İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2897 E. 2019/195 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari temerrüt faizi↗ mücbir sebep↗ ağır kusur↗ halefiyet↗ rücuen tahsil↗ denetime elverişlilik↗ infaz↗ istirdat↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ kusur↗ hasar↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, siloların tamamen yandığı yolundaki tespitler nazara alınarak hasar gören malın miktarı konusunda ayrıca inceleme yapılmasına gerek görülmediği, eksper tarafından hazırlanan kayıtlar esas alınarak hasarın poliçe kapsamında olduğu, illiyet bağını kesecek şekilde zarar görenin yahut üçüncü şahsın ağır kusuru ya da mücbir sebep gibi hallerin tespit edilemediği, hasarın halefiyet kuralları gereğince davalıdan rücuen tahsil edilebileceği, ekspertiz raporuna göre ödenen 12.470.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacağı gibi verilen kararın hukukilik denetiminin yapılması da imkansız hale gelecektir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "...4.154,78 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ifadesi yer almasına rağmen, gerekçeli kararda ise "... 12.470,00 TL'nin 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ifadesine yer verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi gerekçeli kararda özetlenen iddia ve savunmanın somut olaya ilişkin olmaması nedeniyle maddi olaya uygun düşmeyen, denetime elverişli bulunmayan bir karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/639 E. 2019/1537 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · ibraz
Benzer bu kararda… rçlunun itirazı üzerine ....02.2015 tarihinde durdurulduğu ve borçlunun dosyaya hiç bir ödeme yapmadığı, davacı tarafından ödeme yapıldığına dair herhangi bir delil «ibraz» edilmediği dolayısıyla iddia ettiği alacağın doğmadığı, her ne kadar kısa kararda sehven davanın sübut bulmadığından reddine şeklinde yazılmışsa da davanın «hukuki yarar» yokluğundan reddine karar vermek gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
… dan reddine" ifadesi yer almasına rağmen, gerekçeli kararda ise "her ne kadar kısa kararda sehven davanın sübut bulmadığından reddine şeklinde yazılmışsa da davanın «hukuki yarar» yokluğundan reddine" ifadesine yer verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmayıp kararın bozulma …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11312 E. 2018/3329 K.
Ortak:denetime elverişlilik · infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
12.470,00 TL'nin 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ifadesine yer verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi gerekçeli kararda özetlenen iddia ve savunmanın somut olaya ilişkin olmaması nedeniyle maddi olaya uygun düşmeyen, «denetime elverişli» bulunmayan bir karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaYukarıda da açıklandığı üzere, «denetime elverişli» bir gerekçe belirtilmeden, yazılı olan gerekçe ile de hüküm ve aynı zamanda hükmün kendi içerisinde dahi çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek ve Yargıtay denetimine elverişli ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · infazda tereddüt · pay devri · ticaret sicili tescili · pasif husumet yokluğu · hisse devri · pay defteri · pasif husumet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm sonucunda “Ana davanın «pasif husumet yokluğuna» ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine»” karar verilmiş olmasına rağmen hükmün gerekçesinde gerek ana gerek birleşen davanın, «hisse devrinin» «pay defterine» işlendiği hususu davacılarca ispat edilemediğinden ayrı ayrı reddine karar verildiği, kısa kararın sehven yazıldığı ifadelerine yer verilmiş olmakla hükmün gerekçe …
Asıl ve birleşen davalar, «limited şirket pay devrinin» «ticaret siciline tescili» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacılardan ... ile davalı arasındaki «hisse devrinin» «pay defterine» işlendiği hususu davacılarca ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, «denetime elverişli» bir gerekçe belirtilmeden, yazılı olan gerekçe ile de hüküm ve aynı zamanda hükmün kendi içerisinde dahi çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek ve Yargıtay denetimine elverişli ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10370 E. 2018/2627 K.
Ortak:denetime elverişlilik · infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
12.470,00 TL'nin 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ifadesine yer verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi gerekçeli kararda özetlenen iddia ve savunmanın somut olaya ilişkin olmaması nedeniyle maddi olaya uygun düşmeyen, «denetime elverişli» bulunmayan bir karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmayıp «haksız fiili» «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
3 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4327 E. 2017/6696 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların davacının tescilli ... ibareli markasını kullandığının anlaşıldığı, davalı şirketin «ticaret unvanının» davacı şirket ticaret unvanı ile benzer olduğu, davalı şirketçe tescilli ticaret unvanı dışında davacı marka ve logolarının kullanılmasının ise davacının markadan doğan haklarına 556 sayılı KHK m.
Somut olayda mahkemece, kısa kararda «maddi tazminata» hükmedilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13413 E. 2012/4129 K.
Ortak:mücbir sebep · infaz
İncelediğiniz kararda… mece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, siloların tamamen yandığı yolundaki tespitler nazara alınarak «hasar» gören malın miktarı konusunda ayrıca inceleme yapılmasına gerek görülmediği, eksper tarafından hazırlanan kayıtlar esas alınarak hasarın poliçe kapsamında olduğu, illiyet bağını kesecek şekilde zarar görenin yahut üçüncü şahsın «ağır kusuru» ya da «mücbir sebep» gibi hallerin tespit edilemediği, hasarın «halefiyet» kuralları gereğince davalıdan «rücuen tahsil» edilebileceği, ekspertiz raporuna göre ödenen 12.470.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan istenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının faydalı model belgesinin, yıllık ücretlerinin ödenmemesi «sebebi» ile «geçersizlik» sürecine girdiğini, davalının «mücbir sebep» başvurusunun TPE tarafından reddedildiği, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK’nin 134. maddesi hükmü uyarınca, mücbir sebep başvurusu reddedilen belge sahibinin, belgeyi tekrar geçerli hale getiremeyeceği, davalının bu yolda bir yasal olanağının kalmadığı ve faydalı modelden doğan haklarının sona erdiği, dava açıldığı sırada askıda geçersizliği söz konusu olan belgenin, dava devam ederken yıllık ücretlerin «son» ödendiği tarihten bu yana geçersiz kaldığı, hükümsüzlük kararına konu edilebilecek bir belge bulunmadığı, «hukuki yararın» ve davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık,anlaşılır,şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.Aksi halde,yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · hukuki yarar · geçersizlik · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının faydalı model belgesinin, yıllık ücretlerinin ödenmemesi «sebebi» ile «geçersizlik» sürecine girdiğini, davalının «mücbir sebep» başvurusunun TPE tarafından reddedildiği, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK’nin 134. maddesi hükmü uyarınca, mücbir sebep başvurusu reddedilen belge sahibinin, belgeyi tekrar geçerli hale getiremeyeceği, davalının bu yolda bir yasal olanağının kalmadığı ve faydalı modelden doğan haklarının sona erdiği, dava açıldığı sırada askıda geçersizliği söz konusu olan belgenin, dava devam ederken yıllık ücretlerin «son» ödendiği tarihten bu yana geçersiz kaldığı, hükümsüzlük kararına konu edilebilecek bir belge bulunmadığı, «hukuki yararın» ve davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemenin gerekçesinde davanın «hukuki yarar» yokluğundan ve konusu kalmadığından reddi gerektiği belirtilmiş iken, hüküm kısmında davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmekle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması doğru görülmemiştir.
Davalı adına tescilli faydalı model belgesinin yargılama sırasında hükümsüz kaldığı anlaşıldığından «davanın konusuz kalması» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde çelişkili verilen kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5662 E. 2017/7566 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · bono · kefil · asıl alacak · dosya masrafı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ortağı olduğu ...- A.Ş'nin alacağı yeni mal için davacının verdiği 85.000,00 TL tutarındaki senedin «teminat senedi» olduğu, karşılığından toplamda 80.000,00 TL ödemenin bu teminat senedine karşılık yapıldığı, davacının «kefil» olduğu ...-A.Ş'nin 85.000,00 TL tutarındaki borcuna karşılık 80.000,00 TL'nin ödendiği ödenmeyen 5.000,00 TL tutarındaki bakiyeden dolayı davacının davalı ...
1-Davacı 85.000 TL bedelli «bono» sebebiyle 5.000 TL borcu bulunmasına rağmen 85.000 TL «asıl alacak» üzerinden icra takibi yapıldığını ileri sürerek 85.000 TL davalı tarafa borcu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şirketine 5.000,00 TL borcunun kaldığı ilgili icra dosyasında davacının yapacağı ödemenin 80.000,00 TL tutarına isabet eden icra «masraf» ve faizleri ile Umt Şirketinin davacıya ödemesi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2897 E. , 2019/195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/12/2016 tarih ve 2016/747-2016/1448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının fason piliç yetiştiriciliğini yaptığını, bu kapsamda dava dışı ... Standart ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye fason piliç yetiştirdiğini, davalıya ait piliç yetiştirme kümesinde 02/09/2012 tarihinde çıkan yangında, ... Standart ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ait olup davacı şirkete sigortalı olan yem, vitamin ve ilaçların yanarak hasar gördüğünü, sigortalı şirkete toplam 6.896,85 USD tazminat ödendiğini, ... Standart ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye halefiyet sıfatıyla zarara neden olan davalıdan 12.470.-TL'nin rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, siloların tamamen yandığı yolundaki tespitler nazara alınarak hasar gören malın miktarı konusunda ayrıca inceleme yapılmasına gerek görülmediği, eksper tarafından hazırlanan kayıtlar esas alınarak hasarın poliçe kapsamında olduğu, illiyet bağını kesecek şekilde zarar görenin yahut üçüncü şahsın ağır kusuru ya da mücbir sebep gibi hallerin tespit edilemediği, hasarın halefiyet kuralları gereğince davalıdan rücuen tahsil edilebileceği, ekspertiz raporuna göre ödenen 12.470.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istenebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacağı gibi verilen kararın hukukilik denetiminin yapılması da imkansız hale gelecektir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda "...4.154,78 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ifadesi yer almasına rağmen, gerekçeli kararda ise "...
12. 470,00 TL'nin 04.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ifadesine yer verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi gerekçeli kararda özetlenen iddia ve savunmanın somut olaya ilişkin olmaması nedeniyle maddi olaya uygun düşmeyen, denetime elverişli bulunmayan bir karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/480957600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz