Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2544 E. 2019/1126 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız eylem↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ havale↗ ıslah↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasına dayalı olarak tespit, men ve ref talepleri ile birlikte maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekilince 11.11.2013 tarihinde verilen dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi ve 500,00 TL manevi tazminat talep edilmiştir. 27.04.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davacı vekili talebini ....672,... TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat olarak ıslah etmiş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zarar karşılığı olarak istenebilecek manevi tazminat bölünerek istenemeyeceğinden, mahkemece ancak başlangıçta talep edilen 500,00 TL manevi tazminat miktarına göre takdir hakkının kullanılması gerekirken ıslahla arttırılan miktar nazara alınarak 5.000,00 TL tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5642 E. 2020/5829 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 12.672,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar, Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6041 E. 2022/5440 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda27.04.2015 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile davacı vekili talebini ....672,...
TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat olarak «ıslah» etmiş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · derdestlik · usulden reddi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla asıl dava tarihi itibarıyla yabancı mahkemede açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alınarak asıl dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken asıl davadan sonra açılan ve kesinleşen yabancı mahkeme kararının «kesin» hüküm olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Asıl dava 14.08.2008 tarihinde açılmış olup mahkemenin «kesin» hükme dayanak yaptığı dava ise asıl dava tarihinden sonra açılmış ve kesinleşmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10566 E. 2011/10905 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · bono · haciz
Benzer bu karardaAlacaklı, «bonoya» dayalı alacağın tamamı için değil yalnızca bir kısmı için «ihtiyati haciz» talep etmiş, mahkemece, senedin bölünemeyeceğinden bahisle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Alacaklının, alacağının istediği kadarı için «ihtiyati haciz» talep etmesine bir engel bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2544 E. , 2019/1126 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ....FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... ....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen .../06/2015 gün ve 2013/198 - 2015/131 sayılı kararı bozan Daire'nin 27/02/2017 gün ve 2015/13078 - 2017/1133 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının markasını tescil edildiği şekliyle değil, (Hamidiye) ibaresini esaslı unsur olarak öne çıkarmak suretiyle kullandığını, bu kullanımın müvekkiline ait marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün ve haksız rekabetin tesbitini, men'ini ve ref'ini, 5.000,00 TL manevi tazminat ile ıslahen ....672,00 TL maddi tazminatın tahsilini, davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiasına dayalı olarak tespit, men ve ref talepleri ile birlikte maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekilince 11.11.2013 tarihinde verilen dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL maddi ve 500,00 TL manevi tazminat talep edilmiştir.
27. 04.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davacı vekili talebini ....672,... TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminat olarak ıslah etmiş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, manevi tazminatın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zarar karşılığı olarak istenebilecek manevi tazminat bölünerek istenemeyeceğinden, mahkemece ancak başlangıçta talep edilen 500,00 TL manevi tazminat miktarına göre takdir hakkının kullanılması gerekirken ıslahla arttırılan miktar nazara alınarak 5.000,00 TL tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin Dairemizin 27.02.2017 tarih, 2015/13078 Esas-2017/1133 Karar sayılı bozma ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma kararının Dairemizin önceki ilamına (...) nolu bent olarak eklenmesine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 27,... TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, .../02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/480738100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz