Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/933 E. 2013/1982 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanç kaybı↗ müterafik kusur↗ sözleşmenin feshi↗ cezai şart↗ fesih↗ kâr kaybı↗ çek↗ dosya masrafı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak,davalı sözleşme ile üstlendiği tadilatları yerine getirmemekte kusurlu ise de davacının da ödeme takvimini sunmayıp, müterafik kusuru ile sözleşmenin feshine neden olduğu, fesih nedeniyle davacının kazanç kaybı ve cezai şart talebinnin yerinde olmadığı, ancak işletmeye yaptığı faydalı masraflardan dolayı 28.318 TL alacaklı olduğu, buna karşın davacının davalı-karşı davacıya 2006 yılı turizm sezonundan 80.000 TL borcu bulunup, bunun 55.000 TL'lik kısmı için çek verdiği, bakiye ....000 TL'lik kısmını ise ödemediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 28.318 TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın kabulüyle fazlaya dair hakkı saklı olmak üzere ....000, TL' nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, karşı dava ise alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu benimsenerek asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraf vekilleri gerekçelerini belirtmek suretiyle bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazlarda bulunmuşlardır. 1086 sayılı HUMK'un 283. (6100 sayılı HMK'nın 281.) maddesi uyarınca "Hakim raporda noksan ve müphem gördüğü cihetleri itmam ve izah için ehlivukufa yeni sualler tertip edebilir. İki taraf dahi noksan ve müphem cihetler hakkında ehlivukuftan izahat alınmasını raporun kendilerine tebliği tarihinden bir hafta zarfında hakimden tahriren talep edebilirler." hükmünü havidir. Bu itibarla, mahkemece, tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişilerden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2239 E. 2020/5273 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yapılan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 15.000,00 DM (taleple bağlı kalınarak (7.500,00 Euro) karşılığı 15.318,00 TL'nin dava tarihin …
-
YİDK kararının iptali | Endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1631 E. 2015/8400 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · i̇i̇k 266 · kısıtlılık · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik
Benzer bu karardaOysa, somut uyuşmazlıkta özel ve teknik bilgi gerektiren yenilik ve «ayırt edicilik» değerlendirmesi mahkemece bilirkişi yerine geçilmek suretiyle gerçekleştirildiğinden karar gerekçesindeki mahkeme görüşünün hukuki değerlendirme niteliğinde olduğunun kabulü mümkün olmayacağı gibi, görüşüne başvurulan bilirkişi raporlarından farklı olarak karar gerekçesinde mahkemece bizzat yapılan özel ve teknik değerlendirmeye karşı tarafların yargılama esnasında itiraz haklarını kullanma hakları da engellenmiş olacağından, tarafların savunma haklarına «kısıtlama» getirici bu düşünce ve yorum tarzı da kabul edilemez.
Dava, davalının tescili için başvuruda bulunduğu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığı iddiasına dayalı TPE YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden HMK’nun «266» vd. maddeleri uyarınca bilirkişi görüşü alınması gerekir.
Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılması cihetine gidilmiştir.
HMK’nın «266» ve müteakip maddelerinde “bilirkişi” müessesesi düzenlenmiş olup, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlendikten sonra, 282. maddesinde de, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5279 E. 2015/13539 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · feragat · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/933 E. , 2013/1982 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09...2010 tarih ve 2007/674-2010/660 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili,taraflar arasındaki 04.04.2006 tarihli "garantili kişi başına satım sözleşmesi" ile müvekkilinin sezonda 20.000 adet gecelemeyi garanti ettiğini, ancak davalı edimlerini yerine getirmediğinden 2006 yılında bu sayının yakalanamadığını, bilahare ana sözleşmenin güncellenmiş eki mahiyetinde ....2007 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu kapsamda müvekkili tarafından otelde tadilat ve işletme masrafları yapıldığını, davalının ödeme programının süresinde verilmediği bahanesiyle ve herhangi bir mutabakat arayışına girmeksizin turizm sezonunu başında sözleşmeyi haksız ve kötü niyetli olarak feshettiğini ileri sürerek, 2006 yılında uğranılan zarar, 2007 yılı yapılan masraflar ve yoksun kalınan kar ile müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle oluşan maddi ve manevi zarar karşılığı şimdilik 50.000 TL tazminatın fesih tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, ek sözleşme sırasında önceki dönemine ilişkin talebi olmayan davacının 2006 yılına ilişkin bir istemde bulunamayacağını, davacı ödeme programını süresinden vermediğinden ve bu hususta mutabakat da sağlanamadığından sözleşmenin müvekkilince tek taraflı olarak feshedildiğini, davacının 2007 yılı içerisinde herhangi bir yatırım yapmadığını, öte yandan davacının önceki dönem borcuna ilişkin olarak verdiği çekler karşılıksız çıktığından asıl icra takiplerine maruz kalan müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında ise davacının 2006 yılından kalan borçlarının bir kısmını ödemediğini ileri sürerek, bakiye alacağın şimdilik ....000 TL'sinin faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili karşı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak,davalı sözleşme ile üstlendiği tadilatları yerine getirmemekte kusurlu ise de davacının da ödeme takvimini sunmayıp, müterafik kusuru ile sözleşmenin feshine neden olduğu, fesih nedeniyle davacının kazanç kaybı ve cezai şart talebinnin yerinde olmadığı, ancak işletmeye yaptığı faydalı masraflardan dolayı 28.318 TL alacaklı olduğu, buna karşın davacının davalı-karşı davacıya 2006 yılı turizm sezonundan 80.000 TL borcu bulunup, bunun 55.000 TL'lik kısmı için çek verdiği, bakiye ....000 TL'lik kısmını ise ödemediği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 28.318 TL'nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline,fazlaya ilişkin istemin reddine, karşı davanın kabulüyle fazlaya dair hakkı saklı olmak üzere ....000, TL' nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini, karşı dava ise alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bilirkişi raporu benimsenerek asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraf vekilleri gerekçelerini belirtmek suretiyle bilirkişi raporuna karşı ciddi itirazlarda bulunmuşlardır. 1086 sayılı HUMK'un 283. (6100 sayılı HMK'nın 281.) maddesi uyarınca "Hakim raporda noksan ve müphem gördüğü cihetleri itmam ve izah için ehlivukufa yeni sualler tertip edebilir. İki taraf dahi noksan ve müphem cihetler hakkında ehlivukuftan izahat alınmasını raporun kendilerine tebliği tarihinden bir hafta zarfında hakimden tahriren talep edebilirler." hükmünü havidir. Bu itibarla, mahkemece, tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişilerden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481989200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz