6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marina bağlama hizmeti sözleşmesinde görevli mahkeme tüketici mahkemesidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/283 E. 2024/283 K. ·

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Marina Bağlama Hizmet Bedeli Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Marina bağlama, karapark, çekme-atma gibi hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmeti alan tarafın kendisine ait özel teknesi nedeniyle ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket ediyor olması hâlinde bu kişi hukuken tüketici sayılır ve uyuşmazlık tüketici işleminden kaynaklanır. Sözleşmeye uygulanan hükümlerin TTK'nın deniz ticaretine ilişkin kitabında düzenlenmiş olması, tarafların birinin tüketici sıfatını taşıması nedeniyle işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve buna bağlı görev kuralının uygulanmasını engellemez; bu tür davalarda görevli mahkeme tüketici mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

Marina bağlama hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta görevli mahkeme → ret

İddia: Davacı vekili, TTK hükümlerine göre taraflardan sadece biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin diğer taraf için de ticari iş sayılacağını, bir ticari işletmeyi ilgilendiren tüm işlem ve fiillerin ticari iş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin deniz ticaretini ilgilendirdiğini, bu nedenle denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatına sahip asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak; 3/ı maddesinde tüketici işlemi ise ticari veya mesleki amaçla hareket eden kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 73/1. maddesi tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerini görevli kılmış, 83/2. maddesi ise taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler hakkında diğer kanunlarda düzenleme bulunmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Kanun'un görev ve yetki hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini düzenlemiştir. Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı sayılması için taraflardan birinin tüketici, diğerinin profesyonel sağlayıcı olması ve uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanması gerekir. Somut olayda uyuşmazlık marina bağlama hizmetine ilişkin sözleşmeden kaynaklanmakta olup davalının, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait özel tekne nedeniyle sözleşmeye taraf olan, hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu anlaşılmıştır. Davacının verdiği hizmete ilişkin hükümlerin TTK'nın deniz ticaretine ilişkin beşinci kitabında düzenlenmiş olması, uyuşmazlığın bir tarafının tüketici olması nedeniyle tüketici işlemi sayılmasını engellemez; bu husus kanunda açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa bakmakla Tüketici Mahkemesi görevlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Marina bağlama/karapark hizmet sözleşmelerinde, hizmeti alan tarafın özel tekne sahibi gerçek kişi olması ve ticari/mesleki amaç gütmemesi hâlinde uyuşmazlığın tüketici işlemi sayılacağı ve görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olacağı yönünde bölgesel ikna edici nitelikte bir tespit içerir; sözleşmeye TTK'nın deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanmasının bu sonucu değiştirmediği açıkça belirtilmiştir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Marina bağlama, karapark, çekme-atma gibi hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan ve taraflardan birinin ticari/mesleki olmayan amaçla hareket eden özel tekne sahibi gerçek kişi olduğu uyuşmazlıklarda, işlem tüketici işlemi sayıldığından görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir; sözleşmeye ilişkin hükümlerin TTK'nın deniz ticaretine dair kitabında düzenlenmiş olması bu sonucu değiştirmez.
Dava şartı
görev (tüketici mahkemesinin görevli olması)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi tüketici mahkemesi görevi marina bağlama hizmet sözleşmesi dava şartı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı Yasa 3/k6502 sayılı Yasa 3/ı6502 sayılı Yasa 73/16502 sayılı Yasa 83/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/283

KARAR NO 2024/283

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

İtirazın İptali(Kaptanın Yetki ve Sorumluluğundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/02/2024

Mahkemenin görevsizliğine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalının ... isimli teknesine bağlama hizmeti, karapark, çekme atma hizmeti verilmesi hususunda müvekkili ile davalı arasında hizmet sözleşmesi akdedildiğini, 2021-2022 yılına ait hizmet sözleşmesinin 06/05/2022 tarihinde sona erdiğini, ancak sözleşmenin sona ermesine rağmen teknenin marinada tutulduğunu, 01/06/2023 - 06/05/2023'e kadar otomatik faturalandırma yapılmak suretiyle hizmet bedeli talep edildiğini, davalının bizzat aldığı hizmete ilişkin herhangi bir itirazı yokken fatura bedelini ödemediğini, ödenmeyen bedellerin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında 2015 yılından bu yana sona erdikçe yenileme şeklinde devam eden bağlama hizmeti, karapark, çekme atma hizmet verilmesine dair hizmet sözleşmeleri bulunduğunu, müvekkilinin teknesini davacıya ait marinada tutmak istediğini ve 2021-2022 yıllarına dair sözleşmenin bitim tarihi olan 06.05.2022 tarihinden başlamak ve bir yıl geçerli olmak üzere yeni hizmet bedeline dair teklifin kendisine iletilmesini talep ettiğini, davacının ise bu talep üzerine 06.05.2022'den 06.05.2023 tarihine kadar geçerli olacak ve bedeli 333.577,86-TL olan teklifini müvekkiline ilettiğini, müvekkilinin de bu teklifi sözlü olarak kabul ederek kendisinden talep edilen hizmet bedelini 12.05.2022 tarihinde tam ve eksiksiz olarak davacının banka hesabına ödediğini, ancak daha sonra davacının müvekkiline ikinci bir fiyat bilgisi ilettiğini, bu kez fiyatın 400.271,89-TL olduğunu, aradaki fark olan 66.694,03-TL'yi müvekkilinin ödemediğini, müvekkilinin hizmet bedelini eksiksiz bir şekilde davacıya ödediğini belirterek, davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin marina bağlama hizmet sözleşmesine dayandığı, İstanbul Liman Başkanlığının yazı cevaplarından teknenin davalı adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, buna göre davalının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait özel tekne nedeniyle davaya konu sözleşmeye taraf olan hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığı, buna göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; TTK hükümlerine göre taraflardan sadece biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, diğer taraf için de ticari iş sayıldığını, yine, bir ticari işletmeyi ilgilendiren tüm işlem ve fiillerin ticari iş olduğunu, bu bilgiler doğrultusunda müvekkil şirket yönünden davalı ile yapmış olduğu sözleşme ve sözleşme ile ilgili iş/ işlemler ticari nitelikte olduğundan davalı yan yönünden de bu iş/ işlemlerin ticari nitelikte olduğunun kabulü gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme deniz ticaretini ilgilendiren nitelikte bir sözleşme olduğundan söz konusu yargılamaya denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatına sahip asliye ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olduğunu, nitekim denizcilik ihtisas mahkemesinin aslî görevi, deniz ticaretiyle ilgili uyuşmazlıklara bakmak olan mahkemenin eldeki davaya bakmakla görevli olduğu ileri sürülerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek, 83/2.

maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceği" düzenlenmiştir.Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olması için taraflardan birinin tüketici, taraflardan birinin profesyonel satıcı(sağlayıcı) ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanıyor olması gerekmektedir. Somut olayda uyuşmazlığın Marina Bağlama Hizmetine ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı, elde ki dava ile davalıdan bağlama ücreti talep edildiği davacı tarafın, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait özel tekne nedeniyle davaya konu sözleşmeye taraf olan hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu anlaşılmıştır.

Davacının verdiği hizmeti ilişkin hükümlerin TTK nın deniz ticaretine ilişkin 5.kitapda düzenlenmesi davanın bir tarafının tüketici bulunması nedeniyle tüketici işlemi sayılmasını engellemeyeceği kanunda açıkça düzenlendiğinden davacı vekilinin göreve ilişkin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davanın açılma tarihi itibariyle taraflar arasındaki davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/02/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/47103 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.