Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4484 E. 2019/309 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 309↗ tahkim itirazı↗ dosyanın gönderilmesi↗ hmk 307↗ ihtisas mahkemesi↗ tahkim↗ davadan feragat↗ taşıma sözleşmesi↗ usulden reddi↗ feragat↗ sulh↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davanın açıldığı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce (... İhtisas Mahkemesi sıfatı ile) verilen yukarda tarih ve numarası yazılı karar ile davalının tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine hükmedilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyanın gönderildiği ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 19.1.2017 gün ve 22-17 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi hükmünün verildiği tarih itibariyle temyizi kabil olduğundan bahisle dava dosyasının ilk derece mahkemesine iadesine karar vermiş olup, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince bu kere 14.7.2017 tarihli dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup bu aşamada ilk derece mahkemesinin 18.12.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen 14.1.2018 tarihli dilekçe ile mümeyyiz davacı vekilinin taraflar arasında vaki sulhten bahisle davadan ve temyizden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davadan feragat, HMK’nın 307. Maddesi uyarınca talep sonucundan vazgeçme niteliğinde olup HMK’nın 309. Maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir. İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı süresinde verilen istinaf dilekçesi, sonuç itibariyle kanunyoluna başvuru niteliğinde olup kanunyolunda yanılgıya düşülmesinin davacı yan aleyhine yorumlanması yerinde olmadığından ilk derece mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, varılan sulh gereği davacı yan vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının henüz hüküm kesinleşmeden dile getirildiği ve bu yönüyle davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu olduğu kanaatine varılmıştır. Şu halde, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davadan feragat nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12468 E. 2012/19543 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu çerçevede, varılan «sulh» gereği davacı yan vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının henüz hüküm kesinleşmeden dile getirildiği ve bu yönüyle davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde «kesin» hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu olduğu kanaatine varılmıştır.
Şu halde, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragat» nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… inin 18.12.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen 14.1.2018 tarihli dilekçe ile mümeyyiz davacı vekilinin taraflar arasında vaki sulhten bahisle davadan ve temyizden «feragat» ettiğini bildirdiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekili Av. .....’ın yerel mahkemenin 01.11.2012 tarihli yazısı ekinde gönderilen dilekçesiyle taraflar arasındaki bir sulhten söz ederek «davadan feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4742 E. 2019/311 K.
Ortak:dosyanın gönderilmesi · sulh · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu çerçevede, varılan «sulh» gereği davacı yan vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının henüz hüküm kesinleşmeden dile getirildiği ve bu yönüyle davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde «kesin» hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu olduğu kanaatine varılmıştır.
İhtisas Mahkemesi sıfatı ile) verilen yukarda tarih ve numarası yazılı karar ile davalının «tahkim itirazının» kabulü ile davanın «usulden reddine» hükmedilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine «dosyanın gönderildiği» ...
Benzer bu karardaVarılan «sulh» gereği davalı yan vekilinin davanın kabulüne ilişkin beyanı davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde «kesin» hükmün hukuki sonuçlarını doğurucudur.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine «dosyanın gönderildiği» ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 308/b · ticaret unvanı · muvafakat · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… en dilekçeler ile mümeyyiz davalı vekilinin taraflar arasında vaki sulhten bahisle davayı kabul ettiğini bildirdiği, keza davacı vekilinin de davayı kabul nedeniyle «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talep etmediklerini beyan ettiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davalı şirketin «ticaret unvanının» sicilden silinmesi istemine ilişkindir.
Davayı kabul, HMK’nın «308».
Maddesi uyarınca davacının talep sonucuna «muvafakat» etmesi niteliğinde olup HMK’nın 310.
-
Anonim Şirketin Ortaklığının Tespiti ve Pay Defterine Kayıt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2797 E. 2012/19541 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu çerçevede, varılan «sulh» gereği davacı yan vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının henüz hüküm kesinleşmeden dile getirildiği ve bu yönüyle davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde «kesin» hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu olduğu kanaatine varılmıştır.
Şu halde, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragat» nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… inin 18.12.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen 14.1.2018 tarihli dilekçe ile mümeyyiz davacı vekilinin taraflar arasında vaki sulhten bahisle davadan ve temyizden «feragat» ettiğini bildirdiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… .....’in yerel mahkemenin tarihsiz yazısı ekinde gönderilen 31.10.2012 tarihli dilekçesiyle taraflar arasındaki bir sulhten söz ederek davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği, davalı vekilinin ise «yargılama gideri» talebinden vazgeçtiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine kayıt · pay defteri · anonim şirket · yargılama gideri · e-defter
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» ortaklığının tespiti ve «pay defterine kayıt» istemine ilişkindir.
… .....’in yerel mahkemenin tarihsiz yazısı ekinde gönderilen 31.10.2012 tarihli dilekçesiyle taraflar arasındaki bir sulhten söz ederek davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği, davalı vekilinin ise «yargılama gideri» talebinden vazgeçtiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15253 E. 2012/19539 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu çerçevede, varılan «sulh» gereği davacı yan vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının henüz hüküm kesinleşmeden dile getirildiği ve bu yönüyle davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde «kesin» hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu olduğu kanaatine varılmıştır.
Şu halde, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragat» nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… inin 18.12.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen 14.1.2018 tarihli dilekçe ile mümeyyiz davacı vekilinin taraflar arasında vaki sulhten bahisle davadan ve temyizden «feragat» ettiğini bildirdiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, HMK’nun 74 ve 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ......’in yerel mahkemenin tarihsiz yazısı ekinde gönderilen 31.10.2012 tarihli dilekçesiyle taraflar arasındaki bir sulhten söz ederek davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği, davalı vekilinin ise «yargılama gideri» talebinden vazgeçtiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · anonim şirket · yargılama gideri
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
… ......’in yerel mahkemenin tarihsiz yazısı ekinde gönderilen 31.10.2012 tarihli dilekçesiyle taraflar arasındaki bir sulhten söz ederek davadan ve temyiz isteminden «feragat» ettiğini bildirdiği, davalı vekilinin ise «yargılama gideri» talebinden vazgeçtiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18823 E. 2013/18241 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu çerçevede, varılan «sulh» gereği davacı yan vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının henüz hüküm kesinleşmeden dile getirildiği ve bu yönüyle davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde «kesin» hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu olduğu kanaatine varılmıştır.
Şu halde, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragat» nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… inin 18.12.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen 14.1.2018 tarihli dilekçe ile mümeyyiz davacı vekilinin taraflar arasında vaki sulhten bahisle davadan ve temyizden «feragat» ettiğini bildirdiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, usulen tevsik olunmakla, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen, öncelikle, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ı ekinde gönderilen aynı tarihli ortak imzalı dilekçeyle taraflar arasındaki bir sulhten bahisle karşılıklı olarak davadan, temyiz haklarından ve sair taleplerinden «feragat» ettiklerini bildirdikleri gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · anonim şirket
Benzer bu kararda"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5 E. 2019/2039 K.
Ortak:dosyanın gönderilmesi · davadan feragat · feragat · sulh · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu çerçevede, varılan «sulh» gereği davacı yan vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının henüz hüküm kesinleşmeden dile getirildiği ve bu yönüyle davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde «kesin» hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu olduğu kanaatine varılmıştır.
Şu halde, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragat» nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
İhtisas Mahkemesi sıfatı ile) verilen yukarda tarih ve numarası yazılı karar ile davalının «tahkim itirazının» kabulü ile davanın «usulden reddine» hükmedilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine «dosyanın gönderildiği» ...
Benzer bu karardaVarılan «sulh» gereği davacının «davadan feragatine» ilişkin beyanı davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 74. maddesi de gözetildiğinde «kesin» sonuç doğurucudur.
… Bölge Adliye Mahkemesinin 16.1.2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen 15.1.2019 tarihli dilekçeler ile davacı yan vekilinin taraflar arasında varılan sulhten bahisle «davadan feragat» ettiğini, keza davalılar vekilinin de aynı yöne işaretle temyiz isteminden vazgeçtiğini, taraf vekillerinin karşılıklı olarak «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talep etmediklerini ifade ettikleri anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Şu halde, gerek yukarda açıklanan nedenler ve gerekse de HMK'nın 311., 371. ve 373/2. maddeleri ile Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen kararın bozulmasına, dava dosyasının «davadan feragate» ilişkin bir hüküm kurulmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… Bölge Adliye Mahkemesinin 16.1.2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen 15.1.2019 tarihli dilekçeler ile davacı yan vekilinin taraflar arasında varılan sulhten bahisle «davadan feragat» ettiğini, keza davalılar vekilinin de aynı yöne işaretle temyiz isteminden vazgeçtiğini, taraf vekillerinin karşılıklı olarak «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talep etmediklerini ifade ettikleri anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
HUKUK DAİRESİ Dava «hisse devir sözleşmesine» dayalı olarak varlığı ileri sürülen alacağın tahsili zımnında girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18224 E. 2013/3258 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu çerçevede, varılan «sulh» gereği davacı yan vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının henüz hüküm kesinleşmeden dile getirildiği ve bu yönüyle davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde «kesin» hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu olduğu kanaatine varılmıştır.
Şu halde, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragat» nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… inin 18.12.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen 14.1.2018 tarihli dilekçe ile mümeyyiz davacı vekilinin taraflar arasında vaki sulhten bahisle davadan ve temyizden «feragat» ettiğini bildirdiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, vekaletnamesinde HMK’nun 74. maddesine uygun şekilde bu konuda özel bir yetkisi bulunduğu da gözetildiğinde, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca …
Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile dava reddedilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı vekili Av....’ın, yerel mahkemenin 11.02.2013 tarihli yazısı ekinde gönderilen aynı tarihli dilekçesiyle davadan ve temyiz haklarından «feragat» ettiğini bildirdiği gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9439 E. 2013/19348 K.
Ortak:davadan feragat · feragat · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu çerçevede, varılan «sulh» gereği davacı yan vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının henüz hüküm kesinleşmeden dile getirildiği ve bu yönüyle davaya «son» veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde «kesin» hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu olduğu kanaatine varılmıştır.
Şu halde, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, «davadan feragat» nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… inin 18.12.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen 14.1.2018 tarihli dilekçe ile mümeyyiz davacı vekilinin taraflar arasında vaki sulhten bahisle davadan ve temyizden «feragat» ettiğini bildirdiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Benzer bu karardaUyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup «davadan feragat» hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda «kesin» hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilinin «davadan feragate» ilişkin beyanının, usulen tevsik olunmak ve HMK’nın 74. maddesinde belirtilen şekilde yetkili bulunmakla, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelik …
Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen kararla davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacılar vekillerinden Av. ...ile davalı vekillerinden Av....’nun yerel mahkemenin 02.08.2013 tarihli yazısı ekinde gönderilen aynı tarihli ortak imzalı dilekçeyle taraflar arasındaki bir sulhten bahisle karşılıklı olarak davadan, temyizden ve sair taleplerinden «feragat» ettiklerini bildirdikleri gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · aktif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece yukarda tarih ve numarası verilen kararla davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacılar vekillerinden Av. ...ile davalı vekillerinden Av....’nun yerel mahkemenin 02.08.2013 tarihli yazısı ekinde gönderilen aynı tarihli ortak imzalı dilekçeyle taraflar arasındaki bir sulhten bahisle karşılıklı olarak davadan, temyizden ve sair taleplerinden «feragat» ettiklerini bildirdikleri gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4484 E. , 2019/309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/06/2016 tarih ve 2015/776-2016/682 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davanın açıldığı ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce (... İhtisas Mahkemesi sıfatı ile) verilen yukarda tarih ve numarası yazılı karar ile davalının tahkim itirazının kabulü ile davanın usulden reddine hükmedilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyanın gönderildiği ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 19.1.2017 gün ve 22-17 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi hükmünün verildiği tarih itibariyle temyizi kabil olduğundan bahisle dava dosyasının ilk derece mahkemesine iadesine karar vermiş olup, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince bu kere 14.7.2017 tarihli dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup bu aşamada ilk derece mahkemesinin 18.12.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen 14.1.2018 tarihli dilekçe ile mümeyyiz davacı vekilinin taraflar arasında vaki sulhten bahisle davadan ve temyizden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davadan feragat, HMK’nın 307. Maddesi uyarınca talep sonucundan vazgeçme niteliğinde olup HMK’nın 309. Maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir. İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı süresinde verilen istinaf dilekçesi, sonuç itibariyle kanunyoluna başvuru niteliğinde olup kanunyolunda yanılgıya düşülmesinin davacı yan aleyhine yorumlanması yerinde olmadığından ilk derece mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, varılan sulh gereği davacı yan vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının henüz hüküm kesinleşmeden dile getirildiği ve bu yönüyle davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olup HMK'nın 311. ve 74. maddeleri de gözetildiğinde kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğurucu olduğu kanaatine varılmıştır.
Şu halde, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davadan feragat nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davadan feragat nedeniyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/481196000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz