği tartışmasızdır. Dairemizin 01.06.2009 gün ve 2008/2753 E, 2009/6688 K sayılı kararında da belirtildiği üzere, davacı tarafından feshedilen acentelik sözleşmesinin gerek 10. gerekse 11. madde hükümlerinde, davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 5.000 YTL'nın teminat için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup, davacı acentenin teslim ettiği davacıya ait demirbaşları feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde teslimle beraber feshe kadar kullandığının sabit olması karşısında, mahkemenin kabulünün aksine tacir olan davalının demirbaşlarını davacıya kira bedeli olarak kullandırdığının, bu bağlamda dava konusu bu bedelin kira bedeli olarak ödendiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece, davalı tarafa ait demirbaşların davacı tarafından kullanıldığı süreye ilişkin kullanma bedelinin, BK’nun 42.maddesi hükmüne göre değil, piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin ne kadar süre yürürlükte kaldığı, bu süre içerisinde davacı tarafından kullanılan demirbaşların kullanım bedelinin piyasa rayiçlerine göre ne miktar olduğu araştırılarak, davacıya iade edilecek bedelin belirlenmesi gerekmektedir.
2-Davacı tarafından davalıya verilen 4.000 USD isim hakkı kullanım bedeli konusunda da yukarıda belirtilen şekilde bir araştırılma yapılması gerekmektedir. Mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin uygulandığı ve davalının isim hakkının davacı tarafından kullanıldığı dönemde, bu kullanım bedelinin ne olduğunun piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi raporu ile belirlenmesi ve 4.000 USD’dan tespit edilen bedelin mahsubu ile davacıya iade edilecek bir bedel olup olmadığının araştırılması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulması gerekeceğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 01.06.2009 gün ve 2008/2753 E, 2009/6688 K sayılı ilamının kaldırılarak, kararın yukarıdaki gerekçelerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 01.06.2009 gün ve 2008/2753 E, 2009/6688 K ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıdaki gerekçelerle BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1007945400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz