6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Aliud ifa iddiasının ispatlanamaması nedeniyle itirazın iptali

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/904 E. 2025/1040 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Tacirler arası satımda, satıcının teslim ettiği malın sözleşmede kararlaştırılandan farklı olduğu (aliud ifa) iddiası; alıcının malı teslim aldıktan sonra süresinde herhangi bir ihbar/itirazda bulunmadan kullanıp tükettiği ve teslim edilen malın niteliğine ilişkin savunmasını yazılı veya kesin delille ispatlayamadığı hallerde kabul edilmez. Faturaya süresinde itiraz edilmeyip ticari defterlere kaydedilmesi, faturanın geçerli bir sözleşme ilişkisine dayandığının kabulü sonucunu doğurur ve bu karinenin aksinin ispatı yazılı veya kesin delille yapılmalıdır; ayıp/aliud ifa ihbarı tacirler arasında TTK 18/3 kapsamındaki usule uygun yapılmadıkça tanıkla ispat edilemez.

Ele alınan sorunlar

Aliud ifa (sözleşmeye aykırı ifa) iddiasının değerlendirilmesi → ret

İddia: Davalı vekili, davacının sipariş edilen ince perdah kumu yerine şap kumu teslim ettiğini, bunun aliud ifa niteliğinde olduğunu, kararlaştırılan edim dışında farklı bir edim teslim edildiğinden borcun hiç ifa edilmediğini, bu hususun ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Ayıp, sözleşmeyle kararlaştırılan veya dürüstlük kuralı gereği bulunması gerekli vasıfların eksikliğidir; ayıplı ifada bir ifa mevcuttur. Sözleşmeye aykırı ifa (aliud ifa) ise borçlanılan edimden başka bir edimle ifa edilmesi halidir ve sözleşme hiç ifa edilmemiş sayılır; bu halde satıcı ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değil TBK 112 vd. maddeleri uyarınca borcun hiç ifa edilmemesinden sorumlu tutulur. Somut olayda fatura 16.10.2023 tarihinde düzenlenmiş, kum teslim edilmiş ve davalı tarafından imalatta kullanılarak tüketilmiştir; teslim edilen kumun niteliğinin ancak kullanıldıktan sonra anlaşılabileceğine ilişkin savunma hayatın olağan akışına aykırıdır, kumun niteliğinin tespiti için laboratuvar incelemesi de gerekmemektedir. Faturada kumun cinsi ince perdah kumu olarak yazılıdır. Davalı, kumu teslim aldıktan sonra ayıplı veya aliud ifa olduğuna ilişkin hiçbir bildirimde bulunmamış, seçimlik haklarını kullanmamıştır. Ayrıca imal edilen ürünün davacının teslim ettiği kumla üretildiği ve kilit taşı soyulmasının bu kumdan kaynaklandığına ilişkin delil sunulmamıştır; sunulan fotoğraflar hangi emtia ile üretildiğinin belirlenmesine imkân vermemekte, whatsapp yazışmalarının davacı ile ilgisi de tespit edilememektedir. Teslim hukuki bir olgu olup, teslim edilen kumun istenilen özellikte olmadığını ispatlayamayan ve kumu teslim alıp imalatta kullanan davalının bedeli ödemekle sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Faturaya itiraz edilmemesinin ve ticari defterlere kaydedilmesinin hukuki sonucu → ret

Gerekçe: TTK'nın 21/2. maddesine göre faturaya itiraz edilmemişse içeriği kesinleşir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz veya iade etmeyip ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlamak zorundadır. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklı hukuki kurumlardır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıp/aliud ifa ihbarının ispat şekli → ret

Gerekçe: TTK'nın 18/3. maddesine göre tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya kayıtlı elektronik posta ile yapılmalıdır. Bu düzenleme geçerlilik şartı olmasa da bir ispat kuralı getirmektedir; buna göre ayıp ihbarının yapıldığı hususu tanıkla ispat edilemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ayıplı ifa ile aliud ifa (sözleşmeye aykırı ifa) arasındaki farkın ve bu farkın hukuki sonuçlarının (TBK 112 vd. uygulanması) somut biçimde açıklanması ile faturaya itiraz edilmemesinin ve ticari defterlere kaydın ispat hukukundaki etkisinin belirlenmesi yönünden bölgesel ve ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aliud ifa ayıp ticari satım fatura içeriğinin kesinleşmesi ticari defter delili itirazın iptali icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 112 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 18/3TTK 21/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/904

KARAR NO 2025/1040

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/04/2025

NUMARASI 2024/666 Esas - 2025/342 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 27/05/2024

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/06/2025

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin nakliye ve inşaat malzemeleri alım satımı ile iştigal ettiğini, davalı şirket ile aralarında süregelen ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı cari hesap mevcut olduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden davalı şirketin talebi üzerine davacı müvekkil tarafından davalı şirkete gönderilen inşaat kumu ve bu kumun nakliye masrafı olarak, müvekkili tarafından düzenlenip davalı şirkete tebliğ edilen 16.10.2023 tarih ve ... nolu fatura bedelinin bir kısmının ödendiği,ancak bakiye 167.000-TL'sinin ödenmediğini, ödenmeyen kısmın tahsili için davalı şirket aleyhine Çatalca İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı borçlu şirket tarafından haksız yere itiraz edildiğinden itirazın iptalini ve ayrıca %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafından gönderilen hatalı ve kusurlu ürün sebebiyle davalının gerek ticari açıdan gerekse itibarı açısından büyük zarara uğradığını, dava dışı şirketlerin davalı ile çalışmasını sonlandırdığını, davacı tarafından kusurlu ve hatalı malzeme verilmesi sebebiyle hem mevcut müşterileri ile yeni sözleşme yapılamadığını hem de söz konusu ürünlerin sektörde duyulması nedeni ile ticari itibar kaybı yaşandığını, açıklanan nedenlerle davanın esastan reddini, davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davalı tarafın ticari defter kayıtlarında davalının davacıya 166.831,87-TL borçlu göründüğü, her iki tarafın ticari defterinde de takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalıdan yapılan ödemelerin düşülmesi akabinde 166.831,87-TL alacaklı olduğu görüldüğü, davalı tarafça icra takibine yapılan itirazda davacı ile aralarında dava konusu takip dosyasına dayanak faturalardan kaynaklı edimlerin eksik ve hatalı ifa edildiği ileri sürülmüş ise de davalı tarafça bu hususta ihtirazi bir kaydın sunulmadığı, davalı tarafın herhangi bir itiraz ve iade faturası olmadan takip konusu faturaları defterlerine işlediği, dinlenen tanık beyanlarıyla bu hususun aksinin ispatının mümkün olmadığı, itirazın kısmen iptali ile takibin 166.831,87-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz üzerinden devamına, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 33.366,37-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere,taraflar arasında cari hesaba dayalı bir ticari ilişki bulunduğunu, tarafların ince perdah kumu satışı hususunda anlaştıklarını, ancak davacının, ince perdah kumu yerine şap kumu getirdiği, ticari teamüllere aykırı şekilde teslimi mesai saatleri dışında, geç saatlerde istiflemek suretiyle yaptığını, kumun perdah kumu mu şap kumu mu olduğu çıplak gözle ayırt edilemeyip ancak imalatta kullanıldıktan sonra tespit edilebildiğini, dinlenen tanıkların da siparişe aykırı şekilde teslimin şap kumu olarak gerçekleştiğini, kumun niteliğinin ancak üretimden sonra kullanım sırasında farkına varılabileceğini doğruladığını, kumun imalatta kullanılarak satışın müşterilere gerçekleştiğini , aliud ifa'nın söz konusu olduğu, kararlaştırılan edim dışında farklı bir edim teslim edilmesi sebebiyle borcun hiç ifa edilmediği veya gereği gibi ifanın koşullarının bulunmadığı hususundaki beyan ve itirazları hususunda bir değerlendirme yapılmadığını, ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Ticari satım nedeniyle düzenlenen bir adet faturadan bakiye kalan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Taraflar arasında; bir adet fatura ile davacı tarafından davalıya düzenlenen faturada içeriği "ince perdah kumu" olarak düzenlenen faturaya davalının itiraz etmediği; ürünün ayıplı olduğu veya başka bir mal teslim edilmesi nedeniyle itirazda bulunmadığı, bir kısım mamul haline getirilmiş kilit taşı olarak tabir edilen emtia resimleri ve davacı dışında ki kişilerle; kilit taşı yüzeyinin soyulduğuna ilişkin yazışmalar bulunan watshap yazışmaları delil olarak sunulmuştur.Bu kapsamda "ayıp" ile "sözleşmeye aykırı ifa (aliud ifa)" kavramlarının açıklanmasında yarar bulunmaktadır.

Ayıp, taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan vasıfların eksikliği veya kararlaştırılmamış olsa dahi dürüstlük kuralı gereğince edimde bulunması gerekli vasıfların eksikliği iken; sözleşmeye aykırı ifa (aliud ifa), taraflar arasındaki sözleşmeyle kararlaştırılan borcun borçlanılan edimden başka bir edimle ifa edilmesi halidir. Ayıplı ifa halinde ayıplı olsa da bir ifa mevcutken, aliud ifada ise sözleşme hiç ifa edilmemiştir. Bu nedenle aliud ifa halinde satıcı, ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değil, borcun hiç ifa edilmemesine ilişkin TBK'nın 112. vd maddeleri uyarınca sorumlu tutulması gerekir.TTK'nın 18/3. Maddesine göre, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır.

Elbetteki bu düzenleme bir geçerlilik şartı getirmemekle birlikte bir ispat kuralı getirmektedir. Buna göre ayıp ihbarının yapıldığı hususunun tanıkla ispatı mümkün değildir.Davalı tarafça; davacının aliud ifada bulunduğu ileri sürülmekte ise de; fatura 16.10.2023 tarihinde düzenlenmiş olup kumun teslim edildiği ,davalı tarafindan imalatta kullanılarak tüketildiği sabit olup; teslim edilen kumun niteliğinin kullanılmadıkça anlaşılamayacağına ilişkin savunma hayatın olağan akışına uygun değildir. Kumun niteliğinin tesbiti için laboratuvar incelemesi gerekmemektedir. Faturada yazılı kumun cinsi "ince perdah kumudur.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır.

6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir . Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Davalı davacıya kumu teslim aldıktan sonra ayıplı veya aliud ifada bulunduğuna ilişkin hiç bir bildirim yapılmamış, seçimlik haklar kullanılmamıştır. Ayrıca teslim alınan emtianın davacı tarafından teslim edilen kum ile üretildiği , kilit taşı soyulmasının kumdan kaynaklandığına ilişkin delil gösterilmemiştir.

Davalı vekilinin sunduğu hangi emtia ile üretildiğini belirlenme imkanı olmayan fotoğraflar dışında bir delil sunmamış, watshap yazışmalarının da davacı ile ilgisi belirlenememiş, teslim hususu hukuki bir olgu olup teslim edilen kumun istenilen özellikte olmadığına ilişkin savunmasını ispatlayamayan, kumu teslim alıp imalatta kullanan davalının aldığı kumun bedelini ödemekle yükümlü tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalıya sattığı emtia bedelini talep etmekte haklı olan davacının davasının kabulüne karar verilmesi yerinde olduğundan , davalı vekilinin karara yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiş, başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 11.396,29-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.849,07‬-TL harcın mahsubu ile kalan 8.547,22‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/4738 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.