6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9614 E. 2018/2145 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredi kullandırım komisyonu genel işlem şartı ticari kredi genel kredi sözleşmesi tbk 99 komisyon istirdat ek tasfiye kredi sözleşmesi dosya masrafı temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TBK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 01/08/2007 tarihli 1.200.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden davacıya kullandırılan krediden davalı tarafından komisyon ve dosya masrafı adı altında 60.550,00 TL'nin tahsil edildiği, yapılan masrafların müşterilerden talep edilebileceği, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin matbu sözleşme olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan "komisyon, istihbarat ücreti, masraf" gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartına aykırılık teşkil ettiği, davalı bankaca davalıdan tahsil edilen kesintilere ilişkin belge sunulamadığı, ayrıca bu kesintilerin haklı ve makul kesintiler olduğunun da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulü ile 60.550,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının kullanmış olduğu ticari kredi nedeniyle kredi kullandırım komisyonu adı altında yapılan 60.550,00 TL tutarındaki kesintinin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava konusu kredi sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesi ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmünü haizdir.

Somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiğinin nazara alınması gereklidir. Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında kullanılan kredinin %7,...'si oranında komisyonun banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır. Bu durumda, taraflar arasında sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında belirlenen komisyonun tahsil edildiği anlaşılmış olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün, davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13561 E. 2018/4288 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3113 E. 2018/5179 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/9614 E.  ,  2018/2145 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.04.2016 tarih ve 2015/313-2016/335 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankadan 800.000 TL bedelli kredi kullandığını, bu krediden komisyon ve masraf adı altında kesintiler yapıldığını, yapılan bu kesintilerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 60.550,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasındaki kredi sözleşmesinin müzakere edilerek imzalandığını, sözleşmede komisyon ve masraf alınacağına dair maddenin bulunduğunu, kredi sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan ödeme planında da açıkça oran ve miktarların belirtildiğini, ayrıca müvekkilinin tacir olması nedeniyle yaptığı iş ve işlemler için ücret alma hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen 01/08/2007 tarihli 1.200.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden davacıya kullandırılan krediden davalı tarafından komisyon ve dosya masrafı adı altında 60.550,00 TL'nin tahsil edildiği, yapılan masrafların müşterilerden talep edilebileceği, davacı ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmenin matbu sözleşme olduğu, sözleşmeler ve sözleşme eki kredi ödeme planlarındaki davacı/banka müşterisi aleyhine konulan "komisyon, istihbarat ücreti, masraf" gibi hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla yazılmamış sayılan komisyon, dosya masrafı, istihbarat ücreti adı altındaki kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartına aykırılık teşkil ettiği, davalı bankaca davalıdan tahsil edilen kesintilere ilişkin belge sunulamadığı, ayrıca bu kesintilerin haklı ve makul kesintiler olduğunun da ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulü ile 60.550,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının kullanmış olduğu ticari kredi nedeniyle kredi kullandırım komisyonu adı altında yapılan 60.550,00 TL tutarındaki kesintinin istirdadı istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava konusu kredi sözleşmesi 6098 sayılı TBK'nın yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesi ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.

Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmünü haizdir.

Somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiğinin nazara alınması gereklidir. Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında kullanılan kredinin %7,...'si oranında komisyonun banka tarafından tahsil edilmesi kararlaştırılmış olup, taraflar bakımından sözleşmenin eki de sözleşme gibi bağlayıcıdır. Bu durumda, taraflar arasında sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan kredi geri ödeme planında belirlenen komisyonun tahsil edildiği anlaşılmış olmasına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün, davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/468620200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.