İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/195 E. 2019/5 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eft↗ tahrifat↗ lehdar↗ ispat yükü↗ tbk 99↗ sebepsiz zenginleşme↗ bono↗ vade↗ havale↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bonaların 4 adedinin üzerinde lehdar isminin karalanarak silindiği ve bu hali ile bono vasfını taşımadıkları, bu bonolarla ilgili davacı tarafça tahrifat yapıldığı yönünde bir iddia da ileri sürülmediği, geriye kalan toplam 20.000,00 TL bedelli iki adet bononun icra takip tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı, ... 732 maddesi uyarınca takibe konulmuş olan bu bonolardan ....03.2012 vade tarihli olanın davalı tarafından ödendiği savunulmuş ve dekont sunulmuşsa da dekont içeriğinde bu yönde açıklamanın mevcut olmadığı, ....02.2012 vade tarihli bonoda davalı tarafça tahrifat iddiası gündeme getirilmişse de alınan raporla senet
üzerinde tahrifat olmadığının anlaşıldığı, .... nun 732/4 maddesi uyarınca ispat yükü davalıda olduğu belirtilerek davanın 20.000,00 TL yönünden kısmen kabulüne ve kabul edilen kısmın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, 6762 sayılı Kanunun 644, 6102 sayılı Kanunun 732. maddesi dahilinde sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Davalı yan vekili, takip ve dava konusu senetlerden ........2012 vade tarihli, ....000 TL değerindeki bonoyu banka havalesi yoluyla ödediğini savunmuş olup üzerine düşen kanıtlama yükümlülüğü çerçevesine ....1.2015 tarihli bir adet EFT makbuzu ibraz etmiş; mahkemece, havale makbuzunda, ödemenin mezkur bonoya istinaden yapıldığı yolunda meşruhat bulunmadığı gerekçesiyle bu savunmanın kanıtlanamadığı kabul edilmiştir. Ancak, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişkinin ve buna dayalı olarak düzenlenen senet yahut senetlerin veya senetsiz alacağın var olduğuna dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gibi davacı yanca da bu yönde bir iddia ileri sürülüp kanıtlanamadığı gözetildiğinde yapılan bu ödemenin davalının davacıya olan senede bağlanmış borcuna yönelik olduğunun kabulü ile ödeme ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 101 vd. maddeleri çerçevesinde yapılan ödemenin davalının takip konusu alacağından düşülmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davalı ödemesi nazara alınmaksızın karar verilmesi yerinde olmamış, davalı yan vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7363 E. 2016/1794 K.
Ortak:lehdar · bono · vade · zamanaşımı · ibraz · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece bonaların 4 adedinin üzerinde «lehdar» isminin karalanarak silindiği ve bu hali ile «bono» vasfını taşımadıkları, bu bonolarla ilgili davacı tarafça «tahrifat» yapıldığı yönünde bir iddia da ileri sürülmediği, geriye kalan toplam 20.000,00 TL bedelli iki adet bononun icra takip tarihi itibari ile «zamanaşımına» uğradığı, ...
Davalı yan vekili, takip ve dava konusu senetlerden ........2012 «vade» tarihli, ....000 TL değerindeki bonoyu banka havalesi yoluyla ödediğini savunmuş olup üzerine düşen kanıtlama yükümlülüğü çerçevesine ....1.2015 tarihli bir adet EFT makbuzu «ibraz» etmiş; mahkemece, «havale» makbuzunda, ödemenin mezkur «bonoya» istinaden yapıldığı yolunda meşruhat bulunmadığı gerekçesiyle bu savunmanın kanıtlanamadığı kabul edilmiştir.
732 maddesi uyarınca takibe konulmuş olan bu bonolardan ....03.2012 «vade» tarihli olanın davalı tarafından ödendiği savunulmuş ve dekont sunulmuşsa da dekont içeriğinde bu yönde açıklamanın mevcut olmadığı, ....02.2012 vade tarihli «bonoda» davalı tarafça «tahrifat» iddiası gündeme getirilmişse de alınan raporla senet üzerinde tahrifat olmadığının anlaşıldığı, .... nun 732/4 maddesi uyarınca «ispat yükü» davalıda olduğu belirtilerek davanın 20.000,00 TL yönünden kısmen kabulüne ve kabul edilen kısmın %20 si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosya kapsamından alacağın dayanağını oluşturan ve davalı tarafından keşide edilen 01.02.2005 ve 01.01.2005 «vade» tarihli 1.000,00 ve 3.000,00 TL tutarlı «bonolarda» «lehdarının» .... olduğu, davacının «ciro» yoluyla lehdardan bonoları devraldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında senetlerin varlığı, senetlerin davalı tarafından keşide edildiği, davacının senedin «hamili» olduğu hususlarında ihtilaf bulunmadığı, davacının «temel borç ilişkisine» dayanan alacağın varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından «ibraz» edilen senetlerin «yazılı delil başlangıcı» mahiyetinde bulunduğu, davacı tanığı....tarafından senetlerin davalı tarafından kendisine verildiği, kendisinin de senetleri «ciro» yoluyla davacıya devrettiğine ilişkin beyanda bulunduğu, davalının ödeme hususunu ispat edemediği, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki senetler ve «tanık beyanı» uyarınca alacağın varlığının kanıtlandığı, gerekçesiyle 4.000.00 TL alacağın keşide tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş …
Dava, «zamanaşımına» uğramış kambiyo senedinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel borç ilişkisi · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · imza inkarı · delil başlangıcı · tanık beyanı · ciranta · yazılı delil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında senetlerin varlığı, senetlerin davalı tarafından keşide edildiği, davacının senedin «hamili» olduğu hususlarında ihtilaf bulunmadığı, davacının «temel borç ilişkisine» dayanan alacağın varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu, davacı tarafından «ibraz» edilen senetlerin «yazılı delil başlangıcı» mahiyetinde bulunduğu, davacı tanığı....tarafından senetlerin davalı tarafından kendisine verildiği, kendisinin de senetleri «ciro» yoluyla davacıya devrettiğine ilişkin beyanda bulunduğu, davalının ödeme hususunu ispat edemediği, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki senetler ve «tanık beyanı» uyarınca alacağın varlığının kanıtlandığı, gerekçesiyle 4.000.00 TL alacağın keşide tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş …
Davacı vekilince «imzası inkar» edilmeyen ve «zamanaşımına» uğramış bonolardan kaynaklı alacağın tahsili talep edilmiş, mahkemece bonoların zamanaşımına uğradığı, ancak taraflar arasındaki alacağın «sebebini» oluşturan «temel ilişkinin» ispatı bakımından «yazılı delil başlangıcı» mahiyetinde bulunduğu kabul edilerek dinlenilen davacı tanığının beyanları uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında «ciranta» olan davacı ile «keşideci» arasında alacağa sebebiyet verir nitelikte bir «temel borç ilişkisinin» varlığından söz edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2646 E. 2019/7433 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece bonaların 4 adedinin üzerinde «lehdar» isminin karalanarak silindiği ve bu hali ile «bono» vasfını taşımadıkları, bu bonolarla ilgili davacı tarafça «tahrifat» yapıldığı yönünde bir iddia da ileri sürülmediği, geriye kalan toplam 20.000,00 TL bedelli iki adet bononun icra takip tarihi itibari ile «zamanaşımına» uğradığı, ...
… kilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, 6762 sayılı Kanunun 644, 6102 sayılı Kanunun 732. maddesi dahilinde «sebepsiz zenginleşme» hukuksal nedenine dayalı olarak girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve her ne kadar mahkemenin davalı ... yönünden 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğuna ilişkin gerekçesi yerinde değilse de, 6762 sayılı Kanun’un 644. (6102 sayılı TTK’nın 732.) maddesinde düzenlenen «sebepsiz zenginleşme» davasının 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup mahkemenin bu kabulünün sonuca etkisinin olmamasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4970 E. 2015/6703 K.
Ortak:tahrifat · sebepsiz zenginleşme · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece bonaların 4 adedinin üzerinde «lehdar» isminin karalanarak silindiği ve bu hali ile «bono» vasfını taşımadıkları, bu bonolarla ilgili davacı tarafça «tahrifat» yapıldığı yönünde bir iddia da ileri sürülmediği, geriye kalan toplam 20.000,00 TL bedelli iki adet bononun icra takip tarihi itibari ile «zamanaşımına» uğradığı, ...
732 maddesi uyarınca takibe konulmuş olan bu bonolardan ....03.2012 «vade» tarihli olanın davalı tarafından ödendiği savunulmuş ve dekont sunulmuşsa da dekont içeriğinde bu yönde açıklamanın mevcut olmadığı, ....02.2012 vade tarihli «bonoda» davalı tarafça «tahrifat» iddiası gündeme getirilmişse de alınan raporla senet üzerinde tahrifat olmadığının anlaşıldığı, .... nun 732/4 maddesi uyarınca «ispat yükü» davalıda olduğu belirtilerek davanın 20.000,00 TL yönünden kısmen kabulüne ve kabul edilen kısmın %20 si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… kilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ...- Dava, 6762 sayılı Kanunun 644, 6102 sayılı Kanunun 732. maddesi dahilinde «sebepsiz zenginleşme» hukuksal nedenine dayalı olarak girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir.
Benzer bu karardaDolayısıyla ortada görünüşte «tahrif» edilmiş bir «çek» bulunduğundan bu çeke istinaden 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi gereğince «sebepsiz zenginleşme» davası açılması mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekteki imzayı kabul ettiği, çeki keşide ederek veren davalının «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlamak zorunda olduğu, davalının kendi «defterlerinde» çekle ilgili kayıt olmamasının imzanın kabul edilmesi karşısında sebepsiz zenginleşilmediğini kanıtlayamayacağı, davacının «faktoring sözleşmesine» dayalı olarak 35.000 TL ödeme yaptığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.000 TL'nin 24.08.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi uyarınca «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:grafolog bilirkişi · faktoring sözleşmesi · faktoring · kambiyo senedi · reeskont faizi · keşideci · çek · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının çekteki imzayı kabul ettiği, çeki keşide ederek veren davalının «çek» nedeniyle «sebepsiz zenginleşmediğini» kanıtlamak zorunda olduğu, davalının kendi «defterlerinde» çekle ilgili kayıt olmamasının imzanın kabul edilmesi karşısında sebepsiz zenginleşilmediğini kanıtlayamayacağı, davacının «faktoring sözleşmesine» dayalı olarak 35.000 TL ödeme yaptığının da anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 35.000 TL'nin 24.08.2011 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
6762 sayılı TTK'nın 730'uncu maddesi yollamasıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı Yasa'nın 644'üncü maddesi uyarınca alacağın tahsili amacıyla «keşideciye» karşı açılan açılan işbu davanın dinlenebilmesi için ortada «çek» olarak geçerli bir «kambiyo senedinin» bulunması gerekir.
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/915 Esas sayılı dosyasına «ibraz» edilen «grafolog bilirkişi» raporunda belirtilmiş, anılan mahkemece de bu rapor doğrultusunda takibin iptaline karar verilmiştir.
Dolayısıyla ortada görünüşte «tahrif» edilmiş bir «çek» bulunduğundan bu çeke istinaden 6762 sayılı TTK'nın 644'üncü (6102 sayılı TTK'nın 732'nci) maddesi gereğince «sebepsiz zenginleşme» davası açılması mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/195 E. , 2019/5 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/06/2016 tarih ve 2015/94-2016/185 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Davalı aleyhine ... .... İcra Dairesinin 2015/7026 Esas sayılı dosyası icra takibi yaptıklarını, takibe konu bonolardaki imzanın davalıya ait olduğunu, davalının abisi Enver Yılmaz'a ait Yılmaz Ltd. Şti.'nin müvekkili şirkete olan borcu nedeniyle şirketin icralık olmaması için davalı tarafından bu bonoların verildiğini, davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, borç ilişkisine ait tanıklarının da mevcut olduğunu, ticari defter ve belgelerin de incelenmesini istediğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalının % 20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; .../03/2012 ödeme tarihli ....000,00 TL miktarlı, ....09.2011 düzenlenme tarihli senedin alacaklısının belli olmadığını, ....09.2011 düzenlme ....04.2012 ödeme tarihli ....000,00 TL miktarlı senedin ödeme tarihi kısmında tahrifat olduğunu alacaklısının belli olmadığını bu senetlere dayanılarak davalının borçlu olduğundan bahsedilemeyeceğini, ....09.2011 düzenleme ....03.2012 ödeme tarihli ....000,00 TL miktarlı senedin müvekkili tarafından ödendiğini, ....09.2011 düzenleme ....05.2012 ödeme tarihli 20.000,00 TL miktarlı senedin alacaklısının belli olmadığını, ....02.2012 ödeme tarihli ....000,00 TL miktarlı senedin bedel kısmında tahrifat olduğunu, ....09.2011 düzenleme ....04.2012 ödeme tarihli ....000,00 TL miktarlı senedin alacaklısının belli olmadığını bu senetlere istinaden müvekkilinden alacak talep edilemeyeceğini, borcu kabul etmediklerini, ispat yükünün davacıda olduğunu, tanık dinlenilmesine muvafakat etmediklerini, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını savunarak davanın reddini ve davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bonaların 4 adedinin üzerinde lehdar isminin karalanarak silindiği ve bu hali ile bono vasfını taşımadıkları, bu bonolarla ilgili davacı tarafça tahrifat yapıldığı yönünde bir iddia da ileri sürülmediği, geriye kalan toplam 20.000,00 TL bedelli iki adet bononun icra takip tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı, ... 732 maddesi uyarınca takibe konulmuş olan bu bonolardan ....03.2012 vade tarihli olanın davalı tarafından ödendiği savunulmuş ve dekont sunulmuşsa da dekont içeriğinde bu yönde açıklamanın mevcut olmadığı, ....02.2012 vade tarihli bonoda davalı tarafça tahrifat iddiası gündeme getirilmişse de alınan raporla senet
üzerinde tahrifat olmadığının anlaşıldığı, .... nun 732/4 maddesi uyarınca ispat yükü davalıda olduğu belirtilerek davanın 20.000,00 TL yönünden kısmen kabulüne ve kabul edilen kısmın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Dava, 6762 sayılı Kanunun 644, 6102 sayılı Kanunun 732. maddesi dahilinde sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak girişilen icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Davalı yan vekili, takip ve dava konusu senetlerden ........2012 vade tarihli, ....000 TL değerindeki bonoyu banka havalesi yoluyla ödediğini savunmuş olup üzerine düşen kanıtlama yükümlülüğü çerçevesine ....1.2015 tarihli bir adet EFT makbuzu ibraz etmiş; mahkemece, havale makbuzunda, ödemenin mezkur bonoya istinaden yapıldığı yolunda meşruhat bulunmadığı gerekçesiyle bu savunmanın kanıtlanamadığı kabul edilmiştir. Ancak, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişkinin ve buna dayalı olarak düzenlenen senet yahut senetlerin veya senetsiz alacağın var olduğuna dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gibi davacı yanca da bu yönde bir iddia ileri sürülüp kanıtlanamadığı gözetildiğinde yapılan bu ödemenin davalının davacıya olan senede bağlanmış borcuna yönelik olduğunun kabulü ile ödeme ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 101 vd.
maddeleri çerçevesinde yapılan ödemenin davalının takip konusu alacağından düşülmesi ve buna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davalı ödemesi nazara alınmaksızın karar verilmesi yerinde olmamış, davalı yan vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 326,35 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03/01/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Gerek mülga 1086 sayılı Kanun'un 298. maddesi ve gerekse de 6100 sayılı Kanun'un 207. maddesinin açık hükmü uyarınca, senette tahrifat suretiyle yapılan değişikliğin, keşideci tarafından onaylanmaması nedeniyle “yok hükmünde” olduğu, eş deyişle keşide tarihinde mevcut değişikliğin yapılmamış sayılması gerektiği kuşkusuzdur. Davaya konu senetlerin dördünün lehdar hanesi karalanmış ise de, karalamanın altında davacı şirketin unvanının yer aldığı çıplak gözle dahi saptanmaktadır. Dava dayanağı senetlerden alacaklı olduğunu ileri süren ve bu senetleri mevcut halleriyle dosyaya ibraz eden davacının, ayrıca bir tahrifat
savunmasında bulunmasına gerek bulunmamaktadır. Somut olayın, yapılan ve saptanan tahrifatın niteliği ile senetlerin lehdar hanesinde unvanı yazılı davacı şirket elinde bulunması hususları birlikte gözetildiğinde, mahkemece, anılan yasa hükümleri uyarınca, dava konusu bir kısım senetlerin lehdar hanesinde yapılan tahrifatın bu senetlerin geçerliliğine etkili bulunması bir takdir hatasıdır. Bu nedenle, kararın bu yönden davacı yararına da bozulması gerektiği düşüncesindeyim.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/477351700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz