Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1144 E. 2019/475 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası karar↗ ortaklık ilişkisi↗ yönetim kurulu kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ ibraz↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket adına hareket eden ve makbuzda imzası bulunan ...'in şirket çalışanı ve temsilcisi gibi hareket ettiği, dava konusu paranın ortaklık görünümü altında ödünç olarak alındığı, davalı şirketi temsilen hareket eden ...'in farklı kişilerden aynı tip makbuzla para tahsil ettiği, buna göre ...' in davalı şirket adına hareket etmediğinin kabulünün hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 59.953,27 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında, dosyada mevcut ... TAHSİL FİŞİ başlıklı belgenin davalı şirket tarafından tanzim edilip edilmediği, bu ve benzeri belgelerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığı, üzerinde
bulunan seri numarasının geçerliliğinin bulunup bulunmadığı, bu şekilde düzenlenen tahsil fişlerinin başka kişilere de verilip verilmediği, davalının izinsiz halka arz faaliyeti yapıp yapmadığı, tahsil fişinde ismi geçen ...'in şirketin temsilcisi gibi hareket eden bir elemanı olup olmadığı konusunda, ..., TBMM raporları ve SGK kayıtları ayrıntılı olarak incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi istenmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan raporlar, belge ve taraf delilleri celp edilip tarafların iddia ve savunmalarının buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma ilamında belirtilen ... raporları tam olarak getirtilip incelenmeden, 11.07.2003 tarihli ... raporunun sadece bazı kısımları dosya arasına alınıp, davalı şirketle ilgili kısımları celp edilip incelenmeden, yine davacı tarafça bildirilen ve bozma ilamında işaret edilen TBMM raporları dosya arasına alınıp değerlendirilmeden, 14.02.2000 tarihli ... raporunun sonuç bölümünde şirket yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi .... hakkında suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı belirtilmiş olması nedeniyle şirket yöneticileri hakkında ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davalı şirket tarafından izinsiz halka arz faaliyeti yürütülüp yürütülmediği konusunda MASAK raporu bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davalı şirketin davacının dayandığı 20.04.2000 ve 29.05.2001 tarihli “tahsil fişleri”nin ilgili olduğu dönem ve daha sonraki yıllara ait yasal defter ve kayıtlarının defterlerin ibraz ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek getirtilip incelenmeden bozma sonrası sadece tahsil fişinde ismi bulunan ...’in SGK kaydı celp edilip dosya üzerinden bilirkişi raporu alınmak suretiyle eksik inceleme sonucu bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin faiz başlangıcı ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2290 E. 2016/614 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi · cy/cy kaydı · eksik inceleme · ibraz · temsil · e-defter
İncelediğiniz kararda… ı tarafça bildirilen ve bozma ilamında işaret edilen TBMM raporları dosya arasına alınıp değerlendirilmeden, 14.02.2000 tarihli ... raporunun sonuç bölümünde şirket «yönetim kurulu» başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi .... hakkında suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı belirtilmiş olması nedeniyle şirket yöneticileri hakkında ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davalı şirket tarafından izinsiz halka arz faaliyeti yürütülüp yürütülmediği konusunda MASAK raporu bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davalı şirketin davacının dayandığı 20.04.2000 ve 29.05.2001 tarihli “tahsil fişleri”nin ilgili olduğu dönem ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtlarının defterlerin «ibraz» ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek getirtilip incelenmeden «bozma sonrası» sadece tahsil fişinde ismi bulunan ...’in SGK «kaydı» celp edilip dosya üzerinden bilirkişi raporu alınmak suretiyle «eksik inceleme» sonucu bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… ularak yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket adına hareket eden ve makbuzda imzası bulunan ...'in şirket çalışanı ve «temsilcisi» gibi hareket ettiği, dava konusu paranın ortaklık görünümü altında ödünç olarak alındığı, davalı şirketi temsilen hareket eden ...'in farklı kişilerden aynı tip makbuzla para tahsil ettiği, buna göre ...' in davalı şirket adına hareket etmediğinin kabulünün hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 59.953,27 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… arın bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak, davalı şirketin davacının “tahsil fişi” ile para ödediği 05.07.2000 tarihi ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtlarının getirtilmesi, defterlerin «ibraz» ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek, dosyaya davacı tarafından sunulan tahsilat fişi seri numaraları ile birlikte diğer delillerin incelenmesi, anılan tahsil fişlerinin davalı şirket tarafından tanzim edilip edilmediğinin, bu ve benzeri belgelerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığının, üzerinde bulunan seri numaralarının geçerliliğinin bulunup bulunmadığının, bu şekilde düzenlenen tahsil fişlerinin başka kişilere de verilip verilmediğinin, tahsil fişinde ismi geçen kişinin davalı şirketin «temsilcisi» gibi hareket eden bir elemanı olup olmadığının, yine davalı şirketin izinsiz halka arz faaliyeti yapıp yapmadığının, ...,... raporları ve... kayıtları ayrıntılı bir şekilde incelenerek tespit edilmesi, ayrıca davacı tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından, davacının bu iddiaya ilişkin gösterdiği tanıklar da dinlenilmek suretiyle yukarıda açıklanan tüm delillerle birlikte davacının iradesinin fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin «defterlerinde» davacının ortaklık «kaydına» ve tahsil fişine ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, tahsil fişinde belirtilen tutarın davalı şirkete «teslim» edildiği hususunun mevcut delillerle kanıtlanamaması nedeniyle, davacıya tahsil fişlerinde adı geçen... hakkında birleştirme talepli dava açması ve davalı şirket tarafından kandırıldıkları iddiası kapsamında dinletmek üzere tanıklarını bildirmesi yönünde verilen «kesin süreye» rağmen, tanık bildirilmediği ve keza anılan davanın açılmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı şirketle geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket merkezi mahkemesi · pay defteri · kesin süre · dolandırıcılık · bilirkişi incelemesi · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin «defterlerinde» davacının ortaklık «kaydına» ve tahsil fişine ait herhangi bir kayda rastlanmadığı, tahsil fişinde belirtilen tutarın davalı şirkete «teslim» edildiği hususunun mevcut delillerle kanıtlanamaması nedeniyle, davacıya tahsil fişlerinde adı geçen... hakkında birleştirme talepli dava açması ve davalı şirket tarafından kandırıldıkları iddiası kapsamında dinletmek üzere tanıklarını bildirmesi yönünde verilen «kesin süreye» rağmen, tanık bildirilmediği ve keza anılan davanın açılmadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak davalı «şirket merkezinde» yapılan 18.12.2012 tarihli bilirkişi raporunda, sadece davalı şirketin 2000 ve 2001 yılı «defter»-i kebir defteri ile 1998 tarihli ortaklar «pay defteri» incelenebilmiş, yevmiye defteri, tahsil fişi koçanları, ücret bordoları vs. defter ve belgeleri ise incelenmemiş, defter-i kebir defterinin de işlem detaylarını içermediğinden mahkemece istenen ayrıntılı raporun düzenlenemediği bildirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da mahkemece davalı şirketin «defter» ve kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve işin esasının incelenmesine çalışılmıştır.
… arın bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturularak, davalı şirketin davacının “tahsil fişi” ile para ödediği 05.07.2000 tarihi ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtlarının getirtilmesi, defterlerin «ibraz» ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek, dosyaya davacı tarafından sunulan tahsilat fişi seri numaraları ile birlikte diğer delillerin incelenmesi, anılan tahsil fişlerinin davalı şirket tarafından tanzim edilip edilmediğinin, bu ve benzeri belgelerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığının, üzerinde bulunan seri numaralarının geçerliliğinin bulunup bulunmadığının, bu şekilde düzenlenen tahsil fişlerinin başka kişilere de verilip verilmediğinin, tahsil fişinde ismi geçen kişinin davalı şirketin «temsilcisi» gibi hareket eden bir elemanı olup olmadığının, yine davalı şirketin izinsiz halka arz faaliyeti yapıp yapmadığının, ...,... raporları ve... kayıtları ayrıntılı bir şekilde incelenerek tespit edilmesi, ayrıca davacı tarafından kandırılma ve «dolandırılma» iddiasına dayanıldığından, davacının bu iddiaya ilişkin gösterdiği tanıklar da dinlenilmek suretiyle yukarıda açıklanan tüm delillerle birlikte davacının iradesinin fesada uğratılmak suretiyle haksız bir fiile maruz bırakılarak paralarının alındığı ve iade edilmediği yolundaki iddialarının tatminkar bir biçimde araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3685 E. 2021/1595 K.
Ortak:ibraz · e-defter
İncelediğiniz kararda… ı tarafça bildirilen ve bozma ilamında işaret edilen TBMM raporları dosya arasına alınıp değerlendirilmeden, 14.02.2000 tarihli ... raporunun sonuç bölümünde şirket «yönetim kurulu» başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi .... hakkında suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı belirtilmiş olması nedeniyle şirket yöneticileri hakkında ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davalı şirket tarafından izinsiz halka arz faaliyeti yürütülüp yürütülmediği konusunda MASAK raporu bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davalı şirketin davacının dayandığı 20.04.2000 ve 29.05.2001 tarihli “tahsil fişleri”nin ilgili olduğu dönem ve daha sonraki yıllara ait yasal «defter» ve kayıtlarının defterlerin «ibraz» ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek getirtilip incelenmeden «bozma sonrası» sadece tahsil fişinde ismi bulunan ...’in SGK «kaydı» celp edilip dosya üzerinden bilirkişi raporu alınmak suretiyle «eksik inceleme» sonucu bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve «ibraz» edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak söz konusu raporlarda «mahsup» fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı «defterlerinde» de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların «defter» ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle «mahsup» fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekle ödeme · mahsup · havale · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyaya celp ve «ibraz» edilen belge içerikleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, davalının 20.442,40 TL alacağa yönelik itirazın iptaline, 20.442,40 TL alacak aslının 08.06.2012 takip tarihinden tahsil edilinceye kadar işleyecek % 9 oranında faizi ile birlikte tahsiline, takibin bu şekilde devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmadan sonra alınan 07.12.2018 «havale» tarihli bilirkişi raporu içerisinde toplam 19 adet veresiye fişinin davalı şirketin kayıtlarına alındığı ve bu şekilde toplam alacağın 36.463,40 TL olduğu belirtilmiş, aynı raporda davalının «mahsup» fişlerinden hareketle cari bakiyesinin 12.795,02 TL olduğu tespit edilmiş, aynı bilirkişiden alınan ek raporda da aynı sonuca ulaşıldığı ifade edilmiştir.
Ancak söz konusu raporlarda «mahsup» fişlerinin neye ilişkin düzenlendiği noktasında açıklama olmadığı gibi davacı «defterlerinde» de mahsup fişine dair bir belirleme yapılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman mali müşavir bilirkişiye dosya tevdi edilerek tarafların «defter» ve kayıtları tekrar incelenmek suretiyle davalının kayıtlarında 19 adet veresiye fişinin kayıtlı olduğu dikkate alınmak suretiyle «mahsup» fişlerinin içeriği ve ne şekilde verildiği de değerlendirilerek takip tarihi itibariyle veresiye fişlerinden kaynaklanan alacağın miktarının varlığını tespit etmekten ibarettir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1144 E. , 2019/475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/11/2016 tarih ve 2015/55-2016/774 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 15.01.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden her an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek faiz verileceği garantisi ile para alındığını, karşılığında tahsil fişi isimli belgenin verildiğini, taleplerine rağmen paranın iade edilmediğini, davalıların izinsiz halka arz faaliyetinde bulunduklarını, defterlerin usulüne uygun olarak tutulmadığını, yönetim kurulu başkanı olan davalının 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu ileri sürerek, mevzuata aykırı olarak kurulan ilişkinin hükümsüzlüğünü, 58.384,00DM (29.851,26 Euro) karşılığı 59.953,27 TL'nin en yüksek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkil şirkete para verilmediğini, davacının şirketin ortağı olmadığını, tahsilat fişi altındaki imzanın şirketi temsile yetkili kişilere ait bulunmadığını, şirket yöneticileri hakkında açılmış ceza davası olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket adına hareket eden ve makbuzda imzası bulunan ...'in şirket çalışanı ve temsilcisi gibi hareket ettiği, dava konusu paranın ortaklık görünümü altında ödünç olarak alındığı, davalı şirketi temsilen hareket eden ...'in farklı kişilerden aynı tip makbuzla para tahsil ettiği, buna göre ...' in davalı şirket adına hareket etmediğinin kabulünün hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 59.953,27 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında, dosyada mevcut ... TAHSİL FİŞİ başlıklı belgenin davalı şirket tarafından tanzim edilip edilmediği, bu ve benzeri belgelerin şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığı, üzerinde
bulunan seri numarasının geçerliliğinin bulunup bulunmadığı, bu şekilde düzenlenen tahsil fişlerinin başka kişilere de verilip verilmediği, davalının izinsiz halka arz faaliyeti yapıp yapmadığı, tahsil fişinde ismi geçen ...'in şirketin temsilcisi gibi hareket eden bir elemanı olup olmadığı konusunda, ..., TBMM raporları ve SGK kayıtları ayrıntılı olarak incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi istenmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan raporlar, belge ve taraf delilleri celp edilip tarafların iddia ve savunmalarının buna göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bozma ilamında belirtilen ... raporları tam olarak getirtilip incelenmeden, 11.07.2003 tarihli ... raporunun sadece bazı kısımları dosya arasına alınıp, davalı şirketle ilgili kısımları celp edilip incelenmeden, yine davacı tarafça bildirilen ve bozma ilamında işaret edilen TBMM raporları dosya arasına alınıp değerlendirilmeden, 14.02.2000 tarihli ... raporunun sonuç bölümünde şirket yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi .... hakkında suç duyurusunda bulunulmasının uygun olacağı belirtilmiş olması nedeniyle şirket yöneticileri hakkında ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davalı şirket tarafından izinsiz halka arz faaliyeti yürütülüp yürütülmediği konusunda MASAK raporu bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davalı şirketin davacının dayandığı 20.04.2000 ve 29.05.2001 tarihli “tahsil fişleri”nin ilgili olduğu dönem ve daha sonraki yıllara ait yasal defter ve kayıtlarının defterlerin ibraz ve ispat yükümlülüğü ile ilgili kurallar da gözetilerek getirtilip incelenmeden bozma sonrası sadece tahsil fişinde ismi bulunan ...’in SGK kaydı celp edilip dosya üzerinden bilirkişi raporu alınmak suretiyle eksik inceleme sonucu bozma gereği tam olarak yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin faiz başlangıcı ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin faiz başlangıcı ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/479990600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz