Marka hakkı tecavüzü | Haksız rekabet | Ticaret unvanı terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8266 E. 2018/1741 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ ticaret sicilinden terkin↗ iyiniyet↗ basiretli tacir↗ dürüstlük kuralı↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ ticaret sicili↗ terkin↗ tacir↗ haksız rekabet↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre ... nezdinde 2004/12412 tescil nolu "... +ŞEKİL" markasının 37. sınıfta inşaat hizmetleri için davacı adına tescil edilmiş olduğu, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu ve dava tarihi itibari ile sektörel olarak bilinen bir marka olduğu, ... nezdinde 2014/68319 tescil nolu "... İNŞAAT MADEN SANAYİ A.Ş.+ ŞEKİL" markasının 37. sınıfta madencilik hizmetleri için davalı adına tescil edildiği, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davalı tarafından dava dosyasına ibraz edilen belgelerin markanın tanınmışlığını ispat eder nitelikte olmadığı, davanın taraflarının inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, her iki taraf markasındaki esas unsurun söyleniş/fonetik yönden aynı olduğu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve davalının faaliyet alanında ... esas unsurlu markayı kullanmasının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğu ve marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men’ine, davalı ticaret unvanındaki ... kelimesinin sicilden terkinine, işletme adından ... isminin silinmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının ticaret unvanının davacı tescilli markasına tecavüz oluşturduğunun, haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve ticaret sicilinden terkini talebine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıdaki özette açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 6102 sayılı ...’nin 54. ve devamı maddeleri uyarınca davacı, tescilli markasına dayanarak haksız rekabetin tespiti ve men'i davası açabilir ise de, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edilmiş olması halinde, karşı tarafın senelerden beri iyiniyetle kullandığı ticaret unvanının iptali dava konusu olamayacaktır. Ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nun .... maddesi, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmünü içerdiğinden de uzun süre sessiz kaldıktan sonra dava açılmış olması himaye görmeyecektir.
Dosyaya yansıyan belgelerden davacı şirketin 2004-12412 tescil numaralı “... + şekil” ibareli markasının 04.05.2004 tarihinden itibaren koruma altında olduğu, davalı şirketin ise 16.02.2007 tarihinde ticaret siciline ilk tescilini yaptırdığı, ....04.2013 tarihinde ise şirketin nev’i değişikliğine gittiği görülmüş olup, işbu dava ....03.2015 tarihinde açılmıştır. Davalı şirket vekili, davacının, uzun süredir müvekkili firmanın ticaret unvanını kullanmasına ses çıkarmadığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını savunuş olup mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında bu savunma konusunda bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3646 E. 2010/11029 K.
Ortak:iyiniyet · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · ticaret sicili · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, davalının «ticaret unvanının» davacı tescilli markasına tecavüz oluşturduğunun, «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve «ticaret sicilinden terkini» talebine ilişkindir.
6102 sayılı ...’nin 54. ve devamı maddeleri uyarınca davacı, tescilli markasına dayanarak «haksız rekabetin» tespiti ve men'i davası açabilir ise de, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edilmiş olması halinde, karşı tarafın senelerden beri «iyiniyetle» kullandığı «ticaret unvanının» iptali dava konusu olamayacaktır.
… ŞEKİL" markasının 37. sınıfta madencilik hizmetleri için davalı adına tescil edildiği, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davalı tarafından dava dosyasına «ibraz» edilen belgelerin markanın tanınmışlığını ispat eder nitelikte olmadığı, davanın taraflarının inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, her iki taraf markasındaki esas unsurun söyleniş/fonetik yönden aynı olduğu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve davalının faaliyet alanında ... esas unsurlu markayı kullanmasının «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğu ve «marka hakkına tecavüz» kapsamında olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men’ine, davalı ticaret unvanındaki ... kelimesinin sicilden terkinine, …
Benzer bu karardaTicaret «şirketlerinin merkezleri» ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43, 47, 54 ve 57/5. maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilirse ise de, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri «iyiniyetle» kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacaktır.
1-Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, «terkini», bu ibareyi kullanmasının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve karar özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Tekstil Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 28.12.2001 tarihinde «ticaret siciline tescil» edilmiş olup, iş bu dava ise 29.06.2007 tarihinde açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · şirket merkezi mahkemesi · ticaret sicili tescili · tüzel kişilik · ilan · cy/cy kaydı · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTicaret «şirketlerinin merkezleri» ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43, 47, 54 ve 57/5. maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilirse ise de, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edildiği takdirde, karşı tarafın senelerden beri «iyiniyetle» kullandığı unvanının iptali dava konusu olamayacaktır.
1-Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, «terkini», bu ibareyi kullanmasının «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve karar özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
TTK’nun 47/«son» maddesi hükmüne göre, bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye'nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer bir unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapması zorunludur.
Tekstil Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 28.12.2001 tarihinde «ticaret siciline tescil» edilmiş olup, iş bu dava ise 29.06.2007 tarihinde açılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2682 E. 2010/9210 K.
Ortak:iyiniyet · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı · ticaret sicili · terkin · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaDava, davalının «ticaret unvanının» davacı tescilli markasına tecavüz oluşturduğunun, «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve «ticaret sicilinden terkini» talebine ilişkindir.
6102 sayılı ...’nin 54. ve devamı maddeleri uyarınca davacı, tescilli markasına dayanarak «haksız rekabetin» tespiti ve men'i davası açabilir ise de, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edilmiş olması halinde, karşı tarafın senelerden beri «iyiniyetle» kullandığı «ticaret unvanının» iptali dava konusu olamayacaktır.
… ŞEKİL" markasının 37. sınıfta madencilik hizmetleri için davalı adına tescil edildiği, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davalı tarafından dava dosyasına «ibraz» edilen belgelerin markanın tanınmışlığını ispat eder nitelikte olmadığı, davanın taraflarının inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, her iki taraf markasındaki esas unsurun söyleniş/fonetik yönden aynı olduğu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve davalının faaliyet alanında ... esas unsurlu markayı kullanmasının «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğu ve «marka hakkına tecavüz» kapsamında olduğu, eylemin «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men’ine, davalı ticaret unvanındaki ... kelimesinin sicilden terkinine, …
Benzer bu karardaMakine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 27.12.1996 tarihinde «ticaret siciline tescil», yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde «ilan» edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının «iltibas» iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK.nun 47/«son» maddesi hükmüne göre; bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapmasının zorunlu olduğu, davalının logosunun, davacı logosundan farklı olmasının ve «şirket merkezlerinin» farklı şehirde bulunmasının önemli olmadığı, davacı ve davalı şirketin unvanındaki “...” sözcüğünün «iltibas» yarattığı, «haksız rekabet» devam etmekte iken, bunun önlenmesini amaçlayan davada «zamanaşımının» işlemesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet kuralı · şirket merkezi mahkemesi · ticaret sicili tescili · tüzel kişilik · ilan · cy/cy kaydı · zamanaşımı · iltibas
Benzer bu karardaMakine Otomotiv ve İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi ” şeklindeki «ticaret unvanı» ise 27.12.1996 tarihinde «ticaret siciline tescil», yine davacının unvanı 07.03.1994, davalının unvanı ise aynı 31.12.1996 tarihinde «ilan» edilmiş, iş bu dava ise 17.01.2008 tarihinde açılmış olup, davalının tesciline yaklaşık 12 yıl süre ile suskun kalan davacının «iltibas» iddiası TMK.nun 2 nci maddesinde yazılı «iyiniyet kuralı» çerçevesinde tartışılmadan mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, TTK.nun 47/«son» maddesi hükmüne göre; bir tüzel kişinin «ticaret unvanı» Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmişse, bu unvanın diğer unvandan ayırt edilmesi için sonradan tescil edilen tüzel kişi ortaklığın unvanına gerekli ekleri yapmasının zorunlu olduğu, davalının logosunun, davacı logosundan farklı olmasının ve «şirket merkezlerinin» farklı şehirde bulunmasının önemli olmadığı, davacı ve davalı şirketin unvanındaki “...” sözcüğünün «iltibas» yarattığı, «haksız rekabet» devam etmekte iken, bunun önlenmesini amaçlayan davada «zamanaşımının» işlemesi söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hatta ticaret ortaklıkların merkezleri ayrı yerde olsa ve logolarında farklılık bulunsa bile, unvanlarında «iltibas» varsa, önceden «ticaret sicil» «kaydını» yaptıran «tüzel kişilik», TTK’nun 43., 47., 54. ve 57/5 nci maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» men'i davası açabilir.
2- Dava, davalının ticaret unvanında yer alan “...” ibaresinin ticaret unvanından silinmesi, «terkini» ve kararın «ilanı» istemine ilişkin olup, mahkememece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8266 E. , 2018/1741 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR
Taraflar arasında görülen davada ... ...
1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../03/2016 tarih ve 2015/53-2016/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sahibi bulunduğu "...+ ŞEKİL" markasının ... nezdinde tescil edilmiş olduğunu, müvekkil markasının ayırt edici unsurunun ... ibaresi olduğunu, müvekkili markasının ... içi ve ... dışında tanınmış bir marka olduğunu, davalı şirketin müvekkili markasının çekirdek unsurunun aynısını, aynı iştigal alanında marka ve ticaret unvanı olarak kullandığını, davalının haksız eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti men'i, ref 'i ile davalı şirket ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her iki şirketin faaliyet gösterdikleri mal ve/veya hizmet alanlarının farklı olduğunu, davacı markası ve ticaret unvanının hiçbir zaman kullanılmadığını, müvekkilinin markasının Türkiye ve ... dışında tanınmış marka olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre ... nezdinde 2004/12412 tescil nolu "... +ŞEKİL" markasının 37. sınıfta inşaat hizmetleri için davacı adına tescil edilmiş olduğu, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu ve dava tarihi itibari ile sektörel olarak bilinen bir marka olduğu, ... nezdinde 2014/68319 tescil nolu "... İNŞAAT MADEN SANAYİ A.Ş.+ ŞEKİL" markasının 37. sınıfta madencilik hizmetleri için davalı adına tescil edildiği, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu, davalı tarafından dava dosyasına ibraz edilen belgelerin markanın tanınmışlığını ispat eder nitelikte olmadığı, davanın taraflarının inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, her iki taraf markasındaki esas unsurun söyleniş/fonetik yönden aynı olduğu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu ve davalının faaliyet alanında ...
esas unsurlu markayı kullanmasının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı olduğu ve marka hakkına tecavüz kapsamında olduğu, eylemin haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespit ve men’ine, davalı ticaret unvanındaki ... kelimesinin sicilden terkinine, işletme adından ... isminin silinmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının ticaret unvanının davacı tescilli markasına tecavüz oluşturduğunun, haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, men’i ve ticaret sicilinden terkini talebine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıdaki özette açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 6102 sayılı ...’nin 54. ve devamı maddeleri uyarınca davacı, tescilli markasına dayanarak haksız rekabetin tespiti ve men'i davası açabilir ise de, hareket tarzı itibariyle hakkın ihlaline zımnen müsaade edilmiş olması halinde, karşı tarafın senelerden beri iyiniyetle kullandığı ticaret unvanının iptali dava konusu olamayacaktır. Ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nun .... maddesi, “herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” hükmünü içerdiğinden de uzun süre sessiz kaldıktan sonra dava açılmış olması himaye görmeyecektir.
Dosyaya yansıyan belgelerden davacı şirketin 2004-12412 tescil numaralı “... + şekil” ibareli markasının 04.05.2004 tarihinden itibaren koruma altında olduğu, davalı şirketin ise 16.02.2007 tarihinde ticaret siciline ilk tescilini yaptırdığı, ....04.2013 tarihinde ise şirketin nev’i değişikliğine gittiği görülmüş olup, işbu dava ....03.2015 tarihinde açılmıştır. Davalı şirket vekili, davacının, uzun süredir müvekkili firmanın ticaret unvanını kullanmasına ses çıkarmadığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını savunuş olup mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında bu savunma konusunda bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/469295400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz